EKONOMİ - 07 Mayıs 2026 Perşembe 09:41

Eksim Enerji’nin kurulu gücü 1.2 GW’a ulaştı

A
A
A
Eksim Enerji’nin kurulu gücü 1.2 GW’a ulaştı

Enerjisinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan üreten Eksim Enerji, 2025 yılında gerçekleştirdiği büyüme hamlesiyle kurulu gücünü yaklaşık 1,2 GW seviyesine taşıyarak Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründeki önemli oyunculardan biri olma konumunu güçlendirdi. Yıl boyunca ürettiği 2,35 milyar kWh temiz enerjiyle yaklaşık 1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayan şirket, 1,4 milyon ton karbon salımını da engelledi.



Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründe ilk üç oyuncu arasında yer alan Eksim Enerji, 2025 yılında tamamladığı kapasite artış hamlesinin ardından toplam kurulu gücünü yaklaşık 1.2 GW seviyesine taşıdı. Yapılan açıklamaya göre, geçtiğimiz sene yıllar boyunca yaptığı yatırımların karşılığını alan şirket, biri Türkiye’nin 2’nci büyük lisanslı GES sahası olmak üzere, 10 ayrı sahada bir senede ulaşılması önemli bir başarıya imza atarak 42 yeni türbini devreye aldı. Ayrıca Geyve, Silivri, Viranşehir, Yozgat ve Karaman sahalarının yanı sıra yurt dışında Skole RES projesinin yapımını tamamladı. Bu yatırımlarla birlikte 488,5 MW’lık kapasite artışı sağlayan şirket, ulaştığı kurulu güç seviyesiyle büyümesini kararlılıkla sürdürdü.


"Yenilenebilir enerjiye geçiş tercihin ötesinde bir zorunluluk"


Amasya Merzifon’da yer alan Kayadüzü Rüzgar Enerjisi Santrali’nde düzenlenen Uçurtma Festivali’nde değerlendirmelerde bulunan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, küresel enerji gündemine ilişkin şunları söyledi:


"Dünyada son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve lojistik aksamalar, enerji güvenliğini üretim hacminin ötesinde stratejik bir öncelik haline getirdi. Uluslararası öngörüler, bazı bölgelerde yaşanan üretim kayıplarının telafisinin iki yılı bulabileceğini gösteriyor. Bu tablo, yenilenebilir enerjiye geçişi artık bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor. 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla ülkemizin toplam kurulu gücünün 124 bin 532 MW’a ulaştığını ve bu artışın büyük ölçüde güneş enerjisinden kaynaklandığını görüyoruz. Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 60’ı aşması, dönüşümün hızını ve ülkemizin başarısını net biçimde ortaya koyuyor."


"Temiz enerji, gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras"


Akbay, temiz enerjinin yalnızca bir yatırım alanı değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:


"Bugün burada uçurtmalarımızı yalnızca rüzgârla değil, daha temiz bir dünya umuduyla gökyüzüne bırakıyoruz. Geçtiğimiz yıl İzmir Seferihisar’da başlattığımız uçurtma festivalini bu yıl Merzifon’a taşıyarak çocuklarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2025 yılı boyunca rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerimizden elde ettiğimiz 2,35 milyar kWh üretim ile yaklaşık 1 milyon hanenin enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşıladık. Bu üretim sayesinde 1,4 milyon ton karbon salımını engelledik. Tüm bu çalışmaların arkasında çocuklarımıza daha yaşanabilir ve güvenli bir çevre bırakma motivasyonu bulunuyor."


Dijital dönüşüm ve depolama odaklı gelecek vizyonu


Şirketin gelecek projeksiyonuna ilişkin bilgiler de veren Arkın Akbay, dijitalleşmenin verimli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, "Dijitalleşme yoluyla verim artışını, maliyet optimizasyonunu ve veri odaklı üretim modelini stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. Yapay zeka destekli tahminleme sistemlerinden dijital ikiz uygulamalarına kadar geniş bir teknoloji yelpazesini aktif olarak kullanıyoruz. Üretimi yalnızca kurulu güç üzerinden değil; en başta sürdürebilirlik olmak kaydıyla verimlilik, öngörülebilirlik, emre amadelik ve dayanıklılık temelinde ele alıyoruz. Rüzgar, güneş, bulut, nem ve su gibi tüm iklim verilerinden ekipman performansına kadar bütün parametreleri anlık olarak izliyoruz. Böylece operasyonel kararlarımızı tedarikçiden müşteriye uçtan uca optimize ediyoruz" diye konuştu.


Depolama entegreli santral projelerine de değinen Akbay, Kırklareli’nden Antalya’ya uzanan 10 farklı sahada toplam 633 MW gücündeki yatırımlar için ön lisans süreçlerinin hızla ilerlediğini ifade etti.


"Doğu ile Batı arasında enerji köprüsü kurmayı hedefliyoruz"


Şirketin uluslararası yatırımlarına da değinen Akbay, şirketin bölgesel bir enerji oyuncusu olma vizyonunu şu sözlerle anlattı:


"Türkiye’deki yatırımlarımızın yanı sıra yurt dışında da aktif olarak büyümeye devam ediyoruz. Gürcistan’da işletmede olan 2 hidroelektrik santralimize ek olarak devreye alınma aşamasında 1 güneş enerjisi santralimiz bulunuyor. Aynı ülkede geliştirme süreci devam eden 6 rüzgar ve 2 güneş projesiyle toplamda 700 MW kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. Ukrayna’da ise işletmeye aldığımız 1 rüzgar santrali ve geliştirme aşamasındaki 1 proje ile toplam 360 MW’lık bir portföy oluşturmayı planlıyoruz."


Uçurtma Festivali’nin yeni durağı Amasya Merzifon


Akbay son olarak Uçurtma Festivali’ne ilişkin olarak şu bilgileri paylaştı:


"Yenilenebilir enerjiye ilişkin farkındalığın erken yaşlarda kazanılmasını son derece önemsiyoruz. Bu anlayışla İzmir Seferihisar’ın ardından Merzifon’da düzenlediğimiz Uçurtma Festivali’nde çocukları doğa, rüzgar ve temiz enerjiyle buluşturduk. Çocuklarımıza eğlenirken öğrenebilecekleri, doğayla ve rüzgârla doğrudan temas kurabilecekleri bir deneyim sunuyoruz. Ayrıca ‘Yeteri Kadar’ kampanyamız kapsamında düzenlediğimiz atölye çalışmalarında çocuklara çevre bilinci kazandırmayı hedefledik. Uçurtma festivallerimizi Türkiye’nin farklı bölgelerindeki santral sahalarımızda çocuklarla buluşturmaya devam edeceğiz."



Eksim Enerji’nin kurulu gücü 1.2 GW’a ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Yeşilay Niğde Şube Başkanı Yıldız: "Bağımlılığın türü değişse de tehlike aynı" Yeşilay Niğde Şube Başkanı Hayri Yıldız, bağımlılığın yalnızca madde kullanımına indirgenemeyeceğini, günümüzde davranışsal bağımlılıkların da en az madde bağımlılıkları kadar ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Bağımlılığın türünün değişebildiğini ancak insan üzerindeki etkisinin aynı kaldığını belirten Yeşilay Niğde Şube Başkanı Hayri Yıldız, özellikle son dönemde kumar bağımlılığındaki artışa dikkat çekerek, teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital platformlar üzerinden kumara erişimin kolaylaştığını ve bu durumun toplumu etkilediğini söyledi. Kumar bağımlılığının gelişim sürecine de değinen Yıldız, bu durumun yalnızca bir alışkanlık değil, kontrol edilemeyen bir dürtü haline geldiğini belirterek, "Kumar bağımlılığı, kişinin hayatını olumsuz etkilemesine rağmen o davranışı sürdürmesiyle ortaya çıkar. Beynin ödül sistemini etkileyen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle alkol ve madde bağımlılıklarıyla benzer özellikler gösterir. Kişi sürekli aynı heyecanı yaşamak için daha fazla risk almak zorunda kalır ve bu durum giderek derinleşir" dedi. Yıldız, kumar bağımlılığının bireyde takıntılı düşünceler, kontrol kaybı, artan miktarda para harcama ihtiyacı, kayıplara rağmen devam etme ve huzursuzluk gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade ederek, bağımlı bireylerin genellikle suçluluk, kaygı ve depresyon gibi duygularla da mücadele ettiğini söyledi. Bağımlılığın sadece bir alanla sınırlı kalmadığını, zamanla diğer bağımlılık türlerini de tetikleyebildiğini belirten Yıldız, "Kumar bağımlılığı olan bireylerde alkol, sigara veya madde kullanımına yönelme riski de artmaktadır. Bu nedenle bağımlılıklar bir bütün olarak ele alınmalıdır" dedi. Yeşilay Danışmanlık Merkezi üzerinden yürütülen çalışmalara da değinen Yıldız, Türkiye genelinde başvuruların önemli bir kısmını kumar bağımlılığı vakalarının oluşturduğunu, tedavi süreçlerinde yüksek başarı oranlarına ulaşıldığını belirtti. Toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken, medya ve dijital platformlarda kumar ve benzeri içeriklerin özendirici şekilde yer almaması gerektiğini vurgulayan Yıldız, "At yarışı, piyango ve kumar reklamlarının toplum üzerindeki etkileri önemli. Bu tür içerikler özellikle gençler üzerinde risk oluşturuyor. Eğitim kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, medya kısacası toplumun her kesimi ortak hareket etmeli. Geleceğimizi korumak istiyorsak gençlerimizi bağımlılıklardan uzak tutmak zorundayız. Kumar dahil hiçbir bağımlılıkta kazanan yoktur" ifadelerini kullandı.
Van Vanlı annelerin evlat nöbeti devam ediyor Van’da çocukları terör örgütü tarafından dağa kaçırılan ailelerin DEM Parti il binası önündeki evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor. Ellerinde Türk bayrakları ve çocuklarının fotoğraflarıyla parti binası önüne gelen aileler, terör örgütüne ve destekçilerine tepki göstererek çocuklarına "teslim ol" çağrısında bulundu. "Kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık" Eylemde aileler adına açıklamalarda bulunan ve kızı Şeyma için nöbet tutan anne Nazlı Sancar, yıllardır süren mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Sancar, "2019’dan beri yılmadan, usanmadan; yaz, kış, yağmur, çamur demeden biz bu haklı mücadelemizden vazgeçmedik. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Korkmadan, geri adım atmadan bu haklı mücadelemizi son nefesimize kadar devam ettireceğiz" dedi. "DEM Parti önüne gideceğiz" Seslerini daha gür duyurmak için Ankara’ya gideceklerini belirten Sancar, "Biz artık bu saatten sonra bütün anne ve babalar olarak Ankara’ya, DEM Parti önüne gideceğiz. Orada haklı mücadelemize yine devam edeceğiz. Çünkü durmayacağız. Artık kimse bize sahip çıkmıyor, kimse yanımıza gelmiyor. Bizim yaptığımızı bugüne kadar kimse yapmadı. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Ne olursa olsun biz hiçbir şeyden korkmadan, geri adım atmadan bu yola çıktık" ifadelerini kullandı. "Bizi sahipsiz bırakmasınlar" Devlet büyüklerine seslenerek destek taleplerini yineleyen anne Sancar, "İçişleri Bakanımızdan, Cumhurbaşkanımızdan, ilk günden beri yanımızdalar yine bize sahip çıkmalarını istiyoruz. Bizi sahipsiz bırakmasınlar. Çünkü bu bir evlat mücadelesidir, bunun ötesi yoktur. Canımız, ciğerimiz yanıyor" şeklinde konuştu. "Kaleminizi kırdılar, siz silahlarını kırın" Kızı Şeyma’ya seslenen Nazlı Sancar, "Şeyma kızım, eğer beni duyuyorsan, görüyorsan Allah rızası için bir telefon aç. Seni çok özledim. Dağdaki bütün çocuklara sesleniyorum; gelin devlet güçlerimize teslim olun. Bu mücadele oradaki bir kuru silahla devlet kuramazlar. Kaleminizi kırdılar ama siz onların silahını kırın. Gelin, kaldığınız yerden hayatınıza devam edin. Biz burada hasretle, özlemle sizi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Başka annelerin evi yıkılmasın" Eylemin sadece kendi evlatları için olmadığını belirten Sancar, "Bu mücadele sadece Şeyma için değil; bütün dağdaki çocuklar, torunlarımız, komşularımız, herkes içindir. Benim evim yıkıldı, başka annelerin evi yıkılmasın, gözyaşı dökmesinler. Yeter artık, edi besse (artık yeter) diyoruz" dedi.
Kocaeli Sıfır araç almak isteyen hekimlere müjde Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN), sıfır araç almak isteyen hekimler için harekete geçti. Bir firma ile yapılan anlaşma sayesinde sendika üyeleri, özel filo indirimleri ve kurumsal fiyat avantajlarıyla araç sahibi olabilecek. Hekimlerin yüzünü güldürecek net indirim oranlarının ise önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. HEKİMSEN, üyelerinin yaşam standartlarını yükseltmek ve ekonomik şartlara karşı alım güçlerini korumak amacıyla Otokoç ile işbirliği protokolü imzaladı. Hayata geçirilen yeni proje kapsamında HEKİMSEN üyeleri, Ford marka araçlara özel filo avantajları ve kurumsal satın alma fırsatlarıyla sahip olabilecek. Ciddi fiyat avantajları, güvenilir hizmet ağı ve sürdürülebilir destek modelini barındıran sözleşmedeki net indirim oranlarının önümüzdeki günlerde netleşerek kamuoyuyla paylaşılacağı öğrenildi. "Bu model, farklı sektörlerde kurulacak yeni işbirlikleriyle daha da genişletilecek" Projeye ilişkin HEKİMSEN’den yapılan açıklamada, sendikanın yalnızca mesleki hak mücadelesi yürütmediği, üyelerin ekonomik ve sosyal yaşamlarına doğrudan katkı sağlayacak projelerin de öncelikli hedefler arasında olduğu vurgulandı. Artan ekonomik şartlar karşısında sağlık çalışanlarının desteklenmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, "Hekimlerimizin yaşam standardı bizim için önceliktir. Alım gücünü korumaya yönelik geliştirdiğimiz bu model, önümüzdeki süreçte farklı sektörlerde kurulacak yeni işbirlikleriyle daha da genişletilecektir" ifadelerine yer verildi. Sağlık camiasına yönelik yeni projeler masaya yatırıldı Öte yandan, sağlık çalışanlarının ekonomik ve sosyal refahını artırmaya yönelik diplomatik temaslar da hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda AL-KON Konfederasyonu ve HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Ankara’da Ziver Holding Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Demirci ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede sağlık camiasına yönelik geliştirilebilecek projeler, kurumsal işbirlikleri ve sosyal sorumluluk alanlarındaki stratejik adımlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplumsal fayda odaklı projelerin geliştirilmesi ve sağlık alanında yeni vizyonların oluşturulması adına karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan toplantıda, AL-KON ve HEKİMSEN’in son dönemde ortaya koyduğu çözüm odaklı yaklaşım ile ekonomik projelerin geleceği ele alındı.