ASAYİŞ - 28 Şubat 2026 Cumartesi 14:54

Esenyurt’ta yüz gerdirme ameliyatında ihmal iddiası

A
A
A

Aile, hastanenin ihmali olduğunu iddia ederek savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Olay, Esenyurt’ta bulunan özel bir hastanede meydana geldi. İddiaya göre, Beylikdüzü’nde yaşayan 42 yaşındaki Sibel Yiyin, 15 Şubat tarihinde Esenyurt’ta bulunan özel bir hastaneye giderek karın gerdirme operasyonu geçirdi. Yiyin, aynı hastaneye dün yüz gerdirme ameliyatı için gitti. Saat 15.00 sıralarında ameliyata giren kadının 17.00 sıralarında operasyonu tamamlandı. Ardından genç kadının nefes darlığı çekerek komaya girdiği öğrenildi. Koma sonrası kalbi duran Sibel Yiyin yoğun bakıma alındı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen talihsiz kadın kurtarılamadı.

Yiyin’in ailesi ise kızlarının ölüm haberini akşam 22.00’de alarak apar topar hastaneye gitti. Ölümü şüpheli bulan aile yakınları savcılığa suç duyurusunda bulunarak özel hastaneden şikayetçi oldu. Hayatını kaybeden kadının cesedi ise otopsi işlemlerinin ardından Adli Tıp Kurumu morgundan alındı.

13 gün içerisinde 2 ameliyat

Yüz gerdirme ameliyatı için özel hastanede bulunan Sibel Yiyin’in 13 gün önce yine aynı hastanede karın gerdirme ameliyatı olduğu bilgisine ulaşıldı. Ailesinin iddiasına göre 15 Şubat’ta operasyonu gerçekleştirilen Yiyin, 18 Şubat’ta da taburcu olmuştu.

Ameliyattan çıktıktan sonra yoğun bakıma alıyorlar

Kızının ameliyat sürecinden bahseden baba, "Bundan 12 gün önce karın gerdirme ameliyatı olmuş, bizim haberimiz yok. Dün de yüz gerdirme ameliyatı için hastaneye başvurmuş, ameliyatı yapılmış. Ameliyattan çıktıktan sonra yoğun bakıma alıyorlar. Komaya girdiğinde nefes alma güçlüğü, solunum yetmezliği tespiti koyuyorlar. Buna bağlı olarak da kalbi duruyor. Kalbine müdahale ettiğini söylüyor ama kardiyoloji tarafından mı edilmiş yoksa normal hemşire tarafından mı edilmiş, onun bilgisi bizde yok" dedi.

Yüksek dozdan narkoz verilerek ameliyat gerçekleştirildi

Kızının ölümü hakkında konuşan acılı baba Murat Yiyin, "Tansiyon hapları çantasından çıktı. Tansiyon hapı kullanıyor, tansiyonu yüksek, hipertansiyonu var. Buna rağmen bu ameliyatı 10 gün içerisinde 2 kez yüksek dozdan narkoz vererek gerçekleştiriyorlar. İkinci ameliyatı yüksek narkoz vererek gerçekleştiriyorlar. Benim tahminim narkozdan çıkamıyor" dedi.

Ameliyat olacağından haberimiz yoktu

Kızının ameliyatından haberi olmadığını söyleyen baba, "Haberimiz yoktu ameliyata gideceğinden. Bir gün önce konuşmuştum. Annesine nörolojiden randevu alacaktı. Tamam baba, ben randevuyu alırım, onu ben götürürüm diye konuştuk. İkinci günde kendisi ameliyata girdi. Bizim bundan haberimiz yok" dedi.

Çok şüpheli durumlar var

Şüpheli durumlar olduğunu söyleyen baba, "Herhangi bir telefon numarası alınmamış hastane tarafından. Herhangi bir yakını çağrılmamış. Herhangi bir adres alınmamış. Refakatçi alınmamış. Anestezili bir ameliyat gerçekleştireceksin. Hastane olarak sen bunları yapmak zorundasın. Bunları yapmazsan işte böyle hasta vefat eder, başın da ağrır" dedi.

Biz ihmaller var diye düşünüyoruz

Kızının ölümünde ihmaller olduğunu söyleyen baba, "İhmaller var diye düşünüyoruz. Biz bunun araştırmasının yapılmasını istiyoruz. Savcılığa gereken bilgiyi verdik. Savcılık geldi, gerekli evrakları toparladı. Sonucunu bekliyoruz" dedi.

Ben böyle olduğuna inanmıyorum

Kızının ölüm haberini aldıktan sonra doktorların kendisine yanlış bilgi verdiğini iddia eden Murat Yiyin, "Kızım vefat ettikten sonra hastane bize bilgi verdi, yoğun bakımda olduğunu söyledi. Hastaneye ulaştığımızda doktorlar, anestezi ve ameliyat eden doktor, kızımızın ameliyattan sonra bilinci yerine geldiğini, konuştuklarını fakat bir müddet sonra solunum yetmezliğinden komaya girdiğini, yoğun bakıma aldıklarını ve kalbinin durduğunu, geriye döndüremediklerini ifade etti. Fakat şüpheli, ben böyle olduğuna inanmıyorum" açıklamasında bulundu.

Kesiyorlar, biçiyorlar, vefat etti diyorlar

Kızının ameliyatı öncesi kimseye haber verilmediği hakkında sitemini tekrarlayan baba, "Ameliyattan çıktıktan sonra bizim haberimiz yoktu. Zaten ameliyat olduğundan da haberimiz yoktu. Kendi başına gidiyor. Doktorlar ne bir yakınının telefonunu alıyorlar ne bir yakınının adresini alıyorlar ne refakatçi istiyorlar. Kendi başlarına ameliyata alıyorlar, kesiyorlar, biçiyorlar, vefat etti diyorlar, başınız sağ olsun diyorlar" ifadelerini kullandı.

Bize 22.00 sularında vefat ettiğini söylediler

Kızının ameliyatı ve ölüm saatinden de bahseden baba, "Doktorların ifadesine göre 22.00 sularında vefat ettiğini söylediler. Ameliyata 15.20 sularında giriyor, 17.00 sularında ameliyattan çıkıyor. 27 Şubat Cuma akşamı saat 22.00’de vefat ettiğini söylediler" dedi.

Yüzünde yarık oluşuyor, bu insan nasıl konuşabilir

Ameliyat sonrası doktorların kızınız konuştu iddiasının doğru olmadığını düşünen baba, "Doktorların ifade ettiğine göre ameliyattan çıktıktan sonra kendine geldi ve konuştuk. Bir insan diş çektiriyor, konuşamıyor. Bu 30 santimetre uzunluğunda cildinde, yüzünde yarık oluşuyor. Bu insan nasıl konuşabilir. Bu şüpheli değil mi. Böyle bir konuşma olabilir mi, gerçekleşebilir mi. Ben inanmıyorum. Doktorlar kendini korumak, kurtarmak için böyle söylüyorlar" şeklinde konuştu.

Öte yandan, Sibel Yiyin’in cenazesin yarın Beylikdüzü’nde bulunan Mevlana Camii’nde öğle namazı sonrası kılınacak cenaze namazının ardından İstanbul’da defnedileceği öğrenildi.

Emirhan Toplu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya AK Parti’den 28 Şubat açıklaması: "Darbeci zihniyetle mücadelemiz sürecek" AK Parti Kütahya İl Başkanlığı tarafından, 28 Şubat Darbesi’nin 29’uncu yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasına AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, AK Parti Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti MKYK üyesi Jülide İskenderoğlu ve teşkilat mensupları katıldı. Açıklamayı yapan AK Parti Kütahya İl İnsan Hakları Başkanı Ecem Esen, 28 Şubat’ın yalnızca siyasete değil, doğrudan topluma yönelik planlı bir darbe olduğunu vurguladı. Esen, "28 Şubat Darbesi’nin 29. yıl dönümünde darbe ve darbecilik zihniyetini kınamak için bir araya geldik. Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbedir. Sonuçlarının nesillerce sürmesi hedeflenen, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir" dedi. 28 Şubat sürecinde milli ve manevi değerlerin hedef alındığını belirten Esen, millet iradesine karşı tankların yürütüldüğünü, seçilmiş hükümetin görevden uzaklaştırıldığını ve özellikle başörtülü kadınlar başta olmak üzere dindar kesimlere yönelik ağır bir zulüm süreci yaşandığını ifade etti. AK Parti olarak tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduklarını vurgulayan Esen, iktidar döneminde atılan adımlarla vesayet odaklarının etkisiz hale getirildiğini, milli iradenin yeniden inşa edilerek Türkiye’nin demokrasi standartlarının yükseltildiğini söyledi. Son dönemde başörtüsüne ve Anadolu’nun yerel kıyafetlerine yönelik bazı tutumların, 28 Şubat zihniyetinin hâlâ varlığını sürdürdüğünü gösterdiğini belirten Esen, demokrasi bilinci, sivil irade ve sandığın gücünün her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çekti. Bu anlayışla mücadelenin AK Parti için bir demokrasi ve hak mücadelesi olduğunu dile getiren Esen, toplumsal barışı hedef alan bu zihniyetin, Türkiye’nin büyük ve güçlü ülke hedefinin önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Esen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz."
Çorum Çorum’da ’tekne orucu’ coşkusu: Yüzlerce çocuk aynı anda iftarını açtı Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel hale getirilen Tekne Orucu İftar Programı’nda yüzlerce çocuk, öğle ezanıyla birlikte oruçlarını açarak unutulmaz bir Ramazan coşkusu yaşadı. Çorum Belediyesi, Ramazan ayının manevi iklimini ve paylaşma kültürünü gelecek nesillere aktarmak amacıyla 6-10 yaş arası çocuklara özel "Tekne Orucu İftar Programı" düzenledi. Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe çocuklar yoğun ilgi gösterdi. Öğle namazı saatinde bir çocuğun okuduğu ezanla birlikte çocuklar tekne oruçlarını açtı. Programda çocuklara çeşitli ikramlarda bulunuldu. İftarın ardından çocuklar çeşitli etkinliklerle doyasıya eğlendi. "Bu coşkuyu en derinden yaşayanlar, yüreği en temiz olan yavrularımız ve çocuklarımızdır" Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Ramazan’ın coşkusunu herkes yüreğinde hissediyor, ancak bu coşkuyu en derinden yaşayanlar, yüreği en temiz olan yavrularımız ve çocuklarımızdır. Biz de arzu ettik ki tam gün oruca geçmeden önce onları ’tekne orucu’ ile bu ibadete alıştırmaya başlayalım. Bu, geleneğimizde ve geçmişimizde yer alan; ecdadımızın çocukları oruca alıştırmak için geliştirdiği, pedagojik açıdan da son derece uygun ve güzel bir yöntemdir. Şehirleri inşa ve ihya ederken nesilleri ihmal etmiyoruz. Nesillerimizin değerlerimizle tanışması, orucu ve ibadetlerimizi sevmesi, bu sürece severek ve pedagojik olarak doğru bir şekilde geçiş yapabilmesi bizim için çok kıymetlidir" dedi. "Bu uygulamayı geleneksel hale getirdik" Etkinliğin her yıl gerçekleştirildiğini söyleyen Başkan Aşgın, "Bu uygulamayı geleneksel hale getirdik. Her yıl Ramazan ayının bir gününde yavrularımızı davet ediyoruz. Onlarla birlikte iftar sofrasında buluşuyoruz. Biz yavrularımızla birlikte orucumuzu açamıyoruz. Ancak ezanla birlikte iftar açmanın o huşusunu ve güzelliğini yavrularımıza yaşatmak istiyoruz. Etrafımızda velilerimiz de var ve çoğu zaman onların heyecanı çocuklarımızdan daha fazla oluyor. Çünkü her anne baba, evladının tarihine, değerlerine ve geleneğine bağlı olmasını ister. Bu anlamda da çocuklarımızın mutluluğu sadece onlarda da kalmıyor. Velilerine hatta şehrimize sirayet ediyor. Bu nedenle de yavrularımızı çok seviyoruz" diye konuştu.
Malatya Battalgazi Belediyesi’nden 28 Şubat’a tanıklık eden fotoğraf sergisi Battalgazi Belediyesi tarafından düzenlenen ve 28 Şubat sürecini konu alan "Karanlığın Fotoğrafları" adlı sergi ziyarete açıldı. Battalgazi Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Karanlığın Fotoğrafları" adlı fotoğraf sergisi Malatya Park AVM’de açıldı. Sergi, 28 Şubat postmodern darbe sürecinin toplumsal hafızadaki izlerini gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor. 73 fotoğrafın yer aldığı serginin açılışına Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, AK Parti Malatya Kadın Kolları Başkanı Esin Tanrıverdi, AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci, AK Parti Battalgazi Kadın Kolları Başkanı Ebru İnanç, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile 28 Şubat döneminde mağduriyet yaşayan isimler katıldı. Sergide, dönemin sosyal ve siyasi atmosferini yansıtan kareler ziyaretçilerle buluşturuldu. 28 Şubat-1 Mart tarihleri arasında iki gün boyunca açık kalacak sergi, Malatya Park AVM’de ziyaretçilerini ağırlayacak. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, 28 Şubat sürecinin Türkiye’nin yakın tarihinde karanlık bir dönem olarak yer aldığını belirterek, "Karanlık bir dönem yaşandı. O dönemin en büyük bedellerinden birini Malatyalı kardeşlerimizle birlikte ödedik. Tarihin karanlıklarında gömülen bu süreci gelecek nesillere anlatamazsak Allah korusun benzer zulümler yeniden yaşanabilir. Devlet tarihi açısından 30 yıl uzun bir süre değildir. Bu nedenle çocuklarımız o günleri görmemiş olsa bile yaşananları doğru şekilde aktarmamız gerekiyor" dedi. Milli iradenin önemine vurgu yapan Taşkın, milletin geçmişte demokrasiye sahip çıkarak darbe girişimlerini tarihe gömdüğünü ifade ederek, "Milletimiz nasıl 28 Şubat’ı tarihin karanlığına gömdüyse, yıllar sonra FETÖ darbe girişimini de aynı kararlılıkla bertaraf etti. Milli iradeye sahip çıktığımız müddetçe kimse milletin iradesinin önüne geçemeyecektir. Rabb’im bir daha o günleri yaşatmasın" ifadelerini kullandı. KADEM Malatya Temsilcisi Saliha Sırma, 28 Şubat sürecini yaşayan isimler olarak verilen mücadelenin doğru anlaşılması gerektiğini belirtti. Sırma, "Biz kendimizi mağdur olarak değil mücadele veren insanlar olarak görüyoruz. İnancımız gereği taşıdığımız başörtümüzü onurla savunduk. Bugün sahip olunan haklar kolay elde edilmedi; insanlar kariyerlerinden, hayallerinden vazgeçmek zorunda kaldı. Genç nesillerin bu sürecin değerini iyi anlaması gerekiyor" ifadelerini kullandı. 28 Şubat Kadın Platformu ve DEHADER Başkanı Mine Yeter, serginin geçmişi hatırlatma açısından önemli olduğunu söyledi. Üniversite öğrencisiyken yaşadığı süreci anlatan Yeter, "O dönemde psikolojik ve fiziksel baskılar yaşadık. Sergideki fotoğraflara bakınca yeniden o günlere gittik ve duygulandık. Bugün kadınların istedikleri alanda özgürce var olabilmesi verilen mücadelenin sonucudur" şeklinde konuştu. KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Semra Kılıç, genç yaşta ailesiyle birlikte ciddi mağduriyetler yaşadıklarını belirterek, "Bize ‘28 Şubat’ı unutmadınız’ diyenlere şunu söylüyorum, aslında o süreci sürekli hatırlatan, o zihniyeti sürdürenlerdir. Biz sadece yaşananların unutulmaması için buradayız" dedi. 28 Şubat döneminin mağdurlarından Necati Karabay ise farklı görevlerde bulunduğu yıllarda sürecin etkilerini yakından yaşadığını ifade etti. Karabay, "Gençler bugün özgürlüklerin her zaman var olduğunu zannediyor. Oysa başörtülü öğrenciler eğitimlerinden uzaklaştırıldı, insanlar inançları nedeniyle baskı gördü. Bu sergi, o gerçeklerin yeni nesiller tarafından anlaşılması açısından çok kıymetli" diye konuştu.