SAĞLIK - 18 Mart 2026 Çarşamba 09:29

"Karaciğer kanseri erken tanıyla kontrol altına alınabilir"

A
A
A
"Karaciğer kanseri erken tanıyla kontrol altına alınabilir"

Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, "En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, Hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir" dedi.



İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, karaciğer kanserinin çoğu zaman siroz zemininde geliştiğini belirterek, düzenli takip ve korunma yöntemleriyle hastalığın önlenebileceğine dikkat çekti.


Karaciğer kanserinin önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, karaciğerde görülen tümörlerin büyük bölümünün başka organlardan yayılan kanserler olduğunu belirtti. Prof. Dr. Sevmiş, "Karaciğer tümörlerinin büyük kısmı mide, bağırsak, pankreas, meme ve akciğer gibi organlardan yayılım sonucu ortaya çıkar. Karaciğerin kendi kaynaklı tümörleri ise tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturur"


Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyon kişiye karaciğer kanseri tanısı konulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Ne yazık ki yine yaklaşık 1 milyon kişi her yıl bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Bu veriler, karaciğer kanserinin ne kadar ciddi bir sorun olduğunu açıkça ortaya koyuyor" şeklinde konuştu.


"Karaciğer kanserine yol açan etkenler"


Karaciğer kanserinin en sık siroz zemininde geliştiğini dile getiren Prof. Dr. Sevmiş, "Vakaların yaklaşık yüzde 80’i siroz hastalarında görülmektedir. Özellikle Hepatit B ve hepatit C’ye bağlı siroz önemli risk faktörüdür. Bunun dışında bazı genetik geçişli hastalıklar, metabolik hastalıklar ve aflatoksin gibi toksik maddelere maruziyet de karaciğer kanserine yol açabilmektedir" diye konuştu.


"Belirtiler sinsi ilerleyebiliyor"


Karaciğer kanserinin erken dönemde belirti vermeyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Sevmiş, "Hastalık genellikle yorgunluk, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi genel şikâyetlerle kendini gösterebilir. Karnın sağ üst kısmında ağrı ve siroz hastalarında ani genel durum bozulması da önemli uyarı işaretleridir" dedi.


"Düzenli kontroller aksatılmamalı"


Risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Özellikle siroz hastaları ultrasonografi ile düzenli olarak takip edilmelidir. Bilgisayarlı tomografi, MR ve bazı kan testleri de tanıda kullanılmaktadır. AFP adlı tümör belirtecinin takibi, erken evrede tümör saptanmasına yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.


"Tedavi edilmezse sonuçları ağır olabilir"


Tedavi edilmeyen karaciğer kanserinin seyrinin oldukça kötü olduğunu belirten Prof. Dr. Sevmiş, "Belirti vermeye başlayan tümörlerin büyük kısmı cerrahi olarak çıkarılabilecek evreyi geçmiş oluyor. Cerrahi uygulanabilen hastalarda ortalama yaşam süresi uzarken, tedavi edilemeyen hastalarda bu süre ne yazık ki aylarla sınırlı kalabiliyor" diye konuştu.


"Karaciğer nakli en etkili yöntem"


Karaciğer kanserinde en etkili tedavi yöntemlerinden birinin karaciğer nakli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Siroz zemininde gelişen tümörlerde karaciğer nakli, hem sirozu hem de kanseri aynı anda tedavi etme şansı sunar. Nakil şansı olmayan hastalarda ise tümörün cerrahi olarak çıkarılması veya girişimsel yöntemlerle kontrol altına alınması hedeflenir" dedi.


Cerrahiye uygun olmayan hastalarda farklı yöntemlerin devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Sevmiş, "Kemoembolizasyon, radyoembolizasyon, radyofrekans ablasyon ve alkol enjeksiyonu gibi girişimsel yöntemlerle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve yaşam süresi uzatılabilir" açıklamasında bulundu.


"Karaciğer kanseri önlenebilir"


Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sevmiş, "En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir" dedi.


Genetik geçişli bazı hastalıkların erken tanınmasının da önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Sevmiş, "Aile bireylerinde tarama yapılması ve gerekli tedavilerin başlanması, ileride gelişebilecek karaciğer kanserinin önüne geçebilir" şeklinde konuştu.


"Erken tanı haya kurtarıyor"


Son olarak siroz hastalarının yakın takibinin önemine değinen Prof. Dr. Sevmiş, "Bu hastalarda düzenli kontroller sayesinde karaciğer kanseri erken evrede yakalanabilir. Erken tanı konulan hastalarda cerrahi veya karaciğer nakli ile yaşam süresi belirgin şekilde uzatılabilmektedir. Erken tanı, karaciğer kanserinde en etkili yöntemimizdir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yörük sofrası, Türk Mutfağı Haftası "Bir Sofrada Miras" programında tanıtıldı Emine Erdoğan himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Anadoludakiler Programı kapsamında, İstanbul’da Türk Mutfağı Haftası "Bir Sofrada Miras" etkinliği düzenlendi. Emine Erdoğan açılış konuşmasında, İstanbul’un, yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların ve tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu belirterek, bu sofrada Türk mutfağının güçlü bir medeniyet mirası olduğunun yeniden hatırlandığını kaydetti. Erdoğan, bu mirasın Türkiye’nin sadece yemeklerini değil yerelden evrensele uzanan kültürel zenginliğini de temsil ettiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Mutfak, insanlık tarihinin en eski arşivlerinden biridir. Kurulan her sofrada bir toplumun inançlarını, kültürel kodlarını ve coğrafyayla kurduğu ilişkiyi okumak mümkündür. Söz konusu Türk mutfak mirası olduğunda, yüzyıllarla ifade edilen bir medeniyet yürüyüşünden bahsederiz. Türk mutfağının kapısı, Türkistan’dan açılır, göçlerle Anadolu’ya uzanır, oradan Osmanlı coğrafyasının her bir köşesine, Balkanlar’a, Doğu Avrupa’ya, Orta Doğu’ya ve Kuzey Afrika’ya kadar yayılır. Bu tarihsel hat boyunca, farklı kültürler birbirine temas eder, birbirinden öğrenir ve birbirini zenginleştirir." Konuşmalardan sonra Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile etkinlik alanını gezen Emine Erdoğan "Birikim Mutfaktan", "AnadoludaKİLER", "Bereketli Hilal Sofrası", "Şark Sofrası", "Kardeşlik ve Birlik Sofrası", "Yörük Sofrası", "Karadeniz Sofrası", "Rumeli Sofrası", "Sıfır Atık Vakfı" ve "Milli Saraylar Başkanlığı" stantlarını ziyaret etti. Erdoğan’a stantlarda sarma, Rize simidi, etli çiğ köfte, baklava, börek, keşkek, macun, yoğurt, aşlama gibi yiyecek ve içecekler ikram edildi. Anadolu’nun köklü mutfak kültürünü, üretim geleneğini ve kültürel mirasını yansıtan seçkin lezzetleri bir araya getiren etkinlikte, Çukurova Kalkınma Ajansı, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı iş birliğiyle köklü yörük kültürünün lezzet mirasını yansıtan Yörük sofrasında yer alarak, Yörük sofrasının samimiyetini ve bereketini, nesilden nesile aktarılan sokak lezzetlerini ziyaretçiler ile buluşturdu.
Antalya Karavan tutkunlarının bayram rotası Antalya oldu Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurtdışından gelen karavan tatilcilerin ilk tercihi Antalya oldu. Dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’ne 100 metre mesafede bulunan Karavan Park’ta sabah deniz havasıyla güne başlayan tatilciler, gün boyu Konyaaltı’nın keyfini çıkarırken akşam saatlerinde ise karavanlarının önünde sakin ve güvenli bir ortamda vakit geçiriyor. Karavan tutkunlarının gözdesi Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından faaliyete geçirilen ve karavan kullanıcılarının ihtiyaçlarına uygun şekilde donatılan Karavan Park’ta toplam 70 araç aynı anda istifade edebiliyor. Karavan Park’ın 50 araçlık bölümünde haftalık, 20 araçlık bölümünde ise aylık konaklama yapılabiliyor. Bayram tatilinde yoğunluk arttı Karavan Park’ın kontrollü yapısı sayesinde bölgede yaşanan düzensiz park görüntülerinin de önüne geçildiğini ifade eden Ertürk Sarıkaya "Karavanımız sayesinde bütün Türkiye’yi geziyoruz. Özellikle belediyelerin yapmış olduğu böyle yerlerde konaklıyoruz" dedi. Özellikle tesisin temizliği ve düzeninden memnun olduğunu belirten Sema Karabulut ise "Buraya ilk defa geliyoruz. Ankara’dan kaçtık geldik. Bayramda da buradayız. Çok güzel, çok memnun kaldık. Tuvaleti, banyosu, sıcak suyu, mutfağı, her şeyi var" diyerek memnuniyetini dile getirdi. "Her yönüyle çok uygun" İlk açıldığı günden buyana Karavan Park’ı tercih ettiklerini belirten ziyaretçilerden Melek Tunçer ise "Kocaeli Gebze’den geliyoruz. İlk açıldığı zamandan beri burayı tercih ediyoruz. Fiyatı da uygun, şartları zorlamıyor" diye konuştu.
Diyarbakır İbadethanelerde bayram temizliği Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Kurban Bayramı dolayısıyla kent genelindeki ibadethanelerde iç mekan temizliği ve dış alan yıkama çalışması başlattı. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, vatandaşların Kurban Bayramını daha temiz, hijyenik ve huzurlu ortamlarda idrak edebilmesi amacıyla ibadethanelerde temizlik çalışması yürütüyor. Ekipler tarafından sürdürülen çalışmalar kapsamında kent genelindeki ibadethanelerin iç mekanlarında detaylı temizlik yapılırken, dış alanlarda da yıkama çalışmaları gerçekleştiriliyor. 20 kişilik ekip tarafından başta tarihi Sur bölgesi olmak üzere kent merkezindeki camilerde iç ve dış mekan temizliği yapılıyor. Ortak kullanım alanları detaylı temizleniyor Çalışmalar kapsamında camilerin halıları, zeminleri, camları, kapıları, ayakkabılıkları, avizeleri, imam mahfilleri, gölgelikleri, abdesthaneleri ve ortak kullanım alanları detaylı şekilde temizleniyor. İbadethanelerin dış alanlarında da temizlik çalışması yürüten ekipler, cami avluları, giriş bölümleri ve çevresinde tazyikli suyla yıkama yapıyor. Yıkama işlemlerinde insan ve çevre sağlığına uygun, leylak ve gül kokulu temizlik malzemeleri kullanılıyor. Büyükşehir Belediyesi, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların ibadetlerini daha ferah, temiz ve hijyenik ortamlarda yerine getirebilmesi için temizlik çalışmalarını planlı şekilde sürdürüyor. ’’İnsan ve çevre sağlığına uygun ürünler kullanıyoruz’’ Temizlik Şube Müdürü Mehmet Baran, yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla vatandaşların ibadetlerini ferah, konforlu, temiz ve hijyenik ortamlarda yerine getirebilmeleri amacıyla çalışma yürüttüklerini söyledi. Çalışmalar kapsamında cami avlularında yıkama işlemleri de gerçekleştirdiklerini aktaran Baran, "Bu yıkamalarda insan ve çevre sağlığına olumsuz etkisi bulunmayan, aktif maddeli, leylak ve gül kokulu temizlik malzemeleri kullanıyoruz. İç mekân temizliği kapsamında ise camlar, mihrap ve imam mahfili bölümleri, ayakkabılıklar, gölgelikler, avizeler ve halıların temizliği ekiplerimiz tarafından yapılıyor" dedi.