EKONOMİ - 19 Kasım 2025 Çarşamba 12:14

Altın 4 bin 232 dolar seviyesinde dengede: "Sessizlik çoğu zaman yeni bir yükseliş dalgasının habercisidir"

A
A
A
Altın 4 bin 232 dolar seviyesinde dengede: "Sessizlik çoğu zaman yeni bir yükseliş dalgasının habercisidir"

Altın fiyatlarının küresel piyasalarda beklentilerin aksine daha sakin bir seyir izlediğini, jeopolitik risklerin etkisiyle ons altının 4 bin 232 dolar seviyesindeki seyrini koruduğunu ifade eden DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, FED’in faiz indirim döngüsüne girdiği bir dönemde altının hâlâ bu seviyelerde tutunmasının, küresel sermaye akımlarında ‘temkinli pozisyonlanma’ eğilimini güçlendirdiğini belirterek, mevcut tabloyu "sadece bir fiyat hareketi değil, finansal güç dengelerinin yeniden hizalanması" olarak değerlendirdi. Kitiş, orta vadede altın için yeni bir trend zemininin oluştuğunu belirtti.


Son haftalarda 3 bin 900 dolar seviyesine kadar gerileyen ons altın, kısa sürede 4 bin 230 dolar bandına yeniden yükseldi. DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, bu dönüşün üç temel sebebi olduğunu kaydederek, "Birincisi, ABD tahvil faizlerinde yaşanan geri çekilme. Son haftalarda tahvile yönelen yoğun talep azaldı, faizlerdeki düşüş de altına yeniden alım ilgisini güçlendirdi. İkincisi, piyasalarda FED’in agresif bir faiz indirim döngüsüne girebileceği beklentisinin kuvvetlenmesi. Son açıklamalar, ABD ekonomisinin ‘yumuşak iniş’ yerine ‘yavaşlama’ sürecine girdiğini işaret ediyor ve bu ortam altın için tarihi olarak yükseliş sağlar. Üçüncüsü ise jeopolitik risklerdeki belirgin artışın yatırımcıyı yeniden güvenli limana yöneltmesi. Orta Doğu’da ateşkesin tekrar bozulması, Avrupa’daki enerji risklerinin tırmanması ve Rusya-Ukrayna hattında çözüm umudunun kaybolması, altını yeniden ‘riskten kaçış varlığı’ haline getirdi" diye konuştu.



"3 bin 900 dolar tesadüf değil, güçlü bir destek seviyesi"


Altının söz konusu seviyeden güçlü dönüş yapmasının teknik açıdan beklenen bir hareket olduğunu vurgulayan Kitiş, "Bu üç etken birleşince 3 bin 900 dolar seviyesi, teknik olarak da güçlü bir destek oluşturdu ve küresel fonlar bu seviyeden agresif şekilde alıma yöneldi. Sonuç olarak, altın sadece tepki yükselişi değil, yeni bir trend tabanı inşa ederek yukarı döndü. Altının 3 bin 900 dolardan dönmesi tesadüf değil, küresel para çok hızlı şekilde güven alanına geri çekildi. FED’in faiz indirimleri normal şartlarda altın gibi faize duyarlı varlıkların önünü açar. Ancak bugün tablo farklı. ABD hazine tahvillerine yoğun talep, altına giden parayı sınırlıyor, Çin’de büyüme verilerinin dalgalı seyri, global risk iştahını zayıflatıyor ve ABD seçim atmosferi, piyasalarda ‘bekle-gör’ davranışını tetikliyor. Bu karmaşık denklem altının yükselişini geciktiriyor, fakat aynı zamanda 4 bin 200 dolar bandını güçlü bir taban haline getiriyor" şeklinde konuştu.



"Büyük hareket öncesi sakinlik"


Küresel ölçekte artan kırılganlıkların da dikkat çektiğine değinen Kitiş, "Altın şu anda hızlı yükselişten çok, yeni bir ana trend zemini inşa ediyor. Bu zeminin üzerine kurulacak hareket çok daha güçlü ve kalıcı olacaktır. Orta Doğu’da ateşkes girişimlerinin defalarca bozulması, ABD-Venezuela geriliminin tırmanması, Rusya-Ukrayna hattında çözüm ihtimalinin tamamen zayıflaması ve Avrupa’da enerji güvenliği endişelerinin geri dönmesi gibi kırılgan dinamikler, altını güvenli liman konumuna yeniden oturtuyor. Bu tabloya rağmen fiyatın yatay kalması ise ‘büyük hareket öncesi sakinlik’ olarak değerlendiriliyor. Gram altın cephesinde ise TL’nin yataylaşmasıyla birlikte fiyatların momentum kazandığı görülüyor. Kur tarafında agresif bir yukarı hareket olmamasına rağmen, küresel ons fiyatının 4 bin 200 dolar üzerinde tutunması gram altın için orta vadede yeni bir değerleme alanı oluşturuyor. Türkiye’de altının bireysel yatırımcıdaki ağırlığı çok yüksek. Dolayısıyla küresel bir sıçrama, gram altında tüm zamanların en hızlı fiyatlamalarından birine dönüşebilir" ifadelerini kullandı.



"Orta Doğu veya Avrupa cephesinde ani bir gerilim artışı yaşanırsa ons altın 4 bin 400 dolar üzerini kısa sürede test edebilir"


2024-2025 döneminde merkez bankalarının altın alımlarının tarihin en yüksek seviyelerine ulaştığını, bu eğilimi destekleyen iki temel faktörün öne çıktığını söyleyen Cumhur Kitiş, "2024-2025 dönemi, modern tarihin en güçlü merkez bankası altın alımlarına sahne oldu. Bunun iki sebebi var; doların rezerv para olarak eski gücünü yitirmesi ve BRICS merkezli yeni finans hattında altının ağırlığının artması. Bu tablo, uzun vadede altın için yapısal bir destek anlamına geliyor. Jeopolitik baskı sürer, FED indirimleri devam eder, ABD seçimleri yaklaşırken belirsizlik artarsa, ons altın 4 bin 280-4 bin 350 dolar bandına doğru kademeli bir çıkış yapar. Tahvil piyasası baskın kalır, dolar güçlü seyrini korursa 4 bin 150-4 bin 230 dolar aralığında yatay konsolidasyon. Orta Doğu veya Avrupa cephesinde ani bir gerilim artışı yaşanırsa ons altın 4 bin 400 dolar üzerini kısa sürede test edebilir. Altının sakin görünümü yanıltıcı olabilir. Çünkü fiyat, büyük hareketlerin genellikle hemen öncesinde böyle sakinleşir. Altın, kısa vadede dar bir bantta sıkışmış görünse de, arka planda büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Merkez bankalarının altın stoklarını rekor seviyelere taşıması, küresel güç dengelerinin yeniden şekillenmesi ve jeopolitik risklerin giderek keskinleşmesi, altını yeni bir dönemin merkezine doğru taşıyor. Bugün altın sessiz gibi; ama sessizlik çoğu zaman yeni bir yükseliş dalgasının habercisidir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.