EKONOMİ - 30 Ocak 2026 Cuma 15:21

İş Bankası’ndan katkı sermaye nitelikli 500 milyon dolarlık Eurotahvil ihracı

A
A
A
İş Bankası’ndan katkı sermaye nitelikli 500 milyon dolarlık Eurotahvil ihracı

Türkiye İş Bankası, uluslararası piyasalarda 500 milyon dolar tutarında, 11 yıl vadeli ve altıncı yılda erken geri ödeme opsiyonlu katkı sermaye nitelikli yeni bir Eurotahvil ihracı gerçekleştirdiğini duyurdu.



Türkiye İş Bankası, uluslararası piyasalarda 500 milyon ABD doları tutarında, 11 yıl vadeli ve altıncı yılda erken geri ödeme opsiyonlu katkı sermaye nitelikli yeni bir Eurotahvil ihracı gerçekleştirdi. Yapılan açıklamaya göre, işlemin kupon faiz oranı, ihraca gelen yüksek talep sayesinde, ilk açıklanan gösterge seviyenin 42,5 baz puan altında, yüzde 7,575 olarak belirlendi. Geniş bir coğrafyaya yaygın çeşitli yatırımcı gruplarının yoğun ilgi gösterdiği işlemde Eurotahvillerin yüzde 39’u İngiltere’ye, yüzde 30’u Orta Doğu ülkelerine, yüzde 17’si Avrupa’ya, yüzde 12’si ABD’ye ve yüzde 2’si Asya ülkelerine satıldı. Yatırımcı kompozisyonunun yüzde 42’si fon ve varlık yönetim şirketlerinden, yüzde 26’sı bankalardan, yüzde 20’si koruma amaçlı fonlardan, yüzde 12’si ise sigorta ve emeklilik şirketlerinden oluştu.


"Uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye ve bankamıza duyduğu güveni bir kez daha teyit eden başarılı bir Eurotahvil ihracı"


İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, konuya ilişkin değerlendirmesinde, küresel ölçekte jeopolitik gelişmelerin etkisiyle dış piyasalarda dalgalı bir seyrin hakim olduğu bu dönemde, uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye ve Bankamıza duyduğu güveni bir kez daha teyit eden başarılı bir Eurotahvil ihracı gerçekleştirdiklerini belirtti. Aran, "Dünyanın dört bir yanından yoğun talep gösterilen işlem ile bir yandan sermaye yapımızı daha da güçlendirirken, diğer yandan 500 milyon ABD doları tutarındaki uzun vadeli yabancı kaynağı ülke ekonomisine kazandırmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Elde edilen bu kaynağı, bankamızın tarihi misyonu doğrultusunda; yatırım, istihdam ve ihracatı önceliklendiren bir yaklaşımla müşterilerimizin finansman ihtiyaçlarının desteklenmesinde kullanmaya devam edeceğiz" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Hekimsen’den ocak ayı verilerine ilişkin değerlendirme Hekimsen, Ocak 2026 dönemini kapsayan açlık ve yoksulluk sınırı araştırması neticelerini değerlendirdi. Kamuoyuna yansıyan ocak ayı ekonomik verileri üzerine Hekimsen’den yazılı açıklama yapıldı. Araştırmadan verilerin paylaşıldığı açıklamada, gıda enflasyonun bir ayda yüzde 4,18 arttığı, açık sınırının 32 bin TL’ye ulaştığı bildirildi. Açıklamaya göre, Türkiye’de hanelerin temel yaşam maliyetlerindeki artış hız kesmeden devam etti. 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken asgari aylık gıda harcamasının, aralık 2025’te 30 bin 873 TL iken ocak 2026’da 32 bin 163 TL olarak hesaplandığı aktarıldı. Açıklamada, "Bu artış, yalnızca bir ayda gıda fiyatlarında yüzde 4,18 enflasyon yaşandığını ortaya koydu. Açlık sınırının yalnızca gıda harcamalarını kapsamasına rağmen, bugün milyonlarca çalışanın ve emeklinin gelirinin bu seviyenin altında kalması, tablonun ciddiyetini artırıyor. Barınma, ulaşım, eğitim, sağlık, giyim ve diğer zorunlu harcamaların da eklenmesiyle, 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 104 bin 767 TL olarak hesaplandı. Bir ayda yaklaşık 4 bin 200 TL’lik artış, yaşam maliyetlerinin artık orta gelirli haneler için dahi sürdürülemez bir noktaya geldiğini gösteriyor" denildi. Açıklamada, Ocak 2026 yılı itibariyle aylık kişi başı gıda harcamaları verilerine de yer verildi. Bu veriler, "yetişkin erkek 9 bin 361 TL, yetişkin kadın 8 bin 85 TL, 10 yaş kız çocuğu 7 bin 485 TL ve 7 yaş erkek çocuğu ise 7 bin 231 TL" olarak ifade edildi. En yüksek artışın süt ürünleri ile sebze-meyvede yaşandığının bildirildiği açıklamada, "Gıda gruplarına göre harcama dağılımı incelendiğinde, ocak ayında en dikkat çekici artışlar şu kalemlerde yaşandı; süt ve süt ürünleri yüzde 7,15, sebze ve meyve yüzde 6,73, isteğe bağlı ürünler (atıştırmalık) yüzde 3,27, et, balık, yumurta, kurubaklagiller yüzde 1,37, ekmek ve tahıl yüzde 0,80. Özellikle süt ve süt ürünlerindeki sert yükseliş, çocukların dengeli beslenmesi açısından önemli riskler barındırıyor" denildi. Açıklamanın son bölümünde, Hekimsen’in görüşü de yer aldı. Açıklamada, "Asgari ücret, açlık sınırını karşılayamıyor. Emekli maaşları, açlık sınırının çok altında kalıyor. Kamu çalışanlarının büyük bölümü için dahi yoksulluk sınırı erişilemez durumda. Bu tablo, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını ve mevcut gelir politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Gıda fiyatlarındaki artış hızının kontrol altına alınamaması, özellikle dar ve sabit gelirli kesimler için beslenme ve yaşam kalitesi açısından ciddi riskler doğuruyor" denildi. Hekimsen, ücret politikalarının, vergi düzenlemelerinin ve sosyal destek mekanizmalarının, açlık ve yoksulluk sınırı verileri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.