SAĞLIK - 04 Haziran 2025 Çarşamba 09:59

"Açıkta satılan yiyecekler gıda zehirlenmesi riskini artırıyor"

A
A
A
"Açıkta satılan yiyecekler gıda zehirlenmesi riskini artırıyor"

Yaz aylarında sık karşılaşılan gıda zehirlenmeleri hakkında uyarılarda bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Öztürk, "Gıda zehirlenmeleri, kontamine gıdaların tüketilmesiyle ortaya çıkan sağlık sorunlarıdır. Özellikle yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, uygunsuz hijyen koşullarının da etkisiyle mikroorganizmaların çoğalmasını hızlandırdığından bu tür zehirlenmelerin görülme sıklığı da artar. Açıkta satılan yiyecekler, özellikle hijyen standartlarına dikkat edilmeyen ortamlarda mikroorganizmalara maruz kalabilir" dedi.



VM Medical Park Maltepe Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Öztürk, yaz aylarında sık görülen gıda zehirlenmeleri hakkında açıklamalarda bulundu.



Gıda zehirlenmelerinin nedenlerine değinen Uzm. Dr. Öztürk, "Gıda zehirlenmeleri, kontamine gıdaların tüketilmesiyle ortaya çıkan sağlık sorunlarıdır. Özellikle yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, uygunsuz hijyen koşullarının da etkisiyle mikroorganizmaların çoğalmasını hızlanarak bu tür zehirlenmelerin görülme sıklığı artar. Gıda zehirlenmeleri çoğunlukla mikroorganizmalar (bakteriler, virüsler, parazitler), toksinler (mikrobiyal toksinler, doğal toksinler) ve kimyasal kontaminantlar (pestisit, ağır metal, temizlik maddeleri kalıntıları) kaynaklıdır. En sık görülen neden enfeksiyöz ajanlardır. İnsanlara kontamine su, kötü saklama koşulları veya hijyenik olmayan gıda hazırlama süreçleriyle bulaşabilir ve ciddi sorunlara neden olabilirler. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, her yıl milyonlarca insan gıda kaynaklı hastalıklar nedeniyle sağlık birimlerine başvurmaktadır" diye konuştu.



"En sık zehirlenmeye neden olan 6 mikroorganizma"


Uzm. Dr. Öztürk, gıda zehirlenmelerine en sık neden olan mikroorganizmaları şöyle sıraladı:


"Norovirüs: Özellikle toplu alanlarda hızla yayılır, genellikle çiğ kabuklu deniz ürünleri ve kontamine içme suyuyla bulaşır.


Salmonella spp.: Özellikle çiğ veya az pişmiş tavuk, yumurta ve süt ürünlerinde bulunur.


Escherichia coli (özellikle EHEC): Kontamine kıyma, çiğ sebzeler ve pastörize edilmemiş süt ürünlerinde bulunabilir.


Listeria monocytogenes: Soğuk ortamda dahi çoğalabilir; süt ürünleri, hazır sandviçler ve çiğ sebzeler risklidir.


Clostridium perfringens: Toplu yemek servislerinde sık görülür, pişirilip yeterince soğutulmayan gıdalarda çoğalır.


Staphylococcus aureus: İnsan cildinden bulaşır, toksin üretir; sütlü tatlılar, sandviçler ve kremalı gıdalar da risklidir."



"Güneş altında uzun süre beklemiş gıdalarda bakteri üremesi kolaylaşır"


Yaz aylarında riskli gıdalardan bahseden Uzm. Dr. Öztürk, "Açıkta satılan yiyeceklerin, özellikle hijyen standartlarına dikkat edilmeyen ortamlarda mikroorganizmalara maruz kalabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Öztürk, "Güneş altında uzun süre beklemiş gıdalarda bakteri üremesi kolaylaşır. Çapraz bulaşma (pişmiş gıdaya çiğ gıdanın teması) sık görülür. Temiz su ve el hijyeni eksikliği, pişmiş yemeklerin uzun süre dışarıda bekletilmesi kontaminasyon riskini artırır. Soğuk zincirin bozulması (özellikle dondurulmuş ürünlerde) bakteriyel üremeye neden olur" dedi.



"Açık büfedeki yiyeceklere dikkat"


Yüksek sıcaklıklar ve uygun olmayan saklama koşullarının, bazı gıdaların daha hızlı bozulmasına yol açtığını söyleyen Uzm. Dr. Öztürk, bazı riskli olabilecek gıdaları şu şekilde sıraladı:


"Et ve tavuk ürünleri (özellikle pişirilip dışarıda bekletilenler),


Pirinç içeren ürünler (özellikle pişirilip dışarıda bekletilenler),


Süt ve sütlü tatlılar (muhallebi, dondurma, kremalı pastalar gibi),


Deniz ürünleri (kabuklu deniz canlıları, çiğ balıklar),


Mayonezli salatalar, yumurta içeren soslar,


Açık büfe veya piknik gıdaları,


Uygunsuz saklanmış konserve ürünler."



"Bulantı ve kusma görülebilir"


Gıda zehirlemesinde görülebilecek belirtilere dikkat çeken Uzm. Dr. Öztürk, "Bulantı, kusma, karın ağrısı, kramplar ve ishal (kanlı ve sümüklü olabilir) görülebilir. Ateş, halsizlik, baş dönmesi ve kas ağrısı da diğer belirtiler arasındadır. Şiddetli ve geçmeyen ishal (özellikle 3 günden uzun süren), kanlı dışkılama, yüksek ateş, ağız kuruluğu, idrar azalması ve idrar renginde koyulaşma (dehidratasyon) varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır."



"Evde yapılması gerekenler"


Gıda zehirlenmesinde evde ilk yapılması gerekenleri anlatan Uzm. Dr. Öztürk, "Bol su içilmelidir. Dehidratasyonu önlemek için önemlidir. Kusturmaya çalışmak önerilmez. Probiyotik yoğurt veya hafif yiyecekler başlanabilir. Sebze ve meyve gibi lifli gıdalar bağırsak hareketlerini hızlandıracağı için aktif dönemde önerilmez. Haşlanmış patates, makarna, pirinç lapası gibi yiyecekler öncelikle tercih edilebilir. Ateş ve karın ağrısı için uygun ağrı kesiciler alınabilir, ancak antibiyotik her durumda uygun değildir, gereksiz alınmamalıdır. Şiddetli semptomlarda, özellikle çocuklar ve yaşlılarda tıbbi yardım alınmalıdır" ifadelerini kullandı.



"Tedavi yolları"


Uzm. Dr. Öztürk, gıda zehirlenmesinde tedavi seçeneklerini şöyle paylaştı:


"Hafif vakalarda semptomatik tedavi (hidrasyon, diyet),


Orta-ağır vakalarda IV sıvı tedavisi, elektrolit dengesi,


Gerekirse antibiyotik (örneğin Shigella, Listeria, Campylobacter enfeksiyonlarında),


Gıda kaynaklı toksinlerde (örneğin botulizm) spesifik antidotlar."



"Koruyucu önlemler"


Alınabilecek önlemleri vurgulayan Uzm. Dr. Öztürk, "Yemekleri birden fazla kez ısıtmak önerilmez. Mikrodalga kullanılıyorsa homojen ısınma sağlanmalıdır. Soğutulmuş gıdalar tekrar ısıtılmadan önce buzdolabında çözdürülmeli. Eller yemekten önce ve sonra yıkanmalıdır. Çiğ gıda ile pişmiş gıdanın temasının önlenmelidir. Gıdalar uygun ısıda pişirilmelidir. Sokakta satılan yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Gıdalar uygun şekilde buzdolabında saklanmalıdır. Son kullanma tarihine dikkat edilmelidir. Sebze ve meyveler iyi yıkanmalıdır. Basit hijyen kurallarına uymak, doğru pişirme ve saklama teknikleri uygulamak, açıkta satılan yiyeceklere dikkat etmek bu zehirlenmelerin büyük çoğunluğunu önleyebilir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya yat yarışları Kemer’den start aldı Bu yıl 3. kez düzenlenen Coral Cup Antalya Yat Yarışları, Kemer G-Marina’dan verilen startla başladı. Kemer Belediyesi, Kemer G-Marina ve Kemer Yat Yelken Kulübü’nün destekleriyle Antalya Yat Yelken Kulübü tarafından düzenlenen ve 4 farklı kategoride yapılan ve 27 yat ile 150 sporcunun katıldığı yarışların startını, Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ve beraberindekiler verdi. Kaymakam Solmaz ve Başkan Topaloğlu, start öncesi telsizle anons geçerek sporculara başarılar diledi. Sporcular, Kemer açıklarından Antalya’ya doğru yelken açtı. Kaymakam Solmaz yaptığı açıklamada, bu yıl 3. kez düzenlenen yarışları Kemer’den başlattıklarını belirterek, "Güzel doğası ve denizi olan Kemer’in bu tür yarışlara ev sahipliği yapması bizleri mutlu ediyor. Nitelikli bir organizasyon. Yelken sporuna gönül verenlerin aileleriyle hem anı biriktirebildikleri hem de spor yapabilecekleri bir aktivite. Bu tarz organizasyonların başlangıcının veya finişinin Kemer’de olması, Kemer’in spor destinasyonu olduğunun en güzel örneği oluyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum ve yarışa katılanlara başarılar diliyorum" dedi. Başkan Topaloğlu ise yat yarışlarının startını Kemer’den verdiklerini söyleyerek, "Yarışları yurt dışından gelen gazeteciler de takip ediyor. Bu Kemer’in tanıtımı için önemli bir etkinlik. Bu tarz organizasyonlara önem veriyoruz. Yarışlarda emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Yarışa katılanlara da başarılar diliyorum" diye konuştu. Yarışlar yarın Antalya Boğa Çayı’ndan saat 12.00’de start alacak olan etabın ardından sona erecek. Yarış sonrasında dereceye giren sporculara ödülleri Antalya Setur Marina’da düzenlenecek ödül töreninde verileceği belirtildi. Yarışların startına Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Belediye Meclis Üyesi Cansın Efir, Kemer G-Marina Genel Müdürü Levent Tokaç, Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, Coral Travel Kurumsal İletişim Direktörü Mustafa Ceylan Aksak ve Antalya Yelken Kulübü Başkanı Tayfun Yalçınkaya katıldı.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nde yabancı dil festivali düzenlendi Kastamonu Üniversitesi’nde "Diller Farklı, Dostluk Ortak!" temalı yabancı dil festivali düzenlendi. Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında Kastamonu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu tarafından düzenlenen "Yabancı Dil Festivali" (Foreign Language Festival), kampüste yoğun katılımla gerçekleştirildi. "Diller Farklı, Dostluk Ortak!" mottosuyla düzenlenen etkinlikte dünya kültürleri ve farklı diller bir araya geldi. Yabancı Diller Yüksekokulu binasında başlayan festivalin açılışına; Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Genel Sekreter Vekili Doç. Dr. İbrahim Demirbaş ile Dış İlişkiler Genel Koordinatörü Doç. Dr. M. Öztürk Akcaoğlu, akademik personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. Kastamonu Üniversitesi yönetiminin, akademik kadronun ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte festival programı iki aşamada gerçekleştirildi. Açılışın ardından Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, öğrenciler tarafından hazırlanan farklı ülkelere ait kültürel stantları gezdi. Ülkelerin tarihine, coğrafyasına, geleneksel kıyafetlerine ve kültürel ögelerine yer verilen stantlarda ziyaretçilere çeşitli bilgiler aktarıldı. Öğrenciler, öğrendikleri yabancı dilleri uygulama imkânı bulurken katılımcılar da farklı kültürleri yakından tanıma imkânı elde etti. Kültürel tanıtımların ardından festival kapsamında gastronomi etkinliği gerçekleştirildi. Farklı kültürlere ait geleneksel yemeklerin ve ikramların yer aldığı stantlarda katılımcılar dünya mutfağından çeşitli lezzetleri deneyimleme imkânı buldu. İletişim, kültür ve çeşitlilik temalarının öne çıktığı festival, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.