MAGAZİN - 12 Ocak 2022 Çarşamba 15:17

Seren Serengil’in Can Tanrıyar’a hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanmasına devam edildi

A
A
A
Seren Serengil’in Can Tanrıyar’a hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanmasına devam edildi

Seren Serengil’in Can Tanrıyar’a hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanmasına devam edildi.

Seren Serengil’in Can Tanrıyar’a hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanmasına devam edildi. Duruşma çıkışı açıklama yapan Serengil, “Can Tanrıyar, Petek’ten sonra bana taktı. Kaç senedir zor kurtuldum” dedi.


Sunucu Seren Serengil’in yapımcı Can Tanrıyar’a sosyal medya hesabı üzerinden hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık Seren Serengil ve taraf avukatları hazır bulundu.



“Eski eşine yaptığı mobbingi bana yapıyor”


Duruşmada savunma yapan sanık Seren Serengil, 20 yıllık televizyoncu olduğunu belirterek, “Söz konusu iddialar Can Tanrıyar’ın eski eşi Petek Dinçöz tarafından defalarca söylenmiş haberi yapılmış şeylerdir. Ayrıca dosyayı incelediğimde asılsız iddialar vardır kabul etmiyorum. Ben sanatçıyım, basından bir arkadaş görüşmek istediğinde görüşebilirim. Görüştüğümüzde yaklaşımı farklı oldu. Eski eşine yaptığı mobbingi bana yapıyor. Ben sadece eski eşine yaptığı eylemleri diğer insanlara duyurmak istedim. Hakaret kastım yoktur” dedi.


Müşteki avukatı, sanık Seren Serengil’in cezalandırılmasını talep ederken, sanık Seren Serengil’in avukatı aleyhlerine olan hususları kabul etmediğini belirterek sanığın beraatını talep etti.


Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, sanığın bugün duruşması yapılan davası ile başka bir dosyasının birleştirilmesi nedeniyle yeniden mütalaa hazırlayabilmek için dosyanın kendisine gönderilmesini talep etti. Mahkeme, eksik hususların giderilmesine ve dosyanın mütalaa için Cumhuriyet savcısına gönderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi.



“Can Tanrıyar, Petek’ten sonra bana taktı. Kaç senedir zor kurtuldum”


Duruşma çıkışı Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı önünde açıklama yapan Seren Serengil, “Can Tanrıyar’ın Petek Dinçöz’ü kemerle dövdüğünü, şantaj yaptığını, annesinin kendisine gece kulübünden mesajlar attığını iddia ettiğini şeylerin belgelerini sundum bugün. Çünkü söylediğim her şey doğruydu. Bunlar bir hakaret içermiyor. Ama Can Tanrıyar, Petek’ten sonra bana taktı. Kaç senedir zor kurtuldum. O yüzden de bu belgeleri mahkemeye sunarak bunları gerçekte söylediğini belgelemiş oldum” ifadelerini kullandı.



İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Can Tanrıyar ’müşteki’, Seren Serengil ’şüpheli’ olarak yer almıştı. İddianamede, Serengil’in sosyal medya hesabından ’bu manyak için gerekeni yapalım. Tımarhanelik ama önce bir parmaklık görsün, belki düzelir. Bu adam herkesi ölümle tehdit ediyor, namusuma laf ediyor. Kim diye sorarsanız Petek Dinçöz’ün Cumhurbaşkanına seslendiği Can Tanrıyar’dır’ şeklinde paylaşımda bulunduğu anlatılmıştı. Sözlerin müşteki Tanrıyar’ın onur, şeref saygınlığını rencide edici boyutta olduğunun belirtildiği iddianamede, şüpheli Serengil’in ’sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle alenen hakaret’ suçundan 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.