GÜNDEM - 27 Şubat 2026 Cuma 13:15

Fenerbahçe’de 36 yıllık amatör balıkçı geleneği tahliye tehlikesiyle karşı karşıya

A
A
A

 İstanbul'un köklü kıyı kültürlerinden biri olan Fenerbahçe'deki amatör balıkçı geleneği, marina sahasında yaşanan yeni süreçle birlikte tartışma konusu oldu. Marina alanının 5 Şubat 2025'te ihale edilip 11 Şubat 2025'te yeni işletmeye devredilmesinin ardından, bölgede uzun yıllardır faaliyet gösteren amatör balıkçı teknelerine yönelik tahliye süreci başlatıldı.

Aradan geçen yaklaşık bir yıllık dönemde herhangi bir resmi bildirim yapılmadığını belirten balıkçılar, Şubat ayı içerisinde önce elektriklerin kesildiğini, ardından da marinayı terk etmeleri yönünde tebligat aldıklarını ifade ediyor. Marina sahasında çoğunluğu amatör balıkçılara ait 44 teknenin bulunduğu, bazı üyelerin ise teknelerinde yaşadığı belirtiliyor. Elektrik kesintisi nedeniyle ısınma, hijyen ve sintine pompalarının çalışmaması gibi nedenlerle batma riski yaşandığı öne sürülüyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan Fenerbahçe Emekli ve Amatör Balıkçılar Dayanışma Derneği Başkanı Metin Yalvaç, 36 yıldır sürdürülen geleneğin sona erdirilmek istendiğini savundu.

Yalvaç, marinanın 5 Şubat 2025'te ihale edildiğini ve 11 Şubat 2025'te ihaleyi alan firmanın teslim aldığını hatırlattı. Yalvaç, "Fenerbahçe'deki bu köklü balıkçı geleneği 36 yıldan beri yaşatılıyor ve istiyoruz ki yaşatılmaya devam etsin. Bugüne kadar elde ettiğimiz müktesep hakkın elimizden gitmesini asla kabul etmiyoruz. Marinanın yeni sürecinin ihaleyi alan firma tarafından rant açısından uygun şekilde kullanılmasına saygı duyuyoruz. Ancak bütün vatandaşlık görevlerini yerine getiren bir derneğin, marina yeniden şekilleniyor diye buradan yok edilmesini kabul etmiyoruz" dedi.
Tebligat sürecine de değinen Yalvaç, elektriğin resmi bildirimden önce kesildiğini belirten Yalvaç, "Bizim şu anda dışardaki teknelerle birlikte 44 teknemiz var. Bu 44 teknemizin tamamı mağdur edildiler çünkü biz Tuzla'da lodoslarda batan tekneler gördük; bunlar milli servetti ve parçalandılar. Bu insanların teknelerini oralarda barındırmalarının yegane sebebi marina ücretleridir. Marina ücret ödeyemeyen insanların tekneleri battı. Dolayısıyla biz bu 44 tekneyi Fenerbahçe'den başka bir yere götürmeyi düşünmüyoruz. İstiyoruz ki marinanın yeniden yapılanma sürecinde çalışmaları aksatmadan ve onlara herhangi bir zorluk çıkarmadan teknelerimizi uygun bir yerde barındıralım. İstiyoruz ki çalışmalar bittikten sonra yine marina içerisinde kalmak kaydıyla, onların uygun gördüğü ve bizim de kabul edeceğimiz bir alanda bu amatör faaliyetlerimizi devam ettirelim. Şu anda mağdur 44 tekne var, gidecek yerleri yok, limanda elektrik yok ve teknelerin ciddi bir batma riski var. Bir an önce bu mağduriyetin giderilmesini istiyoruz" diye konuştu.
Derneğin Yönetim Kurulu Üyesi Yücel Yorulmaz ise 44 teknenin yalnızca amatör faaliyet yürüttüğünü belirterek, afet durumlarına ilişkin hazırlıklarını değindi. Yorulmaz, "Burada yaklaşık 44 teknemiz var. Bazı arkadaşlarımızın gidecek yeri yok. Biz sadece kendi içimize kapalı bir yapı değiliz. Pandemi öncesinde aldığımız bir genel kurul kararıyla, afet anlarında teknelerimizin kullanılmasına yönelik projeyi Kadıköy Belediyesi'ne iletmiştik. Olası bir afet durumunda denizden destek verebilecek bir gücü" ifadelerine yer verdi.

Dernek üyeleri, marina yönetiminden müktesep haklarının tanınmasını ve yeniden yapılanma sürecinde uygun bir alan tahsis edilerek Fenerbahçe'deki amatör balıkçılık geleneğinin devam etmesini talep ediyor.

Vahit Aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Uzmanı açıkladı: İşte akran zorbalığının iki nedeni, Aile tutumu ve sosyal medya Bolu’da son dönemde artış gösteren akran zorbalığı vakalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Akran zorbalığının sebebi aile tutumu ve sosyal medya" dedi. Bolu’da son zamanlarda artış gösteren ve dikkat çeken akran zorbalığı olaylarına ilişkin Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt değerlendirmelerde bulundu. Öğüt, zorbalığın temelinde yatan nedenlere değinerek, hatalı aile tutumları ile sosyal medyanın gençler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkisine vurgu yaptı. Akran zorbalığıyla ilgili doğru mücadele yöntemleri hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Öğüt, mağdurların durum karşısında yalnız kalmaması gerektiğini hatırlattı. Zorbalıkla karşı karşıya kalındığında izlenmesi gereken yolları aktaran Öğüt, bu tür olaylara maruz kalanların mutlaka durumu aileleriyle paylaşması ve ilgili mercilerden profesyonel yardım alması gerektiğinin altını çizdi. "İlerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor" Akran zorbalığını uygulayan çocukların, aileden gördüğü tutumları sergilediğinden bahseden Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Bunun bir sürü faktörü olsa bile aslında iki maddeye ayırabiliriz. İlki, çocukların sosyal medya üzerinden maruz kaldığı içerikler diyebiliriz. İkincisi de aile tutumu. Çünkü ilerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor. Çocuklar aslında o tutumların devamını getirerek bu şekilde davranan bireyler olmaya başlıyor. Çocukların ve gençlerin maruz kaldıkları içerikler için öncelikle bunların takip edilmesi gerekiyor. Maalesef her zaman takip etme yapılamayabiliyor. Burada çok önemli bir silahımız var; çocuklarımızla aramızdaki bağı koruyabilmek. Çocuğumuz, onu rahatsız eden ya da ona farklı gelen, ürkütücü gelen bir içerik gördüğü zaman gelip ailesiyle paylaşması ve bu bağı koruyabilmek elimizdeki en güçlü silah oluyor. Böylelikle takip edemediğimiz konularda çocukların güvenini kazanarak onların ne izlediklerini ya da nelere maruz kaldıklarını öğrenebiliyoruz" dedi. "Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli" Akran zorbalığı eğiliminde olan ve zorbalığa uğrayan çocuklarla ilgili doğru mücadele yöntemleri seçilmesi gerektiğini vurgulayan Çağın Mert Öğüt, "Öncelikle zorbalık yapan ya da zorbalığa maruz kalan şeklinde düşünebiliriz. Ailenin tutumları gayet yolunda olsa bile bazen çocuklar etkilendikleri durumda zorbalık davranışına başvurabiliyor. Burada mümkünse ailenin bu konuya destek vermesi, bu konuyu önemsemesi ve destek almaları çok faydalı olur. Zorbalığa uğrayan tarafta ise haklıyken haksız duruma düşmemek durumunu biz çok önemsiyoruz. Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli. Burada çocuk veya genç gerekli mercilerden yardım alabilir. Örneğin okul yönetiminden, rehberlik biriminden, öğretmeninden ve en önemlisi ailesine bu konuyu açarak bu konuda nasıl ilerlemesi ve nasıl bir tutum geliştirmesi gerektiğini yetkili mercilerle ve ailesiyle görüşmesi çok önemli olur" şeklinde konuştu. Sözlerinin sonunda çocuklara ve ailelere tavsiyelerde bulunan Çağın Mert Öğüt, "Çocukların, gençlerin maruz kaldığı içerikleri takip edebilmek çok önemli. Eğer takip edemiyorsak aramızdaki bağı güçlendirip onların bize bunları anlatması en önemli silahımız haline geliyor. Bağımızı kesinlikle güçlü tutmalıyız. Bununla beraber kendi tutumlarımızı gözden geçirmeliyiz. Ve çocuklarımızın tutumlarıyla ilgili bir yanlışlık gözlemliyorsak bununla ilgili gerekirse destek almalıyız" ifadelerini kullandı.