KÜLTÜR SANAT - 25 Şubat 2026 Çarşamba 15:00

"İstanbul’da Tasavvufi Hayat" sergisi sanatseverlerle buluştu

A
A
A
"İstanbul’da Tasavvufi Hayat" sergisi sanatseverlerle buluştu

İstanbul’da tasavvuf kültürünü sanatsal ve estetik yönleriyle ele alan "İstanbul’da Tasavvufi Hayat" sergisi 5’inci kez kapılarını sanatseverlere açtı. 1945’ten bu yana gelenekten aldığı ilhamı geleceğe taşıyan İstanbul Beyoğlu Refia Övüç Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan sergi, yoğun ilgi gördü.


Tasavvuf anlayışını bir duyuş ve kavrayış biçimi olarak ele alan sergide; mutasavvıfların sade yaşamları, incelikli gündelik hayatları ve kullandıkları eşyaların zarafeti sanat aracılığıyla ziyaretçilere sunuldu. İstanbul’un köklü manevi mirasına ışık tutan sergide, tasavvuf kültürü sanatsal, mimari ve estetik bir zeminde ele alındı. Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren enstitünün geniş kapsamlı proje çalışmaları kapsamında hazırlanan sergide; nakış, hat ve tezhip, giyim üretim teknolojileri, kuyumculuk ve el sanatları atölyelerinde üretilen 110 parça eser yer aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ile Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen sergi, Ramazan ayı dolayısıyla beşinci kez sanatseverlerle buluştu. Sergi, 13 Mart 2026 tarihine kadar Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.



"Tüm eserler birebir aslına uygun yapılmıştır"


Beyoğlu Refia Övüç Olgunlaşma Enstitüsü Kurum Müdürü Hatice Pamukoğlu, sergide bulunan tüm eserlerin birebir aslına uygun yapıldığını ifade ederek, "Milli Eğitim Bakanlığımızın başlatmış olduğu ’Maarif’in Kalbinde Ramazan’ şiarıyla yürütülen etkinlikler kapsamında bizler de Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğümüze bağlı kurumlar olarak; gelenekten el alıp geleceğe yön veren, kültürümüzü tanıtan Olgunlaşma Enstitülerimizin yürütmüş olduğu çalışmalar arasında yer alan sergilerimiz mevcut. Bu sergilerimizden bir tanesi de "Tasavvufi Hayatı" sergimiz. İstanbul’da tasavvufi hayatı ele aldığımız, geniş bir yelpazeden baktığımız, tasavvufi hayata sanatsal ve kültürel açıdan yaklaşarak çalışılan eserlerden oluşan sergimiz; beşinci defa İstanbul’da ziyaretçileriyle buluşacak. Bu sergi içerisinde tasavvufi hayatın gündelik hayat içerisinde yer alan, kullanımlarında olan ürünlerin yer aldığı tüm eserler kurumumuz atölyelerinde üretilmiştir. Moda Tasarımı Atölyesinde kostümler, kuyumculuk atölyesinde aksesuarlar, el sanatları atölyemizde başlıklar, geleneksel sanatlar atölyemizde tablolar ve hat çalışmalarımız mevcuttur. Bütün çalışmalarımızda, danışmanlık eden alanında yetkili kıymetli hocalarımız olmuştur. Biz, ’incitmeme ve incinmeme’ şiarı denilen tasavvuf kültürünü ele aldık ve bu kültürle beraber tasavvufi hayat içerisinde yer alan obje ve nesnelerin birebir orijinallerine uygun replikalarını çalıştık. Burada bulunan tüm eserler; tablolar, kostümler danışman hocalarımızın nezaretinde birebir aslına uygun olarak yapılmıştır. İşte kostümlerin üzerindeki desenlerden kullanılan malzemelere varana kadar, onların renklerine varana kadar hepsinin bir sembolü var ve ifade ettiği değerler var. Ve bu değerler aslına uygun olarak çalışılmıştır. Bizim medeniyetimizin bir kültürü olan tasavvuf kültürü ve bunun özellikle İstanbul’da yaşayan son tekkeleri ele alınmıştır. Hat tablolarımızda, minyatür tablomuzda İstanbul’da faaliyetlerini sürdüren bu tekkelerin yerine getirdiği uhrevi görevleri etkili olarak, onların yaptığı çalışmaları inceleyerek günümüze aktarmak ve bunu gelecek nesillere taşımak için bu sergiyi gerçekleştirmiş bulunuyoruz" dedi.



Açılışta konuşan Beyoğlu Kaymakamı Atakan Atasoy ise, "Kısa bir vaktinizi ayırıp muhakkak ailelerinize, arkadaşlarınıza ve yakın çevrenize de Refia Övüç Olgunlaşma Enstitüsü’nde yapılan bu güzel çalışmaları görmelerini tavsiye edin. Onlara tavsiye etmeniz zaten alışkanlık yapacaktır; çünkü bize alışkanlık yaptı. Orada yapılan eserlerin resmen ilmek ilmek işlendiğini, belki o küçük ayrıntılarda gizlenen güzelliklerin orada nasıl yapıldığını biz gururla gördük. Ben tekrar emeklerinden dolayı ve gayretlerinden dolayı Refia Övüç’ümüzün çok kıymetli müdür hanımına, emek veren o kıymetli hocalarına, kıymetli çalışanlarına ve destek veren, ismiyle hatırlayamadığım ya da söyleyemediğim kim varsa hepsine şükranlarımı arz ediyorum. Başarılar diliyorum. Allah hayırlı, uğurlu etsin diyorum" diye konuştu.


Projenin danışmanlığını; sanat tarihçisi Prof. Dr. Nurhan Atasoy, besteci ve müzikolog Prof. Dr. Ruhi Ayangil, hattat Prof. Dr. Süleyman Berk, minyatür sanatçısı Nilgün Gencer, mimar Dr. M. Sinan Genim, Tekstil Sanatçısı ve Tasarımcı Elisabeth Strub Madzar ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Tac-ı Şerif Sanatkarı Gökhan Parçalı üstlendi.



"İstanbul’da Tasavvufi Hayat" sergisi sanatseverlerle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum Valisi Aydın Baruş göreve başladı Mustafa Çiftçi’nin İçişleri Bakanlığı’na getirilmesinden sonra Erzurum Valiliği görevine atanan Aydın Baruş, göreve başladı. Bu gün karayolu ile Gümüşhane’den Erzurum’a gelen Vali Aydın Baruş, Valilik Binası’nda törenle karşılandı. Karşılama programına kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri katıldı. "Erzurum, Türk İslam Medeniyetinin sarsılmaz kalesi" Karşılama töreninin ardından makama geçen Erzurum Valisi Aydın Baruş, "Dadaşlar Diyarı Erzurum’da görev yapma imkanını nasip eden, Celal ve İkram sahibi Yüce Allah’a, sonsuz hamd-ü senalar olsun. Türk İslam Medeniyetinin sarsılmaz kalesi, Mülk-i İslam’ın Anadolu’daki Kilidi, İstiklal Savaşımızın meşalesinin yakıldığı ocak, köklü bir tarihe ve engin bir kültür mirasına sahip Erzurum’da Vali olarak görev yapma onurunu bana lütfeden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’ye şükranlarımı sunuyorum. Bundan evvel, Erzurum için gecesini gündüzüne katarak mesai sarf eden ve bizlere kıymetli bir emanet ve miras bırakan, İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi başta olmak üzere, tüm valilerimize minnet ve teşekkürlerimi ifade etmeyi üzerime borç biliyorum. Muhterem Cumhurbaşkanımızın şahsıma tevdi ettiği bu görevin, omuzlarıma ne kadar büyük bir mesuliyet yüklediğinin bilincindeyim. Valilik görevine başlamamdan itibaren, bu sorumluluğun gereğini layıkıyla yerine getirme şuuruyla hareket edeceğimi ifade etmek isterim" diye konuştu. "Mevki ve makamlar halka hizmet için idarecilere geçici olarak teslim edilen emanetlerdir" "Mülkün yegâne sahibi Cenab-ı Rabbü-l Alemin’dir" diyen Vali Baruş, "Mevki ve makamlar halka hizmet için idarecilere geçici olarak teslim edilen emanetlerdir. Bu emanetler bizlere sefa sürelim, rahat edelim diye tevdi edilmemiştir. Bu emanetlerin gereklerini layıkıyla yerine getirmek ve teslim aldığımızdan daha iyi ve güzel bir durumda sonrakilere devretmek emanet sahipleri olarak biz idarecilerin kaçınılmaz yükü ve sorumluluğudur. Valilik gibi sorumluluğu büyük ve yükü ağır olan bu şerefli görevi yerine getirme gayretimizde, Yüce Mevla’dan yar ve yardımcımız olmasını gönülden niyaz ediyorum" diye konuştu. "Erzurum’un medeniyet değerleri yönetim anlayışımızın ruhunu ve bilincini oluşturacaktır" Adaletin mülkün temeli olduğunu asla unutmadan, insanı merkez kabul eden yönetim anlayışıyla sorumluluklarını yerine getirmeye gayret edeceğine anlatan Vali Aydın Baruş, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Hakkın rızasına erişmenin halka hizmetle mümkün olduğunu öğütleyen büyük bir medeniyet mirasına sahibiz. Bu mirasın gereği olarak, yönetimde adaleti ve iyiliği tesis etmek için çalışmak üzerimize düşen en önemli sorumluklardandır. Erzurum şehrinin ve hemşehrilerimizin sorunlarını çözmek için yapacağımız çalışmalarda daima hikmeti arayan, hakikati ve gerçek bilgiyi esas alan bir çaba içerisinde olacağız. Aziz Milletimizin ve Erzurum’un medeniyet değerleri yönetim anlayışımızın ruhunu ve bilincini oluşturacaktır. Valilik görevim süresince; adaleti gözetmek, insanlar arasında asla ayrım yapmamak, talep ve dert sahiplerine hoşgörü göstermek, zayıfları ve kimsesizleri korumak, mütevazı ve gönül alıcı olmak, vefakarlığa ve kadirşinaslığa önem vermek, ayrıştırıcı değil birleştirici olmak, vatandaşlarımıza iyilik yolunda cesaret vermek ve onları teşvik etmek hususlarına riayet etmeye titizlikle dikkat edeceğimi özellikle ifade etmek istiyorum. Şeyh Edebali Osman Gazi’ye nasihatinde; "Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı.." der. Bir idareci için en faziletli davranışın gönülleri kazanmak olduğuna, bıraktığı en değerli eserin ise gönüllerde tesis ettiği makam olduğuna, inanıyorum. Gönüller kırmaya değil, gönüller yapmaya geldik. Gönüller yapmanın yegâne yolunun ise sevgiden geçtiğini biliyorum. Vatandaşlarımızın, aramızda bu sevgi bağını kurmak için her türlü gayreti sarf edeceğimi bilmelerini istirham ediyorum" diye konuştu. "Vatandaşlarımızın derdi bizim derdimiz, sevinci bizim sevincimizdir" "Erzurum’daki görevim süresince, Devletin kudret ve gücünün sahada ve her alanda hissedilmesini sağlamak temel hedefimiz olacaktır. Devletin şefkat ve merhamet elinin en ücra köşelerde yaşayan vatandaşlarımıza ulaşmasını sağlamak için gece gündüz çalışacağız. Milletimizin kaynaklarını israf etmeden, tasarruflu bir şekilde kullanmaya hassasiyet göstereceğiz. İdarede üslubumuz, Sayın Cumhurbaşkanımızın idarecilere hitaplarında da özellikle vurguladığı gibi; Vatandaşlarımızla "Hemhal Olmak, Hemdem Olmak, Hemdert Olmak" ilkeleri doğrultusunda olacaktır. Vatandaşlarımızın derdi bizim derdimiz, sevinci bizim sevincimizdir. Vatandaşlarımızın sorunlarına ve taleplerine vakıf olabilmek için onların idari makamlara müracaatlarını beklemeden, ihtiyaç ve dert sahiplerini bulmaya, gariplerin, fukaranın, çaresizlerin, öksüz ve yetimlerin elinden tutmaya gayret edeceğiz. Devletimizin ve onun emrinde çalışan görevlilerin varlık sebebi vatandaşlarımıza hizmetkar olmaktır. Kamu kurumları ve kamu görevlilerinin, vatandaşın sorunlarını çözme odaklı çalışmalarını temin etmek öncelikli amacımızdır. Vatandaşa eziyet eden, nemelazımcı bir kamu hizmeti anlayışını asla kabul edemeyiz. Yetkili konumda olan yöneticilerimizin, üzerlerine sorumluluk almayı ve risk üstlenmeyi bilmesi gerekir. Sorumluluk kabul etmeyen, risk almayan ve vatandaşlara yönelik hizmetlerin kalitesini dünden daha iyi duruma getirmek için gayret göstermeyen yönetici nezdimizde başarısız kabul edilecektir. Şehit Aileleri ve Gazilerimiz hepimizin velinimetidir. Onların onur ve şerefi Devletimizin itibarıdır. Onları üzen ve gerekli saygıyı göstermeyen kişi vatanını, bayrağını ve milletini sevmeyendir. Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizin saygınlığını korumak, onları ailemizin birer ferdi olarak kabul ederek daima yanlarında olmak temel vazifemiz olacaktır. "Gayret bizden, Tevfik Yüce Allah’tandır" Erzurum olarak; Devletimizi yüceltmek ve ilelebet yaşatmak, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda İlimizin her bir köşesinde barış, kardeşlik ve huzur iklimini hâkim kılmak, Türkiye’nin ekonomik bakımdan kalkınmasına katkıda bulunmak ve İlimizi her bakımdan daha müreffeh bir hale getirmek için hep birlikte gayret göstereceğimize ve muvaffak olacağımıza yürekten inanıyorum. Şehrimizin sahip olduğu imkanların zenginleştirilmesi, istihdam olanaklarının artırılması, İlimize yeni yatırımlar kazandırılmasını temin etmek maksadıyla; Milletvekillerimizle, Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlıklarımızla, Muhtarlıklarımızla, kamu kurum ve kuruluşlarımızla, üniversitelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, basın ve medya kuruluşlarımızla ve Erzurumlu hemşehrilerimizle, uyum ve iş birliği halinde çalışmaya özen göstereceğimizi hassaten belirtmek istiyorum. Sizlerden biri olarak, sizlerle birlikte, bu güzide şehirde ikamet den insanların huzur içerisinde yaşayabileceği güvenli bir ortamın sağlanması öncelikli hedeflerimizden olacaktır. Bu huzuru temin etmek amacıyla güvenlik güçlerimizle gece gündüz demeden çalışacağız. İlimizin, ekonomi, sağlık, eğitim, sosyal hizmetler ve diğer konularda sahip olduğu imkânların azami şekilde değerlendirilmesi, çocuklarımıza ve gençlerimize daha yaşanabilir bir Erzurum bırakmak için her türlü gayreti sarf edeceğimizi bilhassa vurgulamak istiyorum. Erzurum’da yapacağımız çalışmalarda güç kaynağımız, atalarımızın ve şehitlerimizin emaneti olan manevi mirasın bizlere kazandırdığı şuur olacaktır. Erzurum insanının irfanı, feraseti ve sahip olduğu engin kültür değerleri bu çalışmalardaki rehberimiz olacaktır. Erzurum topraklarındaki ebedi istiratgahlarında huzurla yatan atalarımızın; Abdurrahman Gazi, Emir Saltuk, Nene Hatun ve dahi nice şehitlerimiz ve gazilerimizin ruhaniyeti hedeflerimize ulaşma gayretinde bizlere manevi güç verecektir. Gayret bizden, tevfik Yüce Allah’tandır. Cenab-ı Hak’tan, bizlere yükümüzü taşıyabilecek kuvvet, ayağımızı sürümeyecek akıl ve iman kuvvetiyle dolu kalp ihsan etmesini niyaz ediyorum. Valilik görevimin Erzurum için hayırlara vesile olmasını diliyor, en kalbi sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum." Vali Aydın Baruş kimdir? 1968 yılında Edirne’de doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Edirne’de tamamladı. 1993 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu.1994 yılında Sakarya Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak çalışırken aynı yıl Bursa Kaymakam adayı olarak atandı. 1996-2008 yılları arasında sırasıyla; Demirköy Kaymakam Vekili, Hisarcık-Azdavay-Çağlayancerit Kaymakamı, Ardahan Vali Yardımcısı ve İncesu Kaymakamı olarak görev yaptı. 2007-2008 yıllarında Bakanlıkça gönderildiği İngiltere’de Portsmouth Üniversitesi Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi "Avrupa Çalışmaları" bölümünde yüksek lisansını tamamladı. 2008-2010 yılları arasında Eğitim Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü, 2010-2014 yılları arasında Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı görevlerinde bulundu. 2014-2015 yılları arasında Mahalli İdareler Genel Müdür Yardımcısı ve İçişleri Bakan Danışmanı olarak çalıştı. 2015 yılı Valiler Kararnamesi ile Bolu Valisi olarak atandı. Sırasıyla; 04.03.2015-05.11.2018 tarihleri arasında Bolu Valisi, 05.11.2018-17.05.2022 tarihleri arasında Malatya Valisi,11.05.2022-19.09.2024 tarihleri arasında Isparta Valisi olarak görev yapan Vali Aydın Baruş, 18.09.2024 tarihli 321 nolu Cumhurbaşkanlığı Atama Kararı ile Gümüşhane Valisi olarak atandı. İngilizce bilmekte olup, evli ve 2 çocuk babası.
Malatya Başkan Er: "Ulaşımla ilgili önemli çalışmalarımız olacak" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Göreve geldiğimizde MOTAŞ garajında çeşitli arızalar nedeniyle kullanılmayan 40 otobüsü ayağa kaldırdık ve hemen 70 otobüs daha alıp seferlere ekledik. Ayrıca 12 körüklü otobüs daha alacağız, ihalesini yaptık" diyerek, gençlere tavsiyelerde bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Erkek Öğrenci Yurdu’nda öğrencilerle birlikte sahur yaptı. Sahur sonrası öğrencilerle sohbet eden Başkan Er, üniversite yıllarında İstanbul’da okurken yurtta kaldığını hatırlattı. Hem çalışıp hem de üniversite eğitimi aldığını anlatan Başkan Er, gündüz çalışıp, akşam okula gittiğini anlattı. Otobüs taleplerine hemen geri dönüş yapıldığını ve sorunların çözüme kavuşturulduğunu dile getiren Malatya Turgut Özal Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü öğrencilerinden Abdulsamet Taş, Başkan Sami Er’e teşekkür etti. "Malatya’ya hafif raylı sistemi kuracağız" Gelişen, büyüyen ve yeni yollar açılan Malatya’da otobüs ihtiyacını karşılamak için önemli bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Başkan Er, "Göreve geldiğimizde MOTAŞ garajında çeşitli arızalar nedeniyle kullanılmayan 40 otobüsü ayağa kaldırdık ve hemen 70 adet yeni otobüs daha alıp seferlere ekledik. Ayrıca 12 körüklü otobüs daha alacağız, ihalesini yaptık. Vatandaşlarımızın rahat etmesi önemli. Trambüs seferberlerini sıklaştırdık. Trambüsü, İkizce’ye kadar uzatacağız. Malatya’ya hafif raylı sistemi kuracağız. Ulaşımla ilgili önemli çalışmalarımız olacak" bilgisini verdi. "Kütüphane 7/24 hizmet verecek" Bir öğrencinin ’Büyükşehir Belediyesi içerisinde inşa edilen kütüphaneye girişler nasıl olacak, nasıl bir sistem uygulayacaksınız?’ sorusunu cevaplayan Başkan Er, "Göreve geldiğimde ’Malatya kütüphaneler ve spor şehri olacak’ dedim. Bu noktada da ciddi bir çalışma başlattık. Büyükşehir Belediyemizin içerisine bölgenin en büyük kütüphanesini inşa ediyoruz. Bir ay içerisinde kaba inşaatı tamamen bitecek. Kütüphane 7/24 hizmet verecek. Günde birkaç öğün ücretsiz çorba ve sınırsız çay vereceğiz. Güvenli bir yer olacak. Amfi, bilgisayar sınıfları, mini seminer odalarımız sizlere hizmet verecek" şeklinde konuştu. "Çocuk kütüphanesi ile spor köyü yapacağız" Malatya’ya iki adet genç mekân kazandıracaklarını dile getiren Başkan Sami Er, "Buğday Müzesi ve Kent Müzesi aynı zamanda gençlerimize hizmet verecek alanlar olacak. Müze yapılarını bozmadan kitap kafe yapacağız. Gençlerimiz buralarda keyifli vakit geçirecek. Sanat Sokağı içerisinde de Çocuk Kütüphanesi yapacağız. Şehrin birçok yerine onlarca kütüphane ve spor salonları yapıyoruz. Gençlere yönelik çok ciddi çalışmalarımız var çünkü gençlerimizi önemsiyoruz. Kütüphanelerde birlikte spor alanlarını yaygınlaştıracağız. İnönü Üniversitesi’nin karşısındaki 350 dönüm alana Spor Köyü yapacağız. Yeni Malatya Stadyumu’nu yaşanabilir stat haline getireceğiz. Gençlerimiz için su sporları merkezi yapacağız" sözlerini kaydetti. Başkan Er, bir öğrencinin ’İstihdama yönelik projeleriniz var mı?’ sorusuna ise "İstihdam Merkezimiz var. Sahaya çıktığımda iş talepleri geliyor. İstihdam Merkezini açtık. Ciddi manada iş buluyoruz. İstihdam için yardımcı oluyoruz" cevabını verdi. Başkan Er, söyleşinin sonunda öğrencilere, "Okul bitirmek için okumayın, mutlaka bir dil öğrenin. Teknolojiyi iyi kullanın" tavsiyesinde bulundu.