ASAYİŞ - 11 Şubat 2026 Çarşamba 13:04

Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar açıklanması için ara verildi

A
A
A
Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar açıklanması için ara verildi

Gezi Parkı olaylarında sanatçıları eylemlere katılması için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla yargılanan menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar açıklanması için saat 14.00’a kadar ara verildi.


Menajer Ayşe Barım’ın Gezi Parkı olaylarında şirketine bağlı sanatçıları eylemlere katılması için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan hazırlanan iddianame kapsamında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına devam edildi.


İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen tutuksuz sanık Ayşe Barım ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada celse arasında esasa ilişkin mütalaanın açıklandığı belirtildi. Mütalaada, Barım’ın ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.


Mütalaaya karşı savunma yapan Ayşe Barım, "2025 yılının Ocak ayından beri yaşamadığım bir sürecin içerisindeyim. Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi şeylere hiçbir şekilde müdahil olmadım. Şu anda kalp pili ile hayatıma devam ediyorum. Açık kalp ameliyatı olacağım. Tüm tanık ifadeleri lehimeyken çok ağır bir şekilde cezalandırılmam istenmiş. Ben suçsuzum, avukatlarım da gereken hukuki açıklamayı yapacaktır. Ben sadece işiyle ilgilenen bir kadınım. Bu süreçte sağlığım çok etkilendi beraatimi istiyorum" dedi. Ayşe Barım’ın avukatları da suçlamaları kabul etmedi.


Son sözü sorulan Ayşe Barım "Avukatlarımın beyanlarına katılıyorum beraat talep ediyorum" dedi. Duruşmaya karar açıklanması için 14.00’a kadar ara verildi.



İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Ayşe Barım’ın Gezi Parkı ana davasının aktörlerinden, hükümlü ve firari sanık olarak bulunan Mehmet Ali Alabora, Çiğdem Mater Utku ve Mehmet Osman Kavala isimli şahıslara Gezi eylemlerinin olduğu süreç ve devamında irtibatlı olduğunun tespit edildiği anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, ‘Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi’ isimli firmanın bünyesinde 68 oyuncunun olduğu, bu isimlerin ise Ahmet Rıfat Şungar, Ali Atay, Alp Navruz, Aslı Enver, Aslıhan Gürbüz, Bensu Soral, Bergüzar Korel, Berkay Ateş, Bige Önal, Birce Akalay, Birkan Sokullu, Bülent İnal, Caner Cindoruk, Ceyda Düvenci, Devrim Özkan, Devrim Yakut, Dolunay Soysert, Ece Sükan, Ekin Koç, Erkan Can, Esra Bilgiç, Ezgi Mola, Fahriye Evcen, Fatih Akın, Fatih Artman, Hakan Kurtaş, Halit Ergenç, Hande Erçel, Hazal Kaya, Hümeyra, İbrahim Selim, İpek Bilgin, Lale Mansur, Mehmet Günsür, Mehmet Kurtuluş, Mert Yazıcıoğlu, Merve Dizdar, Metin Akdülger, Miray Daner, Nehir Erdoğan, Nejat İşler, Nur Fettahoğlu, Okan Yalabık, Oktay Çubuk, Philip Arditti, Pınar Deniz, Rıza Kocaoğlu, Selma Ergeç, Serenay Sarıkaya, Serkan Altunorak, Sinem Kobal, Su Burcu Yazgı Coşkun, Şükran Ovalı, Şükrü Özyıldız, Taro Emir Tekin, Zafer Algöz, Zerrin Tekindor, Afra Karagöz, Çağla Naz Kargı, Defne Burnaz, Ecem Simge Yurdatapan, Elif Uslusoy, Hakan Zavlak, Melis Sevinç, Melisa Bostancıoğlu, Samet Kaan Kuyucu, Sezer Arıçay oldukları kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, söz konusu eylemlerin gelişi güzel ortaya çıkmadığı, bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldüğü, Barım’ın ilgili süreçte halkın sempati duyarak kitleleri peşine sürükleme potansiyeli yüksek olan sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon, yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği aktarıldı. Ayrıca Barım’ın Gezi Parkı ana aktörleri ile önceye ilişkin hiçbir HTS irtibatı bulunmazken Gezi Parkı hazırlık ve başlangıç sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlandığı kaydedildi. Ayşe Barım’ın ID iletişim isimli menajerlik şirketine bağlı oyuncuların Gezi Parkı sürecinde en etkili etiket olan #direngeziparkı, #occupyturkey hastaghlerinin paylaşımlarında olduğu gibi Türkiye’de yaşanan orman yangını ve deprem felaketlerinden sonra Türkiye’yi uluslararası arenada yetersiz gösterme adına sosyal medyada başlatılan #HelpTurkey kampanyasına da sistemsel olarak katıldıklarının belirtildiği iddianamede, bunu Barım’ın etkisinin altında kalarak yaptıkları açıklandı. Hazırlanan iddianamede, Her ne kadar basın yayın organlarında ve sosyal medyada gösterilerin toplum refleksi ile bir anda oluştuğuna dair kanaat oluşturulmaya çalışılsa da olayın sosyal medyada yayılış biçimi, olayı başlatan ve yayılmasında rol oynayan Emine Ayşe Barım’a ait Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi’ne bağlı sanatçıların ve kurumsal hesabın sürece ilişkin etkili olarak seçilen slogan ve imgelerin eylemin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada en önde yer alan sembollerin paylaşımı ile organize bir şekilde sanatçılar adına kitlesel yayılım sağlamak amacıyla hareket ederek bilinçli bir şekilde yönlendirildiği aktarıldı. İddianamede ayrıca, Barım’ın irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi olarak tespit edildiği, bu şekilde olayları planlayan, örgütleyen ve yönlendiren, iradesi sorularak bu yönde kendisinin karar bildirerek yön verici ve belirleyici olduğu, kendi şirketine bağlı toplumda tanınan oyuncuları eylemlere yönlendirerek oyuncuların toplumda tanınırlığını ve etki gücünü de kullanarak daha fazla kitleselleşmesini amaçladığı, bunda da kısmen başarılı olduğu, oyuncuların tanık sıfatıyla alınan ifadelerinde kendi iradeleriyle eylemlere katıldıklarını beyan etseler de sanık ile eylemlerin başladığı döneme dair yoğun irtibatlarının içeriğini hayatın olağan akışına uygun olarak açıklayamadıkları, iç ve dış kamuoyu tarafından günlerce takip edilen ve gündemde tutulan olayların kitleselleşmeye başladığı bir dönemde görüşme içeriklerine yönelik ile sanığın eylemlerin olduğu dönemde Gezi Parkı’nda kendileriyle bulunmasına rağmen kaçamaklı cevaplarının sanığı kayırma amacıyla yapıldığı belirtildi. Barım’ın Gezi Parkı eylemleri ile ilgili olarak hem toplumsal hem de küresel algı oluşturulması kapsamında film, belgesel ve video çekimleri yapılmasını sağladığının aktarıldığı iddianamede, ‘önceye ilişkin hiç bir irtibatı olmamasına karşın ilk kez’ ana dosyada firari sanık Mehmet Ali Alabora ile Gezi Parkı döneminde 3 kez, hükümlü Mehmet Osman Kavala isimli şahıs ile 39 kez, hükümlü Çiğdem Mater Utku isimli şahıs ile 14 kez irtibatlarının tespit edildiği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede Ayşe Barım’ın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’da ’sağanak yağış’ seferberliği Manisa’da etkili olan yoğun yağışlara karşı Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğü adeta seferberlik ilan etti. 1000’den fazla personel ve 500’ün üzerinde araçla sahaya inen ekipler, binlerce talebe anında müdahale ederek muhtemel afetlerin önüne geçti. Ekiplerin, 185 su baskınına müdahale ettiği, 6 kurtarma operasyonu gerçekleştirdiği, 27 toprak kayması ve 1 yol çökmesine de müdahale gerçekleştirdiği açıklandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, il genelinde etkili olan yoğun yağışlara karşı tüm birimleriyle sahaya indi. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından toplanan veriler doğrultusunda müdahale planları hazırlanırken, ekipler 7 gün 24 saat esasına göre görev yaptı. İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, sel suları altında kalan bölgelerde arama-kurtarma ve su tahliye çalışmalarını yürütürken, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ise heyelan riskine karşı istinat duvarlarını kontrol ederek acil ulaşım yollarının açık kalmasını sağladı. Ağlayan Kaya’dan Spil’e çıkan yolda meydana gelen heyelan nedeniyle tüm tedbirler alınırken, yolun ulaşıma kapatıldığı bildirildi. Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı defin işlemlerinin aksamaması için güvenlik önlemleri alırken, MASKİ ekiplerine mazgal ve rögar temizliğinde ekipman desteği verdi. Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı kirlenen alanlarda temizlik ve onarım çalışmaları yaparken, Ulaşım Dairesi Başkanlığı zarar gören trafik sinyalizasyon sistemlerini onararak alternatif güzergâhlar oluşturdu. Çiftçiler ve üreticiler de unutulmadı Zabıta Dairesi Başkanlığı pazar yerleri ve ticari alanlarda güvenliği sağlarken, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı yoğun yağıştan etkilenen üreticiler için harekete geçti. Tarım arazileri ve hayvancılık tesislerinde hasar tespit çalışmaları yapılırken, su altında kalan ekili alanların tahliyesi için teknik destek sağlandı. Mağduriyet yaşayan çiftçilere yem ve gübre desteği sunulması için gerekli planlamalar yapıldı. MASKİ 8 bin 408 talebe müdahale etti MASKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, yağış süresince gelen 8 bin 408 talebe hızla yanıt verdi. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı dere yataklarında katı atık temizliği yaparak taşkın riskini azaltırken, İçme Suyu Dairesi ekipleri zarar gören ana isale hatlarına müdahale ederek su kesintilerinin önüne geçti. Halk sağlığını korumak amacıyla klorlama ve dezenfeksiyon çalışmaları artırılırken, tıkanan kanalizasyon hatları ve yağmur suyu ızgaraları kombine araçlarla açılarak su tahliyesi sağlıklı hale getirildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında; 57 dere ve menfez temizliği, 1217 kanal açma, 121 yağmur suyu ızgarası temizliği, 185 su baskınına müdahale, 6 kurtarma operasyonu, 27 toprak kayması ve 1 yol çökmesine müdahale gerçekleştirildi. Yağışların ardından başlayan hasar tespit çalışmalarıyla birlikte zemin dolgu, yol bakım ve koruge çalışmaları hızlandırıldı. Ayrıca Manisa Büyükşehir Belediyesi, Devlet Su İşleri’ne bakım çalışmalarında kullanılmak üzere 8 bin ton dolgu malzemesi desteği sağladı.