SAĞLIK - 08 Kasım 2025 Cumartesi 09:32

Kayınvalide 20 yıllık damadına böbreğini verdi

A
A
A

Organ Bağışı Haftası’nda duygularını paylaşan Bayram, "İnşallah uyar diye hep düşündük, çok şükür. Damatlarımın hepsini severim. Rabbim herkese sağlık versin" dedi.

Kocaeli’nde yaşayan 44 yaşındaki Hüseyin Bağatur, yıllar önce doktora gittiğinde böbrekleriyle ilgili değerlerde problem olduğunu öğrendi. Yapılan detaylı tahlillerde böbrek yetmezliği olduğu belirtildi, hastaların diyaliz işlemini kendilerinin yapabilmesini sağlayan bir diyaliz yöntemi olan periton diyalizine başlandı. Bir süre sonra nakil gerekliliği ortaya çıkarken kayınvalidesi 60 yaşındaki Hanife Bayram böbreğini verebileceğini belirtti. İstanbul’a Biruni Üniversite Hastanesi’ne gelen ailenin yapılan tetkiklerinde Bayram’ın böbreğini verebilmek için uyumlu olduğu anlaşıldı, hemen işlemlere başlandı. 19 Eylül’de Organ Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Halil Erbiş ve ekibinin gerçekleştirdiği operasyonla kayınvalideden alınan böbrek damadına nakledildi. Başarıyla tamamlanan ameliyatla hem sağlık ekibi hem aile büyük mutluluk yaşadı. Operasyon sonrası kontrole gelen 3 kız annesi Hanife Bayram ve 2 çocuk babası damadı Hüseyin Bağatur duygularını paylaşırken Prof. Dr. Erbiş 3-9 Kasım ’Organ Bağışı Haftası’nda nakil süreci ve sonrasına ilişkin bilgiler verdi.

"Kayınvalidesinin böbreğini verebileceğini söylemesiyle işlemlere başlamış olduk"

Hastasının durumuna ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Halil Erbiş, "Hüseyin Bey yaklaşık 4-5 yıldır böbrek hastasıydı, evde periton diyaliz yapıyordu. Artık yetersiz kalmıştı, böbrek nakli gerekiyordu. Kendisine ve ailesine açıkladığımızda kayınvalidesi Hanife Hanım’ın böbreğini verebileceğini söylemesiyle nakil işlemlerine başlamış olduk. Yapılan tetkikler sonucunda uygunluğuna, organını verdiğinde herhangi bir ret atağının olmayacağını, bu kişide bu böbreğin çalışacağına karar verdik. Hüseyin Bey’i sağlığına kavuşturduk. Bir insan tek böbrekle yaşayabilir, hayatını idame ettirebilir. Alıcıda kontrolleri sürekli olmak zorunda, ilaçlarını düzenli kullanmalı. Eğer kişiler ‘Artık iyileştim, hiçbir problemim yok, ilaçları kullanmama gerek yok’ dediğinde vücudu o böbreği kısa sürede reddeder ve geri dönüşümsüz sonuçlar ortaya çıkabilir. Türkiye organ naklinde çok ileri bir seviyede, dünyada canlı nakillerde ilk sıralardayız ancak kadavra nakillerine baktığımızda oldukça gerilerdeyiz. Oranını tam tersine dönüştürmemiz gerekiyor. O organlar başka insanların yaşamına sebep olabilecek, onlara destek olabilecek organlar. Damadının çocukları var, bir ailesi var, Hüseyin Bey’in kayınvalidesi onların yaşamlarını, mutluluğunu düşündü. Organ bağışı, nakil yapılırken sadece bir kişinin hayatı değil, o kişiyle beraber bir toplumu etkiliyor" dedi.

"Damatlarımın hepsini severim"

"Böbreğimi büyük damadıma verdim" diyen Hanife Bayram, "İnşallah uyar diye hep düşündük. Çok şükür Rabbim güzel bir şekilde bizi düze çıkardı, sonuçlar güzel oldu, ameliyat güzel geçti. Rabbim herkese sıhhat, sağlık versin, organını vermek isteyen herkese örnek oluruz. Damatlarımın hepsini severim, aralarında ayrım yapamam, yapmam da. 20 senelik evliler, 2 tane torunum var, öbür torunlarım var. Aramızda sorun yaşamadık, yaşanmasın da her kim varsa" ifadelerini kullandı.

"20 yıl öncesi kızını şimdi böbreğini aldık"

Hastalık sürecine ilişkin konuşan Hüseyin Bağatur, "Tansiyon hastasıydım, rahatsızlığımdan dolayı kontrole gittiğimde hocamız böbrek fonksiyonlarımın değiştiğini gördü. 5 yıl öncesi yapılan tetkiklerde böbrek yetmezliği olduğunu söylediler. Yaklaşık 3 yıldır da periton diyalizi yapıyorum, yeterli olmadığını gördüklerinde ‘Artık nakil olman gerekiyor’ dediler, süreç de öyle başladı. Annem her seferinde ‘Böbrek vermek gerekirse verebilirim’ diyordu. Bütün tetkiklere bakıldı, anneme ve bana herhangi bir zararı olmadığını gördükten sonra ameliyat kararı verdiler, ameliyatımızı olduk. Hep annem olarak gördüğüm için Allah bin kere razı olsun. Vermeyebilirdi, hiçbir zaman öyle bir şey söylemedi. 20 yıl öncesi kızını aldık, şimdi de böbreğini aldık, 2 borcumuz var artık inşallah hayırlı bir vefayla biz de öderiz. Benim annem neyse her zaman aynı şekilde geçindik, hiçbir zaman hiçbir sorun yaşamadık" şeklinde konuştu.

"Bir annemin bir eşimin başındaydım"

Bu süreçte hem annesi hem eşiyle yakından ilgilendiğini söyleyen Sebahat Bağatur, " İlk etapta bir annemin bir eşimin başındaydım. Fiziksel, duygusal çok zorlandığım bir dönem oldu. 3 kız kardeşiz, erkek olmadığı için belki de damatlar erkek çocuğu gibi sevildi. 3 yıldır diyaliz yapıyorduk, sosyal hayatımız bitmiş gibi bir şeydi. Güzel devam ediyor, inşallah sonu da iyi olur. Benim kan grubum uymadı, annem olmasa çapraz da yapıldığı için o yola girecektik" diye konuştu.

Hasibe Karadağ - Hacer İnci

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Milyonluk araç vurgunu operasyonunda 8 kişi tutuklandı Samsun merkezli 13 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda araçların şasi bilgilerini değiştirerek yaklaşık 50 milyon TL’lik vurgun yaptıkları iddiasıyla adliyeye sevk edilen 13 kişiden 8’i tutuklanırken, 5 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekiplerince oto "change" suçlarına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirildi. Kazalı, yanmış ya da ağır hasarlı araçların şasilerini, yurt dışından kaçak yollarla getirilen veya yurt içinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren ve bu yöntemle vatandaşları dolandıran organize suç örgütünün faaliyetleri deşifre edildi. Şüphelilerin araçların kimlik bilgilerini değiştirerek adeta "yeni bir araç" gibi piyasaya sürdükleri belirlendi. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü’nce daha önce tırlara yönelik düzenlenen "Satır" operasyonunun ardından bu kez otomobillere yönelik "Satır 2" operasyonu hayata geçirildi. 31 Mart günü saat 06.00’da başlayan operasyon kapsamında Samsun, Ankara, Antalya, Aksaray, Batman, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Karaman, Kocaeli, Konya, Malatya, Şanlıurfa illerinde bulunan toplam 30 şüpheli eş zamanlı operasyonla yakalandı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin yurt dışından yasa dışı yollarla araç ve parçaları temin ettikleri, yurt içinden araç çaldıkları, bu araçlara usulsüz şasi monte ederek sahte plakalarla trafiğe çıkardıkları ve satış yoluyla vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi. Yürütülen çalışmalar neticesinde suç örgütünün 50 milyon TL’lik vurgun yaptığı belirlenirken, operasyon kapsamında 14 otomobile el konuldu. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda yurt dışından kaçak yollarla getirilen ve change işlemine hazır 3 araç, change işlemi gerçekleştirilmiş satışa hazır 2 araç, haciz yakalamalı 1 araç, yurt dışından kaçak yollarla getirilen 3 motor bloğu, change işleminde kullanılan kimyasallar, numaratör, şasi numaraları ve tip etiketleri, çok sayıda ruhsat belgesi, sahte plakalar ile dijital materyaller ele geçirildi. Gözaltına alınan 30 kişiden 17’si ifadeleri alındıktan sonra savcının talimatıyla serbest bırakılırken, sorguları tamamlanan 13 şüpheli ise bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren 8 kişi tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderilirken, 5 kişi ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kahramanmaraş Sahte bungalov ilanıyla 3 milyar liralık vurgun: 21 gözaltı Kahramanmaraş merkezli düzenlenen operasyonda sahte bungalov ilanı ile 3 milyar liralık vurgun yapan şebeke çökertildi, 21 kişi gözaltına alındı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık şebekesine yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendi. Başsavcılık koordinesinde, Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda, şüphelilerin sosyal medya platformları üzerinden sahte bungalov ilanları oluşturarak vatandaşları dolandırdığı tespit edildi. Yapılan incelemelerde, şüphelilere ait hesaplarda yaklaşık 3 milyar TL işlem hacmi bulunduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında Kahramanmaraş merkezli olmak üzere Antalya, Balıkesir, Bitlis, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Gaziantep, Hatay, İzmir, Mersin, Şanlıurfa ve Şırnak’ta toplam 28 şüpheliye ait 26 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda şüphelilere ait adreslerde yapılan aramalarda; 29 cep telefonu, 21 SIM kart, 1 flash bellek, 1 SSD depolama cihazı ele geçirildi. Gerçekleştirilen operasyonlar sonucu 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 17’si Kahramanmaraş’a getirilirken, gözaltında olan diğer 4 şüpheli ile cezaevinde bulunan 5 şüphelinin işlemlerinin SEGBİS üzerinden yapılacağı öğrenildi. Öte yandan, firari durumda olan 2 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Kırşehir İçişleri Bakanı Çiftçi: "Herkes endişe içerisindeyken bizim öyle bir tasamız yok, başımızda bir dünya lideri var" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada kritik bir süreçten geçildiğine dikkat çekerek, "Herkes endişe içerisindeyken, acaba yarın ne olur derken bizim öyle bir tasamız yok. Çünkü başımızda bir dünya lideri var" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kırşehir Valiliğini ziyaret etti. Bakan Çiftçi, şeref defterini imzaladıktan sonra Vali Murat Sefa Demiryürek’ten brifing aldı. Ahi Evran Külliyesini ziyaret eden Bakan Çiftçi, burada dua ettikten sonra parti teşkilatına geçti. Göreve atanmasının ardından illere ziyaretler gerçekleştirdiğini belirten Bakan Çiftçi, yaklaşık 30 yıllık meslek hayatının ardından İçişleri Bakanlığı görevine getirildiğini hatırlatarak, "Bu görev sorumluluğu ağır bir görev. Ancak çalışarak bunun altından kalkabiliriz. Sizlerin duaları bizim için önemli" diye konuştu. Kırşehir’de yapılan toplantılarda ilin yatırımları ve ihtiyaçlarının ele alındığını aktaran Bakan Çiftçi, "Bakanlığımız ve diğer bakanlıklarla ilgili konularda Ankara’da takipçisi olacağız. Kırşehir merkez ve tüm ilçelerimiz için elimizden gelen gayreti göstereceğiz" ifadelerini kullandı. "Herkes endişede bizim tasamız yok" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada kritik bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Bakan Çiftçi, bölgesel gelişmelere değinerek vatandaşlardan birlik ve beraberlik içinde olunması çağrısında bulundu. Yurt dışı ziyaretlerinden örnekler de paylaşan Bakan, Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası alandaki etkisine vurgu yaparak, "Bizler üzerimize düşeni yapacağız. Türkiye kritik günlerden geçiyor. Civarımızda savaş var. Suriye’nin devam eden sürecini daha yeni yoluna koyuyoruz. Bir de bunun yanında İran ile ilgili savaş baş gösterdi. Ama başımızda bir dünya lideri olduğunu da herkes biliyor. Herkes endişe içerisindeyken, acaba yarın ne olur derken bizim öyle bir tasamız yok. Çünkü başımızda bir dünya lideri var" diye konuştu. Bakan Çiftçi, "Yüzyılda bir tane lider geliyor, o günlerde İslam ümmetinin başı Abdülhamit Han’dı. İslam ümmetinin başı bugün de Cumhurbaşkanımız" dedi.