POLİTİKA - 17 Ocak 2026 Cumartesi 16:38

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Muhalefet bir avuç rant şebekesinin gündemine hapsoldu''

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ’Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT’den bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından, aile kurumuna dönük saldırılara, 86 milyon vatandaşı tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmak yerine "bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyette" olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ’Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı. Programın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birlik Vakfımızın kuruluşunun 40. yılı münasebetiyle tertiplenen bu anlamlı programda sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Hem hasret giderdiğimiz hem de mücadeleyle, dava ile adanmışlıkla dolu 40 yıllık bir maziye hep birlikte nazar eylediğimiz bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Birlik Vakfımıza, Milli Türk Talebe Birliğimize, organizasyonun icrasında emeği geçen her bir kardeşime canı gönülden teşekkür ediyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biraz önce Vakfımızın kuruluşuna öncülük eden İsmail Kahraman abimiz için hazırlanan belgeseli hep birlikte izledik. Milleti ve memleketi için elini nasıl taşın altına koyduğunu, gerek sivil toplum çalışmalarıyla gerekse siyasette üstlendiği görevlerle ülkemize hangi hizmetlerde bulunduğunu bir kez daha gördük. Ayrıca Birlik Vakfımızın kimlerin özverisiyle, hangi badireleri atlatarak, hangi süreçlerden geçerek bugünlere geldiğini tekrar hatırladık. Öncelikle yarım asrı aşkın süredir yol arkadaşı olmakla iftihar ettiğim İsmail Kahraman abimize sizlerin huzurunda şükranlarımı sunuyorum. Emekleri için, gayretleri için; bilgisi, feraseti, tecrübesiyle bizlere yol gösterdiği için, bizlerle yol yürüdüğü, bize yoldaşlık, kaderdaşlık ettiği için Cenab-ı Allah kendisinden razı olsun. Rabbim bugün burada olduğu gibi yarın ruz-i mahşerde Resul-i Kibriya Efendimizin liva-ül hamd ismiyle müsemma sancağı altında bizleri buluştursun. Yine bu vesileyle geride bıraktığımız 40 yılda, Birlik Vakfımız bünyesinde görev almış, bu çatı altında gençlere ve millete hizmet etmiş, hayırda yarışarak kendisini Türkiye’nin ve ümmetin selametine vakfetmiş tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bu süre zarfında vakfımızın farklı birimlerinde vazife üstlenmiş fakat artık aramızda olmayan tüm büyüklerimize, tüm kardeşlerimize Mevla’dan gani gani rahmet diliyor, ülkem, milletim adına kendilerine bir kez daha şükran ve minnet duygularımı sunuyorum " diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Muhterem başkanlarımız Yaşar Karayel ve Mehmet Alacacı’nın şahsında, vakfımızın kurucular kuruluna, mütevelli heyetine yine burada başarı dileklerimi ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Teşekkür ediyorum. Rabbim emeklerinizi zayi etmesin. Çabalarınızı, gayretlerinizi, döktüğünüz şu alın ve fikir terini inşallah hayra tebdil eylesin diyorum. Arkadaşlarım, bir defa şunu büyük bir bahtiyarlıkla ifade etmek istiyorum. Şahsımın da kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu, hamdolsun, başarıyla yerine getiriyor. 50 ilimizdeki 55 şubesiyle, barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına, oldukça geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor, istikbalimizin güvencesi olan genç arkadaşlarımıza rehberlik ediyor. Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle, farklı ihtisas alanlarındaki yirmiyi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfımız ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor. Buradaki arkadaşlarımız milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, bilgisiyle, eğitimiyle, ufku ve karakteriyle karanlıklar içinde ışıl ışıl parlayan bir gençliğin yetişmesi için 40 yıldır elinden geleni yapıyor. Vakfımızın niyeti hayır olduğu için hamdolsun, cehdi de emeği de gayreti de hayırlı neticelerle taçlanıyor. Merkezinde birlik anlayışının yer aldığı bu ocaktan yetişen kardeşlerimiz bugün siyasetten iş hayatına, akademiden bürokrasiye, her alanda Türkiye’ye alınlarının akıyla hizmet ediyor. Tüm zorluklara, tüm sıkıntılara rağmen 29 Mayıs 1985’ten beri tekerleğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz, Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "40 yılda kat edilen bu önemli mesafenin her aşamasında talebeler için yemek pişiren, misafirlere çay ikram eden, yurtların bakım ve temizliğini üstlenen emekçi kardeşlerimizden gençlere danışmanlık yapan, öğrencilere burs bağlayan, tecrübeleriyle birlikte tavsiyelerini de gençlerle paylaşan hayırsever insanlara kadar yöneticisinden personeline, kurucusundan mütevelli üyesine vakfımızın her bir mensubunun payı vardır, emeği vardır, göz nuru, gönül harcı vardır. Bunun için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu çatı altında ter döken, halka hizmet, Hakka hizmettir düsturuyla geceyi gündüze katan, ailesinden fedakarlıkta bulunarak burada Allah rızası için koşturan her bir kardeşime şükranlarımı ifade ediyorum. Burası görüldüğü gibi böyle bir salon değildi. Burası belediye başkanlığım döneminde Spor Sergi Sarayı’ydı. Ve biz üstat ile burada nice konferansları yaptık. Ve Demirel’in de cumhurbaşkanlığı döneminde burayı yıkıp bu hale getirdik. Ve o konferanslarda öyle zannederdi ki yıkıldı yıkılacak, Spor Sergi Sarayı’nın öyle bir hali vardı. Ama gel gör ki hamdolsun böyle bir salonu İstanbul’umuza kazandırdık. İnşallah daha nice yıllar boyunca Birlik Vakfımızın ülkemize, milletimize, gençlerimize ve ümmete özveriyle hizmet edeceğine yürekten inanıyorum.Tabii şu gerçek de hafızalarımıza silinmez bir şekilde kaydolmuştur. 1916 yılında kurulan Milli Türk Talebe Birliği Türkiye’nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanımızın dört bir yanına uzanan binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınardı. Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin sancılı günlerinde şahsım dahil birçok gencin milli şuur kazanmasına, dahası bu ülkeyi, bu milleti, bu toprakları anlamasına, idrak etmesine vesile oldu. Gençlik yıllarımda aktif görev üstlendiğim Milli Türk Talebe Birliği’nde kendilerine ağabey diye hitap ettiğim, her birinden çok şey öğrendiğim nice büyüğümüz, nice ilim, kültür ve aksiyon adamımız, nice mütefekkirimiz vardı. Milli Türk Talebe Birliği bizim için bir okuldu. Kere ağlarını gönül ve zihin dünyamıza aydınlatan bir irfan ocağıydı. Ancak 1980 darbesinin üzerinden silindir gibi geçtiği sivil teşekküllerden biri de unutmayalım Milli Türk Talebe Birliği’ydi. Hani diyor ya Karacaoğlan: "Aradılar bir tenhada buldular, yaslandılar şıvgaların kırdılar, yaz bahar ayında bir od verdiler, yandım gittim alakarlı dağlar iken." İşte darbeciler de tamamen keyfi sebeplerle, sırf millete düşmanlıklarından dolayı Milli Türk Talebe Birliği’nin kapısına kilit vurdular. Bu ocağı bitirmek istediler. Ama her Milli Türk Talebe Birliği’nin yüreğinde kor bir ateş misali yanan o ruhu, kanında dolaşan o dava şuurunu söndüremediler. Üstadın ifadesiyle; kökü ezelde ve dalı ebette bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençliğin önüne set çekemediler. Milli Türk Talebe Birliği’ne zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfımız devralmış, millete ve ümmete hizmet mücadelesi kesintiye uğramamış, uğratılamamıştır. Milli Türk Talebe Birliği’nin özünü oluşturan, varoluş gayesini teşkil eden tüm değerler, Birlik Vakfında yeniden temerküz ve tecessüm etmiştir. Bir kapı kapanmış fakat Cenab-ı Allah’ın sonsuz lütfuyla çok daha geniş, çok daha güçlü yeni bir kapı açılmıştır. 1985’te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 28 Şubat’ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine, en kritik dönemeçlerde ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfını hep milletin yanında, Hakk’ın ve hakikatin cephesinde gördük. Bunun için de her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim sizlerden razı olsun diyorum " ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz"

Medeniyetimizin büyük mütefekkirlerinden İbn-i Haldun’un şu tespiti bizim için çok ama çok anlamlı olduğunu belirten Erdoğan, İbn-i Haldun şöyle diyor: "Geçmiş hadiseler, gelecek olanlara suyun suya benzemesinden daha çok benzer." Evet, çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü, hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Bilgi ve enformasyon geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkanlar, yeni avantajlar sunuyor. Bu nimetlerden hepimiz elbette azami ölçüde istifade ediyoruz. Fakat bunların beraberinde getirdiği yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz" ifadelerini kullandı.

"86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz"

Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıya olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7’den 70’e tüm insanlığa, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" diye konuştu.

"Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir"

Bugün geldiğimiz noktada İbn-i Haldun’un işaret ettiği hakikati daha net görebildiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır. Hedef ailedir. Hedef milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk" dedi.

Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla farklı projeleri hayata geçirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık. Fakat şurası bir gerçek ki, bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi; uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz. Bilhassa bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek, Allah korusun, yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz. Bakınız, çok açık söylüyorum, gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez. Komşularımızı da özellikle el ele verip onlara da el uzatmak, onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz" şeklinde konuştu.

Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacı olduklarını ifade eden Erdoğan, " Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte, ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var. Tekrar vurguluyorum: Dijital tekno kültürün bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekûn bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz" diye konuştu.

"23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz"

Şu muhasebenin de artık cesaretle yapılması gerektiği inancında olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Teknofest gençliği dedikçe, biz dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı, imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu. Batıdan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar. Hem Batı’yı hem Doğu’yu bilen, bir ayı bu topraklarda diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği, ideolojilerine tehdit olarak gördüler. Kimse kusura bakmasın. Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde, kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen, işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı, milli bünyemiz daha kırılgan hale geldi. 23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Muhalefetin milletin dertlerini dert edinmek gibi bir alışkanlığı yok"

Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı olmadığının dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Derneklerimizden, vakıflarımızdan, gönüllü teşekküllerimizden daha fazla inisiyatif almalarını, sorunların çözümünde bizlere daha fazla yardımcı olmalarını özellikle istirham ediyorum. Tabii burada bu tür meseleleri konuştuğumuzda umutlarımızı zayıflatan bir gerçeği, teessüfle dikkatinize sunmak durumundayım. Biz milli meselelerde güç birliği yapalım dedikçe, maalesef muhalefette aynı hüsnüniyeti göremiyoruz. Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı yok. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil. Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler" şeklinde konuştu.

"Grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar"

Grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Meselenin daha vahim tarafı şudur: Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor, grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar. Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir ne bir öneri ne de bir siyasetin ufkunu açan bir proje; her gün on yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok."

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz"

Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeleri gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Durum öyle vahim ki, böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz. Enerjimiz, azmimiz, heyecanımız, Türkiye’ye hizmet aşkımız ilk günkü gibi diri, hamdolsun ilk günkü gibi taze. Rabbim ömür verdikçe, gençlerimizle birlikte tüm Türkiye için, milletimizin yanı sıra dünyadaki tüm mazlumlar için çalışmaya devam edeceğiz. Bunu da 40. yaşını şanla, şerefle kutlayan Birlik Vakfı gibi kalbi Türkiye için, kalbi mazlumlar için çarpan siz kardeşlerimle beraber başaracağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" dedi.

Lokman Sarıkurt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Yozgat’ta öğrenciler trafiğe yön verdi Yozgat’ın Sorgun ilçesinde, trafik güvenliğine dikkat çekmek ve çocuklara trafik bilincini aşılamak amacıyla eğitim etkinliği düzenlendi. Sorgun Belediyesi ve Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu iş birliğiyle gerçekleştirilen uygulamalı trafik eğitiminde, öğrenciler hem öğrendi hem de çevrelerine örnek oldu. Sorgun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri ve okul öğretmenleri gözetiminde gerçekleştirilen etkinlikte, öğrencilere yaya güvenliği ve trafik kuralları sahada anlatıldı. Trafik kurallarının sadece teoride kalmaması hedeflenen çalışmada, çocuklara yaya geçitlerinin kullanımı ve levhaların anlamları hakkında detaylı bilgiler verildi. Etkinlik kapsamında fosforlu güvenlik yelekleri giyen öğrenciler, ellerinde ‘Dur’ ve ‘Geç’ levhalarıyla yaya geçitlerinde görev aldı. Sürücülerin dikkatini çekmek için yollara çıkan minikler, yaya önceliği konusunda farkındalık oluşturdu. Renkli görüntülerin oluştuğu etkinlikte, araç sürücüleri de durarak öğrencilerin bu anlamlı çalışmasına destek verdi. "Uygulama mükemmel olmuş" Sürücü Murat Bozkurt "Uygulama mükemmel olmuş. Çünkü uygunsuz park yeri oluyor, uygunsuz çıkışlar oluyor. Mesela öğrenciler geliyor görmeyebiliyor. Burada 2-3 kişi bu işi yaparsa herkesin çocuğu sağlıklı bir şekilde gider gelir inşallah" dedi. "Bütün çocukların görevlendirilmesi lazım" Öğrenci velisi Mezile Genç uygulamanın her zaman olması gerektiğini belirtti. Genç, "Çocuklarımız trafik konusunda çok bilinçli değil. Bu yol hattı da çok yoğun. Her an aniden bir şey olabilir. Çocukların bilinçlenmesi açısından da güzel bir uygulama. Dikkatsiz sürücüler de var. Daha önceleri çok kazalar oluyordu. Bu sene biraz azaldı. Bütün çocukların görevlendirilmesi lazım onlar da bilinçlensin diye" ifadelerini kullandı. "Trafik kurallarını canlandırarak öğrendik" Uygulamada gönüllü olarak görev alan öğrenci Elif Cemre Ünal "Trafik kurallarını gerçeğinden öğrenmiş olduk. Canlandırarak öğrenmemizi daha da kolaylaştırdı. Doğru bilgiler öğrenmemizi sağladı. Bu görevi bize veren öğretmenimize çok teşekkür ediyoruz. Sürücüler de yaya geçidinde durmamaları gerektiğini öğrenmişlerdir" şeklinde konuştu.
Konya Babasını boğup öldürdükten sonra cenazesiyle 1 gün beklemiş Konya’da babasıyla yaşadığı evde çıkan tartışmada babasını boğarak öldürdükten sonra 1 gün babasının cenazesiyle aynı evde kalan zanlı, kardeşini arayarak olayı anlattıktan sonra evden ayrıldı. Şehir değiştirmek için yola çıkan zanlı, Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Olay, merkez Meram ilçesi Sahibiata Mahallesi Denizciler Sokak üzerine bulunan 3 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eşiyle ayrılık aşamasında olan 2 çocuk babası 39 yaşındaki Mehmet Akif T., sokak üzerindeki 3 katlı binanın üçüncü katında tek başına yaşayan babası 59 yaşındaki Tahsin Tosun ile kalmaya başladı. Geçtiğimiz pazar günü baba oğul arasında çıkan tartışma sonrası Mehmet Akif T. babasını öldürdü. Daha sonra 1 gün babasının cenazesiyle aynı evde kalan zanlı, dün akşam saatlerinde kız kardeşini arayarak ‘Babamı öldürdüm’ dedikten sonra telefonu kapatarak olay yerinden kaçtı. Babasını boğarak öldürmüş Dün akşam saatlerinde kardeşinin ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri adrese ulaştığında baba Tahsin Tosun’u hareketsiz olarak buldu. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Tosun’un hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan incelemede Tahsin Tosun’un boğularak öldürüldüğü tespit edildi. Şehir dışına kaçmaya çalışırken yakalandı Babasını öldüren zanlının yakalanması için çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şahsın gidebileceği adresleri tespit etmesinin ardından çalışma başlattı. Yapılan teknik çalışmanın ardından şahıs, şehir dışına kaçmaya çalıştığı sırada Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan cinayet zanlısı Mehmet Akif T., hastanede sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye sevk edildi.
İstanbul Türk Telekom patent başvurusunda zirvede Türk Telekom, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 yılı verilerine göre, patent başvuru sayısında 2024 yılında elde ettiği liderliği 2025’te de sürdürdü ve Ar-Ge ile inovasyondaki yükselişini devam ettirerek bir kez daha zirvedeki yerini aldı. Türkiye’nin ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ yolculuğunda önemli bir rol üstlenen Türk Telekom, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 verilerine göre milli patent başvurularında 921’e ulaşarak bu alandaki liderliğini korudu. Şirket, 2024’te kazandığı Fikri Mülkiyet Liderliği’ni 2025 yılında da sürdürürken uluslararası standartlara katkı ve akademik yayın gibi Ar-Ge çıktılarında da önemli bir ivme yakaladı. Şirketin uluslararası standartlara katkısı yüzde 237 artarken, akademik yayın sayısı yüzde 129 yükseldi. Küresel standartlarda öncülüğünü devam ettiren Türk Telekom, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-Telekomünikasyon Standartlaştırma Birimi’ne (ITU-T) en fazla katkı sağlayan Türk firması olmasının yanı sıra, Üçüncü Nesil Mobil İletişim Ortaklık Projesi (3GPP) ve Avrupa Telekomünikasyon Standartlar Komitesi (ETSI) bünyesinde yürütülen 6G çalışmalarıyla da sektördeki lider konumunu güçlendirdi. "Milli teknolojileri hayatın her alanına taşımaya devam edeceğiz" Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, şunları söyledi: "Şirket olarak Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik ediyor, geleceği şekillendiren yeni nesil teknolojilerin hayata geçirilmesinde öncü çalışmalar yürütüyoruz. 2025 yılında milli patent başvuru sayımızı 921’e ulaştırdık ve bu alandaki liderliğimizi bu yıl da sürdürdük. Bu başarı, inovasyonu kurum kültürümüzün merkezine alan yaklaşımımızın ve güçlü mühendislik kabiliyetimizin bir sonucudur. 5G ve ileri mobil teknolojilerde geliştirdiğimiz milli çözümlerle küresel ölçekte önemli başarılara imza atıyor, bu çalışmalarımızın uluslararası platformlarda ödüllerle taçlandırılmasından gurur duyuyoruz. Teknoloji üretmenin ötesine geçerek geliştirdiğimiz çözümleri küresel ölçekte değer oluşturan ürünlere dönüştürüyoruz. Bu kapsamda Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımızı; 5G ve 6G haberleşme sistemleri, uydu bağımsız iletişim teknolojileri, karasal olmayan ağlar (NTN), yapay zekâ tabanlı ağ yönetimi ile sinyal işleme ve fiber-optik altyapı gibi stratejik teknoloji alanlarında yoğunlaştırıyoruz. Şirket olarak, teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonu doğrultusunda milli teknolojiler geliştirmeye ve bu teknolojileri hayatın her alanına entegre etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." Milli teknoloji hamlesine güçlü katkı Yapılan açıklamaya göre, inovasyonu sahiplenen yaklaşımı, güçlü Ar-Ge altyapısı ve küresel iş birlikleriyle Türk Telekom, geliştirdiği teknolojileri dünya pazarlarına taşıyarak Türkiye’nin yüksek katma değerli teknoloji üretim kapasitesini artırmayı sürdürüyor. 5G çağına öncülük edenlerden olan şirket, bu alanda geliştirdiği çözümler ve hayata geçirdiği uygulamalarla liderliğini güçlendiriyor. 5G kapsamında çevrimiçi uzaktan ameliyattan akıllı tarıma, limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşımdan dokunsal eldivenli VR kukla tiyatrosuna, canlı maç yayınından milli endüstriyel 5G şebekeye ve Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle sunulan yenilikçi sanat deneyimine kadar farklı alanlarda uygulamalar hayata geçiren şirket, bu alandaki yetkinliğini uluslararası platformlarda elde ettiği başarılarla da ortaya koyuyor. Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi açıldı: Ar-Ge gücünü deneyim merkezine taşıdı Şirket, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki gücünü, Gayrettepe Genel Müdürlük yerleşkesinde 5G odağıyla tasarlanan ve yeni nesil bağlantı teknolojilerindeki liderliğini, somut kullanım senaryoları ile gerçek zamanlı uygulamalar üzerinden görünür kılmayı amaçlayan ‘Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’ ile ortaya koydu. 600 metrekarelik bir alan üzerinde hayata geçirilen Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nde toplam 17 farklı kullanım senaryosu yer alıyor. Merkezde yer alan kullanım senaryoları, Türk mühendislerin geliştirdiği yerli dijital çözümlerden oluşuyor. Merkez, 5G’nin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve yüksek kapasite gibi avantajların, endüstriyel dönüşümden akıllı şehir çözümlerine, simülasyon teknolojilerinden artırılmış gerçeklik çözümlerine kadar geniş bir yelpazede nasıl değer oluşturduğunu gerçek senaryolar üzerinden deneyimlemeyi sağlıyor. IoT uygulamaları tarafında görüntü işleme çözümleri, alçak seviye uydu iletişim sistemleri ve kestirimci bakım çözümü gibi çözümler yer alırken, deneyim alanını zenginleştiren farklı simülasyon ve etkileşim alanları da merkezin önemli bileşenleri arasında konumlanıyor.
Ordu Ordu’da jandarma aranan 48 şüpheliyi yakaladı Ordu’da jandarma ekipleri tarafından son 1 haftada yürütülen asayiş faaliyetlerinde aranması bulunan ve yakalanan 42 kişiden 18’i tutuklandı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sorumluluk bölgesinde son bir haftada yürüttüğü çalışmalar kapsamında 40 bin 976 kişinin sorgusunu gerçekleştirdi. Yapılan kontrollerde çeşitli suçlardan hakkında arama kararı bulunan 42 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 18’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca trafik faaliyetleri kapsamında 17 bin 741 araç kontrol edildi. 36 şüpheliye uyuşturucudan işlem Uyuşturucu ile mücadele çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen 33 operasyonda 36 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 5’i hakkında ‘uyuşturucu madde imal ve ticareti’, 31’i hakkında ise ‘kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak’ suçlarından adli işlem yapıldı. Yapılan aramalarda 73 gram sentetik kannabinoid, 28 gram kubar esrar, 4 adet sentetik ecza hap, 2 gram metamfetamin, 2 gram kenevir tohumu ve 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Kaçakçılık operasyonlarında 4 şüpheliye işlem Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda ise 4 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Operasyonlarda 1 adet gümrük kaçağı araç, 50 bin 480 adet içi tütün doldurulmuş makaron, 10 kilogram tütün ve bin 297 paket kaçak sigara ele geçirildi. Jandarma ekiplerinin il genelinde çalışmalarının devam edeceği bildirildi.
Tokat Uluslararası öğrenciler Tokat’ta Nevruz coşkusuna ortak oldu Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde düzenlenen Nevruz Bayramı etkinliklerinde uluslararası öğrencilerin de katılımıyla yakılan Nevruz ateşi etrafında oluşan renkli görüntüler coşkuya sahne oldu. Tokat’ta Nevruz Bayramı, coşkulu etkinliklerle kutlandı. Tokat Valiliği, Tokat Belediyesi ve Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) iş birliğinde düzenlenen Nevruz etkinlikleri, TOGÜ Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programla başladı. Türk Dünyasında Nevruz konulu konferansta konuşan Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Oğuzhan Aydın, Nevruz’un tarihi ve kültürel önemine değinerek bayramın Türk dünyasındaki ortak değerleri pekiştirdiğini ifade etti. Program kapsamında Nevruz ateşi yakılırken, geleneksel yarışmalar, halk oyunları gösterileri ve mehteran takımı performansı izleyenlerden büyük ilgi gördü. Katılımcılara geleneksel döner, pilav ve ayran ikramında bulunulurken, Nevruz Ormanı’na fidan dikimi de gerçekleştirildi. Etkinliklere üniversitede eğitim gören uluslararası öğrenciler de yoğun katılım sağladı. Özellikle Afrika kökenli öğrencilerin Nevruz ateşinin üzerinden atladığı anlar renkli görüntülere sahne oldu. Öğrencilerin neşeli anları, etkinliğe katılan vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi. Kültürel kaynaşmanın ön plana çıktığı programda, farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerin Nevruz coşkusuna ortak olması dikkat çekti.