EĞİTİM - 07 Mayıs 2026 Perşembe 08:54

İGÜ, MARSİFED ve TÜMKAD temsilcilerini ağırladı

A
A
A
İGÜ, MARSİFED ve TÜMKAD temsilcilerini ağırladı

Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) ile Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) temsilcileri, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde gerçekleştirilen toplantıda üniversite yönetimiyle bir araya geldi.


Görüşmede, özellikle mühendislik alanları başta olmak üzere üniversite ve ilgili kurumlar arasında geliştirilebilecek iş birliği imkanları ele alındı. Eğitim-öğretim süreçlerinin sektör ihtiyaçlarıyla daha güçlü bir şekilde buluşturulmasına yönelik karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.



İyi niyet anlaşması imzalandı


Toplantı kapsamında taraflar arasında, ilerleyen süreçte hayata geçirilmesi planlanan ortak çalışmaların çerçevesini oluşturmak amacıyla iyi niyet anlaşması imzalandı. Yapılan anlaşmanın, üniversite ile sektör temsilcileri arasındaki iş birliğini güçlendirmesi ve yeni projelere zemin hazırlaması hedefleniyor.


Toplantıya; İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Betül Gayretli, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Öztürkcan, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Elif Kuş, MARSİFED Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Özge Özen ile Gökkuşağı Kolejleri Genel Müdürü Mesut Döner katıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Akıma kapılarak can veren stajyer öğrencinin arkadaşlarından duygu dolu veda Hatay’da staj yaptığı pastanede çalışırken elektrik akımına kapılarak can veren 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön’ün sınıf arkadaşları gerçekleştirdikleri mezarlık ziyaretinde duygusal anlar yaşadılar. İskenderun ilçesi Modernevler Mahallesi’nde bulunan Saray Pastanesi’nde 1 Mayıs günü yaşanan olayda Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümünde eğitim gören 10. sınıf öğrencisi 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön, staj gördüğü iş yerinde elektrik akımına kapılarak can vermişti. Akıma kapılarak can veren Karagön’ün İskenderun ilçesi Çankaya Mezarlığı’nda bulunan mezarına sınıf arkadaşları ziyaret gerçekleştirdi. Mezar başında gözyaşı dökerek duygusal anlar yaşayan Karagön’ün sınıf arkadaşları mezar üzerine rüzgar gülü diktiler. Olayda can veren Karagön’ün amcası Muhammed İbrahim Karagön, pastane sahibinin yakınlarının diğer stajyer öğrencilere tepki gösterdiğini belirterek, "Buradan MESEM öğrencileriyle beraber toplanmış bulunmaktayız. Buğra’nın sınıf arkadaşları, iş yerinden arkadaşlarıyla beraber anmaya geldik, kendisine rüzgar gülleri diktik. Buradan sesimizi duyurmaya geldik, diğer MESEM öğrencileri için. Bizim canımız yandı, başka anne babalarının canının yanmasını istemiyoruz. Sesimizin gür bir şekilde çıkmasını istiyoruz. Sosyal medyadan tepkiler yağdı. Ondan dolayı gerçekleştirmiş bulunmaktayız. İş yerinin sahibinin oğlu öğrenci hakkında bazı asılsız ifadelerde bulunmuş. Biz adaletin yerine gelmesini istiyoruz" dedi.
Eskişehir Fibromiyaljide beslenme yaşam kalitesini artırabilir Özel Ümit Hastaneleri Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Deniz Mutluer, fibromiyaljide beslenmenin yalnızca kilo kontrolü için değil, ağrı yönetimi ve yaşam kalitesinin artırılması açısından da önemli olduğunu belirtti. Fibromiyaljinin yalnızca yaygın kas-iskelet sistemi ağrısıyla sınırlı olmayan, kronik yorgunluk, uyku problemleri ve zihinsel bulanıklık gibi pek çok belirtiyle kendini gösterebilen karmaşık bir sendrom olduğunu ifade eden Dyt. Deniz Mutluer, hastalarda karın ağrısı, şişkinlik ve baş dönmesi gibi şikâyetlerin de görülebileceğini söyledi. Günümüzde fibromiyaljinin kesin bir tedavisi bulunmasa da doğru yaklaşımlarla semptomların kontrol altına alınabileceğini belirten Mutluer, beslenmenin bu süreçte güçlü bir destekleyici rol oynadığını vurguladı. Mutluer, özellikle fazla kilo ve obezitenin fibromiyalji semptomlarını belirgin şekilde artırabileceğine dikkat çekerek, "Vücutta artan yağ dokusu, inflamasyonu tetikleyerek ağrı hassasiyetini yükseltebilir ve yaşam kalitesini düşürebilir. Bu nedenle sağlıklı vücut ağırlığını korumak, tedavi sürecinin temel taşlarından biridir" dedi. Akdeniz tipi beslenme öne çıkıyor Bilimsel çalışmaların, antioksidan ve antiinflamatuar içeriği yüksek beslenme modellerinin fibromiyalji semptomlarını hafifletmede etkili olabileceğini gösterdiğini aktaran Mutluer, Akdeniz tipi beslenme, düşük FODMAP diyeti, glutensiz beslenme ve vejetaryen ağırlıklı yaklaşımların bu noktada öne çıkan modeller arasında yer aldığını ifade etti. Vitamin ve mineral eksikliklerine dikkat Günlük beslenmede bazı temel davranış değişikliklerinin büyük önem taşıdığını belirten Mutluer, renkli sebze ve meyveler gibi antioksidan açısından zengin besinlerin, zeytinyağı ve omega-3 gibi sağlıklı yağların, yeterli ve kaliteli protein kaynaklarının ve liften zengin gıdaların beslenme düzeninde yer almasının olumlu sonuçlar doğurabileceğini kaydetti. Fibromiyalji hastalarında bazı vitamin ve mineral eksikliklerine de sık rastlandığını dile getiren Mutluer, özellikle D vitamini, magnezyum, çinko ve C vitamini düzeylerinin yeterli olmasının semptomların yönetiminde olumlu katkılar sağlayabileceğini söyledi. "Tek bir beslenme modeli yok" Fibromiyaljide herkes için geçerli tek bir beslenme modelinin bulunmadığını vurgulayan Mutluer, her bireyin ihtiyaçlarının, yaşam tarzının ve semptomlarının farklı olduğunu belirtti. Mutluer, "Bu nedenle en doğru yaklaşım; kişiye özel, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme planı oluşturmaktır" ifadelerini kullandı. Uzman desteği süreci daha güvenli hale getirir Beslenme tedavisinin amacının sadece kilo vermek olmadığını belirten Dyt. Deniz Mutluer, beslenme programlarının yaşam kalitesini artırmak, ağrıyı daha yönetilebilir hale getirmek ve genel sağlığı desteklemek için planlanması gerektiğini dile getirdi.
İstanbul Dronların Çelik Kubbesi ’TOLGA’ yakın hava savunma sistemi yeni donanımlarla daha da güçlendi Dronların Çelik Kubbesi TOLGA yakın hava savunma sistemi, yeni donanımlarla daha da güçlendi. Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş, alçak irtifada uçan hedeflere karşı geliştirilen ve adını Kur’an-ı Kerim’den alan "ENFAL-17" füzesini anlattı. Keleş, "TOLGA özellikle dronlara, insansız hava araçlarına karşı geliştirilmiş yakın hava savunma sistemi. Ona yeni ilaveler var. Bu ilavelerden birisi de ENFAL-17 bu 30 bin fitin altındaki bu tür tehditlere karşı, sadece şeylere değil drone’lara değil, aynı zamanda diğer insansız hava araçlarına, atak helikopterlerine, mühimmatlara ve seyir füzelerine karşı kullanılabilecek çok etkili bir sistem" dedi. Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ (MKE) tarafından geliştirilen 6 yeni yerli ve milli ürün SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda ilk kez sergilendi. Alçak irtifada uçan hedeflere karşı geliştirilen ve adını Kur’an-ı Kerim’deki Enfal Suresi’nden alan "ENFAL-17" füzesi, lazer sistemi, ALPAY-2,155 mm Obüs ATTİLA, 300 Kalibre MKE-BLK, 105 mm Araç Üstü Obüs URAN, MKE TOLGA YHSS’ye entegre olarak görev yapacak Akustik Tespit Sistemi, lazer silah sistemi sergilenen ürünler arasında yer alıyor. Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ Genel Müdürü İlhami Keleş yeni ürünler hakkında bilgi verdi. Keleş, "Biz buraya 52 değişik ürünle geldik. Tabii bunların hepsinin teker teker lansmanını yapma imkanı olmadığı için dün 6 tane ürünün lansmanını yaptık. Bu ürünlerden bir tanesinin önündeyiz şu anda, "ENFAL-17’nin önündeyiz. Malum TOLGA bir yakın hava savunma sistemi. Özellikle işte drone’lara, insansız hava araçlarına karşı geliştirilmiş yakın hava savunma sistemi. Ona yeni ilaveler var. Bu ilavelerden birisi de ENFAL-17 bu 30 bin fitin altındaki bu tür tehditlere karşı, sadece şeylere değil drone’lara değil, aynı zamanda işte diğer insansız hava araçlarına, atak helikopterlerine, mühimmatlara veya seyir füzelerine karşı kullanılabilecek çok etkili bir sistem. Ve aynı zamanda çok ucuz bir sistem. Yani ucuz tehdide ucuz bir çözüm olarak çok kıymetli. Yani bu sistemi o anlamda çok kıymetli kılıyor. 30 bin fit irtifanın altındaki her türlü hava tehdidine cevap verebilecek bir roket sistemi. Sadece bu değil, şimdi bu sisteme ilave ettiğimiz bir de lazer sistemi var" diye konuştu. "İnsansız hava araçlarına, drone’lara, Şahit türü drone’lara karşı kullanılacak" Lazer sisteminin insansız hava araçları ver dronlara karşı kullanılacağını ifade eden Keleş, "Lazer sisteminde de yeni bir teknoloji kullandık. Orada lineer motor teknolojisi kullandık. İkincisi, birden fazla ışın kaynağını, lazer kaynağını hedefe eş zaman fokuslayabilecek bir gimbal teknolojisi ile yönetiyoruz orayı. Şu anda 4 tane lazer kaynağını bu şekilde entegre etmiş durumdayız ama daha fazla güç ihtiyaçlarını karşılamak üzere daha fazla kaynağı aynı şekilde fokuslayabilme kabiliyetine sahibiz. Aynı zamanda o lineer motor sayesinde çok hassas bir şekilde lazeri hedefte tutabilme imkanını kazanmış olduk. Onun için bu sistemi emsallerinden ayıran bu teknolojisi olacak. İnsansız hava araçlarına, drone’lara karşı kullanılacak. Yani bunlar aslında bütüncül bir sistem" şeklinde konuştu. Dronların Çelik Kubbesi olarak adlandırılan TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’nin gelişerek devam ettiğini belirten İlhami Keleş, "Yani takımı kurduk, futbol takımı hazır 11’li. bizim Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri ihtiyaçları Milli Savunma Bakanlığımızca toparlandı. Savunma Sanayii Başkanlığımızca SSİK’e (Savunma Sanayii İcra Komitesi) önerildi. Kararı çıktı, bütçesi çıktı ve şimdi Savunma Sanayii Başkanlığı ile bu tedarik süreçleri devam ediyor. Aynı zamanda tabii sadece Türkiye ile de kalmadı; bunun Mısır’ı var, Suudi Arabistan’ı var ve Katar’ı var. Dolayısıyla ihracatı da tedarik süreçleriyle paralel yürüyor" şeklinde konuştu.
Bursa Nefes darlığı, kalp, akciğer veya obezitenin habercisi olabilir Göğüs HastalıklarıUzmanı Dr. Gülay Kaplan, nefes darlığının dikkat edilmesi gereken ciddi bir belirti olduğunu ve kalp, akciğer ve obezite gibi hastalıklara işaret edebileceğini söyledi. Nefes darlığı rahatsızlığı, dikkat edilmesi gereken hastalıklardan biri olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Göğüs HastalıklarıUzmanıDr. Gülay Kaplan, önemsenmeyen nefes darlığının, zamanla daha ciddi rahatsızlıklara sebep olabileceğini söyledi. Nefes darlığı, kişinin efor sırasında zorlanma veya daha fazla hava ihtiyacı duyması ile tanımlanır. Fiziksel etkinlikleri kısıtlayan nefes darlığı hayat kalitesini olumsuz olarak etkilediğini belirten Medicana Bursa HastanesiGöğüs HastalıklarıUzmanıDr. Gülay Kaplan, "Tıp dilinde ’dispne’ olarak tabir edilen nefes darlığı, nefes alamama ya da nefes daralması şeklinde ortaya çıkar. Kişi sanki tam nefes alamıyormuş gibi hisseder. Nefes darlığı akciğer ve kalp damar hastalıklarından kaynaklanıyor olabilir. Bu yüzden tedavi yöntemleri farklılık gösterir. Kişi nefes darlığını yürüme ya da merdiven çıkma gibi durumlarda zorlanma, hava alma isteği artması veya geçmişe göre daha fazla güç harcama, yeterince hava alamama şeklinde görülür. Nefes darlığı, daha ciddi hastalıklara sebep olabileceğini için mutlaka bir sağlık kuruluşuna, hekime görünülmesi önemlidir" dedi. Hava yollarının daralması sebebiyle nefes almada güçlük çekilmesine yol açan ve yaşam boyu süren ataklar ile hastanın yaşam kalitesini düşürenastım, dünyada 300 milyon insanı etkisi altına aldığını ifade eden Gülay Kaplan, "Astım ataklarını en aza indirebilmek için öncelikle bu hastalığı tetikleyen etmenlerden kurtulmak gerekir. Astımın en yaygın belirtilerinin başında ise nefes darlığı ve öksürük gelir.KOAHise istatistiklere göre dünyada ölüme yol açan hastalıklar arasında 4. sırada yer alıyor. İlerleyici ve geri dönüşümü olmayan bu akciğer hastalığı önlenebilir ve tedavi edilir. AncakKOAH’ınbu denli ciddimortaliterakamlarına ulaşmasının başlıca sebebi sigaradır. Aynı zamanda hastalığın teşhisinde yaşanan gecikmeler de ölüm oranlarını artırmaktadır. İnsanlar nefes darlığı ya da öksürüğü ciddiye almadan yaşamlarına devam ederler. Ancak bir zaman sonraKOAHfazlasıyla ilerlemiş olur ve tedavi edilemez bir hal alır" diye konuştu. Akciğer dokusunun iltihaplanması olarak tanımlananzatürreöncelikle bakteriler olmak üzere çeşitli mikroorganizmalara bağlı olarak ortaya çıktığını ifade eden Kaplan, "Zatürre ilk olarak öksürükle birlikte kendini gösterir. Diğer belirtileri ise kirli ve iltihaplı balgam,halsizlik,iştahsızlık, ateş, üşüme, titreme, bulantı, kusma, baş ağrısı, göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Göğüs ağrısı ve nefes darlığının yaşandığı durumlarda akla öncelikle göğüs boşluğuna iltihabi bir sıvının biriktiği ihtimali gelir. Erken teşhis ve tedavi ile hasta eski sağlığına kavuşabilir. Kalp her attığında kasılıp gevşeyen ve vücuda kan pompalayan bir kastır. Kalp kası görev bakımından düz kaslar gibi çalışır ancak yapı olarak çizgili kaslara benzer. Yani isteğe bağlı kasılmaz.Kalp yetmezliğigenellikle kalp krizi, kalp damar hastalıkları ya da yüksek tansiyon gibi hastalıklar yüzünden kalp kasının zarar görmesinden kaynaklanır. Kalp yetmezliğinin başlıca belirtisi ise nefes darlığıdır. Diğer belirtileri ise öksürük,iştahsızlık, yorgunluk, ödem, çarpıntı, kilo alımı ve geceleri sık idrara çıkmadır. Bunun gibi, hastalık derecesine varanşişmanlıkolarak tanımlanan obezitenin belirtileri arasında ilk sırada nefes darlığı yer almaktadır" şeklinde konuştu.