EĞİTİM - 17 Ekim 2025 Cuma 11:33

Bağcılar’da 756 öğrenci kapasiteli Yükseköğretim Erkek Öğrenci Yurdu açıldı

A
A
A
Bağcılar’da 756 öğrenci kapasiteli Yükseköğretim Erkek Öğrenci Yurdu açıldı

Bağcılar’da yapımı tamamlanan Gençlik ve Spor Bakanlığı Yükseköğretim Erkek Öğrenci Yurdu, hizmete girdi. Deprem yönetmeliğine uygun ve modern bir yapıya sahip olan yurt, 756 öğrenci kapasiteli. Çalışma odalarından yemekhaneye kadar her yeri temiz ve konforlu olan yurt, metro başta olmak üzere toplu ulaşım araçlarına yakınlığı yönünden öğrencilere büyük kolaylık sağlıyor.


Eğitime yönelik hayata geçirdiği projelerle öğrencilerin yaşamını kolaylaştıran Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bağcılar’da yükseköğretim erkek öğrenci yurdunu hayata geçirdi. Mahmutbey Mahallesi Soğuksu Caddesi üzerinde inşa edilen yurt, 2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yılı’nın başlamasıyla hizmet vermeye başladı.



Konforlu bir ortamda barınma hizmeti veriyor


Yükseköğretim öğrencilerin kaldığı yurt modern ve son sistem tüm imkânların seferber edilmesiyle öğrencilere konforlu bir ortamda barınma hizmeti veriyor. Yurtta temiz odalar, yemekhane, dinlenme salonları, öğrencilerin ders çalışabileceği alanlar ve spor salonu bulunuyor.



Ulaşım açısından çok iyi bir konumda


Yurtla ilgili bilgiler veren Yurt Müdür Vekili Turgay Can, "756 öğrenci kapasiteli yurdumuzda 620 öğrenci kalıyor. 6 kişilik odalarda şu anda 4’er öğrenci kalıyor. Öğrenciler buradan çok memnun. Yemeklerimiz çok lezzetli. Ben de onlara eşlik ediyorum çok memnunlar. Ulaşım açısından da iyi bir konumdayız. Metro çok yakın. Öğrencilerimiz özellikle bu yünden çok rahat ediyorlar" dedi.



"İstanbul’umuza hayırlı olsun"


İlçenin bir yurda kavuşmasının mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, "Erkek öğrenci yurdumuz ilçemize ve İstanbul’umuza hayırlı olsun. Öğrencilerimiz için büyük rahatlık oldu. Barınma sorunları çözülmüş oldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a gençlerimize verdiği değer ve desteklerinden dolayı en içten teşekkürlerimizi sunuyorum. Gençlerimizin spordan istihdama, spordan sanata kadar her alanda daha güçlü bir geleceğe hazırlanması için sunduğu imkanlar, bizler için de motivasyon kaynağı oluyor. Bunun yanında başta ilçemize ve ilçemizin gençlerine olan desteğini hiçbir zaman esirgemeyen, ülkemizin gençlik ve spor alanında gelişimi için yoğun çaba sarf eden Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak ile bu önemli projeye katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" dedi.



Bağcılar’da 756 öğrenci kapasiteli Yükseköğretim Erkek Öğrenci Yurdu açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.