MAGAZİN - 04 Nisan 2026 Cumartesi 16:04

32 sanatçı, sokak hayvanları için tek bir şarkıda buluştu

A
A
A

Farkındayım projesi kapsamında "Bir Patinin Nesi Var?" isimli projede 32 sanatçı, tek bir şarkıda buluştu. Sanatın iyileştirici gücünü doğrudan toplumsal faydaya dönüştürülmesi amaçlanan bu şarkının çekimleri Türkiye’nin 9 farklı şehrinde, 17 hayvan barınağında gerçekleşti. Şarkı tüm dijital platformlarda yer alırken her dinleme başına patili dostlara bir bağış oluşturacak.

"Bir Patinin Nesi Var?" isimli projede 32 sanatçı, tek bir şarkıda buluştu. Şarkının lansmanı ünlü ses sanatçıları ve sağlık personellerinin katılımıyla tanıtıldı. Carmed CEO’su Mustafa Can, "Her izlenme ve her dinlenme, herhangi bir ek adım gerektirmeden, doğrudan hayvanlar için bir desteğe dönüşüyor. Proje kapsamında elde edilen tüm gelirler, hayvanlarla ilgili dernek ve vakıflarla şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır. Bu yönüyle, izleyiciyi pasif bir takipçiden aktif bir katkı sağlayıcıya dönüştürürken; projeye destek veren kurumlar için de sosyal etkinin doğrudan üretildiği güçlü bir model sunmaktadır. Sanat ve toplumsal faydanın kesiştiği bu yapı, birlikte üretmenin ve birlikte iyileştirmenin de mümkün olduğunu göstermektedir" dedi.

"Sokak hayvanlarını sahiplendirmemiz gerekiyor"

Sokak hayvanı kavramının bitmesi gerektiğine değinen Mustafa Can, "Biz gelişmiş bir ülke olarak sokak hayvanları kavramının bitmesi gerektiğini düşünüyorum. Önceden çevre ve insan için müzik yaptılar. Biz patili dostlarımız için Türkiye’nin 37 ilindeki barınaklarda Türkiye’nin ünlü ses sanatçıları ile bir şarkı söyledik. Bu şarkının gelirleriyle patili dostlarımızı sahiplendirmek ve tedavi etmek için böyle bir çalışma içine girdik" ifadelerini kullandı.

"Her video izlenmesi bir bağış demek"

Carmed İlaç Marka Sorumlusu Ceren Can, "Bizi en çok heyecanlandıran insanların her video izlenmesiyle bağış yapabilecek olmaları. Sadece markaların destek verdiği bir proje olmasından ziyade tüm halkımızı bu projeye katabildiğimiz için çok heyecanlıyım. Umarım herkes videoyu izleyerek, müzik platformlarında şarkıyı dinleyerek projeye destek olurlar" şeklinde konuştu.

"Sanat ve Sağlık buluştu"

Dr. Öğretim Üyesi Selin Aktar Kiremitçi, "Eşim müzikle uğraşıyor ben ise sağlık, düşününce sanat ve sağlık bir araya gelsin istedik. Biz hep insan sağlığına dokunduk şimdide patili dostlarımıza dokunalım istedik. Hayvan sağlığı ile ilgili çalışmalar yapalım istedik ve farkındalık oluşturmak gerektiğini düşündük. Böylelikle bu projede bir araya gelmiş olduk" dedi.

"Projenin yanındayım"

Oyuncu Umut Oğuz, "37 şehirde 37 barınak cümlesinin okuduğum andan itibaren burada olmam gerektiğini hissettim. Elimden geldiğince destek olmak istiyorum. Bağış yapmanın da bu kadar kolay olduğu bir sistem insanları da buraya teşvik edecektir. Bende Farkındayım projesinin yanındayım ve destekliyorum" ifadelerini kullandı.

Şarkıda yer alan sanatçılar ise Furkan Kızılay, Can Kiremitci, Özgür Can Öney, Hazal Filiz Küçükköse, Aslı Bekiroğlu, Ertunç, Böyleyken Böyle (Mustafa Kır), Özkan Sağın, Egemen Akkol, Aytaç Şahin, Gökhan Ulusoy, Yiğit Seferoğlu, Selin İrman, Arda İrman, Ufuk Sinkil, Canay Doğan, Emre Kayacan, Muharrem Salcı, Aşarhan, Doğukan Oltulu, Buse Durak, Mesut Çakır, Levent Batu, Kaan Cengiz, Beste Dağdelen, Asena Bayat, Gizem Kosif, Marlen (Tolgahan Yıldırım), Nilay UzunSelin Baycan, Eda Akman ve İbrahim İven.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.