EĞİTİM - 08 Eylül 2025 Pazartesi 13:50

Bakan Tekin, 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ninde konuştu

A
A
A
Bakan Tekin, 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ninde konuştu

2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ninde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bu yıl iki ana kavramı eğitim öğretim yılının başlangıç dersine aldık. Aile vurgusu ve yeşil vatan vurgusu. Türkiye Yüzyılı’nın okullarını; yüreği vatan muhabbetiyle, zihni ilimle, vicdanı merhametle yoğrulmuş nesillerle buluşturana dek asla durmadan, asla geri adım atmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi’nde düzenlenen 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı.


Törende konuşan Bakan Tekin, "Bugün ders başı yapacak tüm evlatlarımıza; emeğiyle yol açan öğretmenlerimize ve eğitim ailemizin bütün mensuplarına sağlık, huzur ve başarılarla dolu, hayırlı bir eğitim-öğretim yılı diliyorum. Ebediyete uğurladığımız öğretmenlerimizi rahmet, minnet ve duayla yad ediyor; fedakarlıklarını örnek kılma ve miras bıraktıkları değerleri yarına taşıma sözümüzü özellikle vurgulamak istiyorum. İnşallah bu yıl; daha çok çocuğumuzun yüzündeki tebessümü çoğaltmak, daha çok öğretmenimizin emeğini taçlandırmak ve daha çok annenin-babanın duasını almak için var gücümüzle çalışacağız. Rabbim gayretimizi bereketli, yolumuzu açık eylesin" dedi.


Tekin, "Eğitim, insan onurunun, adaletin, demokrasinin, hukuk devletinin ve ekonomik kalkınmanın ana unsurudur. 2002’den bugüne liderliğinizle eğitimde atılan adımların ülkemizde bu kavramların yerleşmesine büyük katkı yaptığını ifade etmek istiyorum. Sayenizde yapılan devrimlerle eğitimde etnik, dini ya da ideolojik nedenlerle haysiyeti zedelenen kitleler onurlu bir programa sahip oldu. Katsayı zulmü ile ötekileştirilen okullarımız ve öğrencilerimiz adaletle tanıştı. Bu ülkenin asli unsuru olan ama inanç ve kimliklerini gizlemek durumunda kalan dindar Müslümanlar, Alevi vatandaşlarımız, Kürt vatandaşlarımız, gayri müslim vatandaşlarımız bu ülkenin onurlu birer yurttaşı olduğunu hissettiler. Katsayı adaletsizliğini ve başörtüsü zulmünü kaldırarak gençlerimizi inançlarıyla eğitimleri arasındaki ikilemden kurtardınız" diye konuştu.


"Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersleriyle Kürtçe başta olmak üzere bu toprakların kadim dilleri okullarımızın güvenli iklimine girdi" diyen Bakan Tekin," Üniversite ve kamu binalarında yıllarca bodrumlara itilmiş ibadet alanları hak ettiği normal katlara taşındı. 1980 darbesinin vesayeti kurumsallaştırmak için dayattığı Milli Güvenlik Dersi yerini "Demokrasi ve İnsan Hakları" dersi aldı. 28 Şubat’ta görevinden uzaklaştırılan öğretmenlerin meslek onuru iade edildi; binlercesi sınıflarına döndü. Ben, burada yukarıda örneklerini vermeye çalıştığım insan onurunu yücelten, demokrasiyi ve insan haklarını merkeze alan bu uygulamalar için; başta eğitim olmak üzere her alanda antidemokratik uygulamaları tarihe gömen dirayetiniz ve kararlılığınız için eğitim ailemiz ve aziz milletimiz adına şükranlarımı arz ediyorum" şeklinde konuştu.


Terörün eşitsizliklerden ve güvensizliklerden beslendiğini belirten Tekin, "Yirmi dört yıldır izlenen bu demokratikleşme çizgisi siyasetin ve toplumun nefesini açan bir iklim doğurdu. Yasakları kaldıran, hukuku kuran, demokrasiyi genişleten bu çizgi, "Terörsüz Türkiye" hedefinin de gerçek zemini oldu. Terör, yasaklardan, eşitsizliklerden ve güvensizliklerden beslenir; biz ise sizin liderliğinizde adım adım terörün kaynaklarını kuruttuk. Kuruluşumuzdan beri hareketimizin ana ekseni olan "yasaksız ve demokratik Türkiye" idealini, siz tarihi öngörünüzle devletin kalıcı siyasetine dönüştürdünüz; vesayetin gölgesini dağıttınız, millet iradesinin önünü açtınız."


"Kavga eden değil dinleyen bir devlet dili benimsedik"


Tekin, sözlerine şöyle devam etti:


"Dün, bir sanatçının Kürtçe şarkı söylediği için linç edildiği bir ülkeden; bugün TRT Kürdi’nin 24 saat yayın yaptığı, Kültür Bakanlığımızın Kürtçe eserler bastığı, okullarımızda Kürtçe ve Zazaca’nın seçmeli olarak okutulduğu, özel kurslarla öğretilmesinin serbest olduğu bir zemine geldik, hamdolsun. Kavga eden değil dinleyen bir devlet dili benimsedik; bu sayede adaletin sesi yükseldi, eşitlik zemini sağlamlaştı, toplumun devlete güveni tedricen arttı. Hiç şüphesiz bu hakikati büyüten güven, "Terörsüz Türkiye" ufkumuzun asıl dayanağıdır."



"Türkiye’nin en büyük yatırımı, evlatlarına yaptığı yatırımdır eğitim, ortak aidiyetimizin mayasıdır"


Eğitimin ortak aidiyetin mayası olduğunu vurgulayan Tekin, "Terörden arınmış, huzuru kökleşmiş, kalkınma iklimi güçlenmiş bir Türkiye’nin en büyük yatırımı, evlatlarına yaptığı yatırımdır. Eğitim, ortak aidiyetimizin mayasıdır; Türkiye Yüzyılı’nın en sağlam teminatıdır. Millî Eğitim Bakanlığı olarak attığımız her adımla, "iyiliği kolaylaştıran, kötülüğü zorlaştıran" bir toplumsal düzen hedefliyoruz. Sağlıklı bir eğitim ekosistemi, özgür, huzurlu ve adil bir toplumsal ekosistemle birlikte var olur; biz de politikalarımızı bu bütünlük içinde kurguluyoruz. Malumunuz, bu anlayışın kurumsal karşılığı olarak Türkiye’nin kendi ufkuna yakışan en önemli adımlardan biri, geçtiğimiz yıl eğitim hayatımıza dâhil ettiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modelidir. Huzurlarınızda büyük bir memnuniyetle belirtmek isterim ki, Maarif modelimiz, eğitimde çağdaş ve milli bir dönüşümün sembolü olarak tüm eğitim camiamızda derin ve güçlü bir karşılık bulmuş, daha şimdiden önemli başarılar elde etmemize imkan sunmuştur" ifadelerine yer verdi.


Tekin, şunları kaydetti:


"Modelimiz, eğitimde sadece akademik performansı değil, aynı zamanda karakter gelişimini, ahlaki değerleri ve sosyal sorumluluğu da önceleyen anlayışıyla Türkiye Yüzyılı idealini muştulayan aydınlık bir geleceğin de rehberliğini sunmaktadır. Bu modelle evlatlarımızı değerleriyle güçlü, bilimiyle yetkin kılan; merakını bilime, emeğini üretime, enerjisini spora ve sanata yönlendiren güvenli bir öğrenme zemini kuruyoruz. Böylece milli ve manevi değerlerimizi, adalet duygusunu, emaneti koruma şuurunu, aile ve kültüre sadakati; dilimizin kudretini, tarihimizin hafızasını ve medeniyet birikimimizi birlikte büyütüyoruz."


İsrail’in zulmünü kınayan Tekin, "Geçtiğimiz yıl başlangıç dersini Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlatmıştık. Bugün bir rapordaki veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. İsrail’in Gazze’deki zulmü neticesinde yaklaşık 20 bin çocuğumuz şehit oldu. Bunlardan en az bin tanesi bir yaşın altında. Rapordaki veriye göre yaklaşık 52 dakikada bir çocuk şehit ediliyor. İsrail’in bu zulmünü bir kez daha kınamak istiyorum" ifadelerini kullandı.



"Aile vurgusu ve yeşil vatan vurgusu"


Bu yıl eğitim öğretim yılının başlangıç dersinde aile ve yeşil vatan vurgusu yapılacağını belirten Tekin, "Bu yıl iki ana kavramı eğitim öğretim yılının başlangıç dersini aldık. Aile vurgusu ve yeşil vatan vurgusu. Türkiye Yüzyılı’nın okullarını; yüreği vatan muhabbetiyle, zihni ilimle, vicdanı merhametle yoğrulmuş nesillerle buluşturana dek asla durmayacağız, asla geri adım atmayacağız" dedi.


Bakan Tekin, sözlerini şöyle tamamladı:


"Biliyoruz ki bu toprakların dili de, ezgisi de, duası da birbirinin hasmı değil, hasletidir. Biz evlatlarımızı birbirinin diline, inancına, emeğine hürmetkâr yetiştireceğiz. Bilgilerini hikmete, becerilerini iyiliğe, hayallerini insanlığa faydaya çevirecekleri bir iklim kuracağız. Bilginin kıymetini, emeğin izzetini, merhametin kudretini büyüteceğiz. Sınıfta adaleti, okulda güveni, memlekette birliği tahkim edeceğiz. Şehitlerimizin hatırasını, öğretmenlerimizin fedakârlığını, analarımızın duasını baş tacı edip; evlatlarımızın ufkunu Türkiye Yüzyılı’nın ufkuyla birleştireceğiz. Zat-ı alilerinizin liderliğinde; aklı ilimle, kalbi değerle, yüreği vatan sevgisiyle yoğrulmuş bir nesil için durmadan çalışacağız. Ne cehalete fırsat vereceğiz ne nifaka; ne emeği zayi edeceğiz ne umudu eksilteceğiz. Allah’ın izni, milletimizin duası, devletimizin kudretiyle bu yürüyüşü kararlılıkla sürdüreceğiz. Rabbim gayretimizi bereketli, yolumuzu açık eylesin."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekli yedi UR-GE projesi kapsamında 160 kişilik dev bir ticaret heyetiyle Etiyopya’ya çıkarma yaptı. Mobilya, inşaat ve yapı malzemeleri, kimya, bebek ve çocuk konfeksiyonu ile ev tekstili sektörlerinde faaliyet gösteren Bursalı firmalar iki gün boyunca 2 binin üzerinde Etiyopyalı firma ile ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projelere imza atan BTSO, Türkiye’den Etiyopya’ya gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ticaret heyeti faaliyetini düzenledi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleştirilen B2B organizasyonuna iki gün boyunca 2 bini aşkın Etiyopyalı firma katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursalı firmaların ihracat potansiyellerini güçlendirmenin ve nitelikli alıcılarla buluşmalarını sağlamanın öncelikli görevleri arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttükleri UR-GE projeleriyle önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Burkay, şunları söyledi; "Bu projelerimizde Afrika ülkelerine özel bir önem veriyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan Afrika açılım stratejisi kapsamında Bursa iş dünyası olarak Afrika ülkelerinde ortak iş ve yatırım forumları, toplantılar ve fuarlar gerçekleştiriyor, ikili iş birliği alanlarını genişletiyoruz. Bugüne kadar Cezayir’den Gana’ya, Nijerya’dan Fas ve Libya’ya kadar pek çok Afrika ülkesinde iş birliklerine imza attık. Etiyopya’ya ise bugüne kadar düzenlenen en büyük ticaret heyetlerinden birini organize ettik." Küresel ticarette trendlerin değiştiği bir süreçten geçildiğini kaydeden Burkay, Bursa’nın farklı sektörlerdeki üretim yeteneğiyle Afrika ülkelerine güçlü bir ortaklık sunduğunu söyledi. Burkay, "130 milyonu aşkın nüfusuyla Etiyopya ile iş birliğinin bizim için ayrı bir yeri var. Bu ülke ihracatçılarımız için önemli fırsatlar barındırıyor. BTSO’nun gücü ve vizyonuyla bundan sonra da Türkiye’nin ihracat hedeflerine yön veren öncü çalışmalara imza atmaya ve 2030 hedeflerimize kararlı adımlarla yürümeye devam edeceğiz." dedi. Burkay, ayrıca Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a, etkinliği ziyaret eden İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya’ya, Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran’a ve Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a destekleri için teşekkür etti. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da programa davetleri için BTSO’ya teşekkür ederek organizasyonun çok güçlü olduğunu söyledi. Genel Müdür Kılıçkaya, "Türkiye’den çok güçlü bir katılım oldu. Bursa’mızın bebek çocuk giyiminden inşaat sektörüne, kimyadan mobilyaya bütün UR-GE’lerin olduğu güçlü bir karmayla çok güçlü bir çıkarma yapıldı. Etiyopya önemli bir ülke. 130 milyonu aşkın nüfusuyla Afrika’nın önemli giriş noktalarından biri. Ülkemizin de bu coğrafyada rekabet avantajı var. Birçok sektörde lider ülkeyiz." ifadelerini kullandı. Kılıçkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının sahadaki karşılığını gördüklerini söyledi. UR-GE projelerinin Ticaret Bakanlığı’nın önemli desteklerinden biri olduğunu belirten Kılıçkaya, BTSO’nun UR-GE çalışmalarını en etkili kullanan iş birliği kuruluşlarından biri olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi; "Bugüne kadar BTSO 48 UR-GE projesi hayata geçirmiş, 17’si aktif olarak devam ediyor. Pazar araştırması, fuar destekleri, tanıtım destekleri ve e-ihracat destekleriyle BTSO ve Bursalı ihracatçılarımıza katkı sunmaya devam ediyoruz. Firmalarımız için altyapı oluşturmak ve destek vermek devlet olarak bizim görevimiz. Girişimcilerimiz çok cesaretli. Afrika pazarında güçlü bir şekilde varız, var olmaya da devam edeceğiz." Heyete katılan firma temsilcileri de Etiyopya pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün üretim kalitesini dünyanın farklı coğrafyalarına taşımak için çalıştıklarını belirterek, Etiyopya organizasyonunun bu hedef açısından önemli olduğunu söyledi. Bayezit, Ticaret Bakanlığı ve BTSO’ya destekleri için teşekkür etti. BTSO üyelerinden Ömer Annaç, organizasyon kapsamında çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, "Beklentimizin üzerinde bir program oldu. Afrika pazarına ürün satabilir miyiz diye endişelerimiz vardı ancak düşündüğümüzden çok daha iyi geçti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın liderlik ettiği UR-GE projeleri firmamızın bakış açısını değiştirdi. Bursa ile sınırlı kalmadık, dünyaya açıldık. Bu projelerin devam etmesini diliyoruz" dedi. Mobilya sektörü temsilcilerinden Defne Sabahyıldızı ise ilk kez bir UR-GE projesiyle yurt dışındaki bir etkinliğe katıldıklarını belirterek, "Yeni bir markayız. Bu kadar kısa sürede yurt dışına açılacağımızı düşünmüyorduk. BTSO sayesinde ikinci yılımız dolmadan Etiyopya’dayız. Çok yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Gelen talepler dolayısıyla çok mutlu ve gururluyuz" ifadelerini kullandı. Asansör sektöründe faaliyet gösteren BTSO Meclis Üyesi Osman Arslan, Etiyopya’yı önceden araştırdıklarını ve ciddi bir potansiyel gördüklerini belirtti. Görüşmelerin çok yoğun geçtiğini kaydeden Arslan, "Birçok firmadan ofislerine davet aldık. Hepsini planlayıp ziyaret edeceğiz. Bu pazarı değerlendirmek adına tekrar seyahat etmeyi düşünüyoruz" dedi. BTSO Meclis Üyesi ve Mobilya UR-GE katılımcısı Sevgi Saygın ise beş farklı sektörün aynı organizasyonda yer almasının önemli bir zenginlik oluşturduğunu belirterek, "Etiyopya genç nüfusu ve büyüme potansiyeliyle gelecekte parlayan yıldızlardan biri olacak gibi görünüyor. Gelecek adına umut verici bir pazar" diye konuştu. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mehmet Şah Baylan ise Etiyopya’nın 130 milyonluk genç nüfusuyla büyük bir pazar olduğunu belirterek, "İlk etapta ticaret kadar bu pazarı tanımak ve doğru partnerler bulmak da önemli. Afrika pazarına ilk gelişimiz. BTSO sayesinde burayı tanıma fırsatı bulduk" dedi. BTSO 25. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Uğur Yıldırım da Etiyopya’nın Afrika pazarında stratejik bir role sahip olduğunu ifade ederek, "Burada yaptığımız görüşmeleri bir tohum olarak görüyoruz. Yeni bir pazar ancak Türk ürünlerine karşı ciddi bir talep var. Bu talebi karşılayabilecek güçteyiz" diye konuştu. Patentli ısı cam üretimi gerçekleştiren Selma Özsabuncu da organizasyona yoğun ilgi olduğunu belirterek, "Etiyopya’da böyle bir potansiyel olduğunu düşünerek gelmemiştim. İnşaat sektörü ve teknoloji alanında ciddi ihtiyaçlar var. Türk ürünlerinin kaliteli olduğundan özellikle bahsediyorlar" ifadelerini kullandı. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mithat Özdemir ise organizasyonun beklentilerinin çok üzerinde geçtiğini belirterek, "Müşteriler ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Uzun vadeli düşünüldüğünde burada çok iyi işler yapılacağını düşünüyorum. Afrika’nın Türk milletine olan teveccühü de çok önemli" dedi. BTSO Meclis Üyesi Muzaffer Loyan ise Etiyopya’da beklediklerinden çok daha sıcak karşılandıklarını ifade ederek, "Nakliye konusunda Cibuti üzerinden kolay ürün gönderimi yapılabildiğini öğrendik. Sektörlerimize karşı ciddi bir ilgi var. BTSO’nun UR-GE projeleri gerçekten çok başarılı ilerliyor." değerlendirmesinde bulundu. Bebek ve çocuk konfeksiyonu temsilcilerinden Ömer Yıldız ise Etiyopya’nın büyük ve bakir bir pazar olduğuna dikkat çekerek, "Üretim gücümüz ve tasarım kabiliyetimiz çok ileri noktada. Belki kısa vadede değil ama önümüzdeki süreçte tüm sektörlerimiz burada önemli işler yapacaktır" dedi. Serkan Kral da Etiyopya pazarının beklentilerinin üzerinde bir katılım gösterdiğini belirterek, "Türk ürünlerini kaliteli buluyorlar. Çin’e göre daha iyi bir algımız var. Bu pazarda güçlü olacağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Colorex firmasından Murat Doğan ise organizasyonun çok verimli geçtiğini belirterek, "Potansiyel müşteriler doğrudan geliyor. Bugün kartvizitlerim bitti, burada yeniden kartvizit bastırmak zorunda kaldık. Avrupa odaklı ihracatımızın yanında Etiyopya’dan da doğrudan sonuç alabileceğimizi düşünüyorum" dedi. Etkinliğe katılan bebek ve çocuk konfeksiyonu üreticileri, organizasyon sonunda sergiledikleri çocuk kıyafetlerini Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Etiyopya’daki yetimhanelere bağışladı.
Eskişehir Eskişehir Türk Ocağı 13. Gençlik Kurultayı sonuçlandı Eskişehir Türk Ocağı tarafından "Aile, Nüfus, Toplum ve Eğitim" ana temasıyla düzenlenen 13. Gençlik Kurultayı, iki gün süren yoğun çalışmaların ardından başarıyla tamamlandı. Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun açılış konuşmasıyla başlayan ve mezun gençlerin 21 bildiri sunduğu kurultay, Dr. Esma Yürük, Dr. Yılmaz Köprücü ve Dr. Alper Yıldırım’dan oluşan Değerlendirme Kurulu’nun hazırladığı sonuç raporunun oy birliğiyle kabul edilmesiyle sona erdi. Türk Ocakları Eskişehir Şubesi’nin millî kültürü yaşatma ve şuurlu bir gençlik yetiştirme ülküsü doğrultusunda düzenlenen kurultayda sunulan tebliğlerin büyük geneli, iki yıl boyunca uzman akademisyenlerden yoğun seminerler alan Millî Mefkûre Mektebi bünyesindeki Türk Ocaklı gençler tarafından hazırlandı. Kurultay sonrasında kamuoyuna ilan edilen sonuç beyannamesinde, Türk milletinin kültürel devamlılığının ve toplumsal dayanışmasının temel taşı olan aile kurumunun korunmasının millî bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişimlerin dikkatle takip edilerek genç nüfusu destekleyen uzun vadeli politikaların geliştirilmesi gerektiği belirtilen raporda, eğitim sisteminin millî kimliği, ahlaki değerleri ve tarih bilincini güçlendiren bir anlayışla yapılandırılması istendi. Dijitalleşmenin aile ve gençlik üzerindeki etkilerine karşı kültürel bilinç ile dijital okuryazarlığın artırılması gerektiğine değinilirken, gençlerin eğitim, istihdam ve gelecek kaygılarına çözüm üretecek sürdürülebilir sosyal politikaların hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Beyannamenin devamında, itibarı sarsılan öğretmenlik mesleğinin yeniden güçlendirilmesi için millî kültür, şahsiyet eğitimi ve toplumsal sorumluluk anlayışının esas alınması gerektiği ifade edildi. Çocuk işçiliği, suça sürüklenen çocuklar ve eğitim dışına çıkan gençler konusunda devlet-toplum iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği kaydedilirken, Türkçenin doğru, etkili ve bilinçli kullanımının millî kimliğin korunması açısından hayati önem taşıdığı aktarıldı. Türk dünyasıyla kültürel ve akademik bağları güçlendirecek gençlik çalışmalarının artırılması ve ortak medeniyet şuurunun yeni nesillere aktarılması gerektiği belirtilen raporda, Türk Ocakları’nın tarihî misyonuna uygun olarak millî mefkûre sahibi, ahlâklı, çalışkan ve vatan sorumluluğu taşıyan gençlerin yetiştirilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önemde olduğu hatırlatıldı. Geleceğe yön verecek gençliğin yetiştirilmesi bakımından anlamlı düşüncelerin ifade edildiği kurultayda, Türk milletinin güçlü geleceğinin ancak sağlam aile yapısı, nitelikli eğitim anlayışı ve millî şuura sahip genç nesillerle mümkün olacağı bir kez daha vurgulandı. Kurultayın kapanışında Değerlendirme Kurulu, önümüzdeki yıl düzenlenecek olan 2027 Yılı 14. Gençlik Kurultayı’nın ana konusunun "Küresel Dönüşüm Sürecinde Türk Dünyası: Stratejik İş birliği ve Gelecek Vizyonu" olarak belirlenmesini teklif etti.