SAĞLIK - 20 Kasım 2025 Perşembe 09:17

Kış hastalıklarına çorbayla doğal destek

A
A
A
Kış hastalıklarına çorbayla doğal destek

Kış mevsimine girerken soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin de artmasıyla, nezle, grip ve soğuk algınlığı gibi mevsimsel hastalıklar da yaygınlaşıyor. "Böyle dönemlerde en çok aranan bir kase sıcak çorba oluyor" diyen Diyetisyen Berna Arslan, çorba ve çorbanın faydaları hakkında bilgi verdi.


"Hemen hemen pek çok kişi, sonbahar kış dönemlerinde solunum yolu hastalıklarından muzdarip olurken, ilaçlarla en çok çorbaya yönelebiliyor. Plasebo etkisinden mi yoksa iyileştirici gücünden mi bilinmez, genelde hastalıkla savaşanların sofrasında en fazla aranan besin mutlaka çorba oluyor" diyen Medicana Ataköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Berna Arslan, hastalık dönemlerinde sıcak bir kase çorbanın kişilere iyi gelebileceğini söyledi.



Sıvı ve elektrolitleri geri kazanmaya yardımcı


Diyetisten Arslan, "Bu sadece psikolojik bir rahatlama değil, aynı zamanda fizyolojik faydaları da olan bir durumdur. Özellikle ateş ve terleme ile sıvı kaybının arttığı durumlarda çorbalar, vücudun ihtiyaç duyduğu sıvı ve elektrolitleri (tuzlar ve mineraller) geri kazanmaya yardımcı olur. Bu, dehidrasyonu önlemek için kritik öneme sahiptir" dedi.



Bağışıklık sistemini destekliyor


Sıcak ama yakıcı olmayan çorbanın iltihaplı ve tahriş olmuş boğazı yatıştırabileceğine değinen Arslan, "Hastalık sırasında iştahsızlık yaygın olduğu için, besin değeri yüksek, kolay yutulur bir gıda almak önemlidir. Ayrıca çorbanın buharı, burun ve boğazdaki mukusu inceltmeye yardımcı olarak tıkanıklığı geçici olarak hafifletir. Sıcak sıvıların bu etkisi, özellikle grip ve nezlede nefes almayı kolaylaştırır ve burun akıntısını azaltmaya yardımcı olur. Hastalık azaltmada da faydalı bir besindir ancak içeriği önemlidir. Çorba, bağışıklık sistemini destekleyen makro ve mikro besinlerin kolayca alınmasını sağlayan mükemmel bir araçtır" şeklinde görüş verdi.



Çorbalar ecza dolabı gibi olmalı


Hastalık döneminde ve korunma amaçlı hazırlanan çorbaların içeriğinin, bir ecza dolabı gibi olması gerektiğini kaydeden Arslan, "Kemik suyuna veya et suyuna dayanan çorbalar, içerdikleri kolajen, jelatin, amino asitler (glisin, prolin) ve mineraller (kalsiyum, magnezyum) sayesinde bağırsak sağlığını destekler. Bağışıklık hücrelerinin büyük bir kısmı bağırsakta bulunduğundan, sağlıklı bir bağırsak dolaylı yoldan bağışıklığı güçlendirir. Çorbaya eklenen sebzeler vücudun savunma mekanizması için hayati önem taşır" diye konuştu.



Sebzelerle şifalı çorbalar yapılabilir


Sebzelerin içeriklerine de dikkat edilmesi gerektiğini belirten Diyetisten Berna Arslan şöyle devam etti:


"Havuç, balkabağı, tatlı patates gibi turuncu sebzeler, vücutta A vitaminine dönüşen beta-karoten içerir. A vitamini, mukozal zarların bütünlüğünü koruyarak virüslerin vücuda girişini zorlaştırır. Kırmızı biber, maydanoz, brokoli ve ıspanak gibi sebzelerle zenginleştirilmiş çorbalar, yüksek C vitamini sağlar. C vitamini, bağışıklık hücrelerinin fonksiyonunu destekler. Sarımsak ve soğan gibi sebzeler, anti-enflamatuar ve doğal antiviral özelliklere sahip bileşikler içerir. Sarımsak özellikle allisin içeriği sayesinde güçlü bir bağışıklık destekçisidir.


Bu ürünlerle hazırlanan çorbalar şifa kaynağıdır denilebilir."



İyileşmeye yardım eden çorbanın formülü


Çorbalarda kaçınılması gerekenler hakkında da bilgiler veren Dyt. Berna Arslan son olarak şunları söyledi:


"Çorbalarda aşırı yağ ve tuzdan uzak durulmalıdır. Çok yağlı, kaymaklı çorbalar mideyi zorlayabilir ve sindirimi yavaşlatabilir. Hastalık sırasında enerji sindirime değil, iyileşmeye harcanmalıdır. Yüksek tuz içeriği, vücutta ödemi artırabilir ve yorgunluk hissini tetikleyebilir. Tuzu azaltmak ve lezzet için limon, otlar ve baharatları kullanmak gerekir. Un ve nişasta ile kıvamı artırılmış (terbiye edilmiş) kremalı çorbalar, besin yoğunluğunu düşürür ve sindirimi zorlaştırır. Bunun yerine mercimek, kabak gibi sebzelerin kendi doğal kıvamını kullanmak doğrudur. İyileşme süreci, doku onarımı gerektirir ve bunun için proteine ihtiyaç vardır. Çorbaya haşlanmış tavuk, hindi, haşlanmış ve ezilmiş mercimek veya nohut ekleyerek protein değerini artırmak önem taşır. Hastalıkla mücadele etmek için vücudun glikoza (enerjiye) ihtiyacı vardır. Çorbanıza pirinç, bulgur, arpa şehriye gibi sağlıklı tam tahıllardan bir miktar eklemek, uzun süreli enerji sağlar. Çorba piştikten sonra eklenen taze nane, maydanoz, dereotu gibi otlar, hem lezzeti artırır hem de ekstra vitamin ve antioksidan sağlar. Özellikle maydanoz iyi bir C vitamini kaynağıdır. Bunun yanında mide bulantısına iyi gelmesi, anti-enflamatuar özelliklere sahip zencefil, iltihabı azaltmaya yardım eden zerdeçal, burun tıkanıklığını gidermede etkili olan karabiber ve pul biber çorbalara eklenmelidir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında Ebubekir Akın ve Mehmet Karataş savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında ilk duruşmanın 12. oturumunda, sanıklar iş insanı Ebubekir Akın ve eski İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 12. oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada iş insanı Ebubekir Akın savunma yaptı. İddianamede Ebubekir Akın’ın örgüt üyesi İbrahim Bülbüllü’ye bağlı hareket ettiği ve yüklenici firmalar tarafından verilen rüşvet paralarının bir kısmını temin ettiği belirtilmişti. İddianamede Akın’ın HTS kayıtlarında örgüt üyesi Bülbüllü ile yoğun irtibat halinde olduğu, Florya Başkanlık Konutu’nda sıklıkla bir arada bulunduğu, diğer yüklenici firma sahipleriyle de irtibatlı olduğu ifade edilmişti. "Tutuklanma sebebim baz kayıtlarıymış" Ebubekir Akın, iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Yaşadığım sürece hiçbir suça karışmadım. Ailemle birlikte sahip olduğumuz 2 tane İETT otobüsümüz çalışmaktadır. Hak edişlerimiz ayda iki kere yatırılmaktadır. Yaklaşık 1 yıldır tutukluyum. Neden tutuklu olduğumu bilmiyorum. Aylar sonra öğrendiğim kadarıyla tutuklanma sebebim baz kayıtlarıymış. Hakkımda yapılan suçlama anladığım kadarıyla rüşvete aracılık etmek. Ben uzun yıllardır belediye ile çalışmaktayım. Kendi hak edişlerimi gecikmeli alan biriyim. Kendi alacaklarımı bile alamamışken, bir başkasının alacağı için rüşvete aracılık etmem ne kadar akla yatıyor? Ben Aziz İhsan Aktaş’ı tanımıyorum. Bir araya gelmedik, bir temasımız olmadı, suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. "Mustafa Mutlu ifadesinde benden bahsetmese belki tutuklu olmayacaktım" Eski İSFALT Genel Müdür Yardımcısı tutuklu sanık Mehmet Karataş ise savunmasında, "28 Temmuz 2025 tarihinde Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü soruşturmasından gözaltına alındım. Polis sorgusunda adını ilk defa duyduğum Aktaş’ı tanıyıp tanımadığım soruldu. Daha sonra tutuklandım. Söz konusu davada 4 ayrı eylemden ’ihaleye fesat karıştırma’ suçundan yargılanmaktayım. Hakkımda tahliye kararı verilmiştir. 18 Eylül 2025 tarihinde infaz memuru koğuşuma gelerek, saat 06.00 gibi hazır olmamı, Çağlayan Adliyesi’ne gideceğimi söyledi. Sabah adliyeye giderken Aziz İhsan Aktaş davasının sanığı Mustafa Mutlu da yanımdaydı. Mutlu, ’8 ay önce doğan çocuğumu hala görmedim. Ben yandıysam elimden geldiği kadar herkesi yakacağım’ dedi. Mutlu’nun yalan beyanları ve iftiraları neticesinde yıldırım hızıyla ’örgüt üyesi’ olarak tutuklandım. Mustafa Mutlu ifadesinde benden bahsetmese şu anda burada belki tutuklu olmayacaktım" ifadelerini kullandı. Duruşma, sanık avukatlarının savunmasının ardından yarına ertelendi.