GENEL - 24 Haziran 2023 Cumartesi 13:56

Şehzade Osman Selahaddin Osmanoğlu: "Sürgüne gönderilen hanedan üyeleri çok zorluklar yaşadı"

A
A
A
Şehzade Osman Selahaddin Osmanoğlu: "Sürgüne gönderilen hanedan üyeleri çok zorluklar yaşadı"

Anne ve baba tarafından hanedan üyesi olan Şehzade Osman Selahaddin Osmanoğlu Üsküdar’da İstanbullular ile buluştu.

Anne ve baba tarafından hanedan üyesi olan Şehzade Osman Selahaddin Osmanoğlu Üsküdar’da İstanbullular ile buluştu. "Şehzade", sürgüne gönderilen hanedan üyelerinin yaşadığı zorlukları anlattı.


Üsküdar Belediyesi işbirliğinde şehzade Osman Selahaddin Osmanoğlu ve Tarihçi İbrahim Pazan, Üsküdar’da tarih severler ile bir araya geldi. Moderatörlüğünü Faruk Atasoyun yaptığı programa çok sayıda tarih sever katıldı. Şehzade Osmanoğlu 1924 yılında sürgün edilen hanedan üyelerinin yaşadığı zorlukları anlattı. Osmanoğlu, hanedan üyelerinin günümüzde çoğunlukla İngiltere’de yaşadığını belirtti. Tarihçi Pazan ise 50 yıl süren sürgünün tarihini ve yaşanan zorlukları anlattı.



“Hanedan üyeleri çok zorluklar yaşadılar”


Osman Selahaddin Osmanoğlu, “Osmanlı hanedanına ait çok sayıda kişi birçok zorluklar içerisinde yaşadılar. Erkeklerin hepsi asker olmak için eğitim almışlardı. Babam askerlik üzerine eğitim almıştı. 21 yaşına geldiğinde sürgün oldu. Onun için bir meslek sahibi olmaları çok zordu. O nesil çok zor seneler geçirdi. Benim neslim daha şanslıydı. Daha iyi eğitimler alarak Avrupa’da ve Arap ülkelerinde büyüdük. Hanedan üyeleri daha çok Fransa, Mısıra, Suriye, Lübnan’a gittiler. Şu an ise şehzadelerin yarısı İngiltere’de yaşıyorlar. Sürgünün 50’inci yılında anayurdu ziyaret ettik. Babam 21 yaşında çıktı, döndüğünde 71 yaşındaydı" dedi.



“Osmanlı hanedan üyelerine şükran borcumuz var”


Tarihçi İbrahim Pazan, “Bizler 623 sene süren Osmanlı İmparatorluğu’nu yönetmiş olan bir hanedanın torunları olan bu insanlara saygı ve sevgi besliyoruz. Ayrıca da bunlar tamamen padişah soyundan geldikleri için, onların kanını taşıdığı için hiçbir suçları, günahları olmadığı halde 50 yıl vatandan ayrı kaldılar. Transit geçmelerine bile müsaade edilmedi. 1924 yılında şartlar öyle gerektirmişti. Bu sürgün 50 sene sürdü, bu bakımdan mağdur oldu bu insanlar. Bu insanların hepsi İstanbul’da doğmuştu ama 50 yıl vatanlarına sokulmadılar. 50 yıl sonra da 37 tane erkek üyesi Osmanlı’nın bunlardan ancak 10 tanesi hayatta kalabilmişti. Gerisi hep vefat etmişti. Vatanlarını göremeden ve 27 tanesi vatanlarını göremediler. Dolayısıyla bu insanlara hem şükran borcumuz var. Hem mağdur edildikleri için bu mağduriyetlerini telafi borcumuz var. Bizler de yazılarımızla, kitaplarımızla, böyle panellerde bu insanların uğradığı mağduriyeti anlatıyoruz. Aslında bu insanların bizden istedikleri hiçbir şey yok, zaten Osmanlı ailesi vermeye alışmış. Bu memleket uğrunda birçok padişahlar savaş meydanlarında şehit olmuş, ama bizim onların haklarını teslim etmemiz lazım“ diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri pastırması, Bulgaristan’a rağmen tescillendi Erciyes Üniversitesi’nde (ERÜ) düzenlenen ’Kayseri Pastırmasının Avrupa Yolculuğu’ konulu seminerde konuşan Kayseri Ticaret Odası yönetim Kurulu Üyesi Latif Başkal; 2023 yılında yapılan başvurunun 2024 yılında Avrupa Birliği tarafından kabul edildiğini ancak Bulgaristan Tarım Bakanlığı tarafından yapılan itiraz nedeniyle sürecin uzadığını açıkladı. Başkal; "Yürüttüğümüz 2 yıllık hukuk ve diplomasi müzakereleri neticesinde tüm dünyaya bir kez daha kanıtladık; biz şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik" dedi. Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde ERÜ Turizm Fakültesi’nde ’Kayseri Pastırmasının Avrupa Yolculuğu’ konulu program düzenlendi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan ERÜ Turizm Fakültesi Dekanı Kenan Güllü; "Her sene kutlanan Turizm Haftası etkinlikleri bu sene bir farklılık arz ediyor. Bu etkinliklerin 50. yılını kutluyoruz. İkinci bir güzellik de Kayseri adına 50. yıla denk gelmiş bir başarıyı konuşuyoruz. Yerel bir gastronomi ürünü olarak pastırmanın Avrupa yolculuğundan bahsedeceğiz. Gastronomi ve mutfak sanatları; gastronomi ürünü nitelerken sanat kısmı da var. Ona da önem vermek gerekir. Haliyle bunun tanıtılması açısından sanatlar kısmı da beraberinde küçümsenmeyecek önemli bir payını ifade ediyor" dedi. Erciyes; 3 milyon 300 bin kişi ziyaretçi ağırladı Programda konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, Kayseri’nin binlerce yıl medeniyetlere ev sahipliği yaptığını ve tarihi özelliğinin dışında turizm açısından gezilebilecek birçok nokta bulunduğunu aktararak; "Turizmde bulunduğumuz şehri tanımak çok önemli, ülkemizi tanımak önemli, değerlerimizi tanımak önemli, mutfağımızı tanımak önemli. Kayseri; binlerce yıllık tarihinde farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, hem kültürel hem doğal güzellikleriyle ön plana çıkan birçok değeriyle ülkemizin önde gelen turizm merkezlerinden bir tanesi. Erciyes Kayak Merkezi biliyorsunuz bu yıl rekor kırdık. Verilere baktığımız zaman bu yıl 3 milyon 300 bin ziyaretçiyle dünyanın önde gelen kayak merkezlerinden birine sahibiz. Bunun dışında Kültepe, Soğanlı, Örenşehir Ören Yeri gibi birçok noktamız var. Baktığınız zaman birçok farklılıklar ortaya çıkıyor. Kültepe’ye gittiğimiz zaman çıkan tabletlerde Anadolu’da yazının ilk defa burada kullanıldığını görüyoruz, bu yazıyla 4 bin yıl öncesinin önemini net bilgilerle ortaya koyuyoruz. O kadar çok önemli bir merkezdeyiz. Bunlar tarihi özelliklerinin olması dışında aynı zamanda turizm açısından gezilebilecek noktalar içerisinde. Bu hafta çerçevesinde farklı noktaların ön plana çıkmasını sağlamayı hedefliyoruz. Tabi ki bunu hafta kapsamında yapmıyoruz, bizim için yıl 12 ay bütün yıl bu tanıtımları yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Bulgaristan itiraz etti" KTO Yönetim Kurulu Üyesi Latif Başkal, Avrupa Birliği’ne ilk olarak 2023 yılında başvuruda bulunduklarını aktararak, tescil sürecine kadar olan gelişmeler hakkında bilgiler verdi. Bulgaristan Tarım Bakanlığı’nın itirazı nedeniyle tescilin geciktiğini belirten Başkal; "Kayseri Pastırması için verilen coğrafi işaret mücadelesi, sadece hukuki bir tescil süreci değil; tarih karşısında bir vefa borcunun yerine getirilmesiydi. Kayseri Ticaret Odası olarak bu sorumluluğu yıllar önce üstlendik. Odamız tarafından 13 Eylül 2000 tarihli yaptığımız başvurusu sonucunda Kayseri Pastırması, 25 Haziran 2002 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından mahreç işareti olarak tescil edildi. Böylece Kayseri pastırması, Türkiye’de coğrafi işaretle tescil edilen ilk pastırma oldu. Bu adım, aslında çok daha büyük bir yürüyüşün başlangıcıydı: Kayseri’nin bu eşsiz değerini yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da koruma altına alma yürüyüşü. Ancak iş dünyamızın sahadaki gerçekliği de açıktır: Bir lezzetin sadece yerelde kalması, onun gerçek potansiyelini yansıtmaz. Mesele sadece üretim değildir; mesele doğru bağlantılar kurmak, birlikte üretmek ve birlikte büyümektir. Bu vizyonla, Kayseri pastırmasını dünya sahnesine, özellikle de Avrupa sofralarına taşımak için güçlü bir irade ortaya koyduk. Bu yürüyüşün Avrupa ayağı ise 5 Nisan 2023’te başladı. Kayseri Ticaret Odası olarak Kayseri pastırmasının Avrupa Birliği nezdinde tescili için başvurumuzu yaptık. Başvuru dosyası uygun bulundu ve ürün, 9 Şubat 2024 tarihinde AB Resmî Gazetesi’nde ilan edildi. O gün, Kayseri için büyük bir umut günüydü. Çünkü artık mesele yalnızca bir başvuru değil, Kayseri adının Avrupa hukukunda da korunması meselesiydi. Fakat böylesine kıymetli bir ismin Avrupa’da tescil edilmesi kolay olmadı. İlan sürecinde Bulgaristan Tarım Bakanlığı tarafından itiraz geldi. İşte tam bu noktada, mesele bir başvurudan daha fazlasına dönüştü. Artık savunulan şey sadece bir ürün adı değil; Kayseri’nin emeği, itibarı ve tarihiydi. Biz bu tescili sadece bir başvuruyla almadık, adeta bir Avrupa ülkesiyle mücadele ederek yarışarak aldık. Düşünün ki Avrupa Birliği’nden tescil alan 46 ürünümüz içerisinde, hakkında itiraz davası açılan ilk ve tek ürün Kayseri pastırması olmuştur. Perde arkasındaki emeğin ne kadar büyük olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Yürüttüğümüz 2 yıllık hukuk ve diplomasi müzakereleri neticesinde tüm dünyaya bir kez daha kanıtladık; biz şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik. Bu davayı kazanarak tüm dünyaya duyurduk. Kimse bizim olan pastırmaya sahip çıkmaya çalışmasın. Kimse bu lezzetin anavatanına gölge düşüremez. Pastırmanın anavatanı Kayseri’dir" diye konuştu.
Şırnak Şırnak’ta sivil toplum güç birliği Şırnak Cizre Esnaf ve Sanatkarlar Odası yönetimi, Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanlığına nezaket ziyaretinde bulundu. Görüşmede, bölgedeki sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve esnafın kalkınması için iş birliği mesajları verildi. Cizre Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Halil Geleri, beraberindeki yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabğatullah Anmal’ı makamında ziyaret etti. Bölgesel kalkınma ve toplumsal dayanışma temalı görüşmede, sivil toplum kuruluşlarının (STK) şehir üzerindeki etkisi vurgulandı. Ziyarette konuşan Cizre Esnaf Odası Başkanı Halil Geleri, bölgedeki tüm STK’larla diyalog halinde olmayı önemsediklerini ifade etti. Geleri, "Bölgemizin kalkınması için çaba gösteren her kurum bizim için çok değerlidir. Sağlık çalışanlarımızın şartlarının iyileşmesi ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin artması esnafımızı da doğrudan ilgilendiren bir süreçtir. Bu anlamda iş birliği içinde olmaya devam edeceğiz" dedi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Anmal, sendika olarak sadece üyelerinin değil, tüm toplumun refahını gözettiklerini belirtti. Anmal, "Sağlık-Sen olarak özelde sağlık çalışanlarımızın çalışma koşullarını iyileştirmeyi, genelde ise ülkemizin ve bölgemizin kalkınmasını hedefliyoruz. Şehrimizdeki sağlık tesislerinin modernizasyonu ve yeni tesislerin kazandırılması noktasında esnaf odamızla istişare halinde olmak bizlere güç verir. Esnafımızın kalkınması ile sağlık sistemimizin gelişmesi, şehrimizin refah seviyesini birlikte yukarı taşıyacaktır’’ diye konuştu.
Muğla Bodrum’da ralli heyecanı başlıyor Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası kapsamında düzenlenen Rally Bodrum’un ikinci ayağı, 30 Nisan-2 Mayıs tarihleri arasında Bodrum ve Milas’ta gerçekleştirilecek. Organizasyon, Karya Otomobil Spor Kulübü (KAROSK) tarafından düzenlenecek. Bodrum Yarımadası’nın en büyük spor organizasyonları arasında yer alan ralli, asfalt zeminli etaplarda koşulacak ve bölgenin doğal güzelliklerini sporla buluşturacak. İlk kez merkezde seyirci etabı düzenlenecek Rally Bodrum’da bu yıl ilk kez ilçe merkezinde seyirci özel etabı gerçekleşecek. Ortakent’te Kerem Aydınlar Ortaokulu ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi arasındaki 2,80 kilometrelik parkurda koşulacak etap, 30 Nisan Perşembe günü saat 18.50’de start alacak. 12 özel etapta kıyasıya mücadele Organizasyon kapsamında 1 Mayıs Cuma günü Milas-Bodrum hattında Karacahisar, Fesleğen ve Mazı bölgelerinde 6 özel etap geçilecek. 2 Mayıs Cumartesi sabahı saat 09.00’da yeniden direksiyon başına geçecek ekipler; Bodrum’daki Çamlık, Alazeytin ve Etrim etaplarında 6 özel etap daha tamamlayacak. Yarış, saat 15.45’ten itibaren Titanic Luxury Collection Bodrum’da düzenlenecek finiş seremonisi ve ödül töreni ile sona erecek. Çevreye duyarlı ralli KAROSK, organizasyonda çevre bilincine yönelik çalışmalar da yürütüyor. Fosil yakıtlı araçların oluşturduğu karbon ayak izi, uluslararası standartlara uygun şekilde raporlanacak. Elde edilen verilere göre, aynı miktarda karbon emisyonunu dengelemek amacıyla Bodrum’da çevre projelerine destek sağlanacak. Ayrıca mikroplastik içermeyen, bitki bazlı ve doğada çözülebilen çöp torbaları kullanılarak seyirci alanlarında temizlik çalışmaları yapılacak. Görevlilere tohumlu kurşun kalem dağıtımı gerçekleştirilirken, çevre farkındalığını artırmaya yönelik uygulamalar hayata geçirilecek. Güvenlik ve bilgilendirme toplantısı yapıldı Yarışlar öncesinde Duja Bodrum Hotel’de düzenlenen toplantıda, güvenlik ve organizasyon detayları ele alındı. Toplantıya Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, İlçe Spor Müdürü Oktay Dumruk ile KAROSK yetkilileri katıldı. Toplantıda etaplar, güvenlik önlemleri ve yarış programına ilişkin bilgilendirmeler yapıldı.