EKONOMİ - 02 Mart 2026 Pazartesi 11:25

Barselona’da yapay zekalı "metal yaka" sahaya iniyor

A
A
A
Barselona’da yapay zekalı "metal yaka" sahaya iniyor

İspanya’nın Barselona kentinde açılan mobil teknoloji fuarı MWC26’nin stantları, bu yıl rekor sayıda "cisimleşmiş yapay zeka" ve "metal yaka" uygulamalarına ev sahipliği yapıyor. MWC26 fuarında Türkiye’den 19’u milli iştirak kapsamında olmak üzere toplam 39 katılımcı firma, kuruluş ve teknoloji girişimi yer alıyor. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, ’’Yapay zekayı Türkiye’nin yeni büyüme modeli, yeni ihracat hikayesi ve yeni küresel konumunun belirleyicisi yapmalıyız. Teknolojiyi yalnız kullanan değil, geliştiren gençler yetiştirmeye odaklanmayı ülkemiz için beka meselesi görüyoruz" dedi.

Dünyanın en büyük mobil teknoloji fuarı Dünya Mobil Kongresi (Mobile World Congress-MWC26), İspanya’nın Barselona kentinde kapılarını açtı. Bu yıl "IQ Çağı" temasıyla düzenlenen fuarda, yapay zekanın fiziksel biçim kazandığı "cisimleşmiş yapay zeka" uygulamaları, kuantum bilişim, uydu teknolojileri, insansı robotlar, üç katlı akıllı cep telefonu prototipleri ve robot taksilerden ay araçlarına uzanan geniş bir teknoloji yelpazesini sergileniyor.

Barselona’da yapay zekalı

GSMA tarafından organize edilen ve Barselona’daki Fira Gran Via Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe 200’ü aşkın ülkeden 100 bin ziyaretçinin katılması bekleniyor. Bu yıl fuarın Barselona’daki 20’nci yılı da kutlanıyor. Fuarda, geleneksel mobil teknolojilerin ötesine geçilerek yeni büyüme alanlarına odaklanılan "Yeni Ufuklar" bölümü ilk kez ziyaretçilerle buluştu. Yapay zekanın yalnızca yazılım ortamında değil, robotlar, insansız hava araçları, otonom araçlar ve endüstriyel sistemler üzerinden fiziksel dünyada da yer aldığı uygulamalar yoğun ilgi gördü.

Barselona’da yapay zekalı

Yapay zeka artık yalnızca kodda değil, fiziksel dünyada

Cisimleşmiş Yapay Zeka yalnızca yazılımla sınırlı kalmayan yapay zeka, insansı robotlar, insansız hava araçları ve özerk araçlar aracılığıyla fiziksel bir forma bürünüyor. Meta Lab’ın en yeni yapay zeka giyilebilir teknolojisini sergilemesi bekleniyor.

Laboratuvarları terk eden insansı robotlardan robot hemşirelere, holografik cerrahi planlamadan 5G destekli endüstriyel üretim çözümlerine kadar çok sayıda yenilik sergilenirken, kuantum güvenli şifreleme ve karasal olmayan ağlar (NTN) gibi teknolojiler de geleceğin dijital altyapısına ilişkin ipuçları sundu. Katılımcılar, MWC fuar katından direksiyon çevirerek Circuit de Catalunya yarış pistinde bir aracı bizzat kullanabiliyorlar.

Fuarda ayrıca yeni nesil giyilebilir yapay zeka teknolojileri tanıtıldı.

Barselona’da yapay zekalı

Türkiye MWC’de 39 katılımcıyla sahne alıyor

Türkiye’nin milli katılımını İstanbul Ticaret Odası 2014 yılından bu yana organize ediyor. Fuarda 19’u milli iştirak kapsamında olmak üzere Türkiye’den toplam 39 katılımcı firma, kuruluş ve teknoloji girişimi yer alıyor. İTO’nun iştiraklerinden Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ile Teknopark İstanbul’dan firma ve girişimler de fuarda yer alıyor.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, fuarda yaptığı değerlendirmede, yapay zekanın meslekleri ortadan kaldırmadığını, dönüştürdüğünü ifade eden Avdagiç, "Tarihsel olarak her teknoloji devrimi bazı kapıları kapatırken yenilerini açmıştır. Bugün de aynı dinamiği yaşıyoruz. Asıl mesele ona hazırlıklı olmak." değerlendirmesinde bulundu.

Kısa vadede en fazla etkilenecek alanların veri girişi, çağrı merkezi operasyonları, standart muhasebe işlemleri ve basit içerik üretimi gibi rutin görevler olduğunu belirten Avdagiç, fiziksel yapay zekanın depo, lojistik ve üretim sektörlerinde de hızlı bir dönüşümü beraberinde getirdiğine dikkat çekti. Teknolojiyi yalnızca kullanan değil geliştiren gençler yetiştirmenin ülke açısından stratejik önem taşıdığını belirten Avdagiç, yapay zeka okuryazarlığının artırılması ve imalat gibi sektörlerde yeni açılımların sağlanması gerektiğini söyledi.

Barselona’da yapay zekalı

"İlk ChatGPT mezunları bu yıl iş hayatına atılıyor"

Şekib Avdagiç, yapay zekanın iş dünyasında oluşturduğu etkiye dikkat çekti. Avdagiç, "ChatGPT’nin 2022’de hayatımıza girmesiyle birlikte üniversiteye yeni başlayan gençler bu yıl haziranda mezun oluyor. Bir başka deyişle ChatGPT mezunu üniversiteliler ilk kez bu yıl iş hayatına atılacaklar. İlk ChatGPT kuşağının en büyük rakibi yine yapay zeka olacak. Dünyada eski kuralların artık geçerli olmadığı, yenilerinin ise henüz yazılmakta olduğu bir dönemdeyiz. Yapay zekayı Türkiye’nin yeni büyüme modeli, yeni ihracat hikayesi ve yeni küresel konumunun belirleyicisi yapmalıyız. Teknolojiyi yalnız kullanan değil, geliştiren gençler yetiştirmeye odaklanmayı ülkemiz için beka meselesi görüyoruz" dedi.

Teknolojiyi yalnızca kullanan değil geliştiren gençler yetiştirmenin ülke açısından stratejik önem taşıdığını belirten Avdagiç, yapay zeka okuryazarlığının artırılması ve imalat gibi sektörlerde yeni açılımların sağlanması gerektiğini söyledi.

Yapay zekanın Türk ekonomisi açısından da belirleyici bir fırsat sunduğunu ifade eden Avdagiç, şunları söyledi: "Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan çiftçiler, arazilerinin verimliliği, sulaması ve zararlılarla mücadele için yapay zekadan kendine özgü tavsiyeler alıp uygulayabilecek. İhracat için dil çevirisi ve pazar analizinde, sağlıkta erken teşhiste, adalette iş yükünün azaltılmasında yapay zeka etkin bir araç olacak."

Barselona’da yapay zekalı

"Yapay zekayı yönetilmesi gereken köklü bir dönüşüm olarak görüyoruz"

Türkiye’nin yapay zekada hızla sıçrayabileceğine inandığını vurgulayan Avdagiç, "Yapay zekanın iş dünyasında oluşturduğu etkiyi bir tehdit değil, yönetilmesi gereken köklü bir dönüşüm olarak görüyoruz." İfadesini kullandı. Avdagiç, İTO olarak üye işletmelerine yönelik yapay zeka okuryazarlığı, dijital dönüşüm danışmanlığı ve yeniden beceri kazandırma programlarını kapsamlı biçimde genişletmeyi öngördüklerini de açıkladı.

MWC 2026’nın bu yılki teması olan IQ Çağı’nın derin düşünme çağını simgelediğini belirten Avdagiç, teknoloji için teknoloji değil, küresel sorunları çözmek amacıyla zekanın stratejik olarak uygulanmasını temsil ediyor. IQ çağını, zekanın yeni çağı diye de çevirebiliriz. MWC26 Barcelona da IQ Çağı’nın adeta bir fırlatma rampası konumunda" dedi.

Loom Games’in 1 milyar dolarlık değerlemesi

İstanbul merkezli oyun stüdyosu Loom Games’in Türkiye’den unicorn statüsüne ulaşan en yeni girişim olduğunu hatırlatan Avdagiç, Scopely’nin Loom Games’in çoğunluk hissesini satın almak için bir anlaşma imzaladığını belirtti. Avdagiç, "Çok yıllık, performansa dayalı bir yapıda kurgulanan anlaşmanın potansiyel kazanım primleri dahil 1 milyar doları aşan bir değerlemeye sahip olduğu açıklandı. Scopely, Kasım 2025’te yatırım için anlaşmaya vardı. Aralıkta kesinleşti. Ocak’ta girişim ‘unicorn’ oldu. 60 gün bile sürmedi. Bu değerin 20 kişilik bir ekiple başarılması da yeni dönemin gerçeğini gösteriyor. Daha önce Peak Games 2020’de Zynga tarafından 1,8 milyar dolara, Dream Games ise geçen yıl yapılan anlaşmada yaklaşık 5 milyar dolar değerlemeye ulaşmıştı." bilgisini verdi.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, GSMA’in Mobil Ekonomi 2024 raporuna göre, mobil teknolojilerin küresel ekonomiye katkısının 2030 yılına kadar 6,4 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini söyledi. Avdagiç, devamında şunları söyledi: "Yalnızca 5G’nin bu katkıdaki payının 930 milyar doları aşacağı öngörülüyor. IHS Markit’in hazırladığı ve Dünya Ekonomik Forumu tarafından da referans alınan araştırmaya göre ise küresel 5G değer zinciri, 2035 yılına kadar 22 milyonun üzerinde istihdamı destekleyecek. Bu rakamlar, dijital dönüşümün bir tercih değil, ekonomik büyümenin temel motoru olduğunu ortaya koyuyor."

Fuarın bu yıl 6 ana teması var

MWC26’nın dört günlük yoğun programı, 6 ana tema etrafında şekilleniyor: Akıllı Altyapı, ConnectAI, Kurumsal AI, AI Nexus, Tech4All ve Oyun Değiştirenler. Bu yıl ilk kez açılan "Geleceğin Havalimanı" bölgesi ise MWC’nin "Geleceğe Yolculuk" serisinin yeni halkasını oluşturuyor; ziyaretçiler geleceğin sürtünmesiz hava yolculuğunu bizzat deneyimleyebiliyor. Fuar, üretim ve imalat, fintech ve ticaret, akıllı mobilite ile spor ve eğlence gibi sektörlerde dijital dönüşümün günümüzdeki yansımalarını da gözler önüne seriyor. MWC26 Barcelona, 5 Mart Perşembe gününe kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Kilis’te yetim ve öksüz çocuklar için iftar programı Kilis’te Dünya Yetimler Günü kapsamında düzenlenen iftar programında Vali Ömer Kalaylı, yetim ve öksüz çocuklarla bir araya gelerek toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti. Kilis’te Dünya Yetimler Günü dolayısıyla düzenlenen iftar programında yetim ve öksüz çocuklar protokol üyeleriyle bir araya geldi. Bir düğün salonunda gerçekleştirilen programa Kilis Valisi Ömer Kalaylı da katıldı. Programda konuşan Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Dünya Yetimler Günü’nün çocukların yalnız olmadığını hissettirmek açısından önemli bir vesile olduğunu belirtti. Kalaylı, yetim ve öksüz çocuklara sahip çıkmanın hem kültürel hem de dini bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Kalaylı konuşmasında, "Bugün idrak ettiğimiz Dünya Yetimler Günü; yavrularımızın yalnız olmadığını hissettirmek, onların hayatlarına sevgi ve umutla dokunmak ve toplumsal dayanışma duygularımızı güçlendirmek açısından son derece anlamlı bir vesiledir." İfadelerini kullandı Toplumun temelinde yetimi koruma ve gözetme anlayışının bulunduğunu belirten Kalaylı, devletin bu konuda önemli çalışmalar yürüttüğünü dile getirdi. Yetim ve öksüz çocukların korunması ve güvenli bir ortamda yetişmesi için çeşitli çocuk kurumlarının açıldığını belirten Kalaylı, çocukların devletin himayesinde büyütüldüğünü söyledi. Çocukların sevgi ve şefkat ortamında büyümesinin önemine değinen Kalaylı, imkanı olan ailelerin koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti. İftar programına Kilis Valisi Ömer Kalaylı’nın yanı sıra Cumhuriyet Başsavcısı Emre Kaya, Kilis Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Çağlar Yaşar ve diğer protokol üyeleri katıldı. Öte yandan program sonunda semazen gösterisi de gerçekleştirildi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. Posta gönderileriyle birlikte değerlendirildiğinde ise günlük yaklaşık 2,5 milyon gönderinin vatandaşlarımıza ulaştırılıyor" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü (PTT) çalışanlarıyla iftarda bir araya geldi. İftardan sonra açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, 1840’ta ’Postahane-i Amire’ olarak temelleri atılan PTT’nin, bugün 186 yıllık köklü tarihiyle milletin en güvendiği kurumlardan biri olarak dimdik ayakta durduğunu dile getirdi. "Hiçbir bankanın olmadığı 785 noktada ve hiçbir kargo şirketinin ulaşmadığı 337 ilçede hizmet sunuyoruz" PTT tarafından dünyanın 220’den fazla noktasına uluslararası posta ve kargo gönderimi yapıldığını ifade eden Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda PTT’yi, sürekli yenileyerek, hizmet kalitesini zirveye taşıyoruz. 38 bin 779 personel, 3 bin 476 işyeri ve 11 bin 371 aracından oluşan hizmet ağıyla sektördeki öncü konumunu pekiştiriyoruz. Bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına göre şekillenen ürün portföyümüzle dünyanın 220’den fazla noktasına uluslararası posta ve kargo gönderimi gerçekleştiriyoruz. Hiçbir bankanın olmadığı 785 noktada, hiçbir kargo şirketinin ulaşmadığı 337 ilçede vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. Banka ATM’sinin bulunmadığı yerlerde ise 63 adet PttMatik ile bu açığı kapatıyor, devletimizin varlığını her köşede hissettiriyoruz. Çünkü biz kar odaklı bir özel şirket değiliz; öncelikle vatana, millete hizmet için varız" açıklamalarında bulundu. "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı." PTT’nin kapasitesini artırarak hizmetlerini daha erişilebilir hale getirmeyi sürdüreceklerini belirten Uraloğlu şu ifadelere yer verdi: "2025 yılı, posta ve kargo hizmetleri açısından önemli bir eşiğin aştığımız bir yıl oldu. Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. Posta gönderileriyle birlikte değerlendirildiğinde ise günlük yaklaşık 2,5 milyon gönderinin vatandaşlarımıza ulaştırıldığı güçlü bir dağıtım altyapısından söz ediyoruz. Bu rakamlar, yalnızca bir büyüklüğü değil; devletimizin her noktaya erişme kabiliyetini, vatandaşına kesintisiz hizmet sunma kararlılığını ve lojistik altyapımızın geldiği seviyeyi de gösteriyor. Türkiye’nin dört bir yanında, en ücra yerleşim yerlerinden en yoğun ticaret merkezlerine kadar uzanan bu hizmet ağı; ekonomik hayatın sürekliliği, e-ticaretin gelişimi ve vatandaş memnuniyeti açısından kritik bir rol üstleniyor. Önümüzdeki dönemde de bu kapasiteyi daha ileriye taşıyarak, hızlı, güvenilir ve erişilebilir hizmet anlayışımızı güçlendirmeye devam edeceğiz." "Kısa sürede 81 ilin tamamında tek kart dönemiyle vatandaşlarımızın hayatını daha da kolaylaştıracağız" Uraloğlu, Türkiye Kart’ın yakın zamanda daha fazla ilde yaygınlaştırılacağını vurgulayarak, "Türkiye Kart Projesi, tek kartla ulaşım, bankacılık ve finansal işlemleri entegre ederek vatandaşlarımıza büyük kolaylık sağlıyor. Pilot illerden başlayarak; Konya, İstanbul Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattı, Kayseri, Yozgat, Rize, Gümüşhane, Adıyaman/Kahta, Hakkari/Yüksekova, Kars/Kağızman, Çankırı gibi pek çok noktada entegrasyonu tamamladık. Çankırı/Eldivan’da çalışmalarımız sürüyor; Samsun ve Kütahya Belediyeleriyle görüşmelerimiz devam ediyor. Marmaray hattında devreye alınması için ise protokol çalışmalarımız sürüyor. Yakın zamanda daha fazla ilde, hatta milli parklar ve tabiat parklarındaki yaya geçiş sistemlerinde de Türkiye Kart’ı yaygınlaştıracağız. İnşallah kısa sürede 81 ilin tamamında tek kart dönemiyle vatandaşlarımızın hayatını daha da kolaylaştıracağız" diye konuştu. "Milyonlarca gönderiyi aynı gün varış noktasına ulaştırdık" ‘Aynı Gün Teslim’ projesinde de önemli mesafeler kat ettiklerini söyleyen Uraloğlu, "Bursa’da başlayan pilot uygulama, Ankara, Konya, Eskişehir, İzmir, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Adana, Bolu, Malatya illerimizde de pilot çalışmaları devreye aldık. Yerinde Dağıtım Modeli kapsamında da Şanlıurfa ve Adana’da parça başı dağıtım devreye aldık; milyonlarca gönderiyi aynı gün varış noktasına ulaştırdık. Diğer illerde de planlamalarımız sürüyor" şeklinde konuştu. Ayrıca çevre dostu bir yaklaşımla ’Ambalaj Geri Dönüşüm Projesi’ni Ankara’da pilot olarak başlattıklarını belirten Uraloğlu, kargo ambalajlarını teslim anında geri toplayarak dönüşüme kazandırdıklarını kaydetti. 6 Şubat depremlerinde enkaz altında kalarak kolunu kaybeden Emine Kuş, iftar programı sonrası Bakan Uraloğlu’na deprem sürecinde desteklerinden dolayı teşekkür etti.
İstanbul Penta Teknoloji’nin 2025 konsolide cirosu 32,3 milyar TL’ye ulaştı Türkiye’nin en önemli teknoloji dağıtıcılarından Penta Teknoloji 2025’teki konsolide cirosunu Kamu Aydınlatma Platformu’na bildirdi. Buna göre Penta Teknoloji’nin kârı bir önceki yıla göre yüzde 35 artarak 32,3 milyar TL’ye ulaştı. Bilişim teknolojileri sektöründe hizmet veren ve bu alanda 35’inci yılını geride bırakan Penta Teknoloji, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Penta Teknoloji’nin 2025 yılı konsolide cirosu önceki yıla göre yüzde 35’lik artışla 32,3 milyar TL, brüt kârı ise yüzde 28’lik artışla 2,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr’ı (FAVÖK) yüzde 16 artarak 1,2 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı yüzde 3,7 olan Penta Teknoloji’de vergi öncesi kâr ise 340,5 milyon TL olarak gerçekleşti. "35 yıldır teknolojiyi kalıcı değere dönüştüren stratejik bir çözüm ortağıyız" Sürdürülebilir büyüme stratejilerinin somut çıktılar üreten güçlü bir iş modeline dönüştüğünü vurgulayan Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, "Dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerinin ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına sunarak, işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm süreçlerine ve sektörün büyümesine katkı sağlıyoruz. 2025 yılında yeni marka iş birliklerimizle portföyümüzü sürekli genişletirken, güçlü lojistik altyapımız ve katma değerli hizmetlerimizle dağıtım kapasitemizi artırdık. Kurum içinde ise dijital kültürün yaygınlaştırılması ve veri odaklı yönetim anlayışının geliştirilmesi için önemli adımlar attık. Bugün Penta Teknoloji olarak 35. yılımızı geride bırakırken, etki ettiğimiz geniş ekosistemde teknolojiyi kalıcı değere dönüştüren stratejik bir çözüm ortağı konumuna ulaştık. Önümüzdeki dönemde de finansal performansımızı ve pazardaki gücümüzü artırırken; insan odaklı yaklaşımımız ve güçlü ortaklıklarımızla sürdürülebilir büyüme hedefimiz doğrultusunda uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz" dedi.