SAĞLIK - 08 Aralık 2025 Pazartesi 09:56

İstanbul Tıp Fakültesi hekimlerinin projesine TÜBİTAK’tan destek

A
A
A

İstanbul Üniversitesi-İstanbul Tıp Fakültesi hekimlerinin hem hastaya hem doktora muayene sürecinde kazanımlar sağlaması amacıyla çalıştıkları ‘Visit-e: Hastaları Doktor Randevusuna Hazırlayan Yapay Zeka Tabanlı Asistan’ Projesi TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı. Projeyle ilgili konuşan Doç. Dr. Naci Şenkal, "Pilot uygulamaya Ocak 2026’da hastanemizde başlayacağız. Yapay zeka, hastaya şikayetleri yönünde sorular soracak, sonucunda hastayı hekime hazır hale getirmiş olacak. MHRS’yi buna entegre edip ardından tüm dünyaya bu projeyi çıktı haline getirip bir satış, pazarlama haline getirme hedefimiz de var. Kesinlikle bir tavsiye yok, tamamen hastayı hekime hazırlama programı" dedi.

İstanbul Üniversitesi- İstanbul Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Naci Şenkal ile Dr. Timur Cebeci üzerinde çalıştıkları ‘Visit-e: Hastaları Doktor Randevusuna Hazırlayan Yapay Zeka Tabanlı Asistan’ projesiyle TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu)’a başvuru yaptı. Çok sayıda proje arasından yapılan değerlendirmeler sonucunda proje ‘TÜBİTAK Mükemmelliyet Mührü’ kazandı. Doç. Dr. Naci Şenkal 900 bin lira destek alabileceklerini ifade etti. Proje ile hastayı doktor randevusuna hazırlamayı hedefledikleri ifade eden doktorlar, çalışmanın detaylarını paylaştı. Randevu alınması sonrası kişilerin telefonuna gelen kısa mesajda yer alan linke tıklanmasıyla yapay zeka tabanlı asistanın hastalarla iletişime geçerek şikayetlerini, kullandıkları ilaçlar, gördüğü tedaviler gibi süreçlere ilişkin hastanın hikayesini alıp randevu öncesi doktora sunmasını hedefleyen proje ile hem hastaların hem de hekimlerin muayene sürecine katkı sağlanması amaçlanıyor.

İstanbul Tıp Fakültesi hekimlerinin projesine TÜBİTAK’tan destek

"Pilot uygulamasına Ocak 2026 itibariyle hastanemizde başlayacağız"

‘Projemizin adı E-visit yani muayene öncesi hastaları hekime hazırlama projesi’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Naci Şenkal, "TÜBİTAK’ın 2’nci dönem başvuruları oldu, başvurduk. 2 bin 500 projenin arasından ilk 100’e girerek de hak kazandık. Pilot uygulamasına da Ocak 2026 itibariyle hastanemizde başlayacağız. Günümüz artık yapay zeka, zaman çağı. Zaman hem hastalar hem hekimler için en değerli argüman haline geldi. Hekimlerin yoğun poliklinik ortamı, yoğun hastayla karşılaşmaları, hastaların İstanbul trafiğinde doktora ulaşmada gecikmeleri, doktorun kendilerine az bir süre ayırdıklarını iddia etmeleri koşullarında bir zaman problemimiz var. Yapay zeka, hastaya şikayetleri yönünde sorular soracak, ona yönelik algoritmalarla onun ilerlemesini sağlayacak ve sonucunda hastayı hekime hazır hale getirmiş olacak. Örneğin; hasta, hekime sormak istediğini şeyleri, şikayetini unutuyor, kullandığı ilaçları unutuyor. Biz bunların hepsinin; unutulmayı, eksik söylemenin önüne geçmeyi hedefliyoruz. Özellikle iç hastalıkları polikliniği çok yoğun sadece muayene ile hastadan anemnez almayla ilerleyen bir poliklinik yükümüz var" dedi.

"Uygulamamızda kesinlikle bir tavsiye yok, tamamen hastayı hekime hazırlama"

Sözlerini sürdüren Doç. Dr. Şenkal, "MHRS’yi buna entegre edip ardından tüm dünyaya bu projeyi çıktı haline getirip bir satış, pazarlama haline getirme hedefimiz de var. Projemiz hem hekim hem hastalar için olumlu çıktıları olacak bir proje. Yapay zekanın tıbbi konularda tavsiye vermesini engelleyen bazı uygulamalar da var. Uygulamamızda kesinlikle bir tavsiye yok, tamamen hastayı hekime hazırlama programı. Hastaya ilaç ve tedavi yaklaşımı yok. Şikayetine yönelik yapay zeka tarafından hastaya ‘Şu ilacı al, şunu yap, uyu, dinlen’ gibi şeyler değil. Tamamen 1-2 gün öncesinden hastayı hekime hazır hale getirmek o yüzden yapay zeka üzerinden yanlış tedavi, tanı sürecine gitme gibi bir durum kesinlikle olmayacaktır" dedi.

İstanbul Tıp Fakültesi hekimlerinin projesine TÜBİTAK’tan destek

"Randevusu oluşturulduğunda telefona giden SMS’e bir link ekliyoruz"

‘Proje hastaları doktor randevusuna hazırlayan, yapay zeka tabanlı bir asistan’ diyen Dr. Timur Cebeci, "Hasta randevusunu oluşturduğu anda telefonuna giden konfirmasyon SMS’ine bir link ekliyoruz. ‘Doktor muayenenize hazırlanmak için asistanınıza bağlanın’ diye, hasta linke tıklayıp asistana bağlanıyor. Asistan hastanın demografik bilgilerini topladıktan sonra güncel şikayetini detaylı bir şekilde sorgulayıp hastanın zaman baskısı olmadan, uzun uzun hem güncel derdini hem geçmiş tıbbi öyküsünü anlatmasını sağlıyor. Topladığı bilgileri, standart tıbbi bir özet halinde doktora sunuyor. Hastalar hem şikayetlerini hem tıbbi öykülerini olabildiğince detaylı anlatmak istiyor çünkü bir hasta neyin önemli olduğunu seçemeyebilir ancak çok fazla hasta var, muayene süreleri kısa. Randevuya hazırlık asistanı hem hastadan gerekli bilgileri topluyor hem de doktor muayenesi için nasıl hazırlanması gerektiğini anlatıyor. Doktorlar da hastalarının tıbbi profilini bir bakışta tanıyıp randevu, muayene süreçlerini çok daha verimli hale getiriyor. TÜBİTAK’ın 2025 yılı 2’nci çağrısı bu süreçlere çözüm üretecek ürünümüzü sunmamız için bir fırsat oldu. 2025 yılı temmuz ayında 2’nci çağrısına başvurumuzu yaptık. Eylül ayının sonunda final sunumumuzu yaptık, kasım ayının 2’nci haftasında da projemizin kazandığı açıklandı. Kazanmayı bekliyorduk çünkü yetkin ve dinamik bir ekibiz" şeklinde konuştu.

İstanbul Tıp Fakültesi hekimlerinin projesine TÜBİTAK’tan destek

"Projemizin hem hastaların hem doktorların kritik bir problemini çözdüğünü biliyoruz"

Sözlerini sürdüren Dr. Cebeci, "Projemizin hem hastaların hem doktorların kritik bir problemini çözdüğünü biliyoruz. Bu prototipi ürettik, şu an çalışan bir prototip var. TÜBİTAK jürisi de inancımızı boşa çıkarmadı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde pilot uygulamayı dekan hocamız Prof. Dr. Tufan Tükek’in onayı ve izni sayesinde yeni yıldan itibaren hastaların hizmetine sunmayı hedefliyoruz. İlk pilot uygulamamızdaki sonuçları veriye dayalı analitik bir şekilde toplayıp umuyorum ki önce bütün ülkemizde sonra bütün dünyada hastaların ve doktorların sorununu çözecek bir ürün olarak piyasaya sürmeyi düşünüyoruz. Bir yapay zeka asistanı hem doktorlara hem hastalara yardımcı olmak için hazır, umuyorum herkese hizmet edip herkesin hayatını kolaylaştıracaktır. TÜBİTAK’tan 900 bin liralık proje desteği almamız mümkün, Mükemmelliyet Mührü kazandık, proje desteğine dönüşmesi için şirketleşme sürecimiz olacak. Alacağımız destekle de yerli veri merkezinde yurt dışında hiçbir veri yollamadan ürünümüzü çalıştırabileceğiz" ifadelerini kullandı. 

Hasibe Karadağ - Davut Has - Sedat Çürük 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.