EKONOMİ - 31 Ocak 2026 Cumartesi 13:40

Karsan, sürdürülebilirlikte yönetim odaklı adımını ’B’ seviyesiyle tescilledi

A
A
A
Karsan, sürdürülebilirlikte yönetim odaklı adımını ’B’ seviyesiyle tescilledi

Karsan, Karbon Saydamlık Projesi (CDP) kapsamında gerçekleştirilen İklim Değişikliği ve Su Raporlaması değerlendirmelerinde ’B’ notu alarak, iklim ve suyla ilgili riskleri yalnızca ölçmek ve raporlamakla kalmayıp, bu riskleri yönetim seviyesinde sistematik bir şekilde ele alan kurumsal yaklaşımını daha ileri bir olgunluk seviyesine taşıdı.



Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın öncü markalarından Karsan, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla öne çıkıyor. Karbon Saydamlık Projesi (CDP) kapsamında gerçekleştirilen İklim Değişikliği ve Su Raporlaması değerlendirmelerinde şirket, ’C’ seviyesinden ’B’ seviyesine yükselerek iklim ve suyla ilgili riskleri yönetim seviyesinde ele alan kurumsal yaklaşımını daha ileri bir olgunluk seviyesine taşıdı.


Yapılan açıklamay göre, CDP metodolojisine göre ’C’ seviyesi, şirketlerin iklim ve suyla ilgili risklerin farkında olduğunu ve bu alanlarda şeffaflık sağladığını ifade ederken; ’B’ seviyesi, bu risklerin artık somut yönetim süreçlerine dönüştürüldüğünü, üst yönetim tarafından ele alındığını ve kurumsal karar alma mekanizmalarına entegre edildiğini ortaya koyuyor. Karsan’ın ’C’den ’B’ye yükselmesi, sürdürülebilirliği operasyonel bir konu olmanın ötesine taşıyarak kurumsal yönetim anlayışının ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini teyit ediyor.


Sürdürülebilirlikte ölçümden yönetime geçişin güçlü göstergesi


Açıklamaya göre şirket, toplu taşımada geleceğin mobilitesini şekillendirme vizyonuyla, sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine yerleştiriyor. Şirket, çevresel ve sosyal etkilerini ölçmenin ötesine geçerek, sürdürülebilirlik konularını stratejik yönetim ve karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Bu yaklaşım, şirketin operasyonel faaliyetlerini yalnızca performans göstergeleriyle sınırlamadan, geleceğe dönük risk ve fırsatları proaktif biçimde yönetmesini sağlıyor.


Karbon Saydamlık Projesi (CDP) kapsamında gerçekleştirilen İklim Değişikliği ve Su Raporlaması değerlendirmelerinde şirket, ’C’ seviyesinden ’B’ seviyesine yükselerek bu stratejik yaklaşımını uluslararası bir ölçekte teyit etti. B seviyesi, şirketlerin iklim ve suyla ilgili riskleri yalnızca raporlamakla kalmayıp, üst yönetim tarafından ele alındığını ve kurumsal karar mekanizmalarına entegre edildiğini gösteriyor. Bu başarı, Karsan’ın sürdürülebilirliği sadece çevresel bir yükümlülük olarak görmek yerine, kurumsal yönetim anlayışının temel bir unsuru haline getirdiğini ortaya koyuyor.


Çevresel sürdürülebilirlik alanında Karsan, düşük ve sıfır emisyonlu çözümler geliştirmeye devam ediyor; ürünlerinin yaşam döngüsü boyunca enerji kullanımı, emisyonlar ve atık gibi çevresel etkilerini şeffaf ve ölçülebilir biçimde raporluyor. Sosyal sürdürülebilirlik alanında ise çalışan sağlığı ve güvenliği, kapsayıcılık, eğitim ve toplumsal katkı projeleri ile uzun vadeli değer oluşturmayı hedefliyor. Bu bütüncül yaklaşım, Karsan’ın sürdürülebilirliği operasyonel bir sorumluluk olmaktan çıkarıp, stratejik bir yönetim konusu olarak ele aldığının güçlü bir göstergesi. Şirket, sürdürülebilirlik hedeflerini somut projeler ve uluslararası standartlarla destekleyerek, toplu taşımada geleceğe dair vizyonunu adım adım hayata geçiriyor.



Karsan, sürdürülebilirlikte yönetim odaklı adımını ’B’ seviyesiyle tescilledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun" Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda bayramda yapılan ikramlara dikkat çekerek, "Yapılan ikramlar gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine neden olabilir" ifadesini kullandı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, Diyetisyen Melike Karataş, bayram gelenekleri ve Erzurum’un kültüründe. misafire şeker, çikolata ile birlikte karbonhidrat, yağ ve şeker oranı yüksek su böreği, baklava gibi ikramlar sunulmasının vazgeçilmezlerden olduğunu anlatarak, "Ancak bu ikramların ziyaret edilen her evde sunulması ve tüketilmesi gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine sebep olabilir. Gün boyu tekrar eden bu beslenme döngüsüyle özellikle çocuklar, yaşlılar ya da diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) gibi hastalığı bulunanlar için sağlık sorunları yaşama riski artar. Bunun önüne geçmek için ikramlıklar hazırlanırken şerbetli yerine sütlü tatlı hazırlanması; porsiyonların küçük tutulması; sebzeli veya yoğurtlu salataların (kabak tarator, yoğurtlu kereviz salatası, pancar salatası vb.) ikramlıklara eklenmesi; içecek olarak şekeri yüksek meyve suları yerine ayran ya da şekersiz açık çay, şekersiz Türk kahvesi gibi içeceklerin tercih edilmesi daha iyi olacaktır" dedi. Su içmek ihmal edilmemeli Erzurum için yine kültürel alışkanlıklar ve iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda Ramazan ayı içerisinde iftar sonrası çayın çok önemli bir yer kapladığının görüldüğünü vurgulayan Karataş, "Hatta çoğu zaman çay içme alışkanlığı su tüketiminin önüne geçer. Bu alışkanlık Bayram’da da devam eder. Her ne kadar sağlıklı bireyler için günlük 6-8 çay bardağına kadar az demli çayın sağlık üzerine olumlu etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da içilen çayın demli olması, miktarının 6-8 çay bardağından fazla olması ya da su tüketiminin önüne geçmesi sağlık açısından riskler oluşturur. Su tüketiminin az olması, vücudun susuz kalmasına yol açabilir ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Bu sebeple su tüketimi ihmal edilmemeli, günlük olarak en az 2-2,5 litre su içilmelidir" şeklinde konuştu. Hareketin artırılması hedeflenmeli! Bayram nedeniyle değişen beslenme düzeninin yol açabileceği hazımsızlığa dikkat çeken Karataş, "Bağırsak hareketlerinin azalması ya da kan şekeri yükselmesi gibi olumsuz durumlarla mücadelede etkili yöntemlerden biri de hareketin artırılmasıdır. Bayram dolasıyla yapılacak ziyaretler aktif bir gün geçirmek için fırsat olabilir. Bunu sağlamak adına ziyaretler esnasında yürüme mesafesinde olan yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, günlük hareketi artırmaya yardımcı olur. Hatta gün içerisinde zaman ayrılarak 30 dakikalık bir yürüyüş planlanabilir. Hayatın her alanında önemli bir yere sahip olan sağlıklı ve dengeli beslenme bir yaşam tarzı hali olmalıdır. Bununla birlikte böyle özel zamanlarda doğru beslenme sağlık için daha da önem arz edebilmektedir" diye konuştu.
Bursa Bursa’da bayram yoğunluğunu fırsat bilen 2 kadın 16 bin liralık ürün çaldı Bursa’da bir giyim mağazasında yaşanan hırsızlık olayı "bu kadarına da pes" dedirtti. Bayram alışverişi nedeniyle oluşan yoğunluğu fırsat bilen iki kadın, mağazadan yaklaşık 16 bin TL değerinde ürünü çalarak kayıplara karıştı. O anlar saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay Bursa’nın Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Giyim mağazasını yeni devralan iş yeri sahibi Melih Bülbül’ün iddiasına göre, komşu esnaf daha önce kendisini bölgede yaşanan hırsızlık olaylarına karşı uyarmıştı. Ancak uyarıdan kısa süre sonra mağaza da hırsızların hedefi oldu. İddiaya göre iki kadın şüpheli, müşteri gibi mağazaya girerek bir süre içeride dolaştı. Bayram yoğunluğu nedeniyle çalışanların başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilen şüpheliler, seçtikleri ürünleri fark ettirmeden mağaza dışına çıkarmaya başladı. Ürünleri dışarı taşıyan şüphelilerin daha sonra poşetlere koyarak uzaklaştıkları öğrenildi. Durum iş yerinin güvenlik kameralarını izleyen iş yeri sahibinin babası tarafından fark edildi. Hemen mağaza çalışanlarına haber verilse de yoğunluk nedeniyle geç fark edilen olayda şüpheliler çoktan kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Yaşanan olaya tepki gösteren iş yeri sahibi Melih Bülbül, "Burayı yeni devraldığımızda komşular hırsızlık olaylarının çok olduğunu söylemişti. Biz de dikkatli oluruz dedik ama ilk ayımızda başımıza geldi. Ramazan ayında olması bizi ayrıca üzdü. Emek veriyoruz, mücadele ediyoruz. İnşallah bir an önce yakalanırlar" dedi. İş yeri sahibi, benzer durumların yaşanmaması için şüphelilerin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyledi.