KÜLTÜR SANAT - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 14:33

‘Geometriden Hikmete’ sergisi Fatih’te kapılarını açtı

A
A
A
‘Geometriden Hikmete’ sergisi Fatih’te kapılarını açtı

Fatih Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Geometriden Hikmete’ adlı küfi yazı sergisi sanatseverlerin katılımıyla açıldı. Sergide konuşan Prof. Dr. Şahin Uçar, "İslam medeniyeti eseriyle karşılaşan herkesin gözüne ilk çarpan şey küfi yazı oluyordu. Küfi, kutsal kelamın yazıyla sembolize edilmiş hâli olduğu için bir nevi mukaddesat olarak kabul edilmiştir. Tıpkı Herakleitos’un ‘logos’ anlayışında olduğu gibi ya da Hristiyanların Hz. İsa için ‘Kelimetullah’ demesi gibi. Biz de Kur’an-ı Kerim’i, Cebrail vasıtasıyla iletilmiş Allah kelamı olarak görüyoruz. Bu bakımdan küfi, kutsal kelamın vücut bulmuş ve yazıyla sembolleştirilmiş halidir" dedi.


Dün akşam saatlerinde Nusret Çolpan Sanat Galerisi’nde düzenlenen ‘Geometriden Hikmete’ adlı küfi yazı sergisinde, Prof. Dr. Şahin Uçar’ın hazırladığı eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Geometrik desenler ve renkli motiflerle hazırlanan küfi yazı eserleri büyük ilgi gördü. Açılışa Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, sanatçı ve davetliler katıldı. Fatih Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, geleneksel sanatların önemine dikkat çekildi. Sergiyi gezen ziyaretçiler eserleri incelerken, Geometriden Hikmete sergisi, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Sergi 15 Haziran tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.


"İslam şahsiyetini, kimliğini, hürriyetini ortaya koyan eser oldu küfi"


İlk eserini Seyyid Bey’in atölyesinde "Nokta-i Kurra" deseniyle yaptığını söyleyen Prof. Dr. Şahin Uçar, "Seyyid Bey’in de çok hoşuna gitmişti, arşivinde bir kopyası vardır. Onu, 1970 yılında Peyami Safa’nın sanat ve edebiyat kitaplarının kapağına bastılar. Daha sonra 1973’te Aydın Bolak için meşhur besmeleyi yazdım. Arkadaşlar, burada onun hikayesini de konuşun. O besmele sayesinde beni üniversiteye paleografya ve epigrafi uzmanı olarak tayin ettiler. Yani o eserin böyle bir fazileti de vardır. Paleografya ve epigrafi uzmanıyken, burada göreceğiniz Fatiha’yı yazdım. Şimdi o Fatiha’nın ya da benim yazdığım diğer kufilerin bir farkı var. Bazı hattat arkadaşlar bu işi anlamıyorlar. Küfi yazıyı basit bir grafik eser zannediyorlar. Aslında küfi, mukaddes kelamın vücut bulmuş hâlidir. Çünkü küfi ile sadece Kur’an yazılırdı. Altı asır boyunca yalnızca küfi yazı kullanıldı. Çünkü diğer hat çeşitleri henüz ortaya çıkmamıştı. Abbasilerin son dönemlerinde diğer hatlar ancak teşekkül etmeye başladı. Bu altı asır boyunca insanlar binalara ya ‘Allah’, ya ‘Muhammed’ ya da bir ayet yazıyordu. Hatta elbiselerin üzerine bile yazılmıştır. Küfi, İslam şahsiyetini, kimliğini ve hürriyetini ortaya koyan bir eser olmuştur. İslam’ın en parlak devirleri boyunca da küfi kullanılmaya devam etti. Çünkü diğer yazı türleri henüz ortaya çıkmamıştı. İslam medeniyeti denildiğinde her yerde göze çarpan unsur küfi oluyordu; elbiselerden kıyafetlere, günlük eşyalardan binalara, kubbelere ve minarelere kadar her yere yazılıyordu. Bu nedenle bir İslam medeniyeti eseriyle karşılaşan herkesin gözüne ilk çarpan şey küfi yazı oluyordu. Küfi, kutsal kelamın yazıyla sembolize edilmiş hali olduğu için bir nevi mukaddesat olarak kabul edilmiştir. Tıpkı Herakleitos’un ‘logos’ anlayışında olduğu gibi ya da Hristiyanların Hz. İsa için ‘Kelimetullah’ demesi gibi. Biz de Kur’an-ı Kerim’i, Cebrail vasıtasıyla iletilmiş Allah kelamı olarak görüyoruz. Bu bakımdan küfi, kutsal kelamın vücut bulmuş ve yazıyla sembolleştirilmiş halidir" dedi.


"O da bu tarihe kayıt düşen insanlardan bir tanesi"


Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Hocamızı tebrik ediyorum. Sayıları gittikçe azalan hocalarımızdan birkaçı şu an burada yer alıyor. Beşir Hocam da anlattı. O da bu tarihe kayıt düşen insanlardan bir tanesi işte. İskender Hocam burada. O da bu tarihe kayıt düşen insanlardan bir tanesi. Süpü Hocam burada. Bunların her birisi gelecekte isimleri, boşlukları hissedilecek olan insanlardır. Bugün bu vesileyle hocamızı tebrik ediyorum. Burayı eserleriyle ve kendisi de gelerek şereflendirdiği için kendisine teşekkür ediyorum. Serginin hazırlanmasında emeği geçen çalışma arkadaşlarıma ve teşrifleriyle bizleri onurlandıran siz kıymetli misafirlerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.



‘Geometriden Hikmete’ sergisi Fatih’te kapılarını açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küçükçekmece’de kentsel dönüşüm çalışması yapılan 5 katlı bina çöktü İstanbul Küçükçekmece’de kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında iş makinesi ile yıkımı yapılan 5 katlı bina bir anda çöktü. Çökme sonrası can kaybı ve yaralanma olmazken, çöken binanın enkazı havadan görüntülendi. Olay, saat 13.00 sıralarında Küçükçekmece Halkalı Mahallesi Dereboyu Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde bulunan 5 katlı binanın kentsel dönüşüm kapsamında yıkımına karar verildi. Boşaltılan binayı yıkmak üzere iş makinesi cadde üzerine geldi. Geniş güvenlik önlemleri altında başlatılan yıkım çalışmaları devam ederken 5 katlı bina bir anda çöktü. Binadan kopan parçalar bitişikte bulunan börek salonunun üzerine düştü. Bölgeye itfaiye, polis ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından çevrede geniş güvenlik önlemleri alınırken, tedbir açısından arama kurtarma ekipleri de enkaz üzerinde incelemelerde bulundu. İlk belirlemelere göre olayda ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenildi. Yıkımın olduğu binanın bitişiğinde bulunan bina ise tedbir amaçlı belediye ekipleri tarafından tahliye edildi. Yıkım esnasında hiçbir önlem alınmadığını iddia eden ve yıkım esnasında iş yeri zarar gören Murat Coşkun, "Faal olan bir dükkan şuanda çalışamaz halde. İçerde çalışanlar vardı. Bir can kaybının olmaması en büyük temennimiz oldu. Kontrolsüz yıkılan bir binanın mağduruyuz. Az kalsın hepimiz içerde ölüyorduk. Bina sallandı, kendimizi son anda dışarıya attık. Yıkım esnasında hiçbir önlem alınmadı" dedi. Öte yandan, yıkım sonrası binanın enkazı havadan görüntülendi.
Aydın KUTO Başkanı Akdoğan: "KOMER’in yeniden hayata geçmesi şart" Aydın Valisi Dr. Osman Varol başkanlığında, Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü organizasyonunda düzenlenen "Turizm Tanışma ve Sezon Hazırlığı Toplantısı", Kuşadası Ticaret Odası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Aydın Kültür ve Turizm Müdürü Havva Seçer Sağınç, Kuşadası Kaymakamı İbrahim Keklik ile birlikte güvenlik, kamu, yerel yönetim ve turizm sektörünün önemli temsilcileri katıldı. Toplantıda; liman bölgesinde ve şehir içi yollarda yaşanan trafik yoğunluğu, yaz ve kış nüfusu arasındaki büyük farkın oluşturduğu altyapı sorunları, kruvaziyer yolcularının çarşıda daha fazla vakit geçirmesine yönelik merkez indirme noktaları, Kervansaray’ın interaktif müzeye dönüştürülmesi, termal turizm ve gastronomi alanındaki fırsatlar gibi Kuşadası turizmini doğrudan ilgilendiren kritik başlıklar ele alındı. Toplantının en dikkat çeken başlığı ise Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan’ın gündeme taşıdığı Kuşadası Efes Kongre Merkezi’nin (KOMER) yeniden aktif hale getirilmesi konusu oldu. Akdoğan, KOMER’in yeniden hizmete açılmasının Kuşadası’nın 12 ay turizm hedefi açısından büyük önem taşıdığını belirterek "Ku?adası için en önemli konuların başında Kongre Merkezimizin yeniden hayata geçirilmesi geliyor. Bu büyük yatırım yalnızca Kuşadası için değil, tüm bölge ekonomisi ve 12 ay turizm hedefi açısından büyük önem taşıyor. Ticaret Odası olarak bu konuda kapsamlı raporlar ve çalışmalar yürütüyoruz" dedi. Ayrıca Kuşadası’nın kruvaziyer turizmindeki stratejik konumuna dikkat çeken Akdoğan, kamu kurumları, meslek odaları ve turizm paydaşlarıyla çözüm odaklı toplantılar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Toplantıda konuşan Aydın Valisi Dr. Osman Varol ise, KOMER hakkında hazırlanan raporların kendisine ulaştırıldığını belirterek süreci yakından takip edeceklerini söyledi. Varol açıklamasında "Kuşadası Ticaret Odası’nın bu konuda ciddi çalışmaları var. Hazırlanan raporları teslim aldım. Detaylı şekilde inceleyip bir yol haritası belirleyeceğiz. Valilik olarak ne yapabiliriz değerlendireceğiz. Bu konuya çok yükleneceğiz, bunun taahhüdünü veriyorum" şeklinde konuştu. Oldukça verimli geçtiği belirtilen toplantının ardından Aydın Valisi Dr. Osman Varol ve beraberindeki heyet, Kuşadası Efes Kongre Merkezi’ne giderek yerinde incelemelerde bulundu.
Şırnak Şırnak’ta 29 kişinin yaralandığı kavga barışla sonlandı Şırnak’ta geçtiğimiz ay arazi anlaşmazlığı nedeniyle birbirine giren ve 29 kişinin yaralandığı Yorga ve Katar aileleri, kanaat önderleri ve siyasilerin girişimiyle barıştı. Şırnak merkeze bağlı Güneyçam Köyü Küllüce Mezrası’nda 22 Nisan 2026 tarihinde Yorga ve Katar aileleri arasında çıkan arazi kavgası, adeta savaş alanına dönmüş, olaylarda 1’i ağır olmak üzere 29 kişi yaralanmıştı. Bölgede büyük yankı uyandıran olayın ardından tarafların barıştırılması için yoğun girişimler başlatıldı. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar ile kanaat önderlerinin devreye girmesi sonucu bugün Şırnak’ta barış programı düzenlendi. Milletvekili Tatar’ın ofisinde gerçekleştirilen programa her iki aile mensupları ile çok sayıda kanaat önderi katıldı. Programda konuşan Tatar, Şırnak’ta artık huzur ve kardeşlik ortamının hakim olması gerektiğini belirterek, yaşanan olayların bir daha tekrar etmemesi çağrısında bulundu. Tatar, "Şu an Şırnak merkezdeyiz. Bütün Şırnak halkımız hepsi burada. Yorga ailesi ile Katar ailesi arasında çıkan tatsız bir olayın sonunu sonlandırmak amacıyla toplandık. Allah’ın izniyle bunu sonlandırdık. Barışı, sulhu sağladık. Bizim mesajımız Şırnaklı kardeşlerimize, ağabeylerimize, büyüklerimize şuydu. Artık bir daha bunlar yaşanmasın. Kendi memleketimize, geleceğimize, çocuklarımıza sahip çıkalım. Memleket bizim memleketimiz. Çok zengin bir coğrafyada yaşıyoruz. 40 senedir Malumunuz bütün şer odakların gözü bu coğrafyadaydı. Allah Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun. Yine bir huzur ortamı başlattığı günden bugüne artık milletimiz de biz millet olarak kendimize geldik. Şu anda bir huzur ve refah içerisinde yaşıyoruz. 40 senedir toprakları görmeyen vatandaşlarımız şu anda sınırlarda ne yazık ki sıkıntılar yaşamaktadır. Bu sıkıntılar tabii ki olacak. Bizim de büyüklerimizden, halkımızdan talebimiz artık çocuklarımıza, geleceğimize bir iki metre araziye bakmadan birbirimize kenetlenelim. Bu coğrafyanın zenginliği sadece Şırnak’a değil Emin ol doğuyu günü Güneydoğu’ya yeter. Yeterli bir zenginliğe, bir mirasa sahibiz" dedi. Şırnak’ın yıllarca acı ve çatışmalarla anıldığını ifade eden Tatar, bölgede oluşan huzur ortamının korunması gerektiğini vurgulayarak, vatandaşlara sağduyu çağrısında bulundu. Duygusal anların yaşandığı programda iki aile fertleri yapılan duaların ardından tokalaşarak barıştı. Husumetin sona ermesiyle birlikte aileler aynı sofrada bir araya gelerek yemek yedi.