SAĞLIK - 12 Ağustos 2025 Salı 12:06

Diş fırçalamak kalp ve damar hastalıkları riskini yüzde 10 ila 20 oranında azaltabilir

A
A
A
Diş fırçalamak kalp ve damar hastalıkları riskini yüzde 10 ila 20 oranında azaltabilir

Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, düzenli olarak günde iki kez diş fırçalamanın ve diş ipi kullanmanın, kalp ve damar hastalıkları riskini yüzde 10 ila 20 oranında azaltabileceğini söyledi.


Düzenli bir ağız ve diş bakımı, yalnızca sağlıklı bir gülümseme için değil, aynı zamanda genel vücut sağlığının korunması için de büyük önem taşıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi Başhekimi ve Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, düzenli olarak günde iki kez diş fırçalamanın ve diş ipi kullanmanın, kalp ve damar hastalıkları riskini yüzde 10 ila 20 oranında azaltabileceğini söylüyor.


"Kan dolaşımına karışan bakterileri kalp kapaklarında ciddi enfeksiyonlara neden olabilir"


Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, kötü ağız hijyeninin diş eti hastalıklarına yol açarak vücutta yaygın iltihaplanma oluşturduğunu ve bunun atardamarların sertleşmesini tetikleyerek kalp krizi ve felç riskini yükselttiğini ifade etti. Kan dolaşımına karışan bakterilerin kalp kapaklarında ciddi enfeksiyonlara neden olabileceği uyarısında da bulunan Prof. Dr. Korkmaz, sağlıklı kalpler için ağız bakımının düzenli ve özenli yapılmasının önemine dikkat çekti.


Düzenli diş hekimi kontrollerinin de sağlıklı ağız ve kalp sağlığı için vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirten Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, "Erken dönemde fark edilen diş eti problemleri ve enfeksiyonlar, uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir ve kalp-damar sistemine olan olumsuz etkiler en aza indirgenebilir. Ayrıca, sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınmak da ağız ve kalp sağlığını korumada büyük rol oynar" dedi. Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, halkı bilinçlendirmek ve koruyucu önlemleri artırmak için ağız sağlığının kalp sağlığıyla olan bağlantısına dair farkındalığın yaygınlaştırılmasının gerekliliğine de dikkat çekti.


Sadece dişlerinizi kaybetmekle kalmazsınız


Ağız ve diş sağlığının, genel vücut direnci ve kronik hastalıkların önlenmesinde de önemli bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, "Ağızda oluşan bakteriyel enfeksiyonlar sadece kalbi değil, aynı zamanda diyabet, kronik böbrek hastalıkları ve solunum yolu enfeksiyonları gibi pek çok sistemik hastalığı da tetikleyebilir" dedi. Ağız sağlığını ihmal etmenin sadece diş kaybına değil, aynı zamanda genel sağlık durumunun bozulmasına da zemin hazırladığını ifade eden Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, bu yüzden ağız bakımının bir yaşam tarzı haline getirilmesi gerektiğini söyledi.


Bazı enfeksiyonların tedavisi zor ve uzun süreçler gerektirebilir


Dişlerdeki enfeksiyonların iki önemli zararlı etkisi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, "Ağızda gelişen enfeksiyonlar vücudun bağışıklık sistemini etkileyerek yaygın iltihaplanmaya yol açar. Bunun yanında, ağır diş enfeksiyonlarında bakteriler kana karışarak kalbe ulaşabilir" dedi. Bu iltihaplanma ve kandaki bakteri varlığının kalp sağlığını nasıl etkilediğini açıklayan Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, "Vücuttaki iltihaplanma, atardamarların sertleşmesine ve daralmasına yol açan tetikleyicilerden biridir. Bu durum, damar tıkanıklığı kalp krizi ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarının riskini artırır" ifadelerini kullandı.


"Endokardit" adı verilen ciddi enfeksiyonlara yol açabilir"


Kan dolaşımına karışan bakterilerin kalbin iç zarına ve kapaklarına yapışarak "endokardit" adı verilen ciddi enfeksiyonlara yol açabileceğini de belirten Prof. Dr. Korkmaz, bu enfeksiyonların tedavisinin genellikle zor ve uzun süreçler gerektirdiğini söyledi. Bu nedenle ağız ve diş bakımının düzenli ve titizlikle yapılmasının, sağlıklı kalp için kritik bir gereklilik olduğunu vurguladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.