GÜNDEM - 08 Şubat 2026 Pazar 13:35

Antika mezatlarında ’canlı yayın’ tuzağı: Dolandırıcılar gece yarısı mesai yapıyor

A
A
A
Antika mezatlarında ’canlı yayın’ tuzağı: Dolandırıcılar gece yarısı mesai yapıyor

Ümraniye’de antikacılık yapan Cengiz Batkitar, son dönemde sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında türeyen yeni nesil dolandırıcılık yöntemine karşı vatandaşları uyardı. Canlı yayınları gizlice takip eden dolandırıcıların, müşteri bilgilerini ele geçirerek esnaftan önce iletişime geçtiğini belirten Batkitar, "Gecenin 4’ünde ’acil ödeme’ diyerek para istiyorlar, ’bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diyerek dalga geçiyorlar" dedi.


Pandemi süreciyle birlikte ivme kazanan sosyal medya canlı yayın satışları, dolandırıcıların yeni hedefi haline geldi. Ümraniye’de uzun yıllardır antika sektöründe faaliyet gösteren Cengiz Batkitar, düzenlenen canlı yayınlara anonim bir şekilde giren dolandırıcı hesapların, müşterilere kendilerini "resmi hesap" gibi tanıtarak binlerce liralık vurgun yaptığını anlattı. Esnafın henüz listeleri hazırlamadığı saatlerde dolandırıcıların müşteriye çoktan ulaştığını söyleyen Batkitar, şahısların "indirim" veya "acil durum" diyerek hızlıca para toplayabildiğini ifade etti. Hem esnafı hem de koleksiyonerleri mağdur eden dolandırıcılık yöntemine karşı uyarılarda bulunan Batkitar; müşterilerin bu tarz bir canlı yayın alışverişinin ardından mutlaka yetkili satıcıyı araması ve teyit almadan kesinlikle ödeme yapmaması gerektiğini vurguladı.



"Canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin olması zorunlu"


Canlı yayınlardaki mezat sürecinin işleyişine dair bilgi veren Cengiz Batkitar, dolandırıcıların yayınlarda izlediği yöntemi, "Instagram canlı yayınlarında genelde bir ürün sahneye koyuluyor ve ürünün bilgileri aktarılıyor. Müzayede şeklinde alt limit fiyat koyulabilir ya da sıfırdan açılabilir, ürün kendi değerini bulur ya da bulmaz, artık o sürecin gidişatına bağlı. O noktanın altında kalan son pay’i, yani ödemeyi veren müşteriye ürün satılmış oluyor. Tabii ki canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin de olması zorunlu; aksi takdirde pay’ler kabul görmez. Ama dolandırıcılar onlara nasıl ulaşıyorlar, bunu biz de anlamış değiliz" şeklinde anlattı.



"Esnaftan daha erken davranıp gecenin 4’ünde yazıyorlar"


Dolandırıcıların profesyonel bir takip sistemi kurduğunu ifade eden Batkitar, müşterilerden para isteme sürecin işleyişini şu sözlerle aktardı:


"Canlı yayını takip eden kötü niyetli dolandırıcılar, yayın içerisinde alınan ürünleri orada seyrederek tespit ediyor. Müşteri bir ürünü sormuşsa, sayfadan kontrol etmiş ya da müşterinin oradaki yazışmasını takip edebilmişse eğer orada o ürünün ne olduğunu buluyor. Ardından yayında kaç paraya yazıldığını ve oradaki sürecin nasıl yürüdüğünü gördüğü zaman da bu sefer ilk iş müşteriye ulaşıyor ve gece de olsa esnaftan daha önce davranıyor. Esnaf çünkü büyük ihtimalle listeleri ancak ertesi gün hazırlayıp iletebilecek; dolayısıyla o daha erken davranıyor. Ben ’Bir hastaya ön ödeme yardım yapacağız, mümkünse bir kısmını gönderin’ diye gecenin 4’ünde müşteriye yazdıklarına bile şahit oldum."



"Dolandırıcılara ’bu yaptığınız insanlığa sığmaz’ diyoruz, ’Bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar"


Sistemin büyük bir mağduriyete neden olduğunu ve dolandırıcıların bu durumu pişkinlikle karşıladığını belirten Batkitar, "Burada gerçekten 10 bin, 20 bin, 50 bin, 100 bin gibi ciddi rakamlardan söz ediyoruz. Bu da totalde baktığınız zaman büyük bir mağduriyete neden oluyor. İki taraf da para almadı, iki taraf da para vermedi ama ortada alınmamış ürünün parasını göndermesi gereken bir esnaf var; bu çok büyük bir mağduriyet. Tespit ettiğimiz bazı numaralar oluyor ve diyoruz ki mesela, ’bu yaptığınız insanlığa sığmaz.’ Ve ben şuna şahit oldum, ’bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar. Hatta dalga geçiyorlar, ’bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diye. Kiminle nasıl muhatapsınız herkes şaşırmış durumda" ifadelerini kullandı.



"Esnafın sesini duymadan, teyit almadan ödeme yapmayın"


Antika severlerin mağdur olmaması için dikkat etmesi gereken noktaları sıralayan Batkitar, müşterileri ve koleksiyonerleri şu sözlerle uyardı:


"Bütün meslektaşlarıma ve aynı zamanda müşterilerime de tavsiyem, mutlaka oradaki tek yetkili iletişim numarasını teyit etmek için arayın. Oradaki esnafın sesini duyun ya da ürünün resmini isteyin, mutlaka bir teyit alın. Gerekiyorsa gidin bir çayını için ve bu süreci kendisinden öğrenin, ürünü yakından görün. Mümkün mertebe emin olmadığınız, ilk defa alışveriş yapacağınız sayfalara kesinlikle hemen para gönderimi yapmayın. Hem müşteri açısından hem esnaf açısından teyit almak kesinlikle çok önemli."



Antika mezatlarında ’canlı yayın’ tuzağı: Dolandırıcılar gece yarısı mesai yapıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de yolsuzluk operasyonunda 4 tutuklama İzmir’in Kiraz ilçesinde tarımsal kalkınma kooperatiflerine yönelik düzenlenen yolsuzluk operasyonunda adliyeye sevk edilen 13 şüpheliden 4’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Kiraz ilçesinde faaliyet gösteren 2 adet tarımsal kalkınma kooperatifine yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. ’Zimmet’, ’güveni kötüye kullanma’ ve ’nitelikli dolandırıcılık’ suçlamalarıyla gözaltına alınan 13 şüphelinin jandarmadaki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edildi. 4 kişi tutuklandı Adliyeye sevk edilen zanlılardan 4’ü, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 9 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Dosya kapsamında firari olan 1 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü öğrenildi. 38,5 milyon TL’lik kamu zararı Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporları ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri üzerinden yapılan incelemelerde; 2020-2024 yılları arasında yaklaşık 38 milyon 500 bin TL tutarında kamu zararı ve yolsuzluk yapıldığı belirlenmişti. Elde edilen deliller doğrultusunda İzmir’in Kiraz ve Ödemiş ilçeleri ile Aydın’ın Nazilli ilçesinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlenmiş, hakkında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13’ü yakalanmıştı.
İstanbul AK Parti İstanbul’da Sendikalar Buluşması AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda "İnsan Hak ve Özgürlükler Kapsamında Sendikalar Buluşması" programı gerçekleştirildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın "Bu yeni dönemde sendikaların rolü daha da kritik olacaktır. AK Parti iktidarları, bunca zamandır işçiyle, emekçiyle, tüm çalışan gruplarıyla kol kola yürüyerek bu noktaya geldi" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda "İnsan Hak ve Özgürlükler Kapsamında Sendikalar Buluşması" programı düzenlendi. Programa; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Av. Muammer Birdal, AK Parti İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan, AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkan Yardımcıları; Mehmet Uğur, Harun Çelik, Sümeyye Esenyel, HAK-İŞ İstanbul İl Başkanı Mustafa İluk, Memur-Sen İstanbul İl Başkanı Cesur Öztürk ve Türk-İş İstanbul İl Başkanı Halil Faki Erdal ve çok sayıda sendika temsilcisi katıldı. "Sendikalarımızla el ele, kol kola hep birlikte yürüyeceğiz" Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Ülkemizin, işçimizin, emekçimizin sesi olan ve aynı zamanda onların temsilcisi olan kıymetli sendikalarımızla, ziyaretlerimiz ve kabullerimizin sonrasında istişare etmek üzere bir araya gelmiş bulunmaktayız. İstişarenin ve istişareyle alınan kararların doğruluğunun, mutlaka toplumumuz nezdinde ülkemizi ve milletimizi daha ilerilere, daha aydınlık günlere taşıyacağına yürekten inanıyoruz. Bugün burada kıymetli sendika temsilcilerimiz çok değerli konuşmalar yaptılar. Sendikalarımız hem görevlerini bir kez daha bizlere hatırlattılar hem de özellikle vatan, millet meselesi olduğu zaman nasıl bir duruş sergilediklerini bir kez daha altını kalın çizgilerle ifade ettiler. Buradan özellikle vergisini peşin ödeyen, vergisini devletin imkânlarına sunan emekçi kardeşlerimizi verdikleri emek ve desteklerden ötürü yürekten kutluyor, kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum. İnşallah emekçilerimizin, emeklilerimizin ve vatandaşlarımızın daha iyi bir geleceğe sahip olması için mücadelemizi var gücümüzle sürdüreceğiz. Bu mücadeleyi verirken de kıymetli sendikalarımızla el ele, kol kola, hep birlikte yürüteceğiz" ifadelerini kullandı. "Yeni dönemde sendikaların rolü daha da kritik olacaktır" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın ise Türkiye’nin kalkınma hikayesinin, emekçilerin alın teriyle yazıldığını vurgulayarak, "Sanayiden tarıma, hizmet sektöründen kamu hizmetlerine kadar her alanda emekçiler bu ülkenin bel kemiği olmuştur. Kriz zamanlarında da, afet zamanlarında da, zor dönemlerde de en önde yine emekçiler vardır. Bu gerçeği görmezden gelen bir yaklaşım ne adil olabilir ne de insani olabilir. Bugün burada insan hak ve özgürlükleri kapsamında sendikalarla buluşmayı tam da bu sebeple çok önemli buluyoruz. Çünkü insan hakları aynı zamanda günlük hayat mücadelesidir; hayatın içinde karşılık bulan bir mücadeledir. İş yerinde adalet varsa, ücrette hakkaniyet varsa, çalışma koşullarında insan onuru korunuyorsa işte o zaman insan hakları vardır. Bugün küresel ölçekte çalışma hayatı çok büyük dönüşümlerden geçiyor. Yapay zekâ, dijitalleşme, robotlaşma, esnek istihdam modelleri gibi yeni çalışma biçimleriyle karşı karşıyayız. Bu noktada emeğin korunması her zamankinden daha önemli hâle geliyor. Bu yeni dönemde sendikaların rolü daha da kritik olacaktır. AK Parti iktidarları, bunca zamandır işçiyle, emekçiyle, tüm çalışan gruplarıyla kol kola yürüyerek bu noktaya geldi" şeklinde konuştu. Yalçın konuşmasına muhalefeti de eleştirerek, "Biz bugün hâlâ İstanbul İl Başkanlığımızda yüzlerce sendika yöneticisiyle kol kola istişare hâlinde çalışabilen bir partiyiz. İktidar alternatifi olduğunu iddia eden siyasi partilerin ise bırakın sendikalarla böylesine verimli toplantılar yapmalarını, toplumun herhangi bir kesiminin derdiyle ilgili anlamlı tek bir toplantı yaptıklarına maalesef şahit olmuyoruz. Ülkeyi şehir şehir geziyorlar; tek dertleri, hırsızlık ve yolsuzluğun her türlüsüne bulaşmış belediye başkanlarını savunmak. Bunun dışında milletin önüne koyabildikleri bir siyasi gündem yok. Muhalefet olarak bize sundukları tek bir tutarlı fikir, tek bir siyaset önerisi hatırlamıyoruz. Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı dışında toplumun önüne başı sonu belli bir siyaset koymuş değiller. Depremden üç yıl sonra deprem bölgesine gittiler; her zamanki gibi fotoğraf çektirip, poz verip geri döndüler. Orada yaptıkları birkaç konteyner çalışmasını utanmadan propaganda malzemesi yaptılar. Biz ise bugün hâlâ sendikalarla bir araya gelip toplumun derdini dinliyor, çözüm üretmeye çalışıyoruz. Yetkili sendikalar dâhil, sendikaların haklarını çiğneyen bürokratların takipçisi AK Parti’dir; Recep Tayyip Erdoğan’dır" açıklamalarında bulundu.