GÜNDEM - 24 Şubat 2026 Salı 16:27

Başkan Vekili Can Aksoy’dan özel bireylere müjde: Engelliler Sarayı yakında açılıyor

A
A
A
Başkan Vekili Can Aksoy’dan özel bireylere müjde: Engelliler Sarayı yakında açılıyor

Esenyurt Belediyesi tarafından özel gereksinimli bireyler için düzenlenen iftar programında konuşan Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, Engelliler Sarayı Projesi’nin kısa süre içerisinde tamamlayarak hizmete açacaklarının müjdesini verdi. Erişebilir bir ilçe için çalıştıklarını söyleyen Aksoy, "Özel bireylerin hayatını kolaylaştırmak en önemli önceliklerimizden biridir" dedi.


Esenyurt Belediyesi tarafından özel gereksinimli bireyler için iftar programı düzenlendi. Nazım Hikmet Kültür Merkezi Davet Salonu’nda gerçekleştirilen programa Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, ilçe protokolü, özel gereksinimli bireyler ve aileleri katıldı. İlahilerin okunduğu, Kur’an-ı Kerim tilavetinin gerçekleştirildiği programda dualar edilerek oruçlar açıldı.


Başkan Vekili Can Aksoy, programda yaptığı konuşmada özel bireylerin hayatın her alanında aktif, üretken ve güçlü bireyler olarak yer almasının toplumsal adaletin bir gereği olduğunu vurguladı. Engelin çoğu zaman bireylerden değil, yetersiz imkanlar ve erişilebilirlik eksikliğinden kaynaklandığını belirten Aksoy, herkes için erişilebilir ve yaşanabilir bir şehir oluşturmanın öncelikli hedefleri arasında yer aldığını ifade etti.


Engelliler Sarayı kısa sürede açılıyor


Aksoy, özel gereksinimli bireyler ve ailelerine yönelik önemli bir projenin daha hayata geçirileceğini belirterek Engelliler Sarayı’nın kısa süre içerisinde tamamlanarak hizmete açılacağını müjdeledi. Esenyurt Nikah Sarayı’nın yanında 3 bin 500 metrekarelik alanda inşa edilecek merkez; hidroterapi odası (terapi havuzu), duyu algı odası, görme engelli eğitim alanı, spor salonu ve kütüphane gibi birçok özel donatıya sahip olacak. Ayrıca merkezde psikolojik danışmanlık ve diyetisyenlik hizmetleri de sunulacak. Proje ile özel bireylerin fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlaması amaçlanıyor. Aksoy, ilerleyen süreçte ilçenin farklı noktalarına da benzer tesisler kazandırmayı planladıklarını ifade etti.


Sosyal ve kültürel destekler arttı


Belediye tarafından özel bireylerin sosyal hayata katılımını artırmak amacıyla kültürel geziler, üniversitelerle iş birliği içinde sanatsal etkinlikler, spor kursları ve istihdam fuarları düzenlendiğini belirten Aksoy, afet durumlarına yönelik bilinçlendirme eğitimlerinin de sürdüğünü söyledi.


"Erişilebilir bir ilçe için çalışıyoruz"


Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Menekşe Engelsiz Kafe’nin ise özel bireylerin istihdamına katkı sunan pilot bir proje olduğunu dile getiren Aksoy, ayrıca ailelerle düzenli toplantılar yaparak mahalle temsilcileri aracılığıyla talepleri doğrudan aldıklarını kaydetti. Kaldırım ve ortak kullanım alanlarında erişilebilirliğin artırılması için denetimlerin sıklaştırıldığını, engelli geçişlerini engelleyen hatalı parklarla ilgili trafik ve zabıta ekiplerinin kontrollerinin artırılacağını da sözlerine ekledi.


"Çok güzel bir programdı"


Programa down sendromlu kızıyla birlikte katılan Ayşe Yılmaz ise duygularını, "Çok teşekkür ediyorum emeği geçen herkese, başta Belediye Başkanımız Can Aksoy’a. Kızım Menekşe Kafe’de çalışmaya başladı. Kendilerinden razıyım. Çok güzel bir programdı" sözleriyle dile getirdi.


(ZA-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Maç esnasında top çarpan martı, kalp masajıyla hayata döndü İstanbul Yurdum Spor Kulübü kaptanı Gani Çatan, İstanbul 1. Amatör Lig Play-Off Final maçında top çarpan martıyı kalp masajı yaparak kurtardı. Geçtiğimiz hafta sonu Zeytinburnu’nda oynanan İstanbul 1. Amatör Lig Play-Off Final müsabakası ilginç anlara sahne oldu. Mevlanakapı Güzelhisar ile İstanbul Yurdum Spor’un karşı karşıya geldiği mücadelenin 22. dakikasında konuk ekibin kalecisi Muhammet Uyanık’ın ceza sahasından uzaklaştırmaya çalıştığı top, sahanın üzerinde alçaktan uçan martıya çarptı. Çarpmanın etkisiyle yere düşen martıyı fark eden İstanbul Yurdum Spor’un kaptanı Gani Çatan, hızlı bir şekilde martıya müdahale etti. Çatan, yaklaşık 2 dakika kalp masajı yaptığı martıyı saha kenarında bulunan sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin bir süre müdahalede bulunduğu martının kanatlarında çarpmanın etkisiyle hasar meydana geldiği için şimdilik uçamadığı ve tedavi altına alındığı öğrenildi. "Görür görmez ilk müdahaleyi yapmak için hemen koşarak yanına gittim" Yaşanan talihsiz olayı İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlatan takım kaptanı Gani Çatan, "İstanbul Yurdum Spor Kulübü olarak play-off final müsabakasındaydık. Şampiyonluk için çıktığımız bir müsabakaydı. Maç esnasında kalecimiz Muhammed, topu degaj vurayım derken sahada alçaktan uçan martıya denk geldi. Görür görmez ilk müdahaleyi yapmak için hemen koşarak yanına gittim. Martı, ayakları havaya dikilmiş hareketsiz bir şekilde duruyordu. O anda aklıma ilk olarak kalp masajı yapmak geldi. Ben müdahale ettikten sonra hareketlenmeye başladı. Müdahaleye devam ettim. Biraz daha kendine geldikten sonra maç için orada bulunan sağlık ekibine teslim ettim. Müsabakaya devam ettik fakat martının hayatta olduğunu ve sadece kanatlarında bir sorun olduğunu öğrendim. Kalecimiz Muhammet de bu olaydan oldukça etkilendi. Martının müdahale sonrası hayata dönmesi onu da çok sevindirdi. Şu anda tam olarak akıbetiyle alakalı bilgi alamadım. İnşallah yaşıyordur" diye konuştu. "Bu olay, şampiyonluğun önüne geçti" İstanbul 1. Amatör Lig Play-Off Finali’nde yenilerek, şampiyonluğu kaçırdıklarını dile getiren Gani Çatan, "Takım olarak güzel bir grupta sergilediğimiz performansla ikinci olduk ve play-offlara kaldık. Final müsabakası da oldukça çekişmeli geçti. Penaltılar neticesinde Mevlanakapı Güzelhisar takımına mağlup olduk. Fakat yaşanan bu olay, şampiyonluğun önüne geçti. Özellikle sosyal medyada birçok teşekkür mesajı aldım" ifadelerini kullandı. Yaşanan olay sonrası ilk yardım eğitiminin önemini daha iyi kavradığını aktaran sporcu, "Daha önce herhangi bir ilk yardım eğitimi almadım. O anda refleks olarak müdahale ettim. Bu tarz bir durumun her an her yerde karşımıza çıkacağını anladım. İlk yardım eğitimi almayı düşünüyorum. İlk müdahalenin hayat kurtardığını anlamış olduk" şeklinde konuştu. Gani Çapan, olayın ardından İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özay tarafından makamına kabul edilerek tebrik edildiğini belirtti.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz" SİDA ve buna benzer birçok proje ile Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine bir kez daha şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum" diye konuştu. "Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" Caydırıcılığın yalnızca sahip olunan sistem ve platformların sayısıyla ölçülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak" ifadelerini kullandı. "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var" Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20’ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah’a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir" açıklamasında bulundu. "Geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı" Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002’de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028’de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak, savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400’ün üzerine çıktı. Peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük" dedi. "HAVELSAN savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir" HAVELSAN’ın son 22 yılda birçok gelişim kaydettiğini anlatan ve son gelişmelere dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir. Türkiye’nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye’nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum." "Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu" Gelinen bu noktaların zahmetsiz olmadığını tam aksine bir sürü zorluklarla karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. ‘Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım’ diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş’ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940’lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul’dan Ankara’ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ’ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. ‘Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap diyecek bir nizam.’ İşte üstat Necip Fazıl’ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah’a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. "Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir" Geliştirilen tüm teknolojilerin bir amacının olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek, yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "NATO’nun Almanya’da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO tatbikatında sergilediği başarılı performans hakkında da konuşan Erdoğan, "NATO’nun Almanya’da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi’nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu’ya emniyetli iniş yaparak NATO’nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum" ifadelerine yer verdi.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş, DEM Parti’yi ziyaret etti TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, DEM Parti’li Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ı Meclis’teki makamında ziyaret etti. DEM Parti’li Hatimoğulları ve Bakırhan, Meclis Başkanı Kurtulmuş’u kapıda karşıladı. Basına kapalı gerçekleşen görüşme, yaklaşık 35 dakika sürdü. Görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" sürecine verdiği destek nedeniyle DEM Parti’ye teşekkür ederek, "Sürecin her safhasında hem fikirlerini çok açık bir şekilde dile getirdiler hem de sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesine katkı sundular. Öncelikle şunu ifade etmek isterim; hakikaten Cumhuriyet tarihimizin en ağır meselesinin çözülmesi; silah, terör ve şiddet meselesinin çözülmesi için tarihi bir eşik aşılmıştır. Meclis komisyonu neredeyse ittifakla aldığı karar sonucunda rapor ortaya konulmuş ve raporun uygulanması içinde TBMM Genel Kurulu görev alacaktır. Öncelikle bu meselenin çözülebilmesi için karşılıklı iyi niyetin, samimi ve açık yürekliliğin fevkalade önemli olduğunun altını çizmek isterim. Hem silahların bırakılması hem örgütün feshedilmesi hem de silah bırakan örgüt elemanlarının toplumla bütünleşmesinin sağlanması için çalışmaların titizlikle yerine getirilmesi gerekiyor. Türkiye artık bu meseleyi geride bırakacaktır. Türkiye asla ve asla geriye dönmeyecektir. Bu kadar yol aldığımız ve çözüme yakın olduğumuz noktada siyaset olarak üstümüze düşeni yapacağız. Herkesin kendi yankı odasında konuşmasından daha değerli olan şey, herkesin ortak olarak ülkemizin geneline dönük olarak söz söylemesidir. Ben bunun da rapor ile birlikte başarıldığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş’un ardından konuşan Bakırhan, "Rapora ilişkin müştereklerimiz ve katılmadığımız başlıklar vardı. Onları da Sayın Başkanı’nın söylediği gibi açık bir şekilde kamuoyu ile paylaştık ve rapora da ekledik. Bunlar raporun önemsiz olduğu anlamına gelmez aksine TBMM’de ilk defa grubu bulunan 5 parti çeşitli konularda bir mutabakat sağladı. Biz bunu önemsiyoruz. Şimdi rapordaki ayrılıkları konuşma zamanı değil tam tersine bu müşterekleri büyütmek ve Türkiye demokrasisinin önünü açarak 100 yıllık bir meseleyi çözmek gibi tarihi bir sorumluluk üzerimizde duruyor. Kürt meselesinin çözümü aslında ülkemizin yalnızca bugününü değil önümüzdeki 100 yılını kurtarabilecek bir meseledir" dedi.
Burdur Burdur’da genç çifti ayıran kazaya sebep olan kamyon sürücüsü tutuklandı Burdur’da meydana gelen ve sürücünün yaralandığı, eşinin ise hayatını kaybettiği kazaya sebebiyet verdiği iddiasıyla gözaltına alınan kamyon sürücüsü tutuklandı. Kaza, gece saatlerinde Emek Mahallesi Bülten Ecevit Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Orhan Y. (22) idaresindeki 20 SE 787 plakalı otomobil sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu refüjdeki elektrik direğine çarptı. Kazada otomobil sürücüsü yaralanırken, otomobilde yolcu olan eşi Rabia Yalçın (23) olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine adrese itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı otomobil sürücüsü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Burdur Devlet Hastanesine kaldırıldı. Rabia Yalçın’ın cenazesi ise otopsi yapılmak üzere morga götürüldü. Kaza haberi alarak olay yerine gelen Rabia Yalçın’ın yakınları sinir krizi geçirdi. Kaza anında otomobili sıkıştırarak kazaya sebep olduğu iddia edilen 55 BZ 360 plakalı kamyonun sürücüsü C.G. (49), ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Ekipler tarafından yapılan incelemede kamyon sürücüsünün otomobili sıkıştırdığı tespit edilirken kamyon sürücüsü polis merkezindeki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece taksirle öldürme suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kazayla ilgili tahkikat sürüyor.