EKONOMİ - 23 Ocak 2026 Cuma 09:30

İTO Başkanı Avdagiç’ten 144’üncü kuruluş yılı mesajı

A
A
A
İTO Başkanı Avdagiç’ten 144’üncü kuruluş yılı mesajı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "İTO etkisini ve gücünü Türkiye’nin her köşesinde, dünyanın her ülkesinde ve kıtasında hissettiriyor. Çünkü İTO bir ses verdi mi, bu ses her yerde yankılanır. Çünkü biz İstanbul Ticaret Odasıyız. 144’üncü yılımızda bize bu gücü verdiği için 800 bin üyemize, onları temsil eden meclisimize ve meslek komitelerimize şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.



İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, yaptığı yazılı açıklamada 1882 yılında faaliyetlerine başlayan İTO’nun kuruluş yıldönümü dolayısıyla oda üyesi işletmeleri tebrik etti.



Avdagiç, oda üyelerinin ve sektörlerin sıkıntılarını ve taleplerini ilgili belediyelere, bakanlıklara, hükümete ve devletin ilgili mercilerine ilettiklerini ve kamuoyu önünde en yüksek sesle dile getirdiklerini kaydetti.



İTO’yu 144’üncü yılında dört dörtlük hizmetlerle en üst noktaya çıkartmak için çalıştıklarını belirten Avdagiç, "Şevkimizden hiçbir şey kaybetmediysek, ayaklarımız sendelemeden hep sabit kaldıysa, çalışma kararlılığımız her daim arttıysa, bunu üyelerimizden aldığımız güçle başardık" açıklamasını yaptı.



"Bin 250 firmayı 18 ülkede 40’ı aşkın fuara taşıdık"


İTO’nun varlık sebebinin İstanbul ve Türkiye’nin ticaretini, üretimini ve rekabetçiliğini artırmak ve üyelerinin küresel pazarda yer edinmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Şekib Avdagiç, "Bunun için üyelerimizi; yeni pazarlar bulacağı, mallarını pazarlayacağı fuarlara götürmeyi temel görev kabul edip daha da geliştirdik. Her yıl ortalama bin 250 firmayı 18 ülkede 40’ı aşkın fuara taşıyarak, Türk ürünlerini dünyanın her köşesinde rekabete dahil ettik. Bugün Türkiye ihracat rekorları kırıyorsa, bunda İstanbul Ticaret Odası’nın ciddi bir payı vardır" dedi.



Avdagiç, İTO’nun iştiraklerinin başarılı bir dönem yaşadığını belirterek, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) bünyesinde yer alan İstanbul Fuar Merkezi’nin (İFM) hem ulusal hem uluslararası fuarcılıkta yüz akı olduğunu kaydetti. Bu dönem 20 yıla uzayan müzmin kiracı sorununu mahkemeyi kesin olarak kazanıp çözdüklerini belirten Şekib Avdagiç, "İDTM’nin tüm salonlarının tek işleticisi biz olduk. Bugüne kadar tapusu olmayan fuar salonlarımıza, dönemimizde fuar alanı olarak tapu aldık" değerlendirmesinde bulundu.



"BTM, 11 bin girişim sahibini girişimcilik dünyasına kazandırdı"


İTO’nun maddi desteğiyle hayata geçirilen Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) bugüne kadar 11 bini aşkın girişim sahibini girişimcilik dünyasına kazandırdığına dikkat çeken Avdagiç, faaliyetlerini şöyle anlattı: "Türk girişim dünyasını küresel piyasaya açtık, BTM’yi de dünyanın en iyi 3’üncü startup merkezi yaptık. Öte yandan sosyal sorumluluğumuzun simge kurumu İstanbul Ticaret Üniversitemiz, 9 bini aşkın öğrencisi, 28 bin mezunuyla gururumuz oldu. Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV) ile İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) çatısı altında paydaşlarımızla birlikte küresel turizm ve kongre pastasından İstanbul’un aldığı payı daha da büyüttük. İstanbul’da birbiri ardına toplanan kongreler, şehrimizin ekonomisine çarpan etkisiyle katkıda bulunuyor. Ayrıca Savunma Sanayii Başkanlığı ile ortaklaşa kurduğumuz Teknopark İstanbul’u 15 yıl içinde Türk savunma sanayinin lokomotif üssü yaptık."



"İTO, Türkiye’nin küçük bir numunesidir"


Şekib Avdagiç, "İTO, Türkiye’nin küçük bir numunesidir. Bu çatı altında her siyasi görüşten, ülkemizin her bölgesinden, her inançtan üyemiz bulunuyor ve biz bu çatı altında her şeyi tartışıyoruz. Mücadele ediyoruz, müzakere ediyoruz ama münakaşa etmiyoruz. Bizim tek arzumuz, farklılıklarımızı bir potada eritip şehrimizin ve ülkemizin üretimini ve refahını artırmak için kullanmaktır, hizmet üretmektir. 144 yıldır bunun başarılı örneklerini veriyoruz. 21. dönemde de en kalıcı örneğini verdik" ifadelerini kullandı.



Türkiye’nin en büyük odası olan İTO’nun sadece üye sayısıyla değil, icraatlarıyla da dünyanın en büyük iki odasından biri olmayı başardığını kaydeden Avdagiç, "İTO etkisini ve gücünü Türkiye’nin her köşesinde, dünyanın her ülkesinde ve kıtasında hissettiriyor. Çünkü İTO bir ses verdi mi, bu ses her yerde yankılanır. Çünkü biz İstanbul Ticaret Odasıyız. 144’üncü yılımızda bize bu gücü verdiği için 800 bin üyemize, onları temsil eden meclisimize ve meslek komitelerimize şükranlarımı sunuyorum" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da sağanak hayatı felç etti: İş yerleri su basan esnaf sabahın ilk ışığıyla temizliğe başladı Antalya’nın Serik ilçesinde dün akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak yağış, rögarların taşmasıyla birlikte hayatı felç etti. Özellikle Çınaraltı Meydanı’nda meydana gelen su taşkınları, birçok iş yerinde maddi hasara yol açtı. Dün akşam saatlerinde başlayan yağmur, kısa sürede şiddetini artırarak sağanağa dönüştü. Tıkanan rögarlar nedeniyle cadde ve sokaklar adeta göle dönerken, iş yerlerini su bastı. Gece boyunca araçlar suyla kaplı yollardan güçlükle ilerlerken, oluşan dalgalar iş yerlerine giren suyun daha da artmasına neden oldu. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte zarar gören esnaf, kendi imkânlarıyla temizlik çalışmalarına başladı. İş yerini su basan esnaf Murat Karasu, yaşananlara tepki göstererek, "Temizliğe başladık ama halkımızdan biraz destek bekliyoruz. Başka bir isteğimiz yok. Sadece yanımızda olduklarını hissetmek istiyoruz. Gece her yer sular altındaydı. Araçlar geçtikçe oluşan dalgalar suyu daha da içeri soktu. Yolu kesmediler, bu da zararı artırdı" dedi. Terzi esnafı Hüsamettin Işık ise yaşananların bir afet olduğunu belirterek, "Allah’tan geldi. Yerde bulunan elbiseler ve kumaşlar tamamen sular altında kaldı. Çok şükür makinelerin motorlarına su ulaşmadı, yoksa zarar daha büyük olurdu" ifadelerini kullandı. "Rögarlar sezon öncesi temizlenseydi bu yaşanmazdı" Çerezci Yunus Çalışkan da gece yaşananları şu sözlerle anlattı: "Akşam adeta bir ırmak iş yerimin içinden aktı. Ben 120 kiloyum, bir ara su beni bile sürükledi. Sonra ileride bir açılma oldu, su aniden çekildi. Ürünlerin çoğunu zamanında kaldırdık ama mobilyalar zarar gördü. Rögarlar sezon öncesi temizlenseydi bu yaşanmazdı. Kapaklar kaynaklı olduğu için açamadık, yapraklar sürekli tıkadı." Yaşanan su baskınlarının ardından Serik Kaymakamlığı’na bağlı ekipler, bölgede hasar tespit çalışmalarına başladı. Esnaf, özellikle yağışlı sezon öncesi altyapı ve rögar temizliklerinin düzenli yapılması gerektiğini vurguladı. Baraka çöktü Öte yandan, Orta Mahalle’de bulunan bir barakada aşırı yağıştan dolayı çökme olayı yaşandı. Olay sonrası ihbar üzerine 112 itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler yaptığı incelemede herhangi bir kişinin bulunmadığını tespit etti. Sabah iş yerini açmaya gelen Yusuf Baskın, "Sabah iş yerini açmaya geldiğimde barakanın çöktüğünü gördüm. Ekipleri aradım onlar da şu an inceliyor. Daha önce birileri bazen gelip kalıyordu. İnşallah bir şey yoktur" dedi.
Bursa Bursa Belediyeler Birliğinden Su Yönetimi Çalıştayı Bursa Belediyeler Birliği; İklim Değişikliği Başkanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ), Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ) ve Bursa Mimar Mühendisler Grubu iş birliğinde ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’ düzenliyor. Mövenpick Hotel’de Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkan Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkan Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ Bölge Müdürü Kenan Akyürek, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Alinur Aktaş, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar, meslek odaları üyeleri katıldı. İki gün sürecek çalıştay boyunca kentin gelecekteki su güvenliği, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri ve entegre su yönetimi konuları masaya yatırılacak. Akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini, uzmanları ve sektör temsilcilerini buluşturacak etkinlikte içme suyu yönetimi, su kaynakları projeksiyonları, arıtma sistemleri, yeniden kullanım uygulamaları ile sanayi ve tarımsal su yönetimi gibi konular irdelenecek. "Su kaynakları sınırsız değil" Küresel eğilimler ile Bursa’nın özgün su sorunlarını birlikte ele alarak kısa ve uzun vadeli çözüm önerilerinin geliştirilmesini hedeflenen çalıştayın açılışında konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, geleceğin inşasında en önemli etkenlerden birisinin su olacağını hatırlatarak çalıştayın önemini vurguladı. Bursa’nın en önemli özelliklerinin ‘yeşil’ ve ‘su’ olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, "Bugün burada sadece bir toplantı yapmak için değil, geleceğimizi birlikte inşa etmek için bir aradayız. Yarınlarımız, suyun bereketine emanettir. Çünkü su; hayatın ta kendisidir. Bununla birlikte son dönemde yaşanan birçok gelişme, maalesef suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Son yıllarda ülkemizin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintileri plansızlık ve öngörüsüzlüğün neye mal olabileceğini hepimize açıkça göstermiştir" ifadelerini kullandı. "Belediyecilik mazeret göstermek değildir" Son yıllarda şehirlerde yaşanan su kesintilerini hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz; "Bugün şehirlerimizde yaşanan su sorunu ve kesintileri sadece yağışla, iklimle, mevsimle açıklanamaz. Asıl sorun planlama yapmamak, alt yapıyı zamanında yenilememek, kaynakları doğru yönetememek ve en önemlisi de geleceği öngörememektir. İklim krizi, kuraklık, artan nüfus, hızlanan sanayileşme ve bilinçsiz tüketim gibi zorluklarla karşı karşıyayız. Ancak Bursa Belediyeler Birliği Başkanı olarak ifade etmek isterim ki belediyecilik zaten doğal ve küresel olayları mazeret gösterip sorumluluktan kaçmak değildir. Belediyecilik bu tip zorlukları aşmak için projeler geliştirip uygulamaktır" dedi. "Akıllı ve sürdürülebilir yönetim anlayışı" Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalmasına rağmen artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor" diye konuştu. "Türkiye için örnek teşkil edecek" Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz" diye konuştu. "Yatırımların yüzde 90’ını biz yaptık" Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; "Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz" ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz’a teşekkür Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; "Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; "Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.
Kayseri Başkan Bağlamış: "150 milyon TL’lik dev yatırımla Buğdaylı’ya 30 bin tonluk lisanslı depo" Kayseri Ticaret Borsası (KTB); 150 milyon TL’lik yatırımla Buğdaylı’da kurulacak 30 bin ton kapasiteli lisanslı depo projesiyle, Kayseri’yi tarım ticaretinde ürün saklayan değil piyasayı yöneten şehir konumuna taşıyacak. KTB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış’ın 2018’de Başlattığı Tarım Devrimi, Kayseri’yi Türkiye’nin Oyun Kurucu Şehri Yaptı. Kayseri Ticaret Borsası (KTB), 2018 yılında başlayan ’Tarımda Büyük Dönüşüm’ hamlesini, cumhuriyet tarihinin en stratejik yatırımlarından biriyle taçlandırıyor. Buğdaylı bölgesinde yaklaşık 150 milyon TL yatırım bedeliyle yükselecek olan 30 bin ton kapasiteli lisanslı depo için yer tahsisi çalışmaları başladı. Bu yatırım, Kayseri’nin sadece ürün sakladığı değil, tarım piyasalarını bizzat yönettiği yeni bir dönemin kapılarını açıyor. KTB Başkanı Recep Bağlamış’ın göreve gelmesiyle başlayan süreç, Kayseri’yi ’hizmet alan’ konumdan ’sistem kuran’ bir merkeze dönüştürdü. ELÜS Devrimi: 2018 öncesi Kayseri’nin ürünü Kayseri’de dururken, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Konya ve Gaziantep gibi illerde basılıyordu. Başkan Bağlamış’ın ilk icraatlarından biri bu haksızlığı bitirmek ve ticareti Kayseri’ye çekmek oldu. TÜRİB Kurucu Ortaklığı: Kayseri, Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın (TÜRİB) kurucu ortakları arasına girerek tarımın dijital geleceğinde söz sahibi oldu. Laboratuvar Atılımı: Ardından bölgenin en gelişmiş Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvar Lisansı alınarak, ürünlerin kalite standartları Kayseri güvencesi altına alındı. Anadolu ÜPAK Liderliği: Türkiye’nin en büyük aracı piyasa kuruluşu Anadolu ÜPAK A.Ş.’nin kurucuları arasında yer alan KTB, bugün bu dev yapının yönetiminde Başkan Yardımcılığı düzeyinde temsil ediliyor. Final Hamlesi - 30 bin Tonluk Yatırım: Tüm bu süreçlerin ardından şimdi Buğdaylı’da yükselen 150 milyon TL’lik dev tesisle, Kayseri tarım ticaretinin tüm halkaları tek bir merkezde birleşiyor. Kayseri’nin tarım diplomasisindeki başarısını vurgulayan Başkan Recep Bağlamış; "2018’de göreve geldiğimizde bir söz vermiştik. Kayseri’nin alın teri başka illere akmayacak demiştik. O günlerde Konya’nın, Antep’in yollarında senet bastıran Kayseri’den; bugün TÜRİB’in ortağı, Anadolu ÜPAK’ın kurucusu ve yöneticisi olan bir Kayseri’ye ulaştık. Yetkili sınıflandırıcı laboratuvarımızla ürünümüze kimlik kazandırdık. Şimdi ise Buğdaylı’ya kuracağımız 30 bin tonluk lisanslı depomuzla bu süreci şahlandırıyoruz. Artık üreticimiz kendi borsasında, kendi laboratuvarında ve kendi aracı kurumunda, dünya fiyatlarıyla ticaret yapacak. Bu yatırım, Kayseri’nin tarımdaki rüştünü değil, liderliğini ilan etmesidir" ifadelerini kullandı. Modern tarımın yeni adresi Buğdaylı’da 2026 yılı içerisinde temeli atılacak olan tesis; ileri teknoloji silo sistemleri, tam entegre tescil merkezleri ve dijital işlem salonlarıyla bir ’Tarım Finans Kampüsü’ olarak hizmet verecek. Dev proje; Kayseri Ticaret Borsası’na ait Canlı Hayvan Pazarı’nın bulunduğu bölgede hayata geçirilecek. Kayseri, tarımın sadece topraktan çıktığı değil, milyarlarca liralık bir ekonomik güce dönüştüğü merkez haline gelecek.
Mardin Mardin Büyükşehir Belediyesi’nden Derik zeytini için dal kanserine karşı mücadele Mardin Büyükşehir Belediyesi, Derik Kaymakamlığı iş birliğiyle Derik ilçesinde zeytin ağaçlarını tehdit eden zeytin dal kanseri hastalığına karşı yürüttüğü çalışmaları sürdürüyor. Bölgenin önemli tarımsal ürünlerinden biri olan Derik zeytininin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla hazırlanan 5 yıllık mücadele eylem planı kapsamında sahadaki uygulamalara devam ediliyor. Bu çerçevede Derik’te zeytin dal kanseriyle mücadele kapsamında ikinci ilaçlama çalışması gerçekleştirildi. Mardin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, modern tarım tekniklerinden faydalanılarak dron destekli ilaçlama yapıldı. Uygulama sayesinde zeytinlik alanlara kısa sürede ve etkin şekilde müdahale edildi. İlaçlama çalışmaları, özel koruyucu elbiselerle donatılmış, alanında uzman belediye personel tarafından titizlikle yürütüldü. Böylece hem çevre sağlığı hem de çalışan güvenliği en üst düzeyde korunarak uygulamalar gerçekleştirildi. Sahadaki çalışmalarla eş zamanlı olarak çiftçilere zeytin dal kanseri hastalığı hakkında detaylı bilgilendirmeler yapıldı. Üreticilere, hastalığın belirtileri, bulaşma yolları, doğru budama teknikleri ve alınması gereken önlemler konusunda eğitimler verilerek, mücadelede bilinçli üretimin önemi vurgulandı. Yapılan çalışmalar kapsamında toplam 3 bin 500 metrekarelik zeytinlik alan ilaçlandı. Bu uygulamalarla mevcut zeytin ağaçlarının korunması, hastalığın yayılmasının önlenmesi ve verim kaybının azaltılması hedefleniyor. Mardin Büyükşehir Belediyesi, Derik zeytininin yalnızca bir tarım ürünü değil aynı zamanda Mardin’in marka değeri, kültürel mirası ve geçim kaynağı olduğunun bilinciyle hareket ederek, tarımsal üretimi destekleyen projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Belediye yetkilileri, 5 yıllık eylem planı doğrultusunda ilaçlama, eğitim ve saha çalışmalarının önümüzdeki süreçte de düzenli olarak sürdürüleceğini ifade etti. Derik’te yürütülen bu kapsamlı mücadele, Mardin Büyükşehir Belediyesinin yerel tarımsal değerleri koruma konusundaki kararlılığının ve üreticinin her zaman yanında olduğunun somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. (SA-YRT-