GÜNDEM - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 11:36

400 günde 8 ülke geçti, 6 bin 800 kilometre koşup Türkiye’ye ulaştı: "İstanbul dünyanın başkenti olmalı"

A
A
A
400 günde 8 ülke geçti, 6 bin 800 kilometre koşup Türkiye’ye ulaştı: "İstanbul dünyanın başkenti olmalı"

Çin’den yola çıkarak 400 günü aşkın sürede 8 ülke geçip yaklaşık 6 bin 800 kilometrelik mesafeyi koşarak kat eden dünyaca ünlü gezgin Mr Bear, Türkiye’ye ulaştı. İstanbul’a hayran kaldığını belirten gezgin, "Bize anlatılanlarla gerçek çok farklı. İstanbul dünyanın başkenti olmalı" dedi.


Çin’den başlayan macera dolu yolculuğunda 400 günü geride bırakan, 8 ülke ve yaklaşık 6 bin 800 kilometreyi "koşarak" aşan sıra dışı gezgin Mr Bear, Türkiye’ye ayak bastı. İstanbul’da bulunduğu süre boyunca Türk halkının yoğun ilgisi ve misafirperverliğiyle karşılaştığını belirten ünlü gezgin, ülkeye gelmeden önce kendisine anlatılan olumsuz algıların Türkiye’de tamamen yıkıldığını ifade etti. Avrupa yakasında kamp ekipmanlarını ücretsiz tamir eden bir esnaftan Pendik’te kendisini sofrasına davet eden vatandaşlara kadar yaşadığı anları unutamadığını söyleyen Mr Bear, Türkiye ile Çin arasında kültürel bir köprü kurduğunu ve bu deneyimlerini kaleme alarak ülkesine anlatacağını belirtti.



"Sosyal medyada görmüştüm, hemen davet ettim"


Pendikli esnaf Abdullah Güneyli, Mr Bear’ı davet ettiğini ve Türk misafirperverliğinin tüm dünyaya gösterilmesi gerektiğini söyleyerek, "En son sabah kahvaltı yaparken baktım buradan geçiyordu. Zaten daha önce sosyal medyada görmüştüm kendisini. Hemen gidip rica ettim, gel bir misafirimiz ol dedim. Biraz gitmem gerekiyordu dedi ama sonra kırmadı, kahvaltı yaptık, sohbet ettik. Hikayesini dinleyince çok etkilendim. 2016 yılında Çin’i 26 bin kilometre gezerek dolaşmış. Türkiye’yi çok merak ediyordu. ‘Bize Türkiye’yi yanlış anlatmışlar’ dedi. Hayatında gördüğü en misafirperver ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. Bir esnafımızın lastiği patlayan bir kişiye yardım ettiğini, para almadığını anlattı. Çay ve kahve ikram etmişler. Ben de kendisine Türkiye’de bulunduğu süre boyunca destek olacağımı söyledim. Konaklama ve yemek konusunda yardımcı olabileceğimizi ifade ettim. Biz ensar bir toplumuz, misafirperverliğimizi dünyaya göstermeliyiz" dedi.



"İstanbul dünyanın başkenti olmalı"


Türkiye’nin ve Türk insanının sıcaklığı ve yardımseverliğinin kendisini çok etkilediğini söyleyen Mr Bear, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:


"Geçmiş yıllarda Türkiye’nin inanılmaz derecede güzel olduğunu duyduğum için buraya gelmeyi çok istedim. Uzun bir yolculuktan sonra sonunda Türkiye’ye ulaştım ve şu an hayal ettiğim yerde olduğumu söyleyebilirim. Çin’den yola çıkarak 400 günden fazla süren bir yolculuk yaptım. Yaklaşık 6 bin 800 kilometreden fazla yol katettim ve 8 farklı ülkeden geçtim. Bu yolculuğu büyük ölçüde koşarak gerçekleştiriyorum ve bu süreçte çok sayıda insanla tanıştım, farklı kültürler gördüm. Türkiye’ye gelmeden önce ülke hakkında farklı anlatımlar duymuştum ancak buraya geldikten sonra bunun gerçeği yansıtmadığını gördüm. Türkiye sadece doğal güzellikleriyle değil, en çok da insanlarının sıcaklığıyla beni etkiledi. Tarihi çok köklü, kültürü çok güçlü ve insanlar gerçekten çok misafirperver. Bana göre İstanbul dünyanın başkenti olmalı, gerçekten buna inanıyorum."



"Türkiye ile Çin arasında bir köprü kurduğumu düşünüyorum"


İstanbul’da başından geçenleri anlatan Mr. Bear, "İstanbul’da Avrupa yakasında bir sokakta bir tamirciye gittim. Durumu anlattım. Hiç tereddüt etmeden beni içeri aldılar, yardımcı oldular. Ekipmanlarımı tamir ettiler ve buna rağmen hiçbir ücret talep etmediler. Üstelik ‘Sen bizim misafirimizsin, borcun yok’ dediler. Bu söz beni gerçekten çok duygulandırdı ve onurlandırdı. Yolculuğum sırasında Pendik’te Abdullah Güneyli ile karşılaştım. Beni kahvaltıya davet etti, birlikte oturduk, sohbet ettik. Bu samimiyet Türkiye’ye bakışımı daha da güçlendirdi. Türkiye’den ayrılırken aklımda sadece güzel manzaralar değil, aynı zamanda çok güçlü bir insanlık ve misafirperverlik kalacak. Türkiye ile Çin arasında bir köprü kurduğumu düşünüyorum. Bu deneyimlerimi yazılarımda, makalelerimde paylaşacağım ve daha fazla insanın Türkiye’yi doğru şekilde tanımasını sağlayacağım. En kısa sürede tekrar Türkiye’ye gelmek istiyorum" şeklinde konuştu.



400 günde 8 ülke geçti, 6 bin 800 kilometre koşup Türkiye’ye ulaştı: "İstanbul dünyanın başkenti olmalı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri MHP’li Ersoy: "Bayramhacı yeniden Kayseri turizmine kazandırılmalı" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde bulunan ve uzun süredir atıl durumda olduğu ifade edilen Bayramhacı Kaplıcaları’nın yeniden turizme kazandırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) soru önergesi sundu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından cevaplandırılması istemiyle verilen önergede, Bayramhacı Kaplıcaları’nın sahip olduğu termal kaynaklar ve doğal yapısıyla önemli bir sağlık ve turizm potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekildi. Milletvekili Baki Ersoy; Kayseri’nin son yıllarda turizm alanında önemli bir ivme yakaladığını belirterek, Bayramhacı Kaplıcaları’nın yeniden faaliyete geçirilmesinin hem termal turizmin gelişmesine hem de bölge ekonomisine katkı sağlayacağını ifade etti. Önergede; Bayramhacı Kaplıcaları’nın yeniden turizme kazandırılmasına yönelik herhangi bir çalışma yürütülüp yürütülmediği, yatırım ve restorasyon planlaması bulunup bulunmadığı, kamu-özel sektör iş birliği modeli kapsamında proje hazırlanıp hazırlanmadığı ile ulaşım, konaklama ve çevre düzenlemesi altyapısına yönelik destek programlarının olup olmadığına ilişkin sorular yöneltildi. Ersoy ayrıca; Kayseri’nin termal turizm potansiyelinin artırılmasına yönelik yeni teşvik ve çalışma planlarının bulunup bulunmadığının da açıklanmasını talep etti. Sosyal medya üzerinden yapmış olduğu açıklamada Ersoy; "Kayseri’mizin önemli termal değerlerinden biri olan Bayramhacı Kaplıcaları’nın yeniden turizme kazandırılması amacıyla hazırladığımız soru önergemizi, Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un cevaplandırması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduk. Atıl durumdaki tesislerin yeniden değerlendirilmesi, termal turizmin canlandırılması, bölge ekonomisi ve istihdama katkı sağlanması adına sürecin takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir’de ‘Orman Benim’ etkinliği: "Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı" Türkiye genelinde orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla eş zamanlı olarak hayata geçirilen "Orman Benim" kampanyası kapsamında İzmir’de düzenlenen etkinlikte, protokol üyeleri ve öğrenciler ormanlık alanda çöp topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle orman yangınlarına karşı toplumsal bilinci artırmak amacıyla gerçekleştirilen ’Orman Benim’ etkinliği, İzmir’de Gaziemir Sarnıç Orman Parkı’nda düzenlendi. Vatandaşların ormanların korunmasına dikkat çekmek için bir araya geldiği etkinliğe; İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Etkinlik kapsamında Bölge Müdürü Yılmaz, Kaymakam Kurnaz ve öğrenciler, yangın riskine karşı ormanlık alandaki çöpleri ve yanıcı maddeleri hep birlikte temizledi. "Bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınları var" Etkinlikte konuşan İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin dünyanın en büyük sorunlarının başında geldiğini vurguladı. Ormanların yenilenebilir doğal kaynaklar ve insanlığın ortak değeri olduğunu belirten Yılmaz, "Bu değerlere sahip çıkmak sadece ormancıların değil her bireyin birinci önceliği olmalıdır. Ormanların atmosferdeki karbon emisyonunu tutmada, temiz hava ve temiz su oluşumundaki etkileri tartışılmaz. ’İnsan için sağlık, sağlık için orman’ diyoruz. Önümüzdeki süreçte tüm insanlık yeteri kadar tedbir almaz ise bizleri bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınlarını sayabiliriz. Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı. İnsanımızı eğitmek, bilinçlendirmek ve dikkatini çekmek için bu etkinliklerimiz tüm Türkiye’de yapılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küçük ihmaller büyük felaketlere sebep olabiliyor" Ormanların sadece ağaçlardan oluşan alanlar olmadığını, hayatın kaynağı ve gelecekten emanet alınan kutsal bir değer olduğunu vurgulayan Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz ise, "Bir ağacın büyümesi yıllar alırken, dikkatsizlik sonucu çıkan bir yangın maalesef binlerce canlıyı ve doğal yaşamı birkaç saat içinde yok edebilmektedir. Çevreyi korumak büyük projelerle olduğu kadar küçük ihmalleri önlemekle de mümkündür. Ormana atılan bir cam şişe, söndürülmeden bırakılan bir izmarit ya da gelişigüzel bırakılmış atıklar büyük felaketlere sebep olabilmektedir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz etkinlik ile orman içi ve çevresindeki yanıcı maddelerin temizlenmesi, çevre duyarlılığının ve çocuklarımızda orman sevgisinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Öğrencilerimizin göstereceği duyarlılık yarının daha yeşil Türkiye’sinin en güçlü teminatıdır" diye konuştu. Öğrencilerden sert tepki: "Vatanlarına ihanet ediyorlar" Etkinliğe katılarak doğa için çöp toplayan öğrencilerden 5. sınıf öğrencisi Irmak Beşken, "Ormanlarımız kirlenmesin, çöpler yangınlara sebep olmasın diye temizlik yapıyoruz. Yangın çıktığında üzülüyoruz çünkü canlı ağaçlarımız kayboluyor, ormanlarımız boşalıyor. Onları çok seviyoruz; ağaçlar ve bitkiler geleceğin kahramanlarıdır" dedi. Doğayı korumak için arkadaşlarıyla birlikte etkinlikte yer aldığını belirten 7. sınıf öğrencisi Damla İşçi ise orman yangınlarına sebep olanlara tepki göstererek, "Doğa bize oksijen sağlıyor. Çevreyi kirleten insanlar hem bizi hem kendilerini düşünmüyorlar. Orman yangınlarını çıkaranlar vatanlarına ihanet ediyorlar ve bizim geleceğimizi tehlike altına atıyorlar" şeklinde konuştu.
Denizli Şenol Ünlü: "Futbol okulları ticarethaneye döndü" Türk futboluna sayısız sporcu kazandıran Çamlık Futbol Kulübü Başkanı ve Antrenörü Şenol Ünlü, futbol okullarının ticarethaneye döndüğünü belirterek, "Çocuklarla ikili diyalog kurmaması gerekenler bile futbol okulları açtılar" dedi. Denizli’de 20 yıldır yetiştirdiği futbolcular ile dikkat çeken Denizli Çamlık Futbol Kulübü çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürürken, Kulüp Başkanı ve Antrenörü Şenol Ünlü’den futbol okulları ile ilgili açıklama geldi. Başkan Ünlü, çok sayıda futbol okulunun açıldığına dikkat çekerek "Sonuçta serbest piyasa herkes istediğini açar. Kanunlar herkesin dernek ve futbol okulu açmasına izin veriyor. Ama tabii bunun denetimleri biraz sıkıntılı. Herkes nasıl bakkal açıyorsa ya da galeri açabiliyorsa gerekli şartları yerine getirdiğinde futbol okulu, basketbol okulu, yüzme ile ilgili bu tür okulları eğitim alanlarını açabiliyorlar. Toplumda şöyle bir orantı var; ’ne kadar çok olursa o kadar kalite artar’ diye. Ama maalesef bu biraz ters orantılı. Ne kadar çok bu tür yerler açılırsa bence kalite o kadar düştü. Biz Denizli’de kurulan ikinci futbol okuluyuz. Bu yüzden olabilir 300 de olabilir. Sayı anlamında hiç önemli değil ama futbol okullarına bir denetim gerekiyor. Ailelerin bilinçli olması gerekiyor. Futbol okulunu açmış kişiler artık şekle büründüler. Eskiden özel okul açanlar eğitimcilerdi. Bu arada ben 23 yıl özel okul öğretmenliği yaptım. Bu daha sonra ticari bir boyuta döndü. Futbol okulları da tamamen ticari alana döndüler. Herkes bir slogan üretiyor" şeklinde konuştu. "Aileler de bu konuda araştırmadan hareket ediyorlar" diyen Başkan Ünlü, şöyle devam etti: "Şu an itibariyle bizim bir tane öğrenci alma şansımız yok. Gelmek isteyen 5-6 yaş için bir grup açacaktık, 6-7 ay önce herkes kaydını yaptırdı. Şu an onu bekliyorlar. Çocuklarla ikili diyalog kurmaması gerekenler bile futbol okulları açtılar. Kendi hırslarını, egolarını, kazanma hırslarını çocuklara yansıtıyorlar. Bu sefer çocuklarla aile - kulüp üçgeni tamamen galibiyet üzerine dönüyor. Galibiyet varsa her şey çok iyi. Galibiyet yoksa dağılmalar oluyor. 20 yıllık kulübüz, tayin ya da bizim çocuğu disiplinsizlik nedeniyle göndermemiz dışında ya da herhangi bir velinin iş nedeniyle tayin olması dışında kulüpten ayrılan oyuncumuz olduğunu hiç hatırlamıyorum. İşte kalite göstergesi budur. Uyum sağlayana kadar çocukların yaşları geçiyor ve o dönemi kaçırıyorlar. Burada aileler uyanık olacaklar, araştıracaklar. Denizli’de en az 7-8 tane bu işi iyi yapan, yapmaya çalışan bizim gibi tabi eksikleri olan ama eksiklerini çalışarak kapatmaya çalışan kulüp var. Aileler araştırıp bu tür kulüplere çocukları verebilirse çocuklar orada iyi eğitim alacaktır diye düşünüyorum." Denizli en yetenekli 3 ilden birisi Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de Sakarya, Bursa ve Denizli’nin en yetenekli futbolcuların çıktığı topraklar olduğunun altını çizen Ünlü, konuşmasını şöyle tamamladı: "Burada gerçekten çok büyük yetenekler var. Ama tabii bu yeteneklerin doğru yerde işlenmesi çok önemli. Bizim 35 tane transferimiz, 5 tane milli oyuncumuz var. Yakında bu 6 olacak. Şu anda isim vermek istemiyorum. Kısa bir süre içerisinde bir oyuncumuz U16 Milli Takımı’na çağrılacak. Daha çok yeni Manisa FK’ya 2 oyuncu verdik. Gayet de başarılı oldular. Manisa FK iyi bir akademi takımı. Çocukların kaldığı yer, yedikleri, içtikleri kaliteli hocalarının kalitesi yüksek. Şimdi 5-6 çocuğumuzun kulüpleri belli olacak. Her sene bu süreç böyle devam ediyor. Bu da skor odaklı oynatmadığımızdan, çocukların gelişimine yöneldiğimizden ve hiçbir hocamızın kulüp yapımızın egolarla işi olmadığından velilerimizi de işimize karıştırmadığımızdan doğru antrenman ve yoğun antrenmandan geçiyor bu."
Karabük Karabük’te otelde doğal gaz kaçağı: Şehit ailelerinden 47 kişi hastaneye kaldırıldı Edirne’den Batı Karadeniz gezisi kapsamında Karabük’ün Safranbolu ilçesine gelen şehit ailelerinin konakladığı otelde meydana gelen doğal gaz kaynaklı karbonmonoksit sızıntısından etkilenen 47 kişi, mide bulantısı ve baş ağrısı şikâyetleriyle hastanelerde tedavi altına alındı. Olay, Barış Mahallesi Dirlik Sokak’taki bir otelde meydana geldi. Edirne’den gezi programı kapsamında Safranbolu’ya gelen yaklaşık 70 kişilik şehit aileleri grubunun konakladığı otelde kalan bazı vatandaşlar, sabah saatlerinde mide bulantısı ve baş ağrısı şikâyetleri yaşamaya başladı. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine bölgeye AFAD, sağlık, itfaiye, polis ve doğal gaz ekipleri sevk edildi. Şikâyeti bulunan vatandaşlardan bazıları ambulanslarla, bazıları ise otobüslerle Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Safranbolu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Otel tedbir amacıyla tamamen tahliye edilirken, yapılan ilk incelemelerde kazan dairesinde doğal gaz kaynaklı karbonmonoksit sızıntısı tespit edildi. Vali Çağatay hastanede ziyaret etti Olayın ardından Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gelen Karabük Valisi Oktay Çağatay, tedavi altına alınan şehit ailelerini ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Vali Çağatay, İl Sağlık Müdürü İsmail Kara ile Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Erkan Doğan’dan vatandaşların sağlık durumlarına ilişkin bilgi aldı. Yetkililerden alınan bilgiye göre, Safranbolu Devlet Hastanesi’ne 2’si çocuk 7 kişi, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ise 2’si çocuk 40 kişi başvurdu. Böylece olaydan etkilenen toplam kişi sayısının 47 olduğu bildirildi. Vali Çağatay, hastanelerde tedavi altına alınan şehit ailelerinin sağlık durumlarının iyi olduğunu belirterek, sürecin ilgili kurumlar tarafından titizlikle takip edildiğini kaydetti. Öte yandan, durumları iyi olan ve taburcu olan Şehit ailesi yakınları Karabük Polisevinde misafir edildi.
Gaziantep SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Dağlı’dan 19 Mayıs mesajı SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, "19 Mayıs; bağımsızlık meşalemizin yakıldığı gündür" dedi. 19 Mayıs 1919’un, Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesindeki dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı kurtuluş mücadelesinin, milletin azim ve kararlılığıyla zafere ulaştığını belirtti. 19 Mayıs’ın sadece bir kurtuluş hareketinin başlangıcı olmadığını kaydeden Prof. Dr. Dağlı, "19 Mayıs; milletimizin bağımsızlık uğruna gösterdiği fedakârlığın ve sarsılmaz iradesinin simgesi aynı zamanda gençliğe duyulan güvenin ve inancın en güçlü göstergesidir. Bilim, teknoloji, kültür ve spor alanlarında yetişen gençlerimiz, ülkemizin yarınlarını şekillendirecektir. SANKO Üniversitesi olarak gençlerimizin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sunmayı temel görevlerimizden biri olarak görüyoruz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin; milli ve manevi değerlerine bağlı, sorgulayan, üreten ve evrensel düşünceye sahip bireyler olarak yetişmeleri en büyük hedefimizdir" ifadelerini kullandı. 19 Mayıs ruhunun, bugün de Türkiye’nin geleciğine ışık tuttuğunu söyleyen Prof. Dr. Dağlı, "Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, milli mücadelemizin kahramanlarını, vatanın bölünmez bütünlüğü uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi, rahmet, minnet ve şükranla anıyor; milletimizin ve sevgili gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Şahin: "19 Mayıs ruhu, bugün de gençlerimizin azminde ve hayallerinde yaşıyor" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Şahin mesajında, 19 Mayıs 1919’un yalnızca bir kurtuluş yürüyüşünün başlangıcı değil; aynı zamanda milletin yeniden ayağa kalkışının, umudun ve bağımsızlık iradesinin sembolü olduğunu belirtti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da yaktığı istiklal meşalesinin bugün de gençlerin azminde, çalışkanlığında ve hedeflerinde yaşamaya devam ettiğini ifade etti. Başkan Şahin mesajının devamında ise, "Sevgili Gençler, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nızı gönülden kutluyorum. 19 Mayıs; milletimizin bağımsızlık yolunda attığı en güçlü adımlardan biri, inancın, cesaretin ve kararlılığın tarihe yön verdiği önemli bir dönüm noktasıdır. Atatürk’ün gençlere emanet ettiği bu ülkenin yarınlarını sizlerin bilgisi, çalışkanlığı, vicdanı ve üretkenliği şekillendirecektir. Bugün gençlerimiz yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli gücüdür. Bilimde, teknolojide, sporda, sanatta ve sosyal hayatta ortaya koyduğunuz her başarı, ülkemizin yarınlarına duyduğumuz umudu daha da büyütüyor. Bizler de gençlerimizin önünü açan, onları destekleyen, fikirlerine değer veren bir anlayışla çalışmayı sürdürüyoruz. Gaziantep’te gençlerimizin hayatın her alanında daha güçlü yer alabilmesi için eğitimden ulaşıma, spordan meslek edinmeye kadar birçok alanda destek sunuyoruz. Şehrimizin dört bir yanında hayata geçirdiğimiz spor salonları, gençlik merkezleri ve yeni spor alanlarıyla gençlerimizin sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmesini destekliyoruz. Amatör spor kulüplerine ve altyapı sporcularına verdiğimiz desteklerle genç yeteneklerin yanında oluyoruz. İş Deneyim Programları ile gençlerimizin iş hayatına hazırlanmasına katkı sağlıyor, GASMEK kurslarımızla meslek edinme ve kişisel gelişim alanlarında gençlerimize yeni fırsatlar sunuyoruz. Üniversite öğrencilerimiz için başlattığımız abonman sistemiyle ulaşım giderlerini azaltırken, haydi kafeler ve uygulamamızla kültür, sanat ve sosyal yaşamda gençlerimizin daha aktif yer almasını amaçlıyoruz. Gaziantep, genç nüfusu, üretim gücü ve dinamizmiyle Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri. Bu şehirde gençlerimizin hayallerini gerçekleştirebileceği, kendini geliştirebileceği, sporla, eğitimle, kültür ve sanatla iç içe yaşayabileceği imkanları artırmak için gayret göstermeye devam ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; güçlü Türkiye’nin yolu, donanımlı, özgüvenli ve değerlerine sahip çıkan gençlerden geçmektedir. 19 Mayıs ruhu, sadece geçmişte kazanılmış büyük bir mücadelenin hatırası değil; aynı zamanda bugün de birlik olmanın, üretmenin, vazgeçmemenin ve ülkesine sahip çıkmanın adıdır. Bu ruhun gençlerimizin yüreğinde yaşamaya devam ettiğini görmek bizlere büyük bir güç veriyor. Bu düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Milli Mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; sevgili gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum" ifadelerini kullandı.