ÇEVRE - 30 Mart 2026 Pazartesi 13:29

Esenler’de sıfır atık projeleriyle milyonluk tasarruf

A
A
A
Esenler’de sıfır atık projeleriyle milyonluk tasarruf

Esenler Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında yürüttüğü sıfır atık çalışmaları ve Akıllı Geri Dönüşüm Merkezi projeleri tanıttı. Esenler’de kağıt, plastik, cam, metal ve elektronik atıklar ekonomiye kazandırılırken, yılda 13 bin 650 ton atık geri dönüşüme yönlendirildiği belirtilirken, ilçe genelinde 17 mahallede 30 noktada hizmet veren sistem sayesinde bugüne kadar vatandaşlara toplam 15 milyon TL destek sağlandığı kaydedildi. Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, "Esenler’de yaklaşık olarak topladığımız 400 ton atığın yüzde 10’unu geri ayrıştırabilen Türkiye’de ender belediyelerden bir tanesiyiz. Biz geri dönüşümde önemli bir mesafe kat ettik" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın girişimleriyle Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde, Esenler Belediyesi; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü projeleri kamuoyuyla paylaştı. Esenler’de hayata geçirilen geri dönüşüm programı kapsamında kağıt, plastik, cam, metal ve elektronik atıklar ekonomiye kazandırılırken, yılda 13 bin 650 ton atık geri dönüşüme yönlendiriliyor. Öte yandan ilçede yürütülen çalışmalar sayesinde son 16 yılda toplam 8 milyon okul defteri öğrencilere ulaştırıldı. Vatandaşların topladığı geri dönüşüm atıklarıyla her yıl yaklaşık 500 bin defter eğitim öğretim döneminin başında öğrencilere dağıtılıyor.


Sıfır atık çalışmalarıyla önemli tasarruflar da sağlandı. Buna göre Esenler’de bir yılda 151 bin ağaç kurtarılırken, 8 milyon litre petrol, 30 milyar litre su ve 55 milyon kilovatsaat enerji tasarrufu elde edildi. Proje kapsamında hayata geçirilen "Esmatik" ve Akıllı Atık Toplama Merkezi sistemi ise ödüle layık görüldü. Sistemle vatandaşlar getirdikleri kağıt, pet, cam ve metal atıklar karşılığında puan kazanıyor. Bu puanlar ESMATİK kartlara veya T.C. kimlik kartlarına yüklenerek anlaşmalı marketler ve okul kantinlerinde kullanılabiliyor. Esenler genelinde 17 mahallede 30 noktada hizmet veren sistem sayesinde bugüne kadar vatandaşlara toplam 15 milyon TL destek sağlandı.



"Her çöp, mutlaka ekonomiye, ev ekonomisine kazandırılan yeni bir ürün demektir"


Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, "Bugün Dünya Sıfır Atık Günü ve gerçekten Türkiye’nin başlatmış olduğu bu büyük hamle dünya tarafından takdir ediliyor. Birleşmiş Milletler tarafından da bugün Dünya Sıfır Atık Günü ilan edildi. Türkiye’nin bu konudaki gayreti; özellikle saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın eşleri hanımefendinin bu konudaki himayeleri, destekleri ve öncülüğü, Türkiye’de bu işin hem toplumsal karşılığının oluşması anlamında hem de her insanın kendi geleceğini inşa etmesi konusundaki bu gayretin en anlamlı hediyesi olduğunu düşünüyoruz. Sıfır atık konusunda Esenler Belediyesi olarak çok mesafe kat etmiş bir belediyeyiz. Bugüne kadar hiç aksatmadan uyguladık ve şu ana kadar Esenler’de yaklaşık olarak topladığımız 400 ton atığın yüzde 10’unu geri ayrıştırabilen Türkiye’de ender belediyelerden bir tanesiyiz. Biz geri dönüşümde önemli bir mesafe kat ettik. Esenler’de çöp iki şekilde toplanır. Bir tanesi normal, bildiğiniz rutin çöp toplama; diğeri ise haftada bir gün olmak üzere kaynağında ayrıştırılmış geri dönüşüm çöplerinin toplanmasıdır. Bu toplamayla beraber bizdeki her çöp, mutlaka ekonomiye, ev


ekonomisine kazandırılan yeni bir ürün demektir" dedi.



"Evden çıkarken çocuklara anneleri harçlık vermek yerine geri dönüştürülebilir atıkları veriyor"


Geri dönüşüm ürünlerini çocuklara defter olarak verdiklerini söyleyen Göksu, "Bir taraftan sosyal marketimizde yağ olarak veriyoruz, deterjan olarak ulaştırıyoruz. Bununla birlikte bir ileri aşamaya geçerek iki kategorili bir akıllı toplama sistemi kurduk ki Türkiye’de ilk başlayan belediyelerden bir tanesiyiz. Arkamda gördüğünüz akıllı çöp toplama merkezinde insanlar çöplerini getirerek buradan para puan alıyorlar ve bu puanlar kendi kartlarına yükleniyor. Bunu para olarak kullanabiliyorlar. Şu ana kadar yaklaşık 16 milyon Türk lirası ödeme yapmış durumdayız. Bu sistem 17 mahallemizde 30 ayrı noktada bulunmaktadır. Biz sadece evlerimizde değil, aynı zamanda diğer taraftan belli noktalarda ekmek kabinlerimizde de bu sistemi uyguluyoruz. Örneğin, aynı şekilde çöpü buraya bıraktıkları takdirde halk ekmek ürünlerinden ekmek alabiliyorlar. Bunu da bu şekilde organize edebiliyoruz. Bir başka uygulama ise okullarımızda ve kantinlerimizde kullandığımız "esmatik" kartlarımızdır. Evden çıkarken çocuklara anneleri harçlık vermek yerine geri dönüştürülebilir atıkları veriyor ve çocuklar bu atıkları esmatiğe atarak günlük kantin ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar" diye konuştu.



"Hedefimiz Esenler’de çöp maliyetini sıfıra düşürmektir"


Türkiye’nin geri dönüşüm konusunda öncülük ettiğini belirten Göksu, "Dünyanın geldiği şu noktaya baktığınızda artık her şeyin geri dönüşmesi gerektiğine toplumsal akıl olarak hep birlikte karar vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye bu konuda çok büyük bir öncülük yapıyor. Şu ana kadar bu geri dönüşüm çalışmaları sayesinde milyarlarca litre su kazanımı elde etmişiz, milyonlarca litre petrol tasarrufu sağlamışız ve milyonlarca ağacı kurtarmışız. İnsan, doğa üzerinde yaptığı tahribatın karşılığını mutlaka görmektedir; doğa kendisine yapılanı affetmez. Doğayı korumak bize bir emanettir, aslında çocuklarımızın bize emanetidir. Biz doğayı ne kadar koruyabilirsek, çevremizi ne kadar muhafaza edebilirsek insanlığın geleceğine o kadar katkı sağlamış oluruz. Hedefimiz Esenler’de çöp maliyetini sıfıra düşürmektir. Yani Esenler’de hedefimiz, üretilen hiçbir atığın aslında çöp olmadığını göstermek; her şeyin geri dönüştürülebileceğini ortaya koyarak bu atıkları yeniden kazanıma, yeniden üretime dahil etmek ve hanelerimize ekonomik katkı olarak geri döndürmektir. Diğer taraftan doğanın tahribini ne kadar azaltabilirsek, doğanın bize sunduğu imkanları ve nimetleri ne kadar tahrip etmeden kullanabilirsek, bunun bizim için en anlamlı kazanç olacağını düşünüyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı çok başarılı bir şekilde yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.



"Atıkları toplayın, atmayın; doğamızı kirletmeyelim"


Geri dönüşüm noktasına atık getiren vatandaşlardan Aysel Altun, "Evimizde biriken, plastik, metal ve kağıtları getirerek puan topluyoruz. Bu atıkları doğaya atacağımıza getirip belediyemize veriyoruz. Böylece hem doğamızı koruyup, hem maddi ve manevi olarak kazanç sağlıyoruz. Bize kimliklerimize para puan yükleniyor, biz de markete gidip alışverişimizi gerçekleştiriyoruz. Komşularımıza da tavsiye ediyoruz. Atıkları toplayın, atmayın. Doğamızı kirletmeyelim. Yaşadığımız yeri temiz tutalım. Böyle bir destek verdikleri için belediyemizden Allah razı olsun" dedi.



"Evime alışveriş yaparak, eksiklerimizi tamamlıyorum"


İpek Aslaner ise "Bu geri dönüşüm programından çok memnunum. Az da olsa çok da olsa tüm atıklarımızı geri dönüşüm için getiriyorum. Belediyemizden Allah razı olsun. Ağırlığı tartarak, ne kadar ağırlık varsa ona göre ücreti hesabımıza aktarıyorlar. Ben de evime alışveriş yaparak, eksiklerimizi tamamlıyorum. En azından beni uzun bir süre idare ediyor. 11-12 senedir bu şekilde geri dönüşüme atık getiriyorum" diye konuştu.



Esenler’de sıfır atık projeleriyle milyonluk tasarruf

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Çiftler arasındaki ekonomik şiddet tazminat sebebi Avukat Mücahid Küçük, çiftler arasında banka kartının alınmasının ya da ev ihtiyaçları için para verilmemesinin ekonomik şiddete yol açtığını ve tazminat sebebi olabileceğini söyledi. Kadının ekonomik olarak zor durumda bırakılmasının ekonomik şiddet olabileceğini söyleyen Avukat Mücahid Küçük, "Şiddetin hukukumuzda farklı sınıflandırmaları var. Biri herkesin bildiği maalesef fiziksel şiddet, diğeri psikolojik şiddet ve bir diğeri de ekonomik şiddet olarak sınıflandırılmaktadır. Ekonomik şiddet genellikle kadınlara yapılan örnek vermek gerekirse kadınların maaş kartının elinden alınması ya da çalışmayan kadınlara kocanın harçlık vermemesi, ev giderlerini alması için para vermemesi gibi durumlarda ortaya çıkan şiddet türüdür. Yani genel bir tanım yapmak gerekirse kadını ekonomik olarak zor duruma sokmak da gelir yoksunluğunda bırakmaktadır" dedi. Küçük, ekonomik şiddetten sonra da yapılan masraflar için ayrıca dava açılabileceğini söyleyerek, "Son günlerde bu durumların nişanlılık öncesinde dahi yaşandığına dair olaylara karşımıza çıkıyor. Özellikle nişanlanma aşamasında dahi ailelerin bir araya gelerek evlendikten sonra ‘maaş kartın bizde duracak’ hatta babaların dahi yürüteceğine dair haberler çıkıyor karşımıza. Bu durumlarda dahi ekonomik şiddet vücut bulmaktadır. Bu nedenle nişanı bozan taraf haklı nedenle nişanı bozabilir. Nişanın bozulması sebebi ile de maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabilir. Ayrıca açabileceği tazminat davalarıyla kusurlu olan taraftan nişanlanma için yapmış olduğu masraflar için maddi tazminat talebinde de bulunabilir. Kendisine ve kişilik haklarına saygısızlık varsa da manevi tazminat talebinde de bulunabilirler" ifadelerini kullandı.
İstanbul Hürmüz’deki kriz elektrikli araçlara olan ilgiyi arttırdı ABD ve İsrail’in İran’a saldırması petrol fiyatlarını küresel çapta hızla yükseltirken, tüketicilerin elektrikli araçlara olan ilgisini arttırdı. Orta Doğu’da İran merkezli gerilimin savaşa dönüşmesiyle küresel petrol piyasasında yaşanan arz daralması, Avrupa’da akaryakıt fiyatlarını kısa sürede sert şekilde yukarı çekti. Kıta genelinde benzin fiyatları ortalama yüzde 10’un üzerinde artış gösterirken, bazı ülkelerde litre fiyatı 2 euro (103 Türk Lirası) seviyesini aştı. Bu gelişme, yalnızca enerji piyasalarını değil, otomotiv sektörünü de doğrudan etkiledi. Yakıt maliyetlerindeki hızlı artış, tüketicilerin araç tercihlerinde ani bir değişime yol açtı. Özellikle günlük kullanım maliyetini düşürmek isteyen kullanıcılar, içten yanmalı motorlu araçlardan uzaklaşarak elektrikli modellere yönelmeye başladı. Uygun fiyatlar ilgi çekiyor Elektrikli araçlara olan talep artışı aslında son dönemde kendini daha da hissettiren bir durum ancak bu kez dikkat çeken fark, büyümenin sıfır araçlardan ziyade ikinci el pazarında yoğunlaşması. Yabancı basın kaynakları Fransa’da ikinci el elektrikli araç satışları son üç haftada iki katına çıktığı belirtilirken, Almanya’da kullanıcıların elektrikli araç aramalarının üç katına ulaştığı ifade ediliyor. Benzer şekilde Hollanda, Belçika ve İskandinav ülkelerinde de ikinci el elektrikli araç ilanlarına olan ilgi ciddi oranda artmış durumda. Öte yandan Türkiye’deki satış danışmanları, benzin ve mazot fiyatlarının artmasının ardından tüketicilerin elektrikli otomobillere olan ilgisinin arttığını belirtiyor.
İzmir Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Kliniği öncülüğünde düzenlenen bilimsel etkinlikte, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Türk Algoloji Ağrı Derneği ve Ege Ağrı Platformu iş birliğiyle düzenlenen bilimsel etkinlikte Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Etkinlik kapsamında, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. İleri teknoloji kullanılarak yapılan canlı vaka sunumu, akıllı gözlük teknolojisi aracılığıyla katılımcılara anlık olarak aktarıldı. Bu sayede programa katılan hekimler, uygulamayı detaylı şekilde izleme ve interaktif öğrenme imkânı buldu. Programın dikkat çeken başlıklarından birini ise Boston Scientific tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez tanıtımı yapılan spinal kord stimülatör simülatörü oluşturdu. Daha önce Amerika ve Avrupa’daki eğitimlerde kullanılan simülatör ile katılımcılar, uygulama maketi üzerinde pratik eğitim alma fırsatı yakaladı. Yaklaşık 50 algoloji uzmanının katıldığı etkinlik, ağrı tedavisi alanında önemli bir eğitim platformu sunarak Türkiye’deki uygulamaların gelişimine katkı sağladı. Programa; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yöneticileri ile dernek yönetim kurulu üyeleri katıldı. Sempozyum başkanlığını yürüten Doç. Dr. Edip Gönüllü, uluslararası literatüre dayanan geniş vaka serilerine ilişkin bilimsel çalışmalarını ekibiyle birlikte katılımcılarla paylaştı.