SAĞLIK - 07 Ocak 2026 Çarşamba 09:34

İnternette arama yaparken ‘siberkondri’ye yakalanmayın

A
A
A

İnternette yapılan hastalıklara yönelik araştırmaların aşırıya kaçmasıyla ortaya çıkan siberkondri, kişide kaygı bozukluğuna neden oluyor. Uluslararası İntegratif Psikoterapist (CIIP), Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Şahin, ilerleyen yıllarda hastalık olarak tanımlanması beklenen siberkondrinin, sadece psikolojik değil fiziksel sorunlara da yol açabileceği konusunda uyardı.

İnternete erişimin artmasıyla, hastalık belirtilerine ve çeşitli semptomlara yönelik araştırmalar daha kolay yapılabiliyor. Ancak internet ortamındaki bu aramalar, kontrolsüzce yapıldığında olumsuz sonuçları da beraberinde getiriyor. İnternette hastalıklarla ilgili çok fazla araştırma yapmanın siberkondri olarak tanımlandığını belirten İstanbul Arel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölüm Başkanı ve Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi, CIIP Muzaffer Şahin, önemli bilgiler verdi.

Siberkondrinin; hastalık kaygısı bozukluğunu (eski adıyla hipokondri) da beraberinde getirebileceğini belirten Dr. Şahin, "İnsanlar çok kaygı duymalarından dolayı hastalıkla ilgi süreçlerini internet ortamında araştırmaya çalışıyor. İnternet ortamında araştırırken, bir takım kirli bilgilere erişiliyor. O bilgilere ulaştıkça kaygıları daha da artıyor. Özellikle yaygın kaygı bozukluğu, hastalık kaygısı bozukluğu, eski adıyla hipokondri dediğimiz problemler ortaya çıkmaya başlıyor. Basit birtakım semptomlar arasında görülen bir tane semptomu büyüterek çok büyük bir hastalıkları varmış gibi kaygıları ciddi şekilde artmaya başlıyor. Özellikle yaygın kaygı bozukluğu olan kişilerde bu kaygılarının çok üst düzeyde arttığını görüyoruz" dedi.

"Kişi kendi kendini hasta edebiliyor"

İnternette hastalıklara yönelik araştırmaların sosyal ve mesleki işlevsellikleri etkileyecek boyutlara ulaşabildiğini belirten Dr. Muzaffer Şahin, "O zaman ortaya bazı sorunlar çıkmaya başlıyor. Herkeste olabilen çok basit semptomları büyütüyorlar ya da semptom olmamasına rağmen kendilerine çok aşırı bir şekilde dikkat ederek semptomları oluşturmaya başlıyorlar. Bu da onların kaygı düzeyini daha çok artırıyor. Çok hafif bir ağrı varsa üzerinde düşündükçe bedenleri daha çok geriliyor ve ağrıları daha çok artabiliyor. Kaygı düzeyi arttıkça kişilerin sempatik sistemi devreye giriyor. Alarm dediğimiz tehlike algısı ortaya çıkmaya başlıyor ve ciddi şekilde hormon salgısı oluyor. Bu kişilerin çok hafif semptomları varsa bile bu ağrı semptomlarının o gerginlikle birlikte daha da artabileceğini görüyoruz" diye konuştu.

"Araştırma yaparken bilimsel dergiler okunmalı"

İnsanların belirsizlikten kurtulmak için internetten araştırmaya yöneldiğini ancak bunu yaparken dikkatli olmaları gerektiğini belirten Dr. Şahin, şu tavsiyelerde bulundu: "Bu belirsizliği gidermek için bilgiye ulaşmak istiyorlar, bu çok doğal. Ancak bunu yaparken bilimsel bilgilere ulaşmak önemli. Çok değerli hastanelerde çok değerli hekimlerimizin hastalıklarla ilgili verdikleri bilgilere ulaşabilirler. Bilimsel dergileri ve kaynakları okuyabilirler. İnternetteki gereksiz bilgilere ulaşıp bir takım formlara ya da abartılı bir yerlere ulaştıklarında kaygı düzeylerinin ciddi şekilde arttığını görüyoruz."

Bu belirtiler varsa psikolojik destek alınmalı

Siberkondrinin belirtilerini ve hangi noktada profesyonel bir destek alınması gerektiğini anlatan Şahin, "Eğer kişinin toplumsal ve mesleki işlevselliğini ciddi şekilde aksatmaya başlamışsa, günde 1 saat ya da 2 saat internette araştırıp daha sonrasında takıntılı düşünceler dediğimiz obsesif kompülsif düşünceler ortaya çıkmaya başlamışsa, kişi ondan uzaklaşamıyorsa, kafasında tekrar tekrar bunu çevirmeye başlamışsa, normal iş ve işlevlerini yapamıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir. Bu kez hastalık kaygısı bozukluğu, beden belirti bozukluğu, yaygın anksiyete bozukluğu gibi bozuklukların artma riski var. Risk bu kadar artıyorsa kesinlikle klinik psikologlardan, psikoterapistlerden, psikiyatristlerden destek alınması gerekiyor" diye konuştu.
Dr. Öğretim Üyesi, CIIP Muzaffer Şahin, internet çağında bu tür aramalarım yaygınlaşmasıyla siberkondrinin 7-8 yıl içinde DSM-6 ve ICD kodu alarak tıp dünyasında yeni bir hastalık olarak sayılabileceğini belirtti.

Elif Kızılçay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da bayramlaşma programı yapıldı Ramazan Bayramı kapsamında Muğla’nın Bodrum ilçesinde bayramlaşma programı düzenlendi. Sabah saatlerinde düzenlenen törene Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, İlçe Garnizon Komutanı Personel Albay Ayhan Ulutaş, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Darendeli, İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Kamil İncebacak, Sahil Güvenlik Karakol Komutanı Binbaşı Raşit Gödelek, İlçe Milli Eğitim Müdürü Aslan Korkmaz, kurum amirleri, gaziler, siyasi parti ve STK temsilcileri katıldı. Törende konuşan Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Ramazan Bayramı dolayısıyla tüm İslam coğrafyasına barış ve huzur dileyerek "Bugün hem Ramazan ayını tamamlamanın huzuru ve hüznü var, hem de Ramazan Bayramı’nı karşılamanın sevinci ve mutluluğu var. Ben siz değerli Bodrumlu hemşerilerimin, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Ramazan Bayramınız mübarek olsun. Ramazan ayı boyunca Bodrum ilçemizde çok güzel bir birlik beraberlik tablosu sergiledik. Ramazan ayı boyunca kaymakamlığımız, belediyemiz, sivil toplum kuruluşlarımız, muhtarlarımız, emniyetimiz, jandarmamız bizleri iftar sofralarında, sahur sofralarında bir araya getirdi. Bu güzel sahur sofralarında, iftar sofralarında özellikle kurduğumuz gönül köprüleri sayesinde kalplerimize huzur, gönüllerimize umut hâkim oldu. Birlik beraberliğimiz pekişti. Özellikle Ramazan’ı Bodrum’da, Ramazan ayını özellikle eski bayramlar tadında, samimi ve bereketli bir şekilde gerçekleştirdik. Tabii ki bayramlar özel günler. Bayramlar sevginin yoğun yaşandığı, hoşgörünün, saygının, kardeşliğin, yardımlaşmanın en güzel örneklerinin sergilendiği özel günler. Özellikle bu bayramda da kırgınlıkları ve dargınlıkları bir yana bırakarak güzelliklerin paylaşıldığı, gönüllerin buluştuğu şekilde geçmesini temenni ediyorum. Sevgili Peygamberimizin ’İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olandır’ Hadis-i Şerif’i rehberliğinde özellikle bu Ramazan Bayramı’nda ihtiyaç sahibi insanların ihtiyaçlarını giderelim, özellikle yoksulları, kimsesizleri gözetelim, öksüz ve yetimlerimize el uzatalım. Özellikle şehitlerimizin emaneti olan şehit ailelerimizi, gazilerimizi ve büyüklerimizi lütfen ihmal etmeyelim ki bu Ramazan ayının faziletinden ve manevi hazzından güzel bir şekilde istifade edelim" dedi. Trafo Kafe’deki programın ardından ilçe protokolü kamu kurumlarını ziyaret ederek kurum çalışanlarıyla bayramlaştı.