MAGAZİN - 03 Mayıs 2019 Cuma 14:02

Magazin dünyasında Nisan ayı hareketli geçti

A
A
A
Magazin dünyasında Nisan ayı hareketli geçti

Medya Takip Merkezi (MTM) tarafından Magazin Gazetecileri Derneği için hazırlanan Nisan ayı magazin raporu açıklandı.

Medya Takip Merkezi (MTM) tarafından Magazin Gazetecileri Derneği için hazırlanan Nisan ayı magazin raporu açıklandı. Yapılan araştırmada geçen ayın en popüler ünlü isimleri ve medyada geniş yer bulan magazin olayları belirlendi.



Medya Takip Merkezi (MTM) tarafından Magazin Gazetecileri Derneği için hazırlanan Nisan ayı magazin raporu açıklandı. Magazin dünyası çarpıcı gelişmelerin yaşandığı bir ayı geride bıraktı. Nisan ayı boyunca sanata ve magazine dair gündem oluşturan olayların derlendiği raporda en çok konuşulan ünlü isimler de belli oldu. 63 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden arabesk müziğinin ünlü ismi Dilber Ay Nisan ayının son gününde memleketi Düzce’de sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi. Bir dönem ’Kadere Mahkumlar’ adlı televizyon programıyla geniş kitlelere ulaşan Dilber Ay’ın vefat haberi geçen ayın en çok konuşulan konuları arasında yer aldı.



Acun Ilıcalı geçen ay hem işiyle hem de aşk hayatıyla gündemdeydi


Geçen sene sonu Şeyma Subaşı ile olan evliliğini tek celsede sonlandıran Acun Ilıcalı’nın adı sık sık aşk dedikodularına karışmış, ünlü medya patronu bu haberler karşısında sessizliğini korumuştu. Miami’deki tatilinde 13 yıllık eski eşi Zeynep Yılmaz’ın da bulunması, ikilinin yeniden barışma ihtimalini akıllara getirse de Miami sokaklarında ismi Ayça Çağla Altunkaya olduğu öğrenilen kişi ile görüntülenen Ilıcalı’nın yeni sevgilisinin Altunkaya olduğu magazin haberlerine yansımıştı. Öte yandan, yeni bir dizi hazırlığında olduğu öğrenilen Ilıcalı’nın, başrolde Cansu Dere’nin olacağını açıkladığı yeni projesi de merak uyandırdı. Hem iş hem de aşk hayatıyla gündemden düşmeyen Acun Ilıcalı, MTM’nin raporuna göre 6 bin 355 haberle Nisan ayında en çok konuşulan ünlü isimlerinin başında geldi.



Sıla Gençoğlu ile Ahmet Kural davasında karar verildi


Şarkıcı Sıla Gençoğlu ve oyuncu Ahmet Kural arasında yaşanan şiddet olayına ilişkin davanın ikinci duruşması 22 Nisan’da gerçekleştirildi. Sıla Gençoğlu’nu darp ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada ’hakaret’, ’basit yaralama’, ve ’tehdit’ suçlarından 16 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılan ve bu cezası ertelenen oyuncu Ahmet Kural ve Sıla Gençoğlu kararın açıklanmasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Gençoğlu basın açıklamasında Türk adaletine teşekkür ederken, Kural ise kesinlikte şiddette bulunmadığına vurgu yaptı. Sıla’nın, 29 Ekim 2018’de o dönem sevgilisi olan oyuncu Ahmet Kural’ın Zekeriyaköy’deki evinde darp, tehdit ve hakarete uğradığını belirterek savcılığa şikâyetçi olmasıyla gündeme bomba gibi düşen olayın Nisan ayındaki yansımalarına göre Sıla 5 bin 786 haberle Ahmet Kural ise 4 bin 346 haberle konuşuldu.



Orhan Gencebay ve oğlu için Nisan ayı olaylı geçti


Ünlü sanatçı Orhan Gencebay’ın oğlu Gökhan Gencebay, Beşiktaş’ta bir taksi şoförü tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda yaralanarak hastane kaldırıldı. Yol verme yüzünden taksiciyle tartışan Gencebay’ın, kız arkadaşına küfür edilince araçtan inip taksicinin yanına gitmesiyle bıçaklanarak göğsünden yaraladığı öğrenildi. Oğlunun yaşadığı talihsiz olayla sarsılan Orhan Gencebay geride bırakılan ay yaşadığı göğüs ağrısı sonrasında hastaneye yatmış ve burada geçirdiği anjiyo operasyonu sonrasında sağlığına kavuşmuştu. Nisan ayında hem kendi sağlık durumu hem de oğlunun yaşadığı üzücü olayla gündeme gelen usta müzisyen hakkında medyada 5 bin 95 haberin yer aldığı belirlendi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli’de bilim fuarında öğrenciler projelerini sergilendi Nazilli Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen bilim fuarında 19 proje sergilendi. Nazilli Anadolu Lisesi’nin Bilim Fuarı yoğun katılımla gerçekleşti. Fuarda sergilenen 19 proje ve resim sergisi katılımcıların takdirini kazandı. Nazilli’nin önde gelen eğitim kurumlarından olan Nazilli Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencilerinin Bilim Fuarı okulun yan tarafında bulunan Turan Kapalı Pazar Yeri’nde yoğun katılımla gerçekleşti. Okul Müdürü Zakir Tali’nin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe Nazilli İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdinç Güner, Şube Müdürleri, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Bilişim Öğretmeni Betül Öztürk’ün proje yürütücülüğünü üstlendiği fuarda 9’u tasarım, 10’u araştırma olmak üzere toplam 19 proje sergilendi. Oyunlaştırma, STEM, sıfır atık ve geri dönüşüm temalarının işlendiği projelerde 19 danışan öğretmen ve 100’e yakın öğrenci görev aldı. Kurdele kesiminin ardından stantları tek tek dolaşıp projeler hakkında bilgi alan Müdür Güner ve katılımcılar, emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti. Fuar girişinde yer alan ve öğrenciler tarafından hazırlanan resimler ise büyük beğeni topladı. Birbirinden ilginç hikayeleri anlatan resimlerle birlikte kültürümüzü yansıtan kopuz konseri ve zeybek gösterisi de zevkle izlendi. Fuarda açtıkları stantlarla ilgili bilgi veren öğrenciler de geçmişin izlerini gelecek nesillere taşımak adına projeler hazırladıklarını belirtti.
İstanbul L’Oréal’den Türkiye ekonomisine 40 milyar TL’lik etki L’Oréal Türkiye, ülkemizdeki 40’ıncı yılını, güzelliğin bireylerden topluma, ekonomiden sürdürülebilirliğe kadar uzanan dönüştürücü etkisini/gücünü merkeze alan özel bir etkinlikle kutladı. "Dünyayı Harekete Geçiren Güzelliği Oluşturuyoruz" var oluş amacıyla hareket eden L’Oréal, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki oluştururken, 22 markası, yaklaşık bin çalışanı ve bugün Türkiye nüfusunun yaklaşık 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketiciye dokunan ekosistemiyle Türkiye güzellik sektörünün dönüşümüne katkıda bulunmayı sürdürüyor. Şirket bu kapsamda 40’ıncı yılını özel bir etkinlikle kutladı. Şirket faaliyet gösterdiği kategorilerdeki yüzde 25 pazar payıyla, gerçekleştirdiği etkinlikte, güzelliğin kültürel, ekonomik ve teknolojik boyutlarını tekno-güzellik vizyonu ve sürdürülebilirlik odaklı inovasyonlarıyla birlikte ele aldı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, "Yalnızca güzellik ürünleri ve hizmetleri sunmuyor; insanların hayatına, hayallerine ve geleceğine eşlik ediyoruz. Güzelliği görünenin ötesinde bireyleri güçlendiren, toplumsal kalkınmayı destekleyen ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç olarak ele alıyoruz. Bugün tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi olarak inovasyon, bilim ve sürdürülebilirliği işimizin merkezine koyuyor, geleceğin güzelliğini bugünden oluşturmaya devam ediyoruz" dedi. "Güzellik görünüşün ötesinde; özgüven, bakım ve toplumsal güçtür" Şirketin 40’ıncı yıl kutlamasında açılış konuşmasını gerçekleştiren Panayotova, "Güzellik sadece görünenle sınırlı değil; bireyleri güçlendiren, toplumsal fayda oluşturan ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç. Günlük bakım ritüellerinden bireylerin özgüvenli hissetmesine, toplumsal kalkınmadan ekonomik büyümeye uzanan geniş bir etki alanından söz ediyoruz. Tüketicilerimize her temas noktasında ‘Görülüyorsunuz, sizi anlıyoruz ve kendi benzersiz hikayenizde her zaman yanınızdayız’ mesajını veriyoruz. "Her Şey Seninle Güzel" diyerek şirket olarak insanların hayatı güzelleştirdiği her ana 40 yıldır eşlik etmekten gurur duyuyoruz. Bu güvenle, bilimi, teknolojiyi, inovasyonu ve insanı odağımıza alarak geleceğin güzelliğini bugünden oluşturma kararlılığımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. 40 yılda Türkiye’de güçlü büyüme: Türkiye nüfusunun üçte birine dokunan marka Şirket, 1986’dan bu yana güzelliği herkes için erişilebilir kılma vizyonuyla büyümeye devam ediyor. Bugün dört ana iş birimi; Tüketici Ürünleri, Lüks, Profesyonel Ürünler ve Dermatolojik Güzellik ile faaliyet gösteren şirket, 22 markası ve 8 bin 500’den fazla ürün çeşidiyle Türkiye genelinde yüz binlerce satış noktasında tüketicilere ulaşıyor. Yaklaşık 1000 çalışanıyla Türkiye nüfusunun 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketicinin hayatına dokunan şirket, bugün güzellik pazarının lideri konumunda bulunuyor. Şirket; dengeli marka portföyü ve inovasyon gücüyle her yıl pazar büyüme oranının yaklaşık 1.5-2 katı üzerinde büyümeyi hedefleyerek, bu başarıyı sürdürülebilir bir liderliğe dönüştürmeye devam ediyor. Güzellik ekonomisi: Her 1 istihdam, Türkiye’de 12 ek istihdam oluşturuyor Yapılan açıklamaya göre şirket, yalnızca güzellik sektörüne değil, Türkiye ekonomisine de güçlü katkı sağlıyor. Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki sağlarken, L’Oréal Türkiye’nin operasyonları doğrudan ve dolaylı olarak 10 binden fazla tam zamanlı istihdam oluşturuyor. Global bir araştırmaya göre şirket ekosisteminde oluşturulan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 12 ek istihdam oluşturuyor. Tedarikçilerden eczanelere, kuaförlerden perakende ortaklarına, STK’lardan start-up’lara kadar uzanan geniş ekosistem; büyümeyi ve sosyal kalkınmayı destekliyor. Tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi Açıklamaya göre şirket, bugün kendisini yalnızca bir güzellik şirketi olarak değil, "tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi" olarak tanımlıyor. Şirket, yıllık yaklaşık 1 milyar Euro Ar-Ge yatırımı, dünya genelinde 4 binden fazla bilim insanı, yılda 725 patent ve 5 bin 900 teknoloji ve veri uzmanıyla geleceğin güzelliğini bugünden inşa ediyor. İstanbul ise Grup’un dünya genelindeki 7 Açık İnovasyon Merkezi’nden biri. Türkiye’de ise 2014 yılında başlayan dijital güzellik yolculuğu, bugün 14’ü aktif olmak üzere toplam 22 dijital servis ile devam ediyor. Dijitalleşmeyi büyüme motoru olarak konumlayan şirket, 2025’te dijital servislerinde 7 milyon oturuma ulaştı. Kullanıcıların 6,3 milyon renk tonu denediği ve kişi başına ortalama 19 görünüm keşfettiği bu ekosistem, 1 dakika 8 saniyelik etkileşim süresiyle öne çıkıyor. Şirket, aynı yıl Avrupa Bölgesi’nde en yüksek ‘keşfedilebilirdik oranına’ ulaşarak başarısını uluslararası düzeye taşıdı. Bilim ve teknolojiden güç alan bu yapı; yapay zekâ ve artırılmış gerçeklik destekli servislerle tüketicilere ultra kişiselleştirilmiş güzellik deneyimleri sunuyor. Sanal cilt analizlerinden makyaj denemelerine, saç ve cilt bakım önerilerinden online güzellik danışmanlığına kadar uzanan bu ekosistem; e-ticaret, veri ve CRM gücüyle birleşerek tüketiciyle daha derin ve anlamlı bağlar kurulmasını sağlıyor. Güzelliğin geleceği sürdürülebilirlikte şekilleniyor Sürdürülebilirliği sadece çevresel bir hedef değil, iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak gören şirket; bu yaklaşımını 2020 yılında başlattığı ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 17 maddesinin 16’sını kapsayan "Gelecek İçin L’Oréal" programı üzerine kurguluyor. Türkiye’deki tesislerinde yüzde 100 yeşil enerji kullanan şirket, sürdürülebilirliği ürün geliştirmeden son kullanıcıya kadar uzanan bütünsel bir dönüşüm alanı olarak ele alarak, teknoloji ve bilimi yalnızca inovasyon için değil, sürdürülebilirlik için de kullanıyor. Şirket, İstanbul içi lüks ve profesyonel ürün dağıtımlarında yıllık 58 ton karbon emisyonunun önüne geçerken, direkt e-ticaret sitelerinden yapılan tüm teslimatlarda ise sıfır plastik kullanımıyla fark oluşturuyor. Mağaza teslimatlarında yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek yıllık 400 ton su tasarrufu elde ederken; müşterilerine sunduğu yeşil dönüşüm desteğiyle bugün yeşil salon ve yeşil eczane projelerine destek veriyor. Garnier Sosyal ve Çevresel Etiketleme sistemi ile tüketicilere ürünleriyle ilgili şeffaflık sunmaya devam eden şirket, Impact+ iş birliği ile dijital medya kampanyalarında 41 ton karbon emisyonu azaltımı sağlıyor. Tedarik zinciri aracılığıyla yüzde 61’i kadın girişimci ve yüzde 39’u KOBİ’lerden oluşan toplam 146 kişiye istihdam desteği sağlıyor.