SAĞLIK - 15 Aralık 2025 Pazartesi 11:06

Asansörde okuduğu pano sonrası tarama yaptırdı: Meme kanseri 2’nci evrede tedavi edildi

A
A
A
Asansörde okuduğu pano sonrası tarama yaptırdı: Meme kanseri 2’nci evrede tedavi edildi

Almanya’da yaşayan 55 yaşındaki Peruzat Uzun, tatil için geldiği İstanbul’da annesini götürdüğü doktorda asansörde okuduğu panodaki kanser taraması yazısı sayesinde mamografi çektirdi, kanser 2’nci evresinde tespit edilerek tedavisi gerçekleştirildi. Uzun, "Asansör içerisindeki yazılar ve çıkışında mamografilerin çekildiğini okudum. Okumanın nasıl güzel bir şey olduğunu bir kez daha anlamış oldum. İyi ki KETEM’ler var, erken tanı oldu" dedi. Dr. Betül Akın ise, "Sadece binip, inmemiş, asansördeki yazıları da okumuş. Mamografi çektik, ertesi gün Almanya’ya gitti, tedaviden sonra teşekkür için ziyarete gelmiş, çok duygulandırdı. Erken tanı çok önemli, kontrolleri ihmal etmesinler" diye konuştu.


Almanya’da yaşayan 55 yaşındaki Peruzat Uzun, haziran ayında tatil için Türkiye’ye geldi. Bu sürede 23 Haziran’da Üsküdar’da yaşayan annesini tedavi için Erguvan Aile Sağlığı Merkezi’ne götürdü, asansör panosunda ise aynı binada KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi)’in olduğunu da görerek işlemleri sonrası buraya uğradı. Dr. Betül Akın ile görüşen Uzun’a önce fiziki muayene yapıldı ardından mamografi çekildi. Sonraki gün Almanya’ya döneceğini söyleyen Uzun ile irtibatta kalındı. Almanya’da öğrenilen sonuçların detaylı tetkikler gerektirdiği belirlendi sonrasında Uzun’un 2’nci evre meme kanseri olduğu anlaşıldı. Değerlendirmelerin ardından Uzun, 4 Eylül’de Almanya’da ameliyat edilirken sol memesi alındı. Tedavi sonrası yeniden Türkiye’ye gelen Uzun, Üsküdar’daki KETEM’e giderek sağlık ekibine teşekkür etti. Dr. Betül Akın, Uzun’un durumuna ilişkin konuşurken KETEM ve kanser taramalarına yönelik bilgi verdi. Kontrolleri devam eden Uzun ise asansörde okuduğu yazı sonrası hastalığının teşhisinin konduğunu aktarırken tedavi sürecini anlattı.



"Okumanın nasıl güzel bir şey olduğunu bir kez daha anlamış oldum"


‘Türkiye’ye birkaç günlüğüne tatile geldiğim esnada KETEM ile tanıştım’ diyerek sözlerine başlayan 55 yaşındaki Peruzat Uzun, "Annemi iğneye getirdiğimde duvardaki tabelaları okuyarak bilgilerimi almış oldum. Asansöre bindiğimizde içerisindeki yazılar ve çıkışında mamografilerin çekildiğini, diyetisyenleri vs. okudum. Hatta anneme ‘Aa ne kadar güzel bir yer yapılmış’ diye ifade ettim. Okumanın nasıl güzel bir şey olduğunu bir kez daha anlamış oldum. Mamografimi çektirdiğim günün ertesi sabahı Almanya’ya dönüş yapacaktım. Betül Hanım ile kontaktaydım, sürekli ‘Almanya’ya gidiyorsunuz, birbirimizi arayalım’ diye uyarıda bulunmuştu. Orada biyopsiler vs. derken çok hızlı bir sürecin içine girdim. Zorlu ve yorucu bir süreçti, eşim yanımdaydı, kendi aileme bir şey anlatmadım. 4 Ağustos’ta biyopsim yapıldı, 8 Ağustos’ta sonucum çıktığında maalesef ki 2’nci evre, kötü huylu ve agresif olan bir tümörle karşı karşıya olduğumuz söylendi. Şoka girdim, beklemediğim bir şeydi, atlatmam baya bir uzun sürdü. 4 Eylül’de ameliyat oldum, memenin içi boşaltıldı ve içerisine doku genişletici aparat takıldı. Ailemde meme, rahim kanseri hiç böyle bir şey yoktu. İyi ki bu KETEM’ler var, şu an röportaj yapamıyor olabilirdim. Erken tanı oldu, tedavimin başarılı olmasına sebep oldu. KETEM’lere sağlığımı borçluyum. ’Ailemde yok, bu hastalık gelmez’ demesinler, lütfen bunlar ücretsiz yapılıyor. Bir şeyi okuyup da ‘Amaan’ demek yerine iyi ki okudum, hayatta kalma sebeplerimden bir tanesi diyebiliyorum. Herkes kendi kendine muayenesini düzgün yapsın, KETEM’lere gelsin. Akıllı ilaçla devam ediyorum, koltuklarından alınan şüpheli bir lenf vardı, o da temiz çıktı" dedi.



"Türkiye’ye tekrar geldiğinde bize teşekkür için ziyarete geldi"


Peruzat Hanım’ın durumuna ilişkin bilgi veren Dr. Betül Akın, "Aile hekimliğimiz aynı binada Peruzat Hanım annesini getirmişti. Asansörden yukarı çıkarken KETEM’in kanser taraması yaptığını, mamografi çekimini, rahim ağzı kanseri taraması olduğunu görünce gelip bilgi almak istemişti. Asansörde her katta hangi birimin olduğunun bilgilendirmesi var. Fiziki muayenede bulundum, yaş aralığı da uygundu, en son 4 sene önce mamografi çekimi yaptırdığı öğrendik. 2 yılda bir yaptığımız için ’Hemen randevusuz çekelim’ dedik. Çekimi yaptık, sonuçlar 20 gün civarı çıkıyor. Ertesi gün Almanya’ya gitti. Sonra E-nabız’ından sonuç düşünce kalsifikasyon dediğimiz şüpheli bulguların olduğunu, rapor neticesinde daha detaylı tetkiklerin, bir ultrason eşliğinde biyopsi yapılması gerektiğini anladık, mesajlaştık. Almanya’daki ameliyat ve tedavi sürecinden sonra Türkiye’ye tekrar ziyarete geldiğinde bize teşekkür için ziyarete gelmiş, çok duygulandırdı, kendisi de duygulanmıştı. 2‘nci evrede hastamızı yakalamış olduk, lenf nodlarından metastaz yapmadan hastamızı erken teşhisle kurtarmış olduk" şeklinde konuştu.



"Sadece binip, aşağı inmemiş, asansördeki çok önemli yazıları da okumuş"


‘KETEM’ler kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezleridir’ diyen Dr. Akın, "3 tip kanser taraması yaparız; meme, rahim ağzı ve bağırsak, kolon kanseri. Erken evre, okumak çok önemli, Peruzat Hanım da okumayı çok seven, eğitimli bir insan. Sadece asansöre binip, düğmeye basıp aşağı inmemiş, asansördeki çok önemli yazıları okumuş, okuyunca da bilinçli de olduğu için ‘Uygunsa, çektirmem gerekiyorsa mamografi çektireyim’ diye geldi. Meme kanserlerinin yüzde 15 ile 20’si ailede olduğu için çocuklarda ya da torunlarda da görülen meme kanseri türleri oluyor. Geriye kalan yüzde 80’lik kısım aslında genetik geçişli olmayan meme kanserleri. Peruzat Hanım’ın ailesinde de hiç kimsede meme kanseri yoktu ama kendisinde 2’nci evre çıktı. 40 yaş üzerinde mamografilerini, 40 yaş ile 30 yaş arasında da ultrasonlarını ihmal etmesinler. 20 yaşından sonra istiyoruz ki; ayna önünde özellikle regl dönemleri bittikten sonra meme muayenesi yapsınlar. Banyo sonrası olursa daha da iyi olur çünkü doku da yumuşamış olur. Yuvarlak meme ucundan başlayarak halka şeklinde bütün memenin etrafında dönerek koltukaltı da dahil olmak üzere çünkü koltukaltındaki lenf nodlarında da şişkinlikler olabiliyor. Memede ellerine gelen herhangi bir kitle var mı yok mu, elleriyle kontrol etsinler. Ele gelen kitle meme kanserinin geç bulguları arasında amaç ele gelen kitleden önce meme kanserini tespit etmektir" dedi.



Asansörde okuduğu pano sonrası tarama yaptırdı: Meme kanseri 2’nci evrede tedavi edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Uyku bozukluğu ile boyun ve sırt ağrıları dijital dengesizliğin belirtisi Odaklanma güçlüğü, uyku bozukluğu, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama dijital dengesizliğin belirtileri arasında gösteriliyor. Amasya Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak, dijital dengesizliğe karşı belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını açıkladı. Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "Çocuk ve dijital bağımlılık" konulu bilim kafe söyleşisi, Cumhuriyet Ortaokulu’nda öğrencilere yönelik gerçekleştirildi. Söyleşiye Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak konuşmacı olarak katıldı. Programda dijital çağın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kaynak, "dijital denge" kavramının önemine vurgu yaptı. Dijital dengeyi, teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanırken fiziksel, zihinsel ve sosyal sağlığı koruyacak şekilde kullanım olarak tanımlayan Kaynak, teknolojiyi hayatın merkezine koymak yerine bilinçli bir şekilde yönetmenin gerekliliğini ifade etti. Dijital dengesizliğin belirtileri arasında odaklanma güçlüğü, uyku bozuklukları, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama gibi sorunların öne çıktığını belirtti. Bu duruma karşı çözüm önerilerini de paylaşıp gereksiz bildirimlerin kapatılması, teknolojisiz alanlar oluşturulması, ekran süresinin takip edilmesi ve göz sağlığını korumak amacıyla her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzağa bakmayı içeren 20-20-20 kuralının uygulanması gibi pratik adımlar öneren Dr. Öğretim Üyesi Kayna, ayrıca dijital detoksun önemine değinerek belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını söyledi.
Ordu Ordu’da yangın: Kedilerini kurtarmak isteyen karı koca dumandan etkilendi Ordu’nun Ünye ilçesinde bir binada çıkan yangın paniğe neden olurken, evdeki kedilerini alevlerin arasından kurtarmaya çalışan çift, dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Yangın, Kaledere Mahallesi Zincirli Sokak üzerinde bulunan 4 katlı bir binanın son katında meydana geldi. Hakan ve Gülperi Y.’ye ait olduğu öğrenilen dairenin yatak odasında yangın başladı. Kısa sürede büyüyerek tüm odayı kaplayan alevleri fark eden ev sakinleri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine intikal eden Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, yangına müdahale etmeye başladı. Kedilerini kurtarmak isterken dumandan etkilendiler Yangın sırasında evde bulunan kedilerini kurtarmak için yoğun çaba sarf eden çift, yoğun dumana maruz kaldı. İtfaiye ve sağlık ekiplerinin yardımıyla dışarı çıkarılan çift, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Ünye Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yangının paniğiyle apartman boşluğuna düştüğü anlaşılan kediler için itfaiye ekipleri seferber oldu. Alt kattaki dairenin banyo penceresinden ekiplerin titiz çalışmasıyla kurtarılan kediler güvenli bir yere alındı. Yangın sonrası evde büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, hastaneye kaldırılan Hakan ve Gülperi Y. çiftinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Ayşe Tokyaz cinayeti davasında sanık Cemil Koç: "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Küçükçekmece’de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davasının 2’nci duruşmasında savunma yapan sanık Koç, "Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" dedi. Küçükçekmece’de 11 Temmuz 2025 tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin Cemil Koç’un (38) da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 9 sanığın yargılanmasına devam edildi. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Cemil Koç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra ve anne Halime Tokyaz ile 4’ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları da salonda hazır bulundu. Müşteki kardeşler Kadir ve Kübra Tokyaz da duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmada, Esra Tokyaz’ın olaydan 1 gün sonra emniyette verdiği ifadeyi Cemil Koç ile paylaştıkları iddia edilen polis memurları N.Ç. (44) ile Z.B.’nin (31) Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyaları, ağır ceza mahkemesindeki cinayet davasıyla birleştirildi. Böylece davadaki sanık sayısı 11’e yükseldi. "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Duruşmada söz alan tutuklu sanık Cemil Koç, "Öncelikle Esra’nın sosyal medyadan paylaştığı, ’ben senin ifadeni satırı satırına biliyorum’ konulu ses kayıtları kesilmiş olarak dosyaya sunuldu. Aleyhime olan delilleri kabul etmiyorum. Olay öyle bir sonuçla sonlandı ki ben suçlu oldum ama dosya kapsamında somut bir delil yok" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Sen başka kanıtlar sunulmasını istedin, biz araştırdık, tebliğ edildi ama sen kabul etmiyorsun dosyayı" dedi. Koç ise, "Esra mahkemeye girerken, Cemil sana bir sürprizim var deyip benim Ayşe ile çektiğim fotoğrafı masaya koyuyor. Olayın sonu kötü bitti, Ayşe öldü. Herkes sadece beni suçlu biliyor, kimse öncesinde yaşananlardan bahsetmiyor. Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Cemil Koç’un işlerine yardım ettiği öne sürülen tutuklu sanık C.A. ise savunmasında, "Benim bu olayda en ufak bir eylemim olduysa suçum varsa çekmeye razıyım. Ben böyle bir şey yapmadım bu benim vicdanıma da ters benim hiçbir şeyle ilgim yok. Barış Can, ben arkadaşlarımla kahve içmek için buluştum alt tarafı bu yüzden 2 aydır tutukluyum" şeklinde konuştu. Sanık avukatları ise, Cemil Koç’un susma hakkı kullandığını düşünerek yargılamanın bu yönde yapılması gerektiğini belirtti. Üye hakimden Koç’a: "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın?" Duruşmada üye hakim, Cemil Koç’a, "Ayşe’nin öldüğünü gördüğünü söyledin, Ayşe’nin öldüğünü ne zaman anladın" şeklinde soru yöneltti. Soruya sanık Koç, "Birilerini aramak için telefonu arıyordum, o anki psikolojim karışıktı. O sırada vücudu morarmaya başladı. Hatta kalp masajı yapma çalıştım. Yardım çağırmadım çünkü vefat ettiğini anladım. Daha önce buna benzer bir durum yaşadığım için kimse de bana inanmayacağı için çağırmadım. Ayşe’nin burnu kırıktı ama ben kırmadım. Olaydan önce kırılmıştır. Adli Tıp Kurumundan bir talebim var. E-nabız verileri çıkarılsın, bu kırığın ölüm öncesinden olduğu ortaya çıksın" diye konuştu. Bunun üzerine üye hakim sanığa, "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın" dedi. Sanık ise, "Ağzından köpük geldiğinde, nefes almayınca, kalp masajı yapmaya çalıştım. Birlikte hiç uyuşturucu kullanmadık, bir yakınlaşma yaşadık ben boğazında hissedince o zaman söyledi bana" diye konuştu. Sanık Koç, kimsenin kendisine inanmayacağını düşündüğünü belirterek, "Bagajı kontrol etmedim, kan var mı yok mu diye. Olay sonrası vicdan azabı çekiyordum, annesi beni arayıp kızım diye ağlıyordu. Merdivenlerden kucağıma aldım ve koltuğa yatırdım. Valiz açıktı. Ayşe’yi aldım ve valizin içerisine koydum. Ekstra bir müdahalede bulunmadım. Ben olay günü Ayşe’nin biraz üzerine gittim ama hangi konu yüzünden üzerine gittiğimi daha sonra açıklayacağım" diye konuştu. Savcılıktan tutukluluk halinin devamı talebi Bir diğer tutuklu sanık Cemal Arslan da, olayda en ufak bir suçu varsa cezasını çekmeye razı olduğunu, bu olayın vicdanına ters olduğunu belirtti. Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Tutukluluk halinin devamına hükmedildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, dosyadaki delillerin incelenmesi ve savunma yapabilmesi için Cemil Koç’a gönderilmesine hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.