SAĞLIK - 07 Kasım 2025 Cuma 13:12

Dakikalar hayat kurtarıyor: İnmede erken müdahale büyük önem taşıyor

A
A
A
Dakikalar hayat kurtarıyor: İnmede erken müdahale büyük önem taşıyor

İnmede dakikalar hayat kurtarırken, erken müdahale büyük önem taşıyor.


Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Çabalar, inmenin erken tanısı ve tedavisinin hayat kurtardığını belirterek, "İnme (felç), beyne giden kan akışının ani bir şekilde kesilmesi ya da beyin damarlarında kanama meydana gelmesi sonucu ortaya çıkan, acil müdahale gerektiren nörolojik bir durumdur. Beyin hücreleri oksijen ve besin alamadığında dakikalar içinde hasar görmeye başlar" dedi.


İnmenin iki ana türde görüldüğünün altını çizen Çabalar, "İskemik inme, beyin damarının tıkanması sonucu oluşur. İnme vakalarının yaklaşık yüzde 80’i bu türdedir. Hemorajik inme, beyin damarının yırtılıp kanamasıyla oluşur. Daha az görülür ancak ölüm riski daha yüksektir. İnme genellikle ani başlayan belirtilerle kendini gösterir. Yüzde kayma veya asimetri, konuşma bozukluğu veya kelimeleri bulmada zorlanma, kol veya bacakta güçsüzlük ya da hissizlik (özellikle vücudun bir tarafında), görme bulanıklığı veya çift görme, şiddetli baş ağrısı ve denge kaybı inmenin belirtileridir" dedi.


Erken tanı için F.A.S.T. kuralının hayati önem taşıdığını belirten Çabalar, "F (Face): Yüzde kayma var mı?, A (Arms): Kollarını kaldırabiliyor mu?, S (Speech): Konuşması anlaşılır mı?, T (Time): Bu belirtiler varsa zaman kaybetmeden 112 Acil Servis aranmalıdır.


İnme şüphesi olan kişiye asla yemek veya su verilmemeli, uyutulmamalı ve vakit kaybetmeden acil servise ulaşılmalıdır. İnmede her dakika, beynin kurtarılabilecek hücreleri için kritik önemdedir. İnmede her dakika önemlidir çünkü her geçen dakikada milyonlarca beyin hücresi kaybedilir. Erken tanı konulan hastalarda, pıhtı çözücü tedavi ve girişimsel yöntemlerle kalıcı hasar riski büyük ölçüde azaltılabilir" dedi.


Çabalar, inmeden korunmak için şu tavsiyelerde bulundu:


"Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri düzenli kontrol edilmelidir.


Sigara ve alkol kullanımından kaçınılmalıdır.


Düzenli egzersiz yapılmalı, ideal kilo korunmalıdır.


Sebze, meyve ve tam tahıllardan zengin beslenilmelidir.


Stres yönetimi ve düzenli uyku ihmal edilmemelidir".


Çabalar, inme riskini artıran faktörleri şöyle sıraladı:


"Hipertansiyon


Diyabet


Kalp hastalıkları


Obezite


Yüksek kolesterol


Hareketsiz yaşam tarzı


Sigara ve alkol kullanımı".


Çabalar, inme tedavisinde kullanılan yöntemleri şöyle sıraladı:


"Trombolitik (pıhtı çözücü) tedavi: Belirtilerin başlamasından sonraki ilk 4,5 saat içinde uygulanabilir.


Mekanik trombektomi: Damar tıkanıklığının kateterle açılması işlemi.


Yoğun bakım ve rehabilitasyon desteği: Beyin fonksiyonlarının yeniden kazanılmasına yardımcı olur".


İnme sonrası rehabilitasyonun önemi


Çabalar, "İnme sonrası süreçte fizik tedavi, konuşma terapisi ve psikolojik destek büyük önem taşır. Bu süreç, hastanın günlük yaşamına bağımsız şekilde dönebilmesini sağlar. Hasta yakınlarının sabırlı, destekleyici ve motive edici tutumu iyileşme sürecini hızlandırır. Ailenin doğru bilgilendirilmesi, hastanın moralini ve tedaviye uyumunu güçlendirir. Doğru tedavi ve düzenli takip ile birçok inme hastası yeniden aktif ve üretken bir yaşam sürdürebilmektedir. Yaşam tarzı değişiklikleri, risk faktörlerinin kontrolü ve düzenli hekim takibi kalıcı iyileşmede anahtardır" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.