SAĞLIK - 04 Nisan 2026 Cumartesi 09:50

Kanserle mücadeleye yeni vakıf: Önleme, erken tanı ve bilimsel araştırma hedefleniyor

A
A
A
Kanserle mücadeleye yeni vakıf: Önleme, erken tanı ve bilimsel araştırma hedefleniyor

Kanserle mücadelede önleme, erken tanı ve farkındalığı artırmayı hedefleyen Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın tanıtımı Bahçeşehir Üniversitesi’nde yapıldı. Tanıtım toplantısında uzmanlar, kanserin yalnızca tıbbi değil toplumsal bir boyutu olduğuna dikkat çekerek, çevresel faktörler, bilinç eksikliği ve toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaptı.


Türkiye’de kanserle mücadeleye bilimsel ve bütüncül katkı sağlamak amacıyla ‘Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı (TKÖAV)’ kuruldu. Kurucu başkanlığını Prof. Dr. Berrin Pehlivan’ın üstlendiği vakfın tanıtımı, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıyla gerçekleştirildi. Vakıf, kanserin önlenmesi, erken tanının yaygınlaştırılması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefliyor. Vakfın tanıtım toplantısına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Politikaları Başkanı Halit Yerebakan, AK Parti İstanbul Milletvekili Avukat Şengül Karslı, TKÖAV Kurucusu Prof. Dr. Berrin Pehlivan, TKÖAV Mütevelli Heyet Başkanı ve Üyesi Prof. Dr. Türker Kılıç, BAU Mütevelli Heyeti üyesi Saygın Şenel, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç ve tiyatro oyuncusu Mert Fırat katıldı.



Prof. Dr. Berrin Pehlivan: "Kanser örgütlü mücadeleden korkuyor"


"Onkoloji, hayatımın merkezine yerleşti. Bunun ilk nedeni, en çok emek verdiğim alan olması" diyen Prof. Dr. Berrin Pehlivan, "İkinci nedeni ise en çok yaşadığım alan olması. Çünkü ailemde, sevdiklerimde ve çevremde kanserle ilgili yaşananlar, bu hastalığın yalnızca bir meslek olarak kalmasına izin vermedi; neredeyse hayatımın tamamı haline geldi" dedi.


Prof. Dr. Pehlivan, "Bu nedenle kansere bir radyasyon onkoloğu, bir akademisyen, bir hasta yakını ve bir insan olarak pek çok açıdan bakmak durumunda kaldım. Öğrendiklerim ise oldukça çarpıcıydı. İlki; kanser aslında yalnızca bir hastalık değil, bir fenomen. İkincisi; sadece hastayı değil, çevresini de derinden etkiliyor. Son olarak ve belki de en önemlisi kanser, örgütlü mücadeleden çok korkuyor. Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı, bilimin ve insan hikâyelerinin kesiştiği bir noktada doğdu. Çünkü biz kanserin yalnızca bir hastalık olmadığını gördük. Bir aileyi, bir çocuğu, bir hayatı kökten değiştiren derin bir süreç olduğunu yaşayarak öğrendik" diye konuştu.


Kanserle mücadelenin yalnızca tedaviyle kazanılmayacağını belirten Prof. Dr. Pehlivan, "Önleme, farkındalık, erken tanı ve bilinç bu mücadelenin en kritik unsurlarıdır. Doğru bilginin doğru zamanda ve doğru şekilde verilmesi bir hayatı değiştirebilir" dedi.



Prof. Dr. Türker Kılıç: "Kanser önemli bir halk sağlığı problemi"


Her gün yaklaşık 650 kişinin kanser tanısı aldığını belirten Prof. Dr. Türker Kılıç ise şunları söyledi:


"350 kişi ise kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de her yıl her 100 bin kişiden yaklaşık 220’sine kanser tanısı konuluyor. Bu yönüyle kanser, önemli bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkıyor. Kanser yalnızca tanı alan kişiyi değil, çevresini de etkileyen bir hastalık. Bu nedenle ben de bir beyin cerrahı olarak kanserle mücadele eden grubun içindeyim. Akademi tarafında uzun yıllardır edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: Her akademisyenin kendi alanında gelişmenin yanı sıra bir enstitü kurma hedefi olmalı ve bu yapıyı bir vakıf aracılığıyla desteklemelidir. Bu düşünceyi her platformda dile getirdim. Berrin Hocamız da bu çağrıya kulak vererek bu vakfın kurulmasına öncülük etti."



Dr. Özlem Koç: "Mücadele yalnızca tıbbi değil, toplumsal"


Dr. Özlem Koç, "Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın ilk resmi etkinliğinde yer almaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bu vakfın bilimi ve insan hayatını odağına alan güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu düşünüyorum. Kanserle mücadelenin yalnızca tıbbi bir konu olmadığını, aynı zamanda toplumsal bilinç oluşturma süreci olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu.


"Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve farkındalık son derece önemli" diyen Koç, sözlerini "Ancak bunun yanında toplumsal dayanışmanın da güçlendirilmesi gerekiyor. Eğitim, toplumu geliştiren en büyük güçtür ve biz de bu bilinçle hareket ediyoruz" şeklinde sonlandırdı.



Prof. Dr. Esra Hatipoğlu: "Önleme vurgusu daha da güçlenmeli"


Prof. Dr. Esra Hatipoğlu da, "Bugün önemli bir vakfın açılışına tanıklık ediyoruz. Özellikle ‘önleme’ kavramının altının daha güçlü çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü son dönemde bu hastalıkla ilgili çok daha fazla örnekle karşılaşıyoruz. Kanserle mücadele eden bireyler ve yakınları çoğu zaman tıbbi destekten çok, sosyal yaşamlarını sürdürebilmek ve kendilerini iyi hissedebilmek adına destek arıyor. Bu nedenle erken tanının yanı sıra önleme konusunun da daha fazla vurgulanması gerekiyor. Bu mücadelenin ancak bütüncül bir yaklaşımla ve toplumsal iş birliğiyle yürütülebileceğine inanıyorum" dedi.



Mert Fırat: "Farkındalık ve önleme hayati önem taşıyor"


Kanserle ilgili Türkiye’de atılan her adımın son derece önemli olduğuna dikkat çeken Mert Fırat, "Her gün yaklaşık 350 kişiyi bu hastalık nedeniyle kaybettiğimiz bir coğrafyada yaşıyoruz. Çevresel faktörlerden beslenmeye kadar pek çok unsur kanser riskini artırıyor. Bu nedenle farkındalık oluşturmak, araştırma yapmak ve önleyici adımlar atmak büyük önem taşıyor" dedi.


Fırat sözlerini şöyle sonlandırdı:


"Türkiye’nin bu alanda önemli bir birikimi var. Bu vakfın önlenebilir vakaların azaltılması ve mevcut vakaların daha etkili yöntemlerle ele alınması konusunda önemli çalışmalara öncülük edeceğine inanıyorum."



Kanserle mücadeleye yeni vakıf: Önleme, erken tanı ve bilimsel araştırma hedefleniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Alparslan Türkeş Demirci’de dualarla anıldı Manisa’nın Demirci ilçesinde Ülkü Ocakları Başkanlığı tarafından Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kurucu Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş için anma töreni düzenlendi. Manisa’nın Demirci ilçesinde, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kurucu Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş, vefatının yıl dönümünde düzenlenen programla dualarla anıldı. Demirci Ülkü Ocakları Başkanlığı tarafından organize edilen anma programı, ilçe protokolü ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Programda, merhum Alparslan Türkeş’in ruhuna ithafen Yasin-i Şerif okunarak dualar edildi. Ülkü Ocakları binasında düzenlenen anma etkinliğine, Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, MHP Demirci İlçe Başkanı Ümit Kanyılmaz, AK Parti Demirci İlçe Başkanı Nurullah Akgün, Ülkü Ocakları Demirci İlçe Başkanı Burak Özçil, Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı İbrahim Ethem Bağcı, Türk Eğitim-Sen İlçe Başkanı Uğur Güncan, AK Parti Demirci Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Emre Can, AK Parti ve MHP İlçe Teşkilatı yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. MHP Demirci İlçe Başkanı Ümit Kanyılmaz, "Partimizin Kurucu Genel Başkanı merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in fikirleri ve ülküleri yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. O, sadece bir siyasi lider değil, ömrünü Türk milletinin bekasına ve yücelmesine adamış bir devlet adamıydı. Bugün burada Cumhur İttifakı paydaşlarımız ve hemşehrilerimizle bir arada olmamız, onun bıraktığı birlik ve beraberlik mirasının en güzel örneğidir. Kendisini vefatının yıl dönümünde bir kez daha rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz" dedi. Demirci Ülkü Ocakları Başkanı Burak Özçil ise "Ülkü Ocakları olarak, Başbuğumuzun ’Hepiniz birer Türk Bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin, yere düşürmeyin’ sözünü rehber edinerek emanetine sahip çıkıyoruz. Bugün Demirci Ülkü Ocakları çatısı altında Kur’an-ı Kerim tilavetiyle kendisini yad ettik. Gençliğimiz, Başbuğumuzun çizdiği yolda, milli ve manevi değerlerine bağlı kalarak yetişmeye devam edecektir. Katılım sağlayan tüm başkanlarımıza ve dava arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun" dedi.
İstanbul Garou "The Best Of" konseriyle İstanbul ve İzmir’de hayranlarıyla buluşacak Fransız müziğinin dünyaca ünlü yıldızı Garou, kariyerinin en sevilen hitlerini ve yeni albümünden özel parçaları bir araya getirdiği "The Best Of" konseriyle İstanbul ve İzmir’de müzikseverlerle buluşacak. Fransız müziğinin en güçlü ve etkileyici seslerinden Garou, Türkiye’de konser verecek. "Belle", "Gitan", "Sous le vent" ve "Seoul" gibi hafızalara kazınan şarkılarıyla milyonların kalbinde taht kuran sanatçı, "The Best Of" turnesi kapsamında izleyicilere unutulmaz konser deneyimi yaşatmaya hazırlanıyor. Yılın en iddialı müzik etkinliklerinden biri olmaya aday Garou "The Best Of" konseri için biletler Biletinial’da satışa çıktı. Sanatseverler, ünlü şarkıcının unutulmaz performanslarını 16 Eylül Çarşamba günü İstanbul’da ve 18 Eylül Cuma günü İzmir’de izleme fırsatı bulacak. 25 yılı aşkın kariyeri boyunca uluslararası başarıya imza atan Garou’nun dönüm noktalarından biri, dünya çapında büyük yankı uyandıran Notre-Dame de Paris müzikali oldu. Quasimodo rolüyle sahneye çıkan sanatçı, performansıyla yalnızca müzikalin değil, müzik dünyasının da en ikonik isimlerinden biri haline geldi. Bu rol, Garou’nun global ölçekte tanınmasını sağlayarak kariyerinde yeni bir kapı araladı. Garou, sanat yaşamı boyunca Cirque du Soleil sahnesinde sergilediği performanslar ve Céline Dion başta olmak üzere dünya yıldızlarıyla gerçekleştirdiği düetlerle geniş dinleyici kitlesine ulaştı. Bu özel konserde sanatçı, kariyerinin en sevilen şarkılarının yanı sıra yeni albümü Un Meilleur Lendemain’den parçaları da seslendirecek.
Gaziantep Gaziantep’te adliyesinde ’rüşvet’ ve ’uyuşturucu’ operasyonu Gaziantep’te adliyede yapılandığı tespit edilen şahıslara yönelik rüşvet ve uyuşturucu operasyonunda aralarında savcı, avukat, polis, katip ve adliye çalışanlarının olduğu 16 şüpheli gözaltına alındı. Yakalanan şahıslardan 2 katip tutuklanırken diğer şüphelilerin işlemlerinin ise sürdüğü belirtildi. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, Gaziantep Adliyesi’nde ’rüşvet’ ve ’uyuşturucu’ suçlarıyla yapılandığı tespit edilen şahıslara yönelik geniş çaplı soruşturma başlattı. Soruşturma çerçevesinde, şüphelilerden zabıt katibi H.İ.U. teknik ve fiziki takibe alındı. Yapılan teknik ve fiziki takip ile şüphelinin telefonundaki dijital incelemeler sonucunda adliye içi ve dışından farklı kişilerin suça dahil olduğu belirlendi. Aralarında savcı, katip, avukat ve polisin olduğu 16 şahıs yakalandı Şüphelilere yönelik soruşturmanın ardından İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin desteğiyle operasyon başlatıldı. Savcılık talimatıyla yapılan operasyon sonucunda aralarında 1 Cumhuriyet savcısı, 2 avukat, 2 zabıt katibi, 5 adliye personeli ile 6 sivil vatandaşın bulunduğu toplam 16 kişi gözaltına alındı. Yakalanan şüpheliler hakkında uyuşturucu ticareti, rüşvet, nüfuz ticareti ve soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlamalarıyla işlem başlatıldı. 2 katip tutuklandı, soruşturma derinleştirildi, HSK’ya bilgi verildi Emniyette tamamlanan işlemler ve sağlık kontrollerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden zabıt katipleri H.İ.U. ve M.Ç. nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Diğer şüpheliler hakkındaki yasal işlemler sürerken soruşturma dosyasında adı geçen bazı kişilerle ilgili de Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) gerekli bildirimler yapılarak soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi.