POLİTİKA - 03 Kasım 2025 Pazartesi 12:42

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ne Batı Şeria’nın ilhakına ne Kudüs’ün statüsünün değiştirilmesine müsaade edemeyiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ne Batı Şeria’nın ilhakına ne Kudüs’ün statüsünün değiştirilmesine müsaade edemeyiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hamas’ın anlaşmaya riayet noktasında oldukça kararlı olduğu görülüyor. Ancak İsrail’in bu konudaki sicilinin çok kötü olduğunu hepimiz biliyoruz. Çeşitli bahanelerin arkasına sığınarak, gizlenerek, ateşkes anlaşmasından bu yana 200’ün üzerinde masumu katleden, Batı Şeria’da işgal ve saldırılarına ara vermeyen bir yönetimle karşı karşıyayız. Ne Batı Şeria’nın ilhakına ne Kudüs’ün statüsünün değiştirilmesine ne de ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın kudsiyetine zarar verme teşebbüslerine müsaade edemeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde başlayan 41. İSEDAK Toplantısına katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki sürece ilişkin zafere ulaşanın Suriyeli mazlumlar olduğunu belirterek, "Son toplantımızdan bu yana Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyada tarihi gelişmelere şahitlik ettik. İSEDAK başkanı sıfatıyla biliyorsunuz yıllarca bu kürsüden sizlere Suriye halkının çektiği çilelerden bahsettim. Yaklaşık 14 yıl boyunca Suriyeli kardeşlerimiz çok ağır bedeller ödediler. Baas rejiminin ve terör örgütlerinin saldırılarında 1 milyona yakın Suriyeli kardeşimiz can verdi. 3,6 milyonu Türkiye’ye olmak üzere milyonlarcası başka ülkelere göç etmek, hicret etmek zorunda kaldı. Bu süreçte Suriyeli muhacirlere ensar bilinciyle ev sahipliği yaptık. Kardeşlik ve komşuluk görevimizi en güzel şekilde yerine getirmeye gayret ettik. Allah’a hamdolsun, sonunda zafere ulaşan Suriyeli mazlumlar oldu. 14 yıl boyunca Suriye’yi kan gölüne çeviren mezalim, 8 Aralık devrimi ile birlikte nihayet sona erdi ve Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’nın dirayetli liderliğinde yeniden toparlanma sürecine girdi. Burada bir kez daha hürriyetleri için toprağa düşen Suriyeli kardeşlerimizi rahmetle yad ediyor, Rabbim mekanlarını cennet eylesin diyorum. Suriye’nin uzun bir aradan sonra İSEDAK Bakanlar Toplantısı’nda temsil edilmesinden büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Suriye’ye yaptırımlar bizim de girişimimizle peyderpey kalkıyor"

Suriye’ye proje destekleri sunulacağını belirten Erdoğan, "Türkiye olarak ulaştırmadan eğitime, güvenlikten ticarete, sağlıktan sosyal hizmetlere kadar Suriye halkına destek vermeye devam ediyoruz. Ülkenin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması, tüm kesimleriyle Suriyeli kardeşlerimizin kalıcı refaha kavuşması noktasında teşkilatımızın ve İslam dünyasının desteği çok çok önemlidir. Suriye’nin bölge ekonomileriyle entegrasyonu hem Suriye’ye hem de bölgemize somut katkılar sunacaktır. Entegrasyonun en kritik ayağını teşkil eden ulaştırma projelerinin hayata geçirilmesi konusuna yoğunlaşmamız şüphesiz hayati öneme sahiptir. Şunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum; Suriye’de ekonomik kalkınmanın önünde ciddi engel oluşturan yaptırımlar, bizim de gayretlerimizle hamdolsun peyderpey kalkıyor. Gelinen aşamada artık özel sektörün de yatırımlarını Suriye sahasına yönlendirmesini teşvik ediyoruz. Komşumuz Suriye’nin yeniden ayağa kalkması, bir an önce eski günlerine kavuşması temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda, İSEDAK çatısı altında bugün Suriye’ye özel bir destek programını da başlatıyoruz. Beşeri ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine katkı yapacak bu programla eğitim, uzman değişimi, ihtiyaç analizi ve fizibilite çalışmaları gibi alanlarda Suriye’ye proje destekleri sunacağız. Programın uygulama aşamasına üye ülkelerimizin İnşallah çok kıymetli katkılar yapacağına inanıyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Kıbrıs Türk halkını asla yalnız bırakmayacak, haklı davalarında daima yanlarında olacağız"

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü, "Bugün ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen kardeşlerimiz de aramızda. Kendilerine de tüm kalbimle hoş geldiniz diyorum. Kıbrıs Türk halkı, İslam dünyasının ayrılmaz parçasıdır. Özellikle bu kimliklerinden dolayı on yıllardır haksız, hukuksuz ve acımasız bir izolasyona tabi tutuldukları ne yazık ki bir hunharca gelişmedir. Ama buna rağmen Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz baskılara boyun eğmediler. Kendi vatanlarında onurluca yaşama iradesinden vazgeçmediler. Egemen eşitliklerini tartışma konusu yapmadılar. Bölgemizde kurgulanan yeni emperyalist oyunda Kıbrıs adasının da menüye eklenmek istendiğine dair güçlü sinyaller alıyoruz. Teşkilatımızın Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmasını daha da artırmasını bu bakımdan çok önemli görüyorum. Sizlerden Kıbrıs Türklerinin iki devletli çözüm temelinde yürüttükleri hak, özgürlük ve adalet mücadelesine daha fazla omuz vermenizi bekliyorum. İnşallah anavatan ve garantör ülke olarak biz de Kıbrıs Türk halkını asla yalnız bırakmayacak, haklı davalarında daima yanlarında olacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Gazze’de hala ulaşılamayan şehit cenazeleri var"

Gazze ile ilgili konuşan Erdoğan hala ulaşılamayan şehit cenazeleri olduğunu ifade ederek, "İslam dünyası olarak vicdan ve dirayetimizin, basiret ve metanetimizin sınandığı çok zorlu bir dönemi tecrübe ediyoruz. Bu dönemde birbirimize daha sıkı kenetlenmemiz, hepimizi ilgilendiren sorunların üzerine kararlılıkla ve sağduyuyla gitmemiz gerekiyor. İnsanlığa rehber, alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber-i zişan Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur, "Müslümanların diğer Müslümanlarla ilişkisi birbirine kenetlenmiş bina gibidir." Evet, aramızdaki münasebetleri öyle bir seviyeye ulaştıralım ki bu bina hep sağlam kalsın, sarsıntılardan, saldırılardan, kundaklamalardan hiçbir surette etkilenmesin. Bunu özellikle şunun için söylüyorum kardeşlerim. Biliyorsunuz, Gazze geçtiğimiz 2 yıl boyunca son asrın en vahşi, en barbar soykırımlarından birine sahne oldu. Çoğu çocuk ve kadın, 70 binden fazla Filistinli, İsrail işgal güçlerinin katliamına uğradı. 170 bin kardeşimiz yaralandı. Dev bir enkaz yığınına dönüşen Gazze’de hala ulaşılamayan şehit cenazeleri var. 10 milyarlarca doları bulan büyük bir yıkım söz konusu. Enkazlar kaldırılsa bile anne babaları gözlerinin önünde öldürülen masum çocukların yaşadığı travmanın izleri belki de hiçbir zaman silinmeyecek" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Attığımız adımlarla zalimlerin karşısına dikildik"

Türkiye’nin saldırılar başladığı ilk günden itibaren en güçlü tepkiyi veren ülke olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası kuruluşların kayıtsızlığının Gazzelilerin kalbinde açtığı yaralar belki hiçbir zaman tam manasıyla iyileşmeyecek. Bu gaddarlık ve soykırım hiçbir zaman unutulmayacak. Burada şunu da altını çizerek ifade etmek durumundayım; Türkiye, İsrail saldırılarının başladığı ilk günden itibaren bu soykırıma en güçlü tepkiyi veren ülkelerden birisi olmuştur. 102 bin tonun üzerindeki insani yardımlarımızla, uluslararası platformlardaki girişimlerimizle, beynelmilel hukuk zemininde attığımız adımlarla zalimlerin karşısına dikildik. Kalıcı ateşkesin temini ve adil bir barışın sağlanması yolunda büyük çaba sarf ettik. İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Ligi Gazze Temas Grubu ve uluslararası toplumun vicdan sahibi üyeleri ile birlikte Gazze’deki kardeşlerimizin uğradığı bu mezalimi uluslararası toplumun gündeminde tuttuk. Bu çabalarımızın olumlu neticelerini de hamdolsun almaya başladık. Bizim de katkı sağladığımız Mısır’ın ev sahipliğindeki Hamas-İsrail görüşmeleri ateşkesle sonuçlandı. Katar ve Mısır başta olmak üzere sürece destek veren bölge ülkelerinin tamamına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu örnek dayanışmayı önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir şekilde kararlılıkla sürdüreceğimize inanıyorum. Aynı şekilde Amerikan Başkanı Sayın Trump’a da ateşkesin tesisinde ortaya koyduğu iradeden ötürü tekrar teşekkürlerimi iletiyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"İsrail’in sicilinin çok kötü olduğunu hepimiz biliyoruz"

Ateşkese rağmen İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hamas’ın anlaşmaya riayet noktasında oldukça kararlı olduğu görülüyor. Ancak İsrail’in bu konudaki sicilinin çok kötü olduğunu hepimiz biliyoruz. Çeşitli bahanelerin arkasına sığınarak, gizlenerek, ateşkes anlaşmasından bu yana 200’ün üzerinde masumu katleden, Batı Şeria’da işgal ve saldırılarına ara vermeyen bir yönetimle karşı karşıyayız. Şurası bir gerçek ki yalnızca sivilleri değil, barışa giden yolu da hedef alan bu saldırılar, İsrail-Filistin meselesine adil ve kalıcı bir çözüm bulma arayışının önüne asla geçemeyecektir. Geldiğimiz noktada Gazze halkına daha fazla insani yardım ulaştırmamız ve akabinde yeniden imar çalışmalarına başlamamız gerekiyor. İsrail hükümeti, bunu da engellemek için elinden geleni yapıyor. Arap Ligi ile İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından hazırlanan yeniden imar planının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bilhassa, teşkilat ve İSEDAK’ın Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılmasında öncü bir rol oynaması elzemdir. Ne Batı Şeria’nın ilhakına ne Kudüs’ün statüsünün değiştirilmesine ne de ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın kudsiyetine zarar verme teşebbüslerine müsaade edemeyiz. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devleti kurulana kadar mücadelemizi hep birlikte sürdüreceğiz" dedi.

"Sudan’ın toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve bağımsızlığını korumalıyız"

Sudan’daki olaylara ilişkin de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu noktada Sudan’da 29 aydır devam eden çatışma ortamına da dikkatinizi çekmek istiyorum. Son günlerde El-Faşir’de sivil halka yönelik katliamları göğsünde taş değil, kalp taşıyan hiç kimse kabul edemez. Buna sessiz kalamayız. Sudan’da akan kanın bir an önce durdurulmasında en büyük sorumluluk hiç şüphesiz İslam alemine düşüyor. Müslümanlar olarak başkalarından medet ummak yerine sorunlarımızı kendimiz çözebilmeliyiz. Sudan’ın toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve bağımsızlığını korumalıyız. Bu zor günlerinde Sudan halkının yanında olmamız, insani yardımlarımız ve kalkınma desteklerimizi sürdürmemiz ehemmiyet arz ediyor. Teşkilata üye tüm ülkelerin, kardeşlik hukukumuz çerçevesinde Sudan’ın barış, huzur ve güven iklimine kavuşması için elini taşın altına koyacağına tüm kalbimle inanıyorum" diye konuştu.

"Tercihli ticaret sistemine henüz taraf olmayan ülkeleri aramıza katılmaya, taraf ülkeleri ise ticaret alanındaki işbirliğimizi derinleştirmeye davet ediyorum"

Sayısı hızla artan korumacı tedbirlerin etkilerinin, uluslararası ticarette daha yoğun hissedilmeye başlandığı söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, " Küresel salgın öncesindeki 20 yılda yıllık ortalama yüzde 3,7 oranında gerçekleşen küresel büyümenin 2025-2030 döneminde yüzde 3’e ineceği tahmin ediliyor. Bu veriler yalnızca bir ekonomik durgunluğu değil, aynı zamanda küresel ekonomi politikalarının da yeni bir denge arayışını işaret ediyor. Risk ve belirsizliklerle dolu bu manzara karşısında, ülkelerimiz kendi aralarındaki işbirliğinin ne kadar hayati olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. İslam İşbirliği Teşkilatının geçmiş 50 yılına baktığımızda, ülkelerimizin dünya ticaretinden hak ettikleri payı alamadığı su götürmez bir gerçektir. Bu süreçte teşkilat üyesi ülkelerde ortalama kişi başı gelir bin 169 dolardan 4 bin 453 dolara yükselirken aynı yıllarda dünya ortalaması 2 bin 611 dolardan 13 bin doların üzerine çıkmıştır. Dünya ticaretindeki payımız ise yüzde 11 seviyesinde kalarak yerinde saymıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri arasında yüzde 25 olarak belirlediğimiz ticaret hedefinin bir hayli gerisindeyiz. Dünya doğal gaz rezervlerinin yüzde 60’ına, petrol kaynaklarının yüzde 65’ine, küresel nüfusun yüzde 25’ine sahip olan İslam dünyası, uluslararası ticarette arzu ettiğimiz konuma henüz ulaşabilmiş değildir. Bu durumu değiştirecek adımlar atmamız elbette mümkündür. İSEDAK bünyesinde yürüttüğümüz ortak program ve projeler bu noktada büyük önem arz ediyor. Aramızdaki ticaretin güçlendirilmesi hedefiyle 2022’de devreye aldığımız tercihli ticaret sisteminin üye sayısının artırılması ve kapsamının genişletilmesine yönelik çabalar aynı şekilde çok kıymetlidir. Bu sistemin yeni nesil ticaret anlaşmalarıyla perçinlenmesine dönük gayretlere tüm üyelerin desteğini bekliyoruz. Tercihli ticaret sistemine henüz taraf olmayan ülkeleri aramıza katılmaya, taraf ülkeleri ise ticaret alanındaki işbirliğimizi derinleştirmeye davet ediyorum" dedi.

"Bugüne kadar İSEDAK proje destek programları aracılığıyla tam 180 projeye destek verdik"

İhracatını çeşitlendirirken yüksek gelirli ve rekabetçi ekonomiler de inşa etmenin şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "KOBİ’lerin finansmana erişimi için İslami finans ürünlerini yaygınlaştırmalı, ihracat kredileri ve sigorta sistemlerini İslami prensiplerle uyumlu hale getirmeliyiz. İSEDAK KOBİ programı ile KOBİ’lerimiz arasında güçlü iş birliği ağları oluşturuyoruz. Henüz dahil olmamış ülkeleri bu programa katılmaya ve yürütülen çalışmalardan istifade etmeye çağırıyorum. Diğer taraftan, üye ülkelerimiz arasındaki ticaretin artırılmasında helal sertifikalandırma hususu da büyük bir fırsat arz ediyor. Bu amaçla iki yıl önce kurulan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu’nun teknik çalışmalarını tamamlamasını ve 2026 yılında ilgili faaliyetlerin başlamasını bilhassa önemli görüyorum. Ticari ilişkilerimizi artırmanın bir diğer ayağını ise tahkim mekanizması teşkil ediyor. Şahsen önerdiğim İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi’nin müşterek çalışmalarımıza önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Merkezin daha fazla tanınması ve tahkim davalarında ilk akla gelen mercilerden biri olması için sizlerin desteğine güveniyorum. Bu yıl İSEDAK çalışma grupları kapsamında İslam ülkelerinin kalkınması bakımından önem taşıyan pek çok konu ele alındı. Bugüne kadar İSEDAK proje destek programları aracılığıyla tam 180 projeye destek verdik. 56 ülkemizin gerek proje sahibi gerekse yararlanıcı sıfatıyla bu faaliyetlerde yer almış olmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu sene İSEDAK proje finansmanı kapsamında 23 projeyi daha inşallah hayata geçiriyoruz. İSEDAK Kudüs programı çerçevesinde uygulamaya koyduğumuz 20 projeye bu yıl 8 projeyi daha ilave ediyoruz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyor, bu projelerde emeği geçen her bir kardeşime gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Berk Soydan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Övgü dolu konuşma sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu Erzincan’da düzenlenen programda AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a yönelik övgü dolu sözleri ve Yıldırım’ın kameralara yansıyan mimikleri sosyal medyada farklı yorumlara neden olurken, görüntüler kısa sürede geniş yankı uyandırdı ve tartışma konusu oldu. Bu görüntünün ardından teşkilat toplantısında partililere seslenen Kabadayı, Binali Yıldırım’ın Erzincan ve Türkiye için önemli hizmetlerde bulunduğunu belirterek, teşkilat mensuplarına sahada daha özgüvenli hareket etmeleri ve dezenformasyona karşı daha güçlü duruş sergilemeleri çağrısında bulundu. AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a yönelik övgü dolu ifadeleri ve Yıldırım’ın program sırasındaki yüz ifadesi, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Erzincan’da düzenlenen programda Alpay Kabadayı, konuşmasının büyük bölümünü Binali Yıldırım’a ayırarak Yıldırım’ın hem Erzincan hem de Türkiye için önemli hizmetlerde bulunduğunu ifade etti. Kabadayı, konuşmasında Yıldırım döneminde hayata geçirilen projelerin vatandaşlar tarafından bilindiğini ve takdir edildiğini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yapmış olduğunuz projeler vatandaşlarımızın dilinde. Attığınız her imza bizim için gurur kaynağıdır" ifadelerini kullandı. Konuşmanın sürdüğü sırada kameralara yansıyan Yıldırım’ın mimikleri ve vücut dili, sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu. Yaklaşık 1 dakika 21 saniye süren görüntülerde Yıldırım’ın zaman zaman değişen yüz ifadesi bazı kullanıcılar tarafından "sıkılma" veya "rahatsızlık" şeklinde değerlendirilirken, bazı kullanıcılar ise bunun uzun süren protokol konuşmalarında doğal bir durum olduğunu savundu. Görüntülerin kısa sürede yayılmasıyla birlikte sosyal medya kullanıcıları ikiye bölündü. Bir kesim Kabadayı’nın konuşmasını "nezaket ve vefa göstergesi" olarak yorumlarken, diğer bir kesim Yıldırım’ın mimiklerinin "uzun övgü konuşmasına verilen doğal bir tepki" olduğunu öne sürdü. Tartışmalar kısa sürede yerel siyasetin gündem başlıkları arasına girdi. Program sonrası görüntülerin dijital platformlarda geniş yankı uyandırmasının ardından, AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın daha sonra düzenlenen teşkilat toplantısında partililere seslendiği öğrenildi. Toplantıda konuşan Kabadayı, teşkilat mensuplarına sahada daha aktif ve özgüvenli olmaları gerektiğini belirterek, dezenformasyon ve olumsuz propagandalara karşı daha sert ve hızlı şekilde karşılık verilmesi çağrısında bulundu. Kabadayı, teşkilatın birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin önemine dikkat çekerek, "Biz değerlerimize her zaman saygılıyız. Büyüklerimizin her zaman başımızın üstünde yeri var. Onları her zaman değerli kılacağız" dedi. Göreve geldiği günden bu yana yaklaşık 14-15 aylık süreci değerlendiren Kabadayı, yaşanan zorluklara rağmen geri adım atmadıklarını ifade ederek, teşkilatın sahada yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyledi. "Bazen hastalıkları görmezden geldik, bazen sesimiz kısıldı, bazen üşüdük ama davamızdan bir an olsun geri adım atmadık" diyen Kabadayı, bu davanın "hak ve hakikat davası" olduğunu ve Türkiye’nin geleceği için büyük sorumluluk taşıdıklarını dile getirdi. Dünyada ve çevre bölgelerde yaşanan gelişmelere de değinen Kabadayı, Türkiye’nin huzur ve istikrarını korumak için teşkilat mensuplarına önemli görevler düştüğünü belirtti. Sahada karşılaşılan olumsuz söylemlere karşı daha güçlü bir iletişim kurulması gerektiğini ifade eden Kabadayı, teşkilatın bu süreçleri birlik içinde aşacağını kaydetti. Programda gündem olan görüntüler ve sonrasında yapılan açıklamalar, Erzincan siyasetinde günün en çok konuşulan başlıkları arasında yer aldı.
Erzincan 4 milyarlık yatırım açıklandı, faturaya etkisi tartışmalı Erzincan’da elektrik altyapısına yönelik milyarlarca liralık yatırım ve iyileştirme rakamları açıklanırken, vatandaşların günlük yaşamında hizmet kalitesine ilişkin beklentiler ve şikayetler tartışılmaya devam ediyor. Aras EDAŞ’ın Erzincan’a yaptığı yatırım ve bakım harcamaları kamuoyuyla paylaşılırken, kayıp-kaçak oranı ve arıza sürelerindeki iyileşmeye rağmen hizmetin sahadaki karşılığı sorgulanıyor. Aras Elektrik Dağıtım AŞ (Aras EDAŞ), 2013 yılından bu yana Erzincan’daki elektrik altyapısına yönelik yatırım ve bakım çalışmalarına ilişkin verileri açıkladı. Şirketten yapılan açıklamada, Aras EDAŞ tarafından 2013’ten bu yana Erzincan’a toplam 4 milyar 76 milyon TL yatırım ve 739 milyon TL bakım harcaması yapıldığı bildirildi. Açıklamada, 2013 öncesinde yaklaşık yüzde 9 seviyelerinde olan kayıp-kaçak oranının yapılan çalışmalarla yüzde 5 seviyelerine gerilediği ifade edildi. Elektrik arızalarına müdahale süresinde de iyileşme sağlandığı belirtilerek, ortalama arıza giderme süresinin 3,19 saatten 1,34 saate düştüğü ve bu alanda yüzde 58’lik bir iyileşme elde edildiği kaydedildi. Erzincan genelinde 52 bin 142 sokak lambası, 9 bin 542 kilometre dağıtım ağı, 122 bin 68 elektrik direği, 4 bin 559 dağıtım kutusu ve 3 bin 144 trafo ile hizmet verildiği aktarıldı. Açıklamada ayrıca, aydınlatma arızalarına 24 saat içerisinde müdahale edildiği belirtildi.
Erzincan Erzincan hattında bitmeyen vaatler zinciri Yıllardır gündemde olan Erzincan-Erzurum-Kars demiryolu hattı için bir kez daha "tamamlanmalı" çağrısı yapılırken, projede somut ilerleme olup olmadığı tartışma konusu olmaya devam ediyor. Erzincan-Erzurum-Kars demiryolu hattı yeniden gündeme gelirken, sık sık verilen "hızlandırılmalı" mesajlarına rağmen projenin takvimi netlik kazanmış değil. Bölge için stratejik öneme sahip olduğu vurgulanan demiryolu hattına ilişkin açıklamalar sürerken, kamuoyunda projenin ne zaman tamamlanacağına dair belirsizlik dikkat çekiyor. AK Parti Erzincan Milletvekili ve KİT Alt Komisyonu Başkanı Süleyman Karaman, ulaşım yatırımlarının ele alındığı toplantının ardından Erzincan-Erzurum-Kars demiryolu hattına ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ve bağlı kuruluşların hesaplarının görüşüldüğü toplantı sonrası değerlendirmelerde bulunan Karaman, Türkiye’yi doğudan batıya bağlayacak demiryolu vizyonunda Erzincan’ın önemli bir merkez olduğunu belirtti. Karaman, Edirne’den hareket edecek yüksek hızlı trenin kesintisiz şekilde Kars’a ulaşması gerektiğini vurgulayarak, özellikle Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars hattındaki çalışmaların hızlandırılmasının bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin lojistik kapasitesini artıracak projelere de değinen Karaman, güneyden kuzeye uzanan "Kalkınma Yolu" projesi ile batıdan doğuya Edirne-Kars hattının stratejik öneme sahip olduğunu kaydetti. Demiryolu yatırımlarının sadece bir ulaşım projesi olmadığını dile getiren Karaman, "Bu yatırımlar gelecek nesillere bırakılacak en büyük miraslardan biridir. Siyasi irade, parlamento ve 86 milyon vatandaşımız bu projelerin arkasında. Hedefimiz, Erzincanlı vatandaşlarımız başta olmak üzere tüm halkımızın demiryolu konforundan en üst düzeyde faydalanmasıdır." ifadelerini kullandı.
Uşak Uşak Valisi Kartal, zincirleme trafik kazasında yaralananları hastanede ziyaret etti Uşak’ta meydana gelen zincirleme trafik kazasında 4 kişi hayatını kaybetti, 34 kişi yaralandı. Uşak Valisi Serdar Kartal, hastaneye giderek yaralıların durumu hakkında yetkililerden bilgi aldı. Uşak’ta akşam saatlerinde 7 aracın karıştığı trafik kazası meydana geldi. Kazada 4 kişi olay yerinde yaşamını yitirdi, 34 kişi de yaralandı. Yaralılardan 20’si Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılırken, diğer 14 kişi kentteki çeşitli özel hastanelerde tedavi altına alındı. Uşak Valisi Serdar Kartal, kazanın ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne giderek İl Sağlık Müdürü Tarık Acar ve Başhekim Mesut Saka’dan yaralıların sağlık durumuna ilişkin bilgi aldı. Hastanede tedavi gören bazı yaralıları da ziyaret eden Kartal, geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Kartal, "Bugün saat 22.20 sıralarında İzmir istikametinde 7 aracın karıştığı bir trafik kazası oldu. 4 vatandaşımızı kaybettik. 34 vatandaşımız yaralı olarak 20’si Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, 14’ü de ilimizdeki çeşitli özel hastanelere kaldırıldı. Ben vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Vefat eden vatandaşlarımız arasında biri 1 yaşında, biri de 6 yaşında evladımız var. Anne ve babasıyla beraber vefat etti. Allah rahmet eylesin" dedi. Vali Kartal’a ziyaretinde İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Özgür Kılıç ile İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi de eşlik etti.