SPOR - 19 Mart 2026 Perşembe 19:58

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’ne altın setle veda etti

A
A
A
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’ne altın setle veda etti

Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımı, 2026 CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi çeyrek final ikinci maçında Savino Del Bene Scandicci’yi 3-1 mağlup etti ve mücadeleyi altın sete taşıdı. Altın sette rakibine 15-13’lük skorla mağlup olan sarı-lacivertliler, Şampiyonlar Ligi’ne veda etti.



Salon: Burhan Felek Vestel


Hakemler: Olivier Guillet (Fransa), Theodora Kyriopoulou (Yunanistan)


Fenerbahçe: Orro, Fedorovtseva, Aslı, Vargas, Hande, Eda, Gizem (L) (Bedart-Ghani, Ana Cristina, Arelya)


Scandicci: Bechis, Skinner, Nwakalor, Antropova, Bosetti, Weitzel, Castillo (L) (Ruddins, Mancini, Franklin)


Setler: 32-30, 25-29, 25-13, 27-25


Altın set: 13-15


Süre: 136 dakika



Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’ne altın setle veda etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Emre Belözoğlu: "Beşiktaş, 2026’nın en önemli performansını gösteren takım" Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, 2026 yılının en önemli performansını gösteren takım olan Beşiktaş’a karşı ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Kasımpaşa, Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında konuk olduğu Beşiktaş’a 2-1 mağlup oldu. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, "Bayrama daha mutlu girmek isterdik. Oyuncularım mücadele ettiler. Karşımızda ligin 2026 sonrası en çok üçüncü bölgede pozisyon üreten, 6-7 oyuncuyla hücum eden takıma karşı çok basit goller yedik. Bu seviye bunu kaldırmaz. Oyuna tutunmaya çalıştılar. Gol harici daha efektif olabilirdi oyuncularım. Kamil’in sakatlanması düzenimizi bozdu. Beşiktaş’a saygı duyuyorum. 2026’nın en önemli performansını gösteren takım. İki basit gol yemesek daha rahat maç çıkartabilirdik. Ders çıkarmamız lazım. Kendi rakiplerimizle oynayacağız. Beşiktaş’ı galibiyetinden dolayı tebrik ederim" ifadelerini kullandı. "İnönü’de Beşiktaş karşısında kimse sürekli üçüncü bölgeyi oynayamaz" Belözoğlu, siyah-beyazlı takımın çok kolay gol bulduğunu belirterek, "İnönü’de Beşiktaş karşısında kimse sürekli üçüncü bölgeyi oynayamaz. Beşiktaş çok kolay 2 gol buldu. Bizim beklediğimizin dışında pozisyona gitmeden gol buldular. İkinci gol irdelenmesi gereken bir gol. Takımın bulunduğu pozisyon gereği kendimize yakıştıramadığımız bir gol. Bu goller çalıştığımız konular olduğu için beni rahatsız ediyor. Dersimizi iyi çalışmıştık. Beşiktaş’ı geriye itecek çıkışlarımız oldu. Basit goller yemesek başka bir senaryo olabilirdi. Buradan 1 puanla ayrılabilirdik" şeklinde konuştu. "Elimizdeki gücü en iyi şekilde kullanmak zorundayız" Konumları gereği ellerindeki kadro gücünü en iyi şekilde kullanmak zorunda olduklarını dile getiren Emre Belözoğlu, "Bizim konumumuz gereği çok güzel bir dua var; ‘Mısır’a sultanlıktan vazgeçmek gerekiyor. Kuyudan çıksak bizim için yeterli’. Gönül ister ki en yetenekli oyuncularla çalışmak. Yine de oyuncularım samimiyetle gösterdiğimizi uygulamaya çalıştı. Bu konumdan daha iyi konumda olmamız gerektiğine inanıyorum. Oyuncularım da maçlarda ellerinden geleni göstermeye gayret ettiler. Ligde kalabileceğini düşündüğüm bir kadro var. Büyük takımlarla mücadele etmek için başka parametreler olması gerekiyor. Kalan 21 puanın her zerresine talip olacağız" diye konuştu. Tecrübeli teknik adam, ayrıca 35, 36 puanın kendilerini ligde tutmaya yetebileceğini de sözlerine ekledi.
Konya Volkan Demirel: "Yakaladığımız pozisyonları iyi değerlendiremedik" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel, Konyaspor’a mağlup oldukları maçın ardından yaptığı açıklamada, yakaladıkları pozisyonları iyi değerlendiremediklerini, mağlup oldukları için üzgün olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Gençlerbirliği, deplasmanda karşılaştığı Konyaspor’a 1-0 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel, "Mutlu olmak adına kazanmak istediğimiz bir maçtı ama sonuç olarak 1-0 mağlup olduk. Bu sebepten dolayı çok üzgünüz ama 10 günde 3 maç oynamak, ikisi deplasman, birisi Beşiktaş maçı ki Beşiktaş maçının 75 dakikası 10 kişi oynamak kolay bir şey değildi. Fiziksel olarak mücadele etmelerinden gayet memnunum. Bunu birinci ve ikinci maçta söyledim. Bugün de aynı şekilde bunu söyleyebilirim. Konyaspor, kadrosuna baktığımızda çok ofansif bir kadroyla çıktı. Arkada geçişleri bulabileceğimizi, rahat pozisyona gelebileceğimizi planlamıştık. İlk yarıda bunu yakaladık ama çıkışlarımızda çok net tercihler yapamadık. Yakaladığımız pozisyonları iyi değerlendiremedik. İkinci yarıda da Konya’nın hem taraftar hem de saha avantajına maruz kaldık. Duran toplardan gelen pozisyonlarla da hem golü buldular hem de pozisyon buldular. Buradan belki bir puanla ayrılabilirdik ama mağlup olduğumuz için üzgünüm. Şimdi önümüzde bir bayram var. Herkesin bayramını da buradan kutluyorum. Biz de bayramdan sonra Antalya’da kamp geçireceğiz. Hem grup için ciddi anlamda hem de taktiksel anlamda eksiklerimizi değerlendirip tekrardan döndüğümüzde daha iyi Gençlerbirliği izleteceğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Kastamonu’da 8 asırlık "tekke çorbası" geleneği bu yıl da yaşatıldı Kastamonu’da bulunan Şeyh Ahmet Türbesi’nde 8 asırdır arife günleri ve Regaip kandillerinde gerçekleştirilen "tekke çorbası" geleneği Ramazan Bayramı’nın arifesinde yaşatıldı. Kastamonu’da il merkezine bağlı Gölköy köyünde Tekkeşin sülalesine mensup 15 aile, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı’nın arifeleri ile Regaip kandillerinde yaşattıkları "tekke çorbası" geleneğini bu yıl da yaşattı. 1200’lü yıllarda yaşayan Şeyh Ahmet’in vasiyetiyle başlayan gelenek kapsamında, soyundan gelen Tekkeşin aileleri Ramazan Bayramı’nın arifesine çevre köylerden ve farklı illerden gelenleri Şeyh Ahmet Türbesi’nin yanındaki misafirhanede ağırladı. Yıllardır tencere ve kaplarıyla türbeye gelen binlerce kişi, pişirilen çorbadan alıp evlerine götürdü. Tekkeşin sülalesinden 15 ailenin yaşattığı gelenek kapsamında gün boyunca kazanlarda pişirilen ve içinde et, nohut, erişte, kuru fasulye ve bolca baharat bulunan çorba misafirlere ikram edildi. Gelenek kapsamında yaklaşık 15 kazan çorba pişirildi. Akşam ise Tekkeş ailesi tarafından vatandaşlar iftar yemeğinde ağırlandı. "800 senedir devam eden bu adeti biz, günümüzde de sürdürüyoruz" Geleneği yaşatmaya devam ettiklerini ifade eden aile üyelerinden Raşit Tekkeşin, "Tekke çorbası, Şeyh Ahmet Efendi’nin vakfıyla olmuş. Şeyh Ahmet Efendi, 1206 yılında yaşamış Alparslan’ın komutanlarından olarak biliyoruz. Kastamonu, Çankırı, Sinop, Çorum, Osmancık, Tokat, Amasya’yı fetheden komutan diye biliniyor. Bizanslar tarafından şehit edilmiştir. Bu vakfiye Çobanoğulları’ndan önce kurulduğunu biliyoruz. Burada Şeyh Ahmet, fakirleri, yolcuları doyurup çorba içirip hiçbir şey gözetmeksizin gönderiyormuş zamanında. Şu anda çorba senede üç defa, arife günleri Tekkeş’in aileleri tarafından sırayla yapılmakta ve devam etmektedir. 800 senedir bu adet bu şekilde dönüşmüş ve bu adeti biz günümüzde de sürdürüyoruz" dedi. Tekkeş’in ailelerinin daha önceden bir araya gelerek birlikte hamur açtıklarını anlatan Raşit Tekkeşin, "Biz, buna yayın diyoruz. Fakat bu o kadar çoğaldı ki artık bu yayın açılamaz hale geldi, yeterli gelmedi. Yayını kurutması, saklaması çok zor olduğu için, küflendiği için hazır erişteden yapmaya başladık. Tekkeş’in aileleri bunun malzemesini önceden alıyor ve burada ayrıca bazı vatandaşların Allah’tan dilekleri oluyor. Bunlar yerine getirmek için adaklar oluyor. Başka bir şey de olabiliyor, yani bu çorbaya katılan tuzu, biberi, fasulyesi, nohudu, bunun gibi şeyler herkes bütçesine göre adaklar da bulunuyor. Tabii biz bunları daha önceden hazırladığımız için bazıları hazır olan malzemeler çorbaya katılıyor. Burada bazen yemek dağıtan aileler oluyor, bazıları ihtiyaç sahibi ailelere bırakıyor, o vatandaşların bu gibi adaklarını biz burada pişiriyoruz" diye konuştu. "Atalarımızın bize bıraktığı şekliyle çorba yapıp dağıtıyoruz" Çorbanın bu yıl yapımını üstlenen ailenin üyelerinden Hüseyin Tekkeşin ise Şeyh Ahmet Türbesi Vakfının 1206 yılında kurulduğunu söyleyerek, "Bizim atalarımız Gölköy’e Horasan’dan geldiler. Sancakları da vardı, Şeyh Ahmet olarak tanınmış. Bizim atalarımız Kastamonu’nun ilk camisini de burada yapmışlar. Buraya ilim yaymak için gelmişler, buraya yerleşmişler. Biz, bunları atalarımızın bize bıraktığı şekliyle böyle yapıyoruz. Gelirler buradan çorbalarını alırlar, giderler, evlerinde çoluk çocuklarıyla birlikte iftarlarını yaparlar. Bizde bundan mutluluk duyarız. Bunun karşılığında da hiçbir şey istemiyoruz" ifadelerini kullandı. Gölköy’e hem türbeyi ziyaret etmeye hem de çorba almaya geldiğini söyleyen Melike Pehlivan da, "Orucumuzu burada açmak istedim, çorbaya geldim. Bizde böyle adet yoktu, çok güzel. Eski gelenek çok güzel olmuş. Allah razı olsun başlatanlardan da yapanlardan da. Bizde yardım için bazen geliyoruz, bugün de çorbaya geldik. Orucumuzu tutuyoruz. Ezan okunca orucumuzu çorbayla açacağız" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Şehit yakınları ve gazilerden CHP Genel Başkanı Özel hakkında suç duyurusu Şehit yakınları ve gaziler, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’i hedef alan açıklamalarının ardından harekete geçen şehit yakınları ve gaziler adına suç duyurusunu Terör Gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz yaptı. Gündüz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı suç duyurusunda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ’Kamu görevlisine karşı alenen hakaret (TCK125/3-a) ve iftira suçları (TCK267/1-9)ile resen tespit edilecek diğer suçlar’ kapsamında yargılanmasını talep etti. Avukatı aracılığıyla suç duyurusunu yapan Gündüz, Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’i doğrudan hedef alarak yargı bağımsızlığı, adalet mekanizmasının işleyişi, siyasi etkiler iddiası ve hukuk sistemi üzerinden eleştiriler yönelttiğini söyledi. Gündüz, "Özgür Özel açıklamalarında Akın Gürlek’in geçmişteki bazı yargı kararları ve görev süreçleri, muhalefet tarafından sık sık eleştirilen başlıklar arasında yer alıyordu. Özgür Özel’in son çıkışı ise tamamen sınırlarını aşmış niteliktedir. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığını açıklaması Özgür Özel’in raydan çıkışının belirtisidir. Milletimiz her daim Akın Gürlek’in yanındadır. Akın Gürlek, halkın güçlü desteğini arkasına almıştır. Lakin CHP’nin lideri Özgür Özel bugün yaptığı açıklamalarla sadece bir kişiyi değil, aynı zamanda adaletin tecellisine olan inancımıza saygısızlık yapmıştır. Bizler halk olarak biliyoruz ki Akın Gürlek görev yaptığı süre boyunca hukukun üstünlüğünü esas almış, zor zamanlarda sorumluluk almaktan kaçınmamıştır. Bu duruş, toplumun her kesiminde karşılık bulmuştur. Elbette herkes aynı fikirde olmayabilir. Ancak şunu açıkça görüyoruz ki adaletin güçlü ve kararlı şekilde işlemesini isteyen geniş bir kesim, Gürlek’in yanında durmaktadır. Bizler için mesele kişiler değil, ilkeler meselesidir. Hukukun tarafsızlığı, adaletin gecikmemesi ve herkes için eşit uygulanmasıdır. Bu anlayışla, adalete inanan herkesin sesine kulak vermeye devam ediyor, iftira sarmalına kendini kaptıran Özgür Özel’inde derhal Akın Gürlek ve yüce Türk milletinden özür dilemesi gerekir. Şehit ve gazi aileleri olarak her zaman Bakanımız Akın Gürlek’in yanındayız. Özgür Özel hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk" dedi.
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: "AK Parti’nin gücü milletle kurduğu gönül bağındadır" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, "AK Parti’nin asıl gücü sahadadır, milletle kurduğu gönül bağındadır" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, Ramazan Bayramı dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Acar, "Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Teşkilat Başkanlığımızın koordinasyonuyla, AK Parti’nin tüm kadrolarıyla sahada olduğu; vefayı merkeze alan ve vatandaşımızla birebir temas kuran devasa bir Ramazan seferberliğini daha alnımızın AKıyla tamamladık. Tanıtım ve Medya Başkanlığımızın belirlediği ’Niyetimiz Bir, İnancımız Bir, Yolumuz Bir’ ortak söylemi çatısı altında bu Ramazan’da Türkiye’nin her hanesine misafir olduk. Genel Merkezimizden, en uzak mahalle temsilciliğimize kadar, teşkilatımızın her bir ferdiyle adeta saat gibi işleyen muazzam bir koordinasyon sergiledik" ifadelerine yer verdi. "Dayanışma ruhunu meydanlara taşıdık" Şehit yakınları ve gazileri ailelerine yönelik iftar ve sahur programlarıyla AK Parti’nin vefanın adresi olduğunu belirten Acar, "Bakanlarımız, milletvekillerimiz, MYK ve MKYK üyelerimiz, her ilde siyasetin rotasını milletimizin taleplerine göre yeniden çizerek devletin vakur simasını mütevazı sofralara taşıdı. Sosyal Politikalar Başkanlığımız öncülüğünde şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve engelli ailelerimize yönelik iftar ve sahur programlarıyla partimiz yine vefanın adresi oldu. Kadın Kollarımız, ‘merhamet elçileri’ olarak çalınmadık kapı, girilmedik hane bırakmadı; mukabele ve hane ziyaretleriyle annelerimizin dualarını heybemize doldurdu. Gençlik Kollarımız, ‘İftara 5 Kala’ ve ‘Sahura 5 Kala’ programlarıyla sahadaki dinamizmin adı oldu; enerjilerini Türkiye’nin yarınlarına vakfetti" dedi. Ramazan’ın en anlamlı duraklarından birinin deprem bölgesi olduğunu ifade eden Acar, "Yerel Yönetimler Başkanlığımızın koordinasyonunda belediyelerimiz, şehirlerimizin her köşesini Ramazan’ın manevi iklimine uygun şekilde donatarak dayanışma ruhunu meydanlara taşıdı. Bu Ramazan’ın en anlamlı duraklarından biri de şüphesiz deprem bölgemizdi. ‘Yeni evim, ilk iftarım’ anlayışıyla, yeni yuvalarına kavuşan kardeşlerimizin sofralarına misafir olduk. Bu buluşmalar, omuz omuza yeniden ayağa kalkışımızın en güçlü sembolü oldu. Sokaklarda ve hanelerde hissettiğimiz o eşsiz duygu, aslında hepimizin özlediği o kadim ruhun yansımasıydı. Senelerdir dile getirilen ’Nerede o eski Ramazanlar?’ söylemine, AK Parti’nin özündeki ’94 Ruhu’ ile yani samimiyet, sahicilik ve vatandaşla birebir temasla en güçlü cevabı vererek o günlere olan özlemi giderdik" ifadelerini kullandı. "AK Parti’nin asıl gücü sahadadır, milletle kurduğu gönül bağındadır" Türk milletiyle kol kola, omuz omuza ve gönül gönüle yürümeyi sürdüreceklerini vurgulayan Acar, şunları kaydetti: "Dün olduğu gibi bugün, bugün olduğu gibi yarın da milletimizle kol kola, omuz omuza ve gönül gönüle yürümeyi sürdüreceğiz. Meydanlardan sokaklara yayılan bu nostaljik ama diri ruh ile geçmişin bereketini Türkiye Yüzyılı’nın vizyonuyla birleştirdik. Gönül coğrafyamızın sınır tanımadığını bu yıl bir kez daha tüm dünyaya gösterdik. AK Parti’nin şefkat elini, Sivil Toplum Kuruluşlarımızla el ele vererek dünyanın neresinde bir mazlum varsa oraya uzattık. Suriye’den Gazze’ye kadar uzanan yardım köprülerimizle, kardeşlerimizin Ramazan sevincine iftar ve sahur sofralarıyla ortak olduk, acılarını paylaştık. Dış İlişkiler Başkanlığımız ve UID aracılığıyla, Avrupa’dan Asya’ya kadar gurbetteki vatandaşlarımızı da yalnız bırakmadık; ’Sıla’ özlemlerini kardeşlik sofralarında dindirdik. Gündüzden geceye, ışıl ışıl meydanlardan en sessiz mahallelere kadar bu Ramazan bir kez daha ortaya koydu ki; AK Parti’nin asıl gücü sahadadır, milletle kurduğu gönül bağındadır. Attığımız her adımda, çaldığımız her kapıda, sıkılan her elde, dokunduğumuz her gönülde aynı hakikati yeniden gördük. Biz bu milletin içinden doğan, bu milletle yürüyen, kaderi bu milletle aynı olan büyük ve güçlü bir hareketiz. Dün olduğu gibi bugün, bugün olduğu gibi yarın da milletimizle kol kola, omuz omuza ve gönül gönüle yürümeyi sürdüreceğiz. Çünkü niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir. Ve biz, birlikte Türkiye’yiz. Güven içinde, hayırlı ve huzurlu bayramlar Türkiye" ifadelerini kullandı.
İzmir Berberler bayram tıraşı için 24 saat mesai yapıyor İzmir’de Ramazan Bayramı öncesi yoğun mesai harcayan berberler, müşterilerini bayrama hazırlamak için 24 saat kesintisiz hizmet vermeye başladı. Buca ilçesinde sabaha kadar çalışan kuaförlerde çırakların topladığı binlerce liralık bayram bahşişi ise yüzleri güldürdü. Ramazan Bayramı arifesinde kent genelindeki berberlerde büyük yoğunluk oluştu. Buca ilçesi İşçievleri semtinde faaliyet gösteren bir erkek kuaförü, müşterilerini bayrama hazırlamak amacıyla sabaha kadar mesai yapacak. Sabahın erken saatlerinden bu yana onlarca vatandaşı tıraş eden berberler iş yoğunluğuyla mücadele ediyor. Erkek kuaförü Ahmet Ateşoğlu, "Sabah 9’da açtık iş yerini ve 24 saatlik bir çalışma planımız var. Gelen müşterilerimiz genellikle daimi müşteriler ve yorgunluk hissetmiyoruz. Sabaha kadar çalışacağız ve bayram arifesinde müşterilerimizi bakımlı bir şekilde bayrama hazırlıyoruz" dedi. Sıfır hata ile hizmet İşletme çalışanı Umut Sayar, "Sabahtan bu yana 25-30 tıraş oldu, bir o kadar daha randevumuz var. Sıfır hata ile hizmet vermeye çalışıyoruz yorgun olsak da. Kolay bir iş değil" dedi. Çırakların bahşiş sevinci İş yoğunluğundan ve bahşişlerden memnun olan çıraklar durumu sevinçle karşıladı. Bayram arifesinde 5 bin lira ile 6 bin lira arasında bahşiş aldıklarını belirten çıraklar, "Keşke her gün bayram olsa" dedi.