ASAYİŞ - 04 Şubat 2026 Çarşamba 22:59

’Casusluk’ soruşturmasında Ekrem İmamoğlu ve 3 şüpheliye 20 yıla kadar hapis talebi

A
A
A
’Casusluk’ soruşturmasında Ekrem İmamoğlu ve 3 şüpheliye 20 yıla kadar hapis talebi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik ‘siyasal casusluk’ iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 4 şüphelinin 20’şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında 2019-2025 yılları arasında ‘siyasal casusluk’ yaptıkları iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.

Hazırlanan iddianamede, 112 Acil Çağrı Merkezi’nce yönlendirilen Ü.D.A. isimli şahsın üvey babası olan şüpheli Hüseyin Gün hakkında ihbarda bulunduğu, ihbarda Gün’ün İsrail, İngiltere ve Amerika lehine ajanlık faaliyetlerinde bulunduğunu, görüşmelerini gizliliğe riayet etmek amacıyla kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği belirtildi. İddianamede, Gün’ün farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiğini, Türkiye’de gerçekleştirilen seçimlerde hükümet aleyhine propaganda gerçekleştirmeleri için şahıs/şahısların finanse edilmesinde aktif rol aldığını söylediği ve bu şekilde soruşturma işlemlerine başlandığı kaydedildi.

"Askeri mühimmat ile silahlara ait fotoğraflara rastlanıldı"

Şüpheli Hüseyin Gün’e ait dijital materyaller, İngilizce el yazılı dokümanlar ile HTS ve MASAK incelemeleri sonucunda, sivil şahısların ya da şirketlerin temin etmesinin mümkün olmayacağı askeri mühimmat ile silahlara ait fotoğraflara ve askeri ya da siyasi alanda faaliyet gösterdiği değerlendiren İsrail vatandaşlarına ait pasaport fotoğraflarına rastlanıldığının aktarıldı. İddianamede, şüpheli Gün’ün FETÖ/PDY ve PKK/KCK silahlı terör örgütleri kapsamında adli işlem tesis edilen şahıslar ile iletişim irtibatının bulunduğu, farklı ülke konsolosluk görevlileri ile çok sayıda iletişim irtibatının bulunduğu, herhangi bir ticari işletmesi bulunmamasına rağmen yüklü miktarda yurtiçi ve yurtdışı para transferlerinin bulunduğu belirtildi. El yazısı defter ve belgelerin incelenmesinde ise farklı ülkelerde gerçekleşen darbe girişimi, iç karışıklık olayları ile alakalı hususlardan bahsedildiği iddianamede, Türkiye genelinde görüşmüş olduğu şahıs veya kurumları günlük olarak not aldığı, İngiltere lehine faaliyet gösterdiği değerlendirilen istihbarat elemanlarına ya da İngiltere’de siyasi faaliyetlerde bulunan şahıslara Türkiye geneli konularda bilgi aktarımında bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Suriye’de meydana gelen savaş ile alakalı muhalif grupların siyasi ve maddi olarak desteklenmeleri gerektiği yönünde içeriklerin bulunduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üst yönetim kadrosunda bulunan şahıs ile yüz yüze görüşme gerçekleştirerek bu kişiden öneriler aldığına dair notların bulunduğu ifade edildi.

İmamoğlu’nun talimatıyla çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı belirtildi

Şüpheli Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde bulunan ve İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığının aktarıldığı iddianamede, verilerin temininin dolaylı olarak şüpheli Necati Özkan tarafından sağlandığı, Özkan’ın Osint (açık kaynak istihbaratı) isimli internet aleminin yer altı olarak nitelendirilen dijital ortama başta İBB’nin internet adresi olmak üzere, belediyeye ait çok sayıda mail adresinin ve şifresinin şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile aktarıldığı ve belediyenin gizlilik ihtiva eden belge ve iç yazışmaları başta olmak üzere mail içeriklerindeki datalara erişildiği kaydedildi.

Vatandaşların kişisel verileri üzerinden gayri-resmi gerçekleştirilen seçim propagandası sonucu Ekrem İmamoğlu’nun menfaat sağladığı kaydedildi

İddianamede, şüpheli Ekrem İmamoğlu imzası ile gönderilen yazıda dışarıdan belirlenecek 3 uzman ve 2 belediye müfettişine tüm datalara erişme, inceleme yapma ve kopyalama yetkisinin verildiği, bu hususun özellikle seçim çalışmalarında yabancı istihbarat servislerine data sağlamak maksadıyla gerçekleştiği, istihbarat servisi elemanlarından elden edilen verilerin ise hiyerarşik silsile içerisinde Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Ekrem İmamoğlu arasında aktarımının sağlandığı belirtildi. Ayrıca, geçmiş dönemde kamuoyuna yansıyan ‘İBB 2019 Veri Kopyalama’ sürecinin gündemden kaldırılması amacıyla yabancı istihbarat servisi elemanı Aaron Bar, Necati Özkan ve Hüseyin Gün isimli şahısların birlikte hareket ederek algı faaliyetlerinde bulundukları, bu durumun gündemden düşürülmesi maksadıyla çalışma yaptıkları ve vatandaşların kişisel verileri üzerinden gayri-resmi gerçekleştirilen seçim propagandası sonucu Ekrem İmamoğlu’nun menfaat sağladığı ifade edildi.

"İstanbul Senin" isimli programda da aynı usulle veri sızdırıldığı belirtildi

WİCKR isimli kripto programın içeriğinde şüpheli İmamoğlu’ndan "Mayor" olarak bahsedildiğinin aktarıldığı iddianamede, bu hususun etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan şüpheli Hüseyin Gün tarafından da doğrulandığı, farklı bir soruşturmada tespiti yapıldığı üzere benzer bir data sızması durumunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan "İstanbul Senin" isimli programda da söz konusu olduğu ve aynı usulle veri sızdırıldığı, seçim süreci sonrası şüpheli Hüseyin Gün’ün şüpheli Ekrem İmamoğlu ile makam odasında çekilmiş fotoğraflarının bulunduğu, İmamoğlu’nca hiyerarşi silsilesi içerisinde vatandaşların kişisel bilgilerini mevcut nüfuzun kullanılması suretiyle ele geçirilerek yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktarıldığı, siyasi maksatlı menfaat edinme gayesinde bulunduğu ve bunun şüpheliler Necati Özkan ve Hüseyin Gün ile birlikte gerçekleştirildiği kaydedildi.

2019 yerel seçimleri manipüle edilerek Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasının sağlandığı vurgulandı

İddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanında bulunan ve özünde sır niteliğinde olan bilgilerin ‘DarkWeb’ olarak bilinen ve internetin karanlık alemi olarak nitelendirilen platforma şüpheli Ekrem İmamoğlu talimatı ile şüpheli Necati Özkan tarafından yüklendiği, şüpheli Hüseyin Gün’e ait ve Aaron Barr isimli istihbarat çalışanının ortağı olduğu ‘PiiQ’ isimli firmanın temin etmesinin sağlandığı, Barr tarafından geliştirilen PQ isimli yazılım ile tüm vatandaşların telefonlarına ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlandığı, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere, Türkiye siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştiği vurgulandı.

Yanardağ’ın İmamoğlu lehine algı çalışması yapılmasında basın ayağını oluşturduğu aktarıldı

İddianamede ayrıca, şüpheli Merdan Yanardağ’ın İmamoğlu lehine algı çalışması yapılmasında basın ayağını oluşturduğu, Gün’den aldığı ve gizliliğe riayet edilmek şartıyla elden para verildiği belirtildi. İddianamede, TELE 1 kanalında gerçekleştirilen bir program içeriğinde de şüpheli Hüseyin Gün’ün yönlendirmesiyle sorular sorarak şüpheli Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmaya çalıştığı, özellikle casusluk faaliyetlerinde basın ayağını oluşturan ve algı çalışmaları yaptığı öne sürülen TELE1 isimli televizyon kanalının suçta araç olarak kullanıldığı ifade edildi.

20 yıla kadar hapis talebi

Hazırlanan iddianamede şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan’ın ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Sema Demir

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Okan Buruk: "Transfer işini bir kenara bırakıp, futbola odaklanmamız lazım" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, transfer işini bir kenara bırakıp, futbola odaklanmaları gerektiğini söyledi. Ziraat Türkiye Kupası A Grubu 3. haftasında Galatasaray, evinde karşı karşıya geldiği İstanbulspor’u 3-1’lik skorla mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalarda bulundu. Maçta kafa kafaya çarpışan Ahmed Kutucu ile İsa Doğan’a geçmiş olsun dileyerek sözlerine başlayan Buruk, "Ahmed ile İsa arasında üzücü bir çarpışma oldu. İkisine de geçmiş olsun. Ahmed’in çok önemli bir şeyi yok gibi gözüküyor. İsa’da biraz kırık oluştu gibi gözüktü. Bu tür maçlarda soyunma odasına çok büyük bir sakatlık olmamasından dolayı şükrederek giriyoruz. Son maçlarda hem daha az süre almış oyuncular, hem de yeni transferimiz oynadı. Akademimizden genç 3 oyuncumuzu oynatma şansımız oldu. Maçı kazanarak bitirdik. Bu anlamda sevinçliyiz, 9 puana ulaştık. Hedefimiz grubu birinci olarak tamamlamak. Bugün sahamızda oynadığımız maçta yine baskılı oynadık. İlk yarı sonucu aldık. İkinci yarı hem rakibin arkaya yerleşmesi hem bizim de 3-1 sonrası topu ayağımızda tutmamız skor anlamda çok ileriye gitmemesini sağladı. İki takım açısından da güzel bir mücadele oldu. Onun dışında 3 kulvardaki yarış çok önemli. Ligde birinci durumdayız. Türkiye Kupası’nda birinci durumdayız. Avrupa’da yolumuza devam ediyoruz. Çok önemli maçlar oynayacağız. Bu süreç içerisinde de oyuncularımın bugünkü performansını görmek benim için çok önemliydi. Singo, uzun sakatlıktan döndü. Ona yeni bir transfer olarak bakıyorum. Çok uzun sürdü. Bugün oynama şansı oldu. O da oynamak istiyordu. Onu güvenli şekilde oynatmak istedik. Singo’nun tekrar sahalara dönmesi önemli bir sevinç yaptı" diye konuştu. "Renato Nhaga, ileriye dönük bir yatırım" Transferin son günlerine girdiklerini söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Ön tarafa Noa Lang ve Yaser Asprilla gibi iki önemli oyuncu aldık. Bize kalite katacaklar ve maç çözecekler. Orada bir sıkıntımız vardı. Ön taraftaki oyunculara büyük bir yük binmişti. Rotasyon için iyi oldu. Orta saha için bir arayışımız oldu. Her istediğinizi alamayabiliyorsunuz. Devre arasında transfer yapmak kolay değil. İstediğimiz ve düşündüğümüz oyuncular olmadı. İstemediğim bir oyuncuyu aldıktan sonra transfer yapmanın bir anlamı yok. Genç bir oyuncuya gittik. Renato Nhaga, ileriye dönük bir yatırım. Maçlarına baktık. Şu anda kadroda yer alabilecek bir oyuncu. Onun dışında gözüken bir transferimiz yok" şeklinde konuştu. "Kadro genişliği olarak sezon başına göre daha iyiyiz" Ara transferde kadroyu genişlettiklerini belirten Okan Buruk, sözlerine şöyle devam etti: "Mario Lemina’nın Juventus maçında cezalı olması, bizim için dezavantaj. Buna da bir çözüm bulacağız. Avrupa’da bu büyük maçları oynamış oyuncuları, bu karşılaşmada kullanmak istiyoruz. Kadro genişliği olarak sezon başına göre daha iyiyiz. Daha iyi de olabilirdik. Her takım için geçerli bu. Şu anda saha içine odaklanmalıyız. Burada başkanımız, yönetim kurulumuz ve Abdullah Kavukcu, çok iyi niyetli. Oyuncu izleme ekibimizin çalışmaları da var. Bazen parayla alamadığınız oyuncular oluyor. Bundan önceki senelerde filmin sonunu mutlulukla bitirdik. Yine bunu yapacağız. Buna inanıyorum. Sadece artık sahaya odaklanmamız gerekiyor. Transfer döneminden çıktığımız her zaman daha iyi oynamaya başladık. Bundan sonra daha iyi bir Galatasaray göstermek istiyoruz. Sorular hep transferlerle ilgili oluyor. Benim için de bu çok zor. Ben sahaya odaklanmak istiyorum." "Ön tarafa iki oyuncumuzun gelmesi, derinlik oluşturdu" İstanbulspor maçında süre alarak 74 gün sonra sahalara dönen Fildişi Sahilli futbolcu Wilfried Singo hakkında da konuşan Buruk, "Singo’nun bugün süre alması önemliydi. Maçların gidişatına göre karar vereceğiz. Juventus maçı için sonra karar veririz. Sallai gibi çok yönlü bir oyuncumuz var. Onu farklı yerlerde kullanabiliriz. Çok iyi orta saha oyuncularına da sahibiz. Ön tarafa da iki oyuncumuzun gelmesi, derinlik oluşturdu. Sakatlıktan çıkmış bir Yunus Akgün var. Onu dinlendirdik. Ağrıları vardı. Son günlerde çok daha iyi. Barış Alper Yılmaz da biraz dinlendi. Leroy Sane de umarım sakatlıktan çıkacak. Süper Lig’deki Çaykur Rizespor maçında oynar mı bilmiyorum. Öndeki dörtlü hattımız, daha iyi olacak. Gabriel Sara’nın da performansı yükseldi" ifadelerini kullandı. "Transfer işini bir kenara bırakıp, futbola odaklanmamız lazım" İspanyol ekibi Real Betis’te forma giyen İspanyol futbolcu Sergi Altimira ile ilgilendiklerini açıklayan 52 yaşındaki teknik adam, "Kulüp, yerine oyuncu alamadı. Bu yüzden de Altimira’yı satmadı. Gecemizi ve gündüzümüzü bu işe veriyoruz. Ekibimle inanılmaz bir çalışma yapıyoruz. Saatlerce futbolcu izliyoruz. Bazen istedikleriniz gerçekleşmiyor. Transfer işi böyledir. Siz, kulübü ikna etseniz, oyuncu Türkiye’ye gelmek istemeyebiliyor. Burada bir denge var. Genç bir oyuncuyu buraya getirmek zor. 3 beğendiğimiz genç oyuncu ile görüştük. Gelmek istemediler. Süper Lig’i düşüş olarak görüyorlar. Direkt oynayan oyuncuyu da kimse vermiyor. Çok absürt rakamlar ortaya çıkabiliyor. İyi niyetin farkına varmak gerekiyor. Her şey Galatasaray için. Galatasaray mutlu olduğunda, hepimiz mutlu oluyoruz. Sorumlu olduğumuz bir taraftar var. Onlar için her şeyi yapmaya hazırız. Beni mutlu edecek transferleri kadromuza kattık. Transfer işini bir kenara bırakıp, futbola odaklanmamız lazım. Eleştiriler haklı mı? Kimsenin haksız olduğunu söyleyemeyiz. Harcanan çok büyük bir meblağ var. ’Galatasaray para harcamadı’ diyemezsiniz. Victor Osimhen’i almak, Türkiye’de bir takımın yapabileceği bir şey değildi. Yönetimi koruduğumu düşünmeyin. Eleştiri tabii ki olacak. Bunun yanında iyi yapılan şeyleri de görmek lazım" değerlendirmesinde bulundu. Sportif direktörle çalışma fikriyle ilgili soruya da cevap veren Okan Buruk, "Kendimle ilgili olan kısma bakıyorum. Galatasaray’da geçirdiğim 3,5 sene, benim için çok önemli. Çok önemli tecrübe kazandım. Ben bir teknik adam olarak takımımı en iyi duruma getirmek istiyorum. Bu işe ben karar vermiyorum" diyerek sözlerini tamamladı.