MAGAZİN - 12 Ocak 2022 Çarşamba 11:11

Yaşar İpek ile Seren Serengil’in davasında Sisi tanık olarak dinlendi

A
A
A
Yaşar İpek ile Seren Serengil’in davasında Sisi tanık olarak dinlendi

Yaşar İpek’in eski eşi Seren Serengil’i Sisi lakaplı sosyal medya fenomeni ve program sunucusu Seyhan Soylu’nun evinde tehdit etmesine ilişkin davanın görülmesine devam edildi.

Yaşar İpek’in eski eşi Seren Serengil’i Sisi lakaplı sosyal medya fenomeni ve program sunucusu Seyhan Soylu’nun evinde tehdit etmesine ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada tanık olarak dinlenen Seyhan Soylu Yaşar İpek’in olay günü evine silahlı adamlarla geldiğini anlattı. Soylu ayrıca Yaşar İpek ile Ebru Gündeş’in olay tarihindeki mesajlaşmalarını Seren Serengil’e söylediğini de beyan etti.


Yeşilköy’de 5 Mayıs 2020’de sanatçı Seren Serengil arkadaşı Sisi lakaplı sosyal medya fenomeni ve program sunucusu Seyhan Soylu’nun evindeyken o dönemde boşanma aşamasında olduğu eşi sanatçı Yaşar İpek olayın yaşandığı yere gelmişti. Yaşar İpek burada Soylu ve Serengil’e hakaret edip tehditte bulunmuştu. Yaşananların ardından Soylu ve Serengil, Yaşar İpek hakkında şikayetçi olmuştu. Olaya ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Yaşar İpek katılmazken, taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu.



“Yaşar İpek olay günü silahlı adamları ile evime geldi”


Duruşmada tanık olarak dinlenen Seyhan Soylu sanık Yaşar İpek’i yıllardır tanıdığını ve sanığın babasının da eski sevgilisi olduğunu söyleyerek “Müşteki Seren Serengil arkadaşımdır. O tarihlerde taraflar arasında büyük kavga vardı. Yine o tarihlerde sanık hem bana hem Seren’e sosyal medyadan hakaret ediyordu. Sanık Yaşar İpek’in Ebru Gündeş ile olan yazışmalarını Seren’e söylemiştim. Sanık Seren’in peşini bırakmıyordu. Sanık Yaşar İpek olay günü silahlı adamları ile evime geldi. O gün Seren benim evimdeydi. Kapım tekmelendi ne olduğunu anlamadık. Yaşar İpek evimin aşağısında ‘o’yu da seni de vuracağım, delik deşik edeceğim’ dedi. Bana da ‘sen o’sun neden Ebru Gündeş ile olan mesajlarımı söylüyorsun’ dedi” şeklinde konuştu.


Seyhan Soylu’nun beyanlarının ardından mahkeme sanık Yaşar İpek’in bir sonraki celse hazır edilmesi için avukatına ihtar yaparak duruşmayı erteledi.



“Seren ile Yaşar’ın ilişkilerinin bitmesinin sebeplerinden biri de Ebru Gündeş’tir”


Duruşmanın bitmesinin ardından adliye önünde konuşan Seyhan Soylu, “Bugün mahkemeye davet edildiğimde çok yakın tarihte yaşanan acıları yenilemiş oldum. Seren Serengil’in Yaşar İpek ile olan büyük aşkının neden bittiğini halen çözmüş değilim. Ben Yaşar’ı çok küçüklüğünden bilirim. Babasıyla çok büyük bir aşk yaşamıştım. Benim üvey oğlum sayılır. Benim için Yaşar İpek çok değerlidir. Seren Serengil kardeşim gibidir çok severim. İlişkide barışmak için kıskandırmalar vardır. İşte Yaşar İpek o tarih de Ebru Gündeş ile yazışıyordu. Seren ile Yaşar’ın ilişkilerinin bitmesinin sebeplerinden biri de Ebru Gündeş’tir. Yaşar bana Ebru Gündeş ile olan mesajları göstermişti. Yaşar, Seren ile beni barıştır diye bana baskı yapıyordu. Ben Seren’e Ebru ile olan mesajları anlattım. Çünkü başka hayaller vererek kadını incitiyordu. Zaten o süreçte çocuğu düşürmesi olayı geri dönülmez bir noktaya geldi. Ben bugün tanık olarak geldim ama aynı olayla ilgili benimde şikayetim var. Silahlı adamlarla evimi bastığı için şikayetim devam etmekte” dedi.



İddianameden


Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede olayın yaşandığı dönemde Yaşar İpek ile Seren Serengil’in boşanma aşamasında oldukları belirtilmişti. İddianamede 5 Mayıs 2020’de Seren Serengil arkadaşı Seyhan Soylu’nun Yeşilköy’deki evinde olduğu ve Yaşar İpek’in adrese gelerek “İkinizin g... yiyorsa aşağıya gelin. Sizin ikinizi de delik deşik edeceğim” şeklinde hakaret ve tehditte bulunduğu aktarılmıştı. İddianamede Yaşar İpek’in ‘hakaret’ ve ‘tehdit’ suçlarından 9 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.