GÜNDEM - 05 Mayıs 2026 Salı 14:35

Eylem Tok’un ‘Aileyle helalleştik’ sözlerine baba Özer Aci’den yanıt: "Benim öyle bir anlaşmam yok, davamın arkasındayım"

A
A
A

 İstanbul Eyüpsultan'da 17 yaşındaki Timur Cihantimur'un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci'nin babası Özer Aci, Eylem Tok'un "aileyle helalleştik" mektubuna yanıt verdi. Baba Özer Aci, ''Biz kan bağı varisleriyiz. İnsani bir davranış olarak benimle irtibata geçmediler, bu saatten sonra geçemezler de. Benim öyle bir anlaşmam yok, ben davamın arkasındayım, ben davama bakıyorum. 2 yıl sonra mı aklı başına gelmiş? Hep benim çocuğum, benim çocuğum, halen benim çocuğum; üniversiteye gidiyormuş, çok iyi çocukmuş. Ya bizim çocuğumuz kötü mü? Benim bir buçuk yaşında yetim kalan evladım kötü çocuk mu?'' dedi.

İstanbul Eyüpsultan'da 1 Mart 2024 gecesi meydana gelen kazada, Timur Cihantimur'un kullandığı araç Oğuz Murat Aci'ye çarpmıştı. Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci hayatını kaybederken Cihantimur ile annesi Eylem Tok birlikte ABD'ye kaçmıştı. Hakkında kırmızı bülten çıkartılan anne ve oğlu, 2024 yılında Boston'da yakalanarak gözaltına alınmıştı. ABD'de tutuklu bulunan Eylem Tok, cezaevinden bir mektup yazdı ve Tok'un yazdığı bu mektup avukatı aracılığıyla sosyal medyada paylaşıldı. Eylem Tok mektubunda kullandığı "Bu olayda en büyük acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Bir anne olarak, onların yaşadığı acının tarifi olmadığını tüm kalbimle hissediyorum. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine sabır diliyorum. Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim'' ifadeleri Aci ailesini çileden çıkardı.

"İnsani bir davranış olarak benimle bir irtibata geçmediler, bu saatten sonra geçemezler de''

Eylem Tok'un mektubunda öne sürdüğü ‘aileyle helalleştik' iddialarına yanıt veren baba Özer Aci, "Eylem Tok'lar yaklaşık iki yıldır Amerika'da hapisteler. Yasal varisler dediği bir buçuk yaşındaki çocuk ve bir buçuk yıllık evli eşi. Biz kan bağı varisleriyiz. Benimle bir anlaşma veya insani bir davranış olarak benimle bir irtibat geçmediler, bu saatten sonra geçemezler de. Bu anlaşmayı, bir yıl önce yaptılar. Bir yıl önce Mayıs ayında, yine böyle bir Mayıs ayıydı; bir para ödendiği söylenmişti. Sonradan para rakamları ortaya çıktı. Benim öyle bir anlaşmam yok, ben davamın arkasındayım, ben davama bakıyorum. İki yıl sonra mı aklı başına gelmiş? Hep benim çocuğum, benim çocuğum, halen benim çocuğum; üniversiteye gidiyormuş, çok iyi çocukmuş. Ya bizim çocuğumuz kötü mü? Benim bir buçuk yaşında yetim kalan evladım kötü çocuk mu? Kendi çocuğu iyi de bizim çocuklarımız kötü çocuk mu? 'Ben olay yerine gitmedim' diyor utanmadan. Çocuğunu olay yerinden aldın gittin, 'telefonu almadım' diyor, peki telefon kimin arabasında çıktı Eylem Tok? Bunu niye izah etmiyorsun?'' şeklinde konuştu.

‘'Ben oğlumun maddi ve maneviyatını satacak kadar alçalmadım''

Baba Özer Aci konuşmasının devamında, ‘'Bunu da izah etsin. Aradan neredeyse iki yıl geçmiş yeni mi aklı başına geliyor? Yazıklar olsun. Bu olaylar bugün mü hatırına geldi? Vicdani rahatsızlık duymalar vicdanlarını rahatlatacakmış, yumuşatacakmış. Ben bugün yine mezardan geldim. Oğlumun mezarında gözyaşı döktüm. Onun çocuğu yaşıyor şükretsin. Ben konuşmalarımda 'kendi çocuğunu diri diri toprağa gömdüler. Gelsin şu adalete teslim olsunlar' dedim. Gelmediler. Çekecekler, Allah beter eylesin. Çekecekler, çekmek zorundalar. Kusura bakmasınlar. Ben onlardan şunu beklerdim; bir insani, bir merhametli davranış. İki sayfa mektup yazıyor, kendi evladından bahsediyor. Bana ne senin evladın, benim evladım ölmüş. Benim bir buçuk yaşında evladım yetim kalmış. İnsafsızlar, merhametsizler, vicdansızlar. Varisleriyle anlaşmışlar, neyle anlaşılır? Ben oğlumun maddi ve maneviyatını satacak kadar alçalmadım. Hiçbir zaman da alçalmam. Eğer bir para, bir şey alınırsa da bunu açık açık hiç çekinmeden söylerim. Allah'ıma şükürler olsun ona da bir ihtiyacım yok'' dedi.

‘'Her şey cep telefonu kayıtlarında çıkacaktır"

Eylem Tok'un mektubundan yer alan "olay yerine gitmedim, telefon almadım" sözleriyle ilgili olarak da konuşan Baba Özer Aci, "Doğru söylüyor, gerçekler açık olarak raporlarda yer almaktadır; kendi telefonu, getirdi şoförü polise teslim etti. Kendi aracından çıktı ‘Ben almadım' dediği telefon. O zaman onun telefonu o arabada ne geziyor? Peki orada yaralıları kime teslim etmiş? Oğlu ölü var, ölü SOS kayıtlarında var. Peki neden o zaman ‘Anne burada bir yaralı var, ağır yaralı ölüyor, babamı çağırın yarasına bir parmak basın' niye dememiş? Neden kaçıyor, neden? İnsani davranış olarak hareket etseydi benim çocuğum şu an yaşıyordu. Eylem Tok olayın olduğu noktada takılı kalmış. Benim çocuğum 81 dakika sonra hastaneye gidiyor. İstanbul'da 9 dakika 112'nin hizmeti. Kusura bakmasın, iyi marifet etmiş olay yerine gitmemiş. Ben gittiğinden eminim. Her şey cep telefonu kayıtlarında çıkacaktır. Onun mahkemesi de 13 Temmuz'da var, orada hesap verecektir" ifadelerini kullandı.

Lokman Sarıkurt - Kerem Akca

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Darende’de flora projesi için ilk saha çalışması tamamlandı Malatya’nın Darende ilçesinde yürütülen "Darende Florası Projesi" kapsamında ilk kapsamlı saha çalışması tamamlandı. Çalışmalarla bölgenin bitki çeşitliliğinin kayıt altına alınması hedefleniyor. Günpınar Vadisi Koruma Derneği öncülüğünde yürütülen proje ile Darende’nin zengin bitki örtüsünün tespit edilmesi, korunması ve gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor. Proje kapsamında aynı zamanda yöre halkının doğayla ilişkisi ve Darende balına kaynaklık eden bitki türleri de araştırılıyor. Projenin temellerinin, Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneğinin Mart 2024’te Darende’de gerçekleştirdiği ziyaretle atıldığı belirtildi. Hazırlanan "Günpınar Vadisi’nin Taşkın Durumu, İmar Planı ve Ekosistem Değerlendirmesi" raporunun flora çalışmasına öncülük ettiği ifade edildi.2025 yılı hazırlıklarının ardından gönüllü araştırmacılardan oluşan ekip, 27 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında ilçede 5 gün süren ilk saha çalışmasını gerçekleştirdi. Beybağı, Sayfiye, Zaviye, Gökçeören, Çukurkaya, Hacılar, Yeniköy, Ulupınar, Baytarbağı, Akçatoprak, Akova, Ağılbaşı, Ilıca, Ozan, Yenice, Şuğul, Balaban ve Irmaklı mahallelerinde yapılan incelemelerde çok sayıda otsu ve odunsu bitki türü kayıt altına alındı. Türlerin teşhisi için fotoğraf arşivi oluşturulurken, kesin teşhislerin ilerleyen süreçte uzman akademisyenlerce yapılacağı bildirildi. Çalışma kapsamında ayrıca, bölge ekonomisi açısından önemli bir yere sahip olan Darende balının kaynağını oluşturan bitkilerin de incelendiği, Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden Doç. Dr. Golshan Zare tarafından bu alanda derleme yapılacağı kaydedildi. Bunun yanında yöre halkının günlük yaşamda kullandığı bitkilerin yerel adları ve kullanım amaçlarının da kayıt altına alınacağı ifade edildi. Bin 200 ile iki bin 100 metre arasında değişen yükselti, derin vadiler ve farklı jeolojik yapılar sayesinde Darende’nin zengin bir bitki çeşitliliğine sahip olduğu belirtilirken, ilçenin Anadolu Çaprazı üzerinde yer almasının da bu çeşitliliği artırdığı vurgulandı.Elde edilecek verilerin akademik çalışmalarla birleştirilerek kapsamlı bir veri tabanı oluşturulacağı, projenin sonunda ise Darende’nin bitki örtüsünü tanıtan bir kitap hazırlanmasının planlandığı bildirildi. Öte yandan proje sürecinde Darende Kaymakamlığı koordinesinde İlçe Jandarma Komutanlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de çalışmalara destek verdiği kaydedildi.