EKONOMİ - 14 Ocak 2026 Çarşamba 11:37

ING Türkiye’den dijital altyapı dönüşümü

A
A
A
ING Türkiye’den dijital altyapı dönüşümü

ING Türkiye, dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan yaklaşımı doğrultusunda altyapı dönüşümünü daha da ileriye taşıdı. Mühendislik yetkinliklerini ING Grubu’nun uluslararası deneyimi ile birleştiren banka, mikro servis tabanlı modern mimariler ve disiplinli yazılım süreçleriyle geliştirdiği yeni bankacılık platformunu yaygınlaştırarak dijital altyapısını güçlendirdi ve yeni sistemlerini daha hızlı, esnek ve güvenilir hale getirdi.



ING Türkiye, dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan yaklaşımı doğrultusunda altyapı dönüşümünü daha da ileriye taşıdı. Yapılan açıklamaya göre, mikro servis mimarisi üzerine kurulu olan yeni teknoloji platformunu devreye alarak teknoloji altyapısında önemli bir dönüşüm gerçekleştiren banka, mühendislik yetkinliklerini ING Grubu’nun uluslararası deneyimi ile birleştirdiği yeni bankacılık platformunu daha da yaygınlaştırdı. Modern mimariler ve disiplinli yazılım süreçleriyle dijital altyapısını güçlendiren banka, yeni sistemlerini daha hızlı, esnek ve güvenilir hale getirdi. Müşteri ihtiyaçlarına özel dijital çözümleri çok daha hızlı ve etkin biçimde hayata geçiren banka, yazılım geliştirme yaşam döngüsünde kurulan güçlü disiplin sayesinde yazılım teslimat hızını yüzde 27 oranında artırdı. Ayrıca geliştirilen projeler, yapılan iyileştirmeler ve son dönemde uygulama ortamının sağlığını artırmaya yönelik yoğun çalışmalar, bankanın net tavsiye skorunu (NPS) daha da yukarıya taşımaya katkı sağladı.


Kesintisiz hizmet için aktif-aktif mimari


Açıklamaya göre, altyapısal dönüşümün önemli adımlarından biri olan Aktif-Aktif Mimari Dönüşüm Projesi kapsamında, ING Türkiye’nin İstanbul ve İzmir’de bulunan veri merkezleri arasında kritik uygulamaların eşzamanlı çalışması sağlandı. Bu sayede tek veri merkezine bağımlılık ortadan kaldırılırken, gerçek zamanlı yük paylaşımı ve otomatik devralma yetkinlikleri güçlendirildi. Operasyonel dayanıklılığı ve kesintisiz hizmet sunmayı güçlendiren bu dönüşüm, bankanın dijital bankacılıkta süreklilik ve güvenilirlik odağını daha da pekiştirdi.


"Bankacılığın geleceğini şekillendiren modern mimarileri hayata geçiriyoruz"


ING Türkiye Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem İltemir Carino, altyapı dönüşümüne ilişkin şunları söyledi: "Teknolojik altyapımıza yaptığımız yatırımlarla, bankacılığın geleceğini şekillendiren modern mimarileri hayata geçiriyoruz. Mikro servis mimarilerinden aktif-aktif veri merkezi yapısına kadar attığımız her adım, müşterilerimize yeni nesil bankacılık platformumuzla kesintisiz ve güvenilir bir müşteri deneyimi sunma hedefimizin bir parçası. Yeni altyapımız ile ürün ve hizmetleri çevik bir şekilde geliştirirken; halihazırda yüksek seviyede olan hizmet erişilebilirlik oranlarımızı da korumaktan mutluluk duyuyoruz. Güçlü dijital altyapımız ve global deneyimimizle teknolojide öncü adımlar atmaya devam edeceğiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.