ASAYİŞ - 11 Şubat 2026 Çarşamba 14:08

Ayşe Barım, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım’ suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

A
A
A
Ayşe Barım, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım’ suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Ayşe Barım, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım’ suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Bıçaklanarak öldürülen yaşlı çiftin evinde incelemeler sürüyor Aydın’ın Efeler ilçesinde 80 yaşındaki Ahmet ve Nuran Çakaloğlu çiftinin bıçaklanarak öldürülmüş halde bulunmasıyla ilgili 5 ayrı özel ekip kurulurken, cinayetin işlendiği ev ve çevresinde parmak izi ve dedektörle detaylı inceleme yapıldı. Olay, Meşrutiyet Mahallesi Kültür Caddesi üzerindeki müstakil dubleks bir evde 8 Şubat Pazar günü saat 17.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, doktor olduğu öğrenilen Ahmet Çakaloğlu bir süredir haber alamadığı anne ve babasının yaşadığı eve gitti. Eve giren Çakaloğlu, anne ve babasını kanlar içerisinde yerde yatarken buldu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Turgut (80) ve Nuran Çakaloğlu’nun (80) vücudunun çeşitli yerlerinden aldıkları bıçak darbeleri sonucu hayatlarını kaybettiğini belirledi. Yaşlı çiftin cansız bedenleri, olay yerindeki incelemelerin ardından hastane morguna kaldırıldı. Olayla ilgili faillerin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı. İncelemeler sürüyor Yaşanan olayın ardından Aydın İl Emniyet Müdürlüğü tarafından geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Cinayetin üzerinden dört gün geçerken, polis ekiplerinin cinayetin işlendiği ev ve çevresinde çalışmalarını sürdürüyor. Polis ekiplerince çevrede geniş güvenlik önlemleri alınarak evin demir korkulukları ve kapısında parmak izi incelemesi yapıldı. Ayrıca olay yerinde ve karşısındaki boş arazide dedektörlerle tarama yapılırken, yeni delillere ulaşılmaya çalışıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
İstanbul Duruşmada 5 saat savunma yapan Aziz İhsan Aktaş: "CHP’li belediyelerden 10.5 milyar civarı iş aldık" Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada, 5 saat savunma yapan Aktaş, "Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti" dedi. Aktaş’a sanık İsmail Güven’in avukatı tarafından el yazılı bir sayfa notun kendisine ait olup olmadığı soruldu. Yazıları kürsüde inceleyen sanık, soruyu cevaplamak istemediğini belirtti. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Aziz İhsan Aktaş ilk kez hakim karşısında konuştu Hazırlanan iddianamede 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen Aziz İhsan Aktaş, ilk kez savunma yaptı. Öte yandan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise ’konutu terk etmemek’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti. Aktaş’ın savunması 5 saat sürdü. "Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti" Belediyelere yönelik rüşvet iddialarına ilişkin savunmasını sürdüren sanık Aktaş, "Anlattığım eylemlerin hiçbirini Rıza Akpolat ile hiçbir zaman konuşmadım. Bu konuları, Ali Rıza Yılmaz, Alican Abacı ve Ozan İş ile konuşurdum. 5 Aralık günü Rıza Akpolat’ın odasına girdim. Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti. Çaykara, Alican Abacı’nın samimi dostudur. Bir dönem Rıza Akpolat’ın kalemi olan Abacı, Akpolat’ın talimatlarını herkese iletirdi. Bu hususların değerlendirilmesini mahkemenin kararına bırakıyorum. Sanıkların avukatları, yargılamanın soru cevap seklinde gitmesini istemektedir. Ben bunu kabul etmiyorum. Savunmamın bölünmesini istemiyorum. Tarafıma isnat edilen suçlamalarda yer alan kişilerle hususi bir tanışıklığım veya özel bir ilişkim bulunmamaktadır. Bazı kişiler beni tanıyor olabilir ancak ben kendilerini şahsen tanımıyorum. Hakan Güzel ile 19 Temmuz günü Ankara’da bir araya geldiğim ve karşılığında 1 milyon lira para verildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. HTS ve banka kayıtları incelendiğinde de bu paranın o tarihte gerçekleşen bir işlem olmadığı açıkça görülecektir. 15 Temmuz tarihinde Adana’da, Celal Tekin’in sürekli bulunduğu bir evde yaklaşık 6-7 saatlik bir görüşme yapılmıştır. Bu görüşmenin amacı tamamen farklıdır ve iddia edilen para alışverişiyle ilgisi yoktur. O gün Adana’da bulunduğum, görüşmeye katılan kişiler ve seyahat hareketlerim HTS kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık beyanlarıyla sabittir. Restoran ve benzeri mekanlarda yapılan buluşmalar da açık ve olağan görüşmelerdir. Bu görüşmelerde herhangi bir baskı, yönlendirme veya para temini söz konusu değildir. Hiçbir kişi veya kuruma para verilmesi ya da alınması yönünde bir zorlamam, talebim veya aracılığım olmamıştır" ifadelerini kullandı. "CHP’li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır" Aziz İhsan Aktaş savunmasının devamında, rüşvet veya menfaat temini iddialarını kabul etmediğini yineleyerek, "Herhangi bir suç teşkil eden eylemim bulunmamaktadır. Tüm HTS kayıtları, banka analiz raporları, tanık beyanları ve resmi raporlar incelendiğinde bu husus açıkça görülecektir. Yapılan tüm iş ve işlemler tamamen yazılı sözleşmelere, mevzuata ve ilgili kanun hükümlerine uygun şekilde yürütülmüştür. Faaliyetlerimiz hiçbir şekilde siyasi veya partizan bir yaklaşım taşımamaktadır. İşimizin niteliği siyasete değil, ticari ve hukuki gerekliliklere dayanmaktadır. Bu kapsamda şirketlerimiz ve kadrolarımızla birlikte farklı siyasi partilere mensup belediyeler, kamu kurumları ve bağımsız kuruluşlarla çalışılmıştır. İş hacmi bakımından da benzer bir tablo söz konusudur. CHP’li belediyelerden yaklaşık 10.5 milyar lira, AK Parti belediyelerinden yaklaşık 3.5 milyar lira ve diğer parti ve kurumlardan yaklaşık 800 milyon lira tutarında iş alınmıştır. Bu dağılım, faaliyetlerimizin tamamen ticari esaslara dayandığını ve herhangi bir siyasi ayrıma dayanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla tarafımıza yöneltilen siyasi veya partizan hareket edildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Tüm iş ve işlemler mevzuata uygun, şeffaf ve ticari teamüller çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu işlerden AK Parti belediyelerinden 100, CHP belediyelerinden 120, siyaset üstü kurumlar olan devlet dairelerinden 9, diğer parti, kayyum idareleri ve bağımsız kuruluşlardan 50 sayıda iş alınmıştır. Dolayısıyla CHP’li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır. Yani söz konusu işlerin dışarıya büyüklüğüne baktığımızda, CHP’li belediyelerden 10.5 milyar civarı, AK Parti belediyelerinden 3 bin 500 milyar civarı, hedef konuları ve diğer partilerden 800 milyon civarı iş alınmıştır" diye konuştu. "Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır" İhalelerde bir usulsüzlük yapılmadığını ve çalışmaların şeffaf olarak yürütüldüğünü aktaran sanık Aktaş, "Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumlarıyla ve farklı yerel yönetimlerle yürütülen çalışmalarım tamamen hukuki ve ticari çerçevede gerçekleşmiştir. Çalıştığım belediye başkanları ve kamu yöneticileriyle ilişkilerim yalnızca yürütülen projeler ve hizmetler kapsamında olmuştur. Bu çalışmalar, herhangi bir kişisel menfaat, rüşvet veya usulsüzlük ilişkisine dayanmamaktadır. Eğer tarafıma isnat edildiği gibi herhangi bir usulsüz, aracılık veya menfaat ilişkisi söz konusu olsaydı, ulusal ölçekte farklı siyasi görüşlere sahip çok sayıda belediye ve kamu kurumu ile bu şekilde çalışmam mümkün olmazdı. Çalışmalarım, şeffaf, denetlenebilir ve mevzuata uygun şekilde yürütülmüştür. Kamu kaynaklarının kullanımı ve kamuya sunulan hizmetlerde temel ilkem her zaman hukuka uygunluk, dürüstlük ve şeffaflık olmuştur. Usulsüzlük, rüşvet veya haksız kazanç gibi iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bugüne kadar yaptığım tüm faaliyetler yasal zeminde ve denetime açık şekilde gerçekleştirilmiştir. Tüm suçlamaları reddediyorum. Sanıkların hepsi, hiçbir şeye imza atmadıklarını iddia ediyorlar. Bilginay şirketi kardeşimin şirketidir. Aramızda çok güçlü bir ticari bağ vardır. Ayrıca, bana ait bir ilaç sanayi firması da bulunmaktadır. Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır" diye cevap verdi. Kendi el yazılı not kağıdı sorusunu yanıtlamak istemedi Duruşmada yapılan soru cevap sırasında, Aziz İhsan Aktaş’a sanık İsmail Güven’in avukatı tarafından el yazılı bir sayfa notun kendisine ait olup olmadığı soruldu. Yazıları kürsüde inceleyen sanık, soruyu cevaplamak istemediğini belirtti. Aktaş’ın savunmasının tamamlanmasının ardından duruşma, yarına ertelendi.