SAĞLIK - 24 Kasım 2025 Pazartesi 10:23

Gıda zehirlenmesi vakaları artıyor: Uzmandan kritik uyarılar

A
A
A
Gıda zehirlenmesi vakaları artıyor: Uzmandan kritik uyarılar

Türkiye’de gıda zehirlenmesi vakalarının son dönemde belirgin şekilde artması, hem üretim hem de tüketim aşamasındaki hijyen uygulamalarını yeniden gündeme taşıdı. Artan vakaların arka planındaki risklere dikkat çeken Gıda Yüksek Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Eda Şensu Demir, konuyla ilgili önemli bilgiler verdi.


Türkiye’de son günlerde kamuoyunun sıkça gündeme taşıdığı gıda zehirlenmesi vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gıda Yüksek Mühendisi ve İstanbul Gelişim Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Eda Şensu Demir, artışın temelinde hem yapısal hem de bireysel hatalar olduğunu vurguladı.



"Vakalardaki artışın en önemli sebebi hijyen eksikliği"


Şensu Demir, gıda zehirlenmelerinin yükseliş nedenlerine ilişkin, "Hijyen eksikliği, uygunsuz gıda saklama şartları ve denetimlerdeki aksaklıklar vakalardaki artışın en önemli sebepleridir. Özellikle gıdaların 5 derece ile 63 derece arasındaki ‘tehlikeli sıcaklık bölgesi’nde uzun süre bekletilmesi, bakterilerin hızla çoğalmasına ve kısa sürede tehlikeli düzeylere ulaşmasına neden oluyor" dedi.


Soğuk zincir kırılmaları ve yetersiz pişirme uygulamalarının riskleri büyüttüğünü belirten Şensu Demir, "Et, tavuk ve deniz ürünleri gibi yüksek riskli gıdaların iç sıcaklığının minimum 75C’ye ulaşmaması, patojen mikroorganizmaların hayatta kalmasına yol açıyor. Bu da zehirlenme vakalarının en kritik tetikleyicileri arasında" diye konuştu.



"Açıkta satılan sokak lezzetleri ciddi risk taşıyor"


Şensu Demir, özellikle yaz aylarında açıkta satılan sokak gıdalarının kontrolsüz şartlar nedeniyle daha büyük risk oluşturduğunu belirterek, "Tavuk döner gibi ürünlerde yoğunluk nedeniyle iç sıcaklığın yeterli seviyeye ulaşmaması, yanında sunulan mayonezli mezelerin veya sosların saatlerce açıkta tutulması patojen gelişimi için ideal bir ortam oluşturuyor" ifadelerini kullandı.


Kabuklu deniz ürünlerine ayrıca değinen Şensu Demir, "Midye dolma gibi ürünler kirli sulardan toplanmışsa veya uygun soğuk zincirde saklanmamışsa sadece bakteriyel değil ağır metal riskleri de taşır" dedi.


Nişasta içeriği yüksek gıdaların tehlikesine de dikkat çekerek, "Pilav ve kumpir patatesi gibi ürünler tehlikeli sıcaklık aralığında beklediğinde Bacillus cereus gibi toksin üreten bakteriler hızla çoğalabilir. Bu toksinler ısıya dayanıklıdır ve ciddi zehirlenmelere yol açabilir" açıklamasında bulundu.



"Evlerde yapılan basit hatalar bile zehirlenmeye zemin hazırlıyor"


Şensu Demir, tüketicilerin farkında olmadan yaptığı hataların da en az işletmelerdeki kadar riskli olduğunu belirterek, "Pişmiş yemeklerin oda sıcaklığında iki saatten fazla bırakılması, donmuş ürünlerin tezgahta çözdürülmesi, artan yemeklerin yavaş soğutulması, çiğ tavuk ve et sularının buzdolabında diğer gıdalara temas etmesi en yaygın hatalardır" dedi.


Ayrıca, "Şişmiş veya hasar görmüş ambalajları göz ardı etmek, hijyen şartları belirsiz açıkta satılan ürünleri tüketmek ve tavuk gibi ürünlerin iç sıcaklığını kontrol etmeden pişirmiş kabul etmek zehirlenmelere farkında olmadan davetiye çıkarıyor" şeklinde konuştu.



"HACCP işletmelerde olmazsa olmazdır"


Restoran ve yemekhanelerde kritik noktalara değinen Şensu Demir, "Gıda güvenliği HACCP sistemi üzerine kuruludur. Hammadde kabulünden pişirme sıcaklıklarının doğrulanmasına, hızlı soğutma süreçlerinden sıcak servis şartlarına kadar her adım kayıt altına alınmalıdır" dedi.


Pişirme süreçlerinin önemine dikkat çeken Şensu Demir, "Et, tavuk ve kıyma gibi ürünlerde merkez sıcaklığın 75C’nin üzerine çıkması zorunludur. Sıcak servis yapılacaksa ürünlerin sürekli 65C’nin üzerinde tutulması gerekir. Bu sınırların altı mikrobiyal riskin arttığı bölgedir" ifadelerini kullandı.



"Raf ömrü dolmadan da bozulabilir; bu tamamen doğrudur"


Son Tüketim Tarihi konusundaki yanlış algıları düzelten Demir, "Raf ömrü sadece ideal saklama şartlarında geçerlidir. Soğuk zincir kırıldığında ürün STT’si günler ileride olsa bile birkaç saat içinde tehlikeli hale gelebilir. Ambalaj açıldığında koruyucu bariyer kalktığı için süt ve süt ürünleri 3-7 gün içinde tüketilmelidir" dedi.


Şişmiş ambalajlara ilişkin ise, "Şişme, mikrobiyal aktivite veya toksin oluşumunun göstergesidir. Böyle bir ürünü tüketmek botulizm gibi ağır sonuçlara yol açabilir" uyarısında bulundu.



"Küçük işletmelerde hijyen daha kırılgan"


Küçük ölçekli işletmelerde hijyen standartlarının daha çok ihmal edilebildiğini belirten Şensu Demir, "Dar alanlar çiğ ve pişmiş gıdaların ayrılmasını zorlaştırıyor. Yetersiz havalandırma, uygun olmayan soğutucular, personel sirkülasyonu ve hijyen eğitimlerinin eksikliği küçük işletmeleri yüksek risk grubuna sokuyor" dedi.



"Belirti varsa gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı"


Gıda zehirlenmesi şüphesi oluştuğunda doğru adımların önemine dikkat çeken Şensu Demir, "Öncelik hastanın hızlı şekilde sağlık kuruluşuna gitmesidir. Aynı zamanda şüpheli gıda örneği mutlaka izole edilmeli, ambalaj bilgileriyle birlikte kayıt altına alınmalı ve analiz için laboratuvara gönderilmelidir" açıklamasında bulundu.



"Güvenli gıdaya erişim üç ayaklı bir sorumluluktur"


Gıda Yüksek Mühendisi ve İstanbul Gelişim Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Eda Şensu Demir son olarak, güvenli gıdayı mümkün kılacak sistemin üç paydaş üzerinde yükseldiğini belirterek, "Bireyler evde temizlik, ayrım, pişirme ve soğutma kurallarına uymalı. Üreticiler HACCP’i eksiksiz uygulamalı, izlenebilirlik sistemlerini güçlendirmeli. Devlet ise risk bazlı denetimlerini artırmalı ve gıda mühendisi istihdamını ivedilikle genişletmelidir" diye konuştu.



Gıda zehirlenmesi vakaları artıyor: Uzmandan kritik uyarılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da down sendromlu bireyler üniversite ortamında eğitim alacak Malatya’da hayata geçirilen proje kapsamında down sendromlu bireyler, Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde (MTÜ) ayda iki gün uygulamalı eğitim alacak. Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğü ile Malatya Down Sendromlular Derneği iş birliğinde yürütülen "Altın Kalpler Mutfağından Gülen Yüzlerle Servis Projesi" kapsamında +1 Üniversite programının açılışı gerçekleştirildi. Program kapsamında Gülen Yüzler Kafe’deki down sendromlu bireyler, ayda iki gün Kale Turizm ve Otel İşletmeciliği Meslek Yüksekokulu’nda eğitim alacak. Kale Turizm ve Otel İşletmeciliği Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenen programa Kale Kaymakamı İsmail Hakkı Batı, Kale Belediye Başkanı İhsan Özbay, MTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, Malatya Down Sendromlular Derneği Başkanı Nursel Vardı ile çok sayıda down sendromlu birey ve aileleri katıldı. Programın açılışında konuşan MTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, özel bireylere yönelik çalışmaların içinde her geçen gün daha çok yer aldıklarını belirterek, "Malatya Turgut Özal Üniversitesi olarak özellikle 3 yıldır bu tip etkinlikler yapmaya gayret gösteriyoruz. Bunların birini de bugün gerçekleştiriyoruz. Gülen Yüzler Kafe’deki kardeşlerimiz mutfağımızla buluşuyor" dedi. Malatya Down Sendromlular Derneği Başkanı Vardı ise projenin down sendromlu bireylere önemli katkılar sunacağını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti. Vardı, "İki yıldır sadece Gülen Yüzler Kafe’de olanlar değil, down sendromlu 16 yaşını tamamlamış bireylerimiz ayda iki gün Kale’de eğitim görebilecek. Çocuklarımız buradan aldıkları eğitimle Gülen Yüzler Kafe’de sizlere daha iyi hizmetler verecek" diye konuştu. Program, konuşmaların ardından down sendromlu bireylerin sportif ve sahne gösterileriyle sona erdi.
Muğla Marmarisli öğrenciler uluslararası gastronomi yarışmasında madalyaları topladı Marmarisli öğrenciler, Gastro Erasmus 2026 Uluslararası Yemek Yapma Yarışması’nda bireysel ve takım kategorilerinde elde ettikleri altın ve gümüş madalyalarla Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Muğla’nın Marmaris ilçesinde eğitim gören öğrenciler, Gastro Erasmus 2026 Uluslararası Yemek Yapma Yarışması’nda farklı kategorilerde elde ettikleri derecelerle önemli bir başarıya imza attı. 26 ülkeden çok sayıda okulun katıldığı organizasyonda, Halit Narin Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri hem bireysel hem de takım kategorilerinde yarışarak Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Yarışmada bireysel ana yemek kategorisinde Hümeyra Karayiğit ve Betül Yaşar gümüş madalya kazandı. Bireysel makarna kategorisinde Emre Yeşil altın, Nilay Tosun ise gümüş madalya elde etti. Bireysel tatlı kategorisinde Kerem Akan ile Yağmur Dündar altın madalyanın sahibi oldu. Takım kategorisinde ise başlangıç, ana yemek ve tatlı menüsünden oluşan değerlendirmede; Yağmur Dündar, Emre Yeşil ve Hümeyra Karayiğit’ten oluşan ekip altın madalya kazanırken, Nilay Tosun, Kerem Akan ve Betül Yaşar’dan oluşan takım gümüş madalya elde etti. Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, uluslararası düzeyde prestij taşıyan organizasyonda elde edilen başarıların Türk mutfağının genç temsilciler aracılığıyla dünyada daha güçlü şekilde tanıtılmasına katkı sağladığını belirterek, öğrencileri ve öğretmenlerini tebrik etti.
Kayseri ERÜ’de 20. TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Kayseri Bölge Yarışması Sergisi açıldı Erciyes Üniversitesi (ERÜ) ev sahipliğinde düzenlenen 20. TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Kayseri Bölge Yarışması Sergisi’nin açılışı yapıldı. Prof. Dr. Ahmet Bilge Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen sergiye, ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu, Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, Kayseri Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Emel Kızılkaya Aydoğan, TÜBİTAK BİDEB Başkan Yardımcısı Dr. Metin Demirsoy katıldı. Programda konuşan ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu; sergide yer alan projelerin geleceğe dair umut verdiğini belirterek, "Çocuklarımızın özgüveni ve ortaya koydukları çalışmalar, geleceğimiz adına bizleri son derece umutlandırıyor. Bilgi bizim için bir beka meselesidir. Gençlerimize baktığımızda çok parlak bir gelecek görüyorum" dedi. Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen ise konuşmasında, öğrencilerin merak ve sorgulama duygusunun bilimsel düşüncenin temelini oluşturduğunun altını çizerek; "Bugünün çocukları araştıran, sorgulayan ve problem çözen bireyler olarak geleceğin dünyasını şekillendirecek. Bu projeler, onların sadece öğrenmekle kalmayıp üretim odaklı düşündüklerini de gösteriyor" diye konuştu. Kayseri Bölge Koordinatörü Prof Dr. Emel Kızılkaya Aydoğan ise sergide yer alan projelerin yaklaşık bin proje arasından seçildiğine dikkat çekerek, "Bugün burada sergilenen çalışmalar, öğrencilerimizin hayal gücünün, emeğinin ve azminin birer yansımasıdır. Bu süreçte gösterilen çaba, elde edilecek derecelerden çok daha kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Açılışın ardından protokol üyeleri ve katılımcılar sergiyi inceleyerek öğrencilerden projeler hakkında bilgi aldı.
Ankara Bakan Ersoy’dan 2026 turizmi için kritik toplantı Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bünyesinde gerçekleştirilen yönetim ve danışma kurulu toplantılarında, 2026’da turizm sektörünün mevcut durumu ile önümüzdeki döneme ilişkin adımlar ele alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TGA bünyesinde gerçekleştirilen yönetim ve danışma kurulu toplantılarında, 2026’da turizm sektörüne ilişkin adımlar masaya yatırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla İstanbul’da düzenlenen toplantılarda, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin sektöre etkileri değerlendirilirken, Türkiye’nin turizmdeki güçlü konumunu koruyacak ve ileri taşıyacak yol haritası belirlendi. Toplantıda sektörün mevcut görünümü, pazarlama stratejileri ve hedef pazarlar doğrultusunda atılacak adımlar değerlendirilirken; turizm çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar ve uluslararası rekabet gücünü güçlendirecek politikalar üzerinde durulduğu belirtildi. Sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirilecek projeler değerlendirildi TGA Yönetim Kurulu toplantısının ardından, yine Bakan Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilen danışma kurulu toplantısında sektör paydaşlarının görüş ve önerileri ele alındı. Toplantılarda; turizmde sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek uygulamalar, yeni iş birlikleri ve sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirilecek projeler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin turizm hareketliliği üzerindeki muhtelif etkileri her iki toplantının da önemli gündem maddeleri arasında yer aldığı ifade edildi. Bu kapsamda Türkiye’nin turizmde istikrarını koruyacak, risklere karşı dayanıklılığını artıracak ve sektörün dinamizmini sürdürecek adımların atılmasına yönelik değerlendirmeler yapıldı. TGA Yönetim Kurulu toplantısına; Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Bakan Başdanışmanı A. Tayfun Topal ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Timuçin Güler’in yanı sıra sektörün farklı alanlarını temsil eden isimler katıldı. Yönetim kurulu üyeleri arasında; THY Marka ve Tanıtım Başkanı Rafet Fatih Özgür, Havalimanları ve Terminal İşletmeleri temsilcisi Serkan Kaptan, Akdeniz Bölgesi temsilcileri Cengiz Haydar Barut, Hüseyin Gümrükçüler ve Ece Tonbul, Ege Bölgesi temsilcisi Ercan Torunoğulları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi temsilcisi Deniz Güler, İç Anadolu Bölgesi temsilcisi Murat Yavuz, Marmara Bölgesi temsilcileri Mahir Özbek, Murat Başer ve Hediye Güral, Seyahat Acentaları temsilcisi Hüseyin Kurt ile Yeme İçme ve Eğlence Tesisleri temsilcisi Mehmet Akdağ yer aldı.