SAĞLIK - 26 Mayıs 2025 Pazartesi 10:13

Filistinli çocuk Türk doktorlar sayesinde hayata tutundu

A
A
A

Doğuştan safra kanalları olmadan dünyaya gelen 2,5 yaşındaki Filistinli Jad Ahmed Said Deek, ülkesinde tedavi imkanı bulamayınca çareyi Türkiye’de aradı. İ.A.Ü. VM Medical Park Florya Hastanesi’nde annesinden nakledilen karaciğerle sağlığına kavuşan küçük çocuk, yeniden yaşama tutundu.

Filistinli 2 buçuk yaşındaki Jad Ahmed Said Deek safra kanalları olmadan dünyaya geldi. Doğumdan kısa süre sonra rahatsızlanmaya başlayan çocuğun ailesi hemen Jad’ı hastaneye götürdü. Hastanede yapılan tetkiklerin ardından talihsiz çocuğun safra kanalları olmadan dünyaya geldiği anlaşıldı. Hemen doktorlar çocuğu ameliyata alarak "Kasai" adı verilen bağırsaklarla safra yolu arasında yeni bir yol yapma operasyonu gerçekleştirdi. Ancak yapılan ameliyatın başarılı olmaması sonucunda Jad 2 yaşına geldiğinde yeniden rahatsızlandı. Hastaneye kaldırılan çocuğun karaciğer nakli olması gerektiği anlaşıldı. Ancak Filistin’de bu ameliyatı yapacak hastanenin bulunmaması üzerine Baba hemen Filistin Sağlık Bakanlığı’na başvurdu. Türk makamlarıyla iletişime geçen Filistin Sağlık Bakanlığı, çocuğu Türkiye’ye sevk etti. İ.A.Ü. VM Medical Park Florya Hastanesi’ne getirilen küçük Jad’a burada yapılan ilk müdahale ve tetkiklerin ardından acil karaciğer nakli kararı alındı. Küçük çocuk, annesinden alınan karaciğer sayesinde yeniden sağlığına kavuştu.

"Ülkesinde yapılan ameliyat başarılı olmadı"

Jad’ın safra yolları olmadan doğduğunu ve üç aylıkken Filistin’de bağırsaklarla safra arasında bir yol oluşturmak için Kasai ameliyatı geçirdiğini dile getiren nakil ekibinden Doç. Dr. Hasret Ayyıldız Civan, ancak bu ameliyatı olan hastaların yaklaşık yüzde 80’inin karaciğer nakline ihtiyaç duyduğuna dikkat çekerek Filistin’deki ameliyatın yeterince başarılı olmadığını ifade etti.

Doç. Dr. Ayyıldız Civan, "Bize başvurduğunda karaciğer yetmezliğiyle başvurdu, geldiğinde ciddi derecede karında asit, karaciğer enzimleri ve sarılık değerlerinde ciddi yükseklik vardı. Bu yüzden hastayı ‘karaciğer nakil adayı olarak’ kabul ettik. Annesiyle kan grubu uyduğu için canlı vericili karaciğer naklini gerçekleştirdiğimiz bir hastamız oldu" dedi.

"Küçük yaşı ve düşük kilosu zorluk oluşturdu"

Jad’ın küçük yaşı ve düşük kilosunun zorluk oluşturduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ayyıldız Civan, Türkiye’de bu problemle doğan çocukların genellikle daha ileri yaşlarda nakil olduğunu ancak birimlerinin çocukluk çağı karaciğer nakillerinde oldukça yetkin olduğunu belirterek, "En küçük karaciğer naklimiz 5 kilogram ağırlığındaki bir çocuğumuzdu" diye konuştu.

Nakil sonrası Jad’ın 1 ayda 1 kilo aldığını ve keyfinin yerinde olduğunu belirten Doç. Dr. Civan, "Şu an aldığı karaciğer gayet sağlıklı bir karaciğer ve şu an için oldukça sağlıklı" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Civan, Jad’ın düzenli doktor kontrolleri ve ilaç kullanımına devam edeceğinin altını çizdi.

"Jad savaşta yaşamını sürdürmeye çalışan, bizim için çok özel bir çocuk"

Doç. Dr. Ayyıldız Civan, "Biz çok mutluyuz, bizim için bütün hastalarımız çok kıymetli ama bu hastanın en özel durumu Filistin’den gelmiş olması. Filistin hem savaş altında olan bir ülke hem de çocukluk çağı karaciğer nakillerinde ünitesi olmayan bir ülke. Bu açıdan hastaya faydalı olduğumuzu düşünüyoruz. Ben bu anlamda çok mutlu hissediyorum kendimi" dedi.

"Geldiğinde acil ameliyata ihtiyacı vardı"

Prof. Dr. Abuzer Dirican ise "Ülkesinde yapılan ameliyat bir süre işe yaramış ancak geldiğinde ameliyata ihtiyacı vardı. Karaciğerin sirozundan kaynaklanan bir kanama geçirmişti. Dalağı büyüktü, karnında sıvı vardı, mevcut karaciğer daha fazla idare etmeyecekti" diye konuştu.

Annesinden alınan karaciğerin sol yan tarafının başarıyla nakledildiğini ve hastanın hızlı toparlandığını aktaran Prof. Dr. Dirican, "Ameliyattan sonra 5. haftanın sonundayız, çok sağlıklı görünüyor. Kontrolleri de gayet güzel, ülkesine göndereceğiz. Kontrollere ülkesinde devam edecek, buraya geldiğinde de biz bakacağız" dedi. Prof. Dr. Dirican, Filistin’deki şartların takibi zorlaştırabileceğini ancak her zaman iletişimde kalmaya çalışacaklarını da sözlerine ekledi.

"Türkiye nakil alanında dünyada çok iyi bir noktada"

Prof. Dr. Bülent Ünal ise Türkiye’nin canlı vericili karaciğer naklinde dünyada çok önemli bir konumda olduğunu vurguladı.

"Özellikle pediatrik nakil farklı bir özen gerektiriyor. Biraz daha komplike bir işlem" diyen Prof. Dr. Ünal, Jad’ın küçük karnına büyük bir karaciğerin yerleştirilmesi zorluğuna değinerek "Anne burada kahraman, sol tarafını çıkardık. Onu küçültüp ondan sonra karnına yerleştirmeniz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"Normal bir çocuğun ten rengine sahip"

Çocukluk çağı nakillerinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Ünal, "Pediatrik nakilleri çok önemsiyoruz çünkü nakil sonrası çocuklar normal hayatlarını sürdürüyor. Biz onları izliyoruz, yetişkinlerde bunu fark etmek biraz daha zor ama çocuklar okula gitmeye başlıyor" şeklinde konuştu. Jad’ın nakil öncesinde çok zayıf, sarılığı olan ve siroza bağlı mide kanaması geçirmiş bir hasta olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ünal, "Şu an da normal bir çocuğun ten rengine sahip, o yüzden hakikaten bizim için çok değerli" dedi.

Prof. Dr. Ünal, dünyada pediatrik karaciğer naklinin yapıldığı merkez sayısının çok fazla olmadığını ancak Türkiye’de oldukça iyi merkezler olduğunu belirterek bununla gurur duyduğunu ifade etti. "Jad Filistin’den geliyor, savaşın olduğu karmakarışık bir ülke, orada trajedi devam ediyor ama bir yandan da sağlık sorunları da yaşanıyor. Bu sorunları çözmekte zorluk çekiyorlar. Biz de bu anlamda faydalı olduysak ne mutlu bize" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

"Karaciğerimi hiç düşünmeden verdim"

Oğlu sağlığına kavuşan anne Walaa Deek, Jad’ın ilk doğduğunda yaşadıkları şoku şöyle anlattı: "Jad ilk doğduğunda safra yolları olmayan bir çocuktu, biz çok şaşkındık. Ne yapacağımızı bilmiyorduk. Hastaneye gittiğimizde bazı tahliller yapıldıktan sonra orada bize söylediklerine göre safra yolları yoktu. Bizi başka bir hastaneye sevk ettiler. Ondan sonra tedavi süreci başladı. Bizim için şaşkınlık vericiydi çünkü biz böyle bir hastalığı bilmiyorduk."

"Sonunda Türkiye’ye başvurduk. Neredeydik şimdi nereye geldik. Ama Allah’a şükür şu an durumu çok iyi" diyen Walaa Deek, oğluna karaciğerini hiç düşünmeden verdiğini dile getirdi. Başta doktorlar olmak üzere herkese ve ailesine teşekkür etti.

Baba ise ameliyat gerektiğinden dolayı ilk önce Filistin Sağlık Bakanlığı’na başvurduklarını ve oradan buraya sevk edildiklerini, Ürdün üzerinden Türkiye’ye tedavi amacıyla geldiklerini söyledi.

Filistinli çocuk Türk doktorlar sayesinde hayata tutunduVolkan Kayalar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Glutensiz yaşama Şahinbey desteği Şahinbey Belediyesi, çölyak hastalarına yönelik glutensiz gıda desteğini aralıksız sürdürüyor. Şahinbey Belediyesi, Başkan Mehmet Tahmazoğlu öncülüğünde sosyal belediyecilik çalışmalarını sürdürerek çölyak hastalarına yönelik glutensiz gıda desteğini aralıksız sürdürüyor. Sosyal Market aracılığıyla, çölyak hastalarına her ay 74 çeşit glutensiz ürün ücretsiz olarak ulaştırılıyor. Glutene karşı hassasiyeti bulunan ve özel beslenmek zorunda olan vatandaşlar Sosyal Market içerisinde oluşturulan özel bölümde un, makarna, atıştırmalık, pasta ve çeşitli temel gıda ürünleri vatandaşlara ücretsiz şekilde sunuluyor. Verilen hizmetten dolayı memnuniyetlerini dile getiren çölyak hastaları, özellikle glutensiz ürünlerin hem zor bulunması hem de yüksek maliyetli olması nedeniyle yapılan desteğin büyük önem taşıdığını belirterek Başkan Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür etti. "Hastalarımızın yanındayız" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, dezavantajlı gruplara yönelik desteklerin artarak devam ettiğini ifade ederek, "Şahinbey Belediyesi olarak dezavantajlı gruplarımıza her zaman destek olmaya devam ediyoruz. Çölyak hastası olup glutene karşı alerjisi olan vatandaşlarımıza Türkiye’de ilk glutensiz marketi açtık. Çünkü bu ürünleri piyasada bulmak gerçekten çok zor ve oldukça pahalı. Şahinbey Belediyesi olarak çölyak hastası kardeşlerimize unundan pastasına kadar 74 çeşit ürünü her ay ücretsiz olarak vermeye devam ediyoruz" dedi.
İstanbul 32. Kağıthane Yağlı Güreşleri Kırkpınar’ı aratmadı Kağıthane Belediyesi’nin Sadabad Yaz Etkinlikleri kapsamında bu yıl 32’ncisi düzenlenen yağlı güreş etkinlikleri Kağıthane Hasbahçe etkinlik alanında gerçekleştirildi. Kağıthane Belediyesi ev sahipliğinde geleneksel olarak düzenlenen 32’inci Kağıthane Yağlı Güreşleri Hasbahçe etkinlik alanında gerçekleştirildi. Müsabakalarda federasyona kayıtlı 500 sporcu mücadele etti. Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin İstanbul’daki alternatifi olan Kağıthane Yağlı Güreşleri her yaştan sporcuyu ve Kırkpınar Altınkemer Başpehlivanları Yusuf Can Zeybek, Recep Kara, Mustafa Taş, Fatih Atlı gibi Türkiye’nin en ünlü başpehlivanlarını misafir ederken, İstanbullulara da unutulmaz bir gün yaşattı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, çok sayıda davetliler ve seyirciler katıldı. "Kağıthane’mizin her bir noktasında önemli tesisler, önemli organizasyonlar gerçekleştirildi" Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Çok güzel bir günde güzel ilçemiz Kağıthane’de Başkanımızın ve sahipliğinde bir aradayız. Yağlı güreş geleneklerimizin en önemli spor dallarından bir tanesi. Başkanımız da bu geleneği her sene daha da büyüterek devam ettirmeye öncülük ediyor. Küçük yaşlardan başlayan bu etkinlik geleceğin sporcularını yetiştirilmesi adına önemli bir deneyim oluşturacak. Özgüvenli ve özbenliği gelişmiş geleceğe güvenle bakan bir nesil için mutlaka bir spor dalının bünyesinde olması kıymetli. Sporun her alanında Kağıthane’mizin her bir noktasında önemli tesisler, önemli organizasyonlar gerçekleştirildi. Buraya katılan bütün sporcularımıza başarılar diliyorum. Nice güzel yağlı güreş organizasyonlarına da Kağıthane’mizle buluşacak. Burası aynı zamanda Osmanlı’nın da sayfiye yeri. Yani bütün yaz dönemlerinin geçirildiği bir bölge bu açıdan da bu geleneğin burada yaşanması çok daha anlamlı ve kıymetli" dedi. "Ülkemizin önemli başpehlivanları Kağıthane’mizde olacak" Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, ise "Bugün burada 500’den fazla sporcumuz kol bağlamış olarak müsabakaya çıkıyorlar, onlarla beraber inşallah gün içerisinde Kağıthane Belediyesi olarak düzenlediğimiz yağlı başpehlivan güreşleri ile bir aradayız. 1700’lü yıllardan başlayan bugüne kadar gelen Sadabad devrinden, lale devrinden başlayan bugüne kadar gelen bir serüven ve burada ata sporumuzu güzel bir şekilde yaşatmış oluyoruz. Ülkemizin önemli başpehlivanları Kağıthane’mizde olacak" şeklinde konuştu. "500 sporcumuz kayıt yaptırdı. 22 tane de Kırkpınar en seçkin başpehlivanı burada güreş tutacak" Alanda konuşma yapan Kırkpınar Başpehlivanı Recep Kara, "Bugün burada sezonumuz daha yeni açıldı. Kağıthane’deyiz Sadabad çayırında ata sporumuz yağlı güreşin şöleni var. Kağıthane Belediyesi’ne burada ata sporumuzu yaşattığı için teşekkür ediyorum. Seyircimizin ilgisi de gayet güzel, hava güzel, bizlere de iyi güreşler yapmak kalıyor. 500 sporcumuz kayıt yaptırdı. 22 tane de Kırkpınar en seçkin başpehlivanı burada güreş tutacak. Ata sporumuzu seyircimizin karşısında en güzel şekilde yaşatacağız" ifadelerini kullandı. Başpehlivan Mustafa Taş ise, "Başpehlivanlık kategorisinde buranın son şampiyonuyum. 2024 yılında yapılmıştı en son. Büyüklerimizi izleyerek başpehlivanlık hayali kurarak bu sahalara çıkmıştık. Allah’a şükürler olsun hayal ettiğimiz her şey nasip oldu. İnşallah Kırkpınar’da da 2026 yılında altın kemer alıp hayatımıza devam etmek istiyoruz" diye konuştu. Her yıl severek güreşleri izlediğini belirten Sevda Farsakoğlu, "Kağıthane’de oturuyorum, her sene güreşleri izlemeye gelirim, seviyoruz severek izliyoruz. Mevlüt Başkanımız sürekli her yıl bu organizasyonu yapıyorlar, bizde izlemeye fırsatı buluyoruz" dedi. Etkinliğe ilk defa katıldığını belirten bir vatandaş," İlk defa geliyorum, güreşleri izlemek için geldim çocuğumu da getirdim, kültürümüzü öğrensin, güreşlerle ilgili bilgi sahibi olsun ailecek geldik. Heyecanlıyız güzel bir ortam böyle etkinliklerin devamını talep ediyoruz" dedi.
Adana Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.