ASAYİŞ - 20 Şubat 2026 Cuma 17:19

Teneffüste ölümle burun buruna gelen öğrenci o anları anlattı

A
A
A
Teneffüste ölümle burun buruna gelen öğrenci o anları anlattı

Isparta’da teneffüs sırasında boğazına yiyecek kaçan lise öğrencisi, öğretmenlerin zamanında ve bilinçli müdahalesi sayesinde sağlığına kavuştu. O anlar okulun güvenlik kameralarına saniye saniye yansırken, 15 yaşındaki öğrenci yaşadığı korku dolu anları, "O an ölecekmişim gibi hissettim, nefes alamıyordum" sözleriyle anlattı.


Isparta’daki Mustafa Gürkan Anadolu Lisesi’nde teneffüs saatinde bir öğrencinin boğazına yiyecek kaçtı. Nefes almakta zorlanan öğrenciyi fark eden nöbetçi öğretmenler Emine Aydemir ve Recep Sarı, duruma hızla müdahale etti. Öğretmenlerin uyguladığı heimlich manevrası sayesinde öğrencinin solunumu kısa sürede normale döndü. Olay yerine sağlık ekiplerine ihtiyaç duyulmadan öğrencinin durumunun kontrol altına alındığı öğrenildi. Sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen öğrencinin, olayın ardından herhangi bir olumsuzluk yaşamadığı bildirildi.


"Sadece öğrencimin kurtulmasını düşündüm"


Olay anı nöbetçi olduğunu belirten Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Emine Aydemir, yaşananları, "Ben Emine Aydemir, Mustafa Gürkan Anadolu Lisesi’nde 5 yıldır görev yapıyorum. Dün koridorda nöbetçiydim. Bu sırada bir öğrencimizin yere doğru eğildiğini ve boğazını tuttuğunu gördüm. Boğazına bir şey kaçtığını düşündüm ve hemen Heimlich manevrasını uygulamaya başladım. Bir süre sonra öğrenci bayılacak gibi oldu. O anda hem onu tutmakta hem de manevrayı uygulamakta zorlandım. Hemen öğrencilerden Recep hocayı çağırmalarını istedim. Recep hoca geldikten sonra öğrenci biraz kendine gelmişti ve müdahaleye birlikte devam ettik. Çok şükür öğrencimiz kurtuldu" sözleriyle anlattı.


"İyi ki ilk yardım eğitimi almışım"


İlk yardım eğitiminin önemine dikkat çeken Aydemir, o an yaşadıklarını şöyle ifade etti:


"O anda hiçbir şey hissetmedim, sadece öğrencimin kurtulması gerektiğini düşündüm. Ne yapmam gerektiği bir anda gözümün önünden geçti. Heimlich manevrasını eğitimde öğrendiğim şekilde uyguladım. Aslında bazı şeyleri unuttuğumu zannediyordum ama hepsi aklıma geldi. O boğazındaki parçayı nasıl çıkarabilirim diye düşündüm ve sadece buna odaklandım. İyi ki ilk yardım kursuna gitmişim. Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ilk yardım merkezinin düzenlediği kursa üç kez katıldım. Eğer o eğitimi almamış olsaydım, o an ne yapacağımı bilemeyebilirdim. Çok şükür öğrencimiz şu an sağlıklı ve iyi."


"İlk yardım eğitimi sayesinde öğrencimizi kurtardık"


Olay sırasında nöbetçi olmadığını ancak öğrencilerin çağrısı üzerine hızla koridora geldiğini belirten Öğretmen Recep Saygı, yaşananları, "Öğrencilerin beni çağırdığını duydum ve hemen olay yerine geldim. Emine hocamız müdahaleye başlamıştı. Öğrencinin boğulduğunu fark edince Heimlich manevrasını uygulamamız gerektiğini anladım. Müdahaleye devam ettik ve kısa süre sonra öğrencimiz normale döndü. Bu olayla birlikte ilk yardımın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Isparta Milli Eğitim Müdürlüğü’nün verdiği eğitimler sayesinde bir öğrencimizi daha kurtardık. İnşallah bir daha böyle bir durum yaşanmaz. Öğrencimizin hâlâ aramızda olduğunu bilmek bizi çok mutlu ediyor" Sözleriyle anlattı.


"O an ölecek gibi hissettim"


Yaşadığı korku dolu anları anlatan 15 yaşındaki Sultan Çetin ise şunları söyledi:


"Kantinden kek almıştım. Oruçlu arkadaşlarım rahatsız olmasın diye kütüphanede yemeye karar verdim. Keki ağzıma attığım sırada zil çaldı. Ben de yukarı kata çıkmak için koşmaya başladım. O sırada boğazımda takılma hissettim ve nefes alamadığımı fark ettim. Yanımdaki arkadaşım sırtıma birkaç kez vurdu ama geçmedi. Daha sonra Emine hocamız Heimlich manevrası uygulamaya başladı. Müdahale sırasında nefesim kesildi ve yere yığıldım. Ardından Recep hoca geldi. O geldiğinde biraz kendime gelmiştim ama hâlâ zor nefes alıyordum. Müdahaleye devam ettiler ve sonunda kurtuldum. O an çok korktum, ölecekmiş gibi hissettim. Panik yaptıkça kalbim daha hızlı çarpıyordu. Öğretmenlerime çok teşekkür ediyorum."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Vali Tavlı: "Ne yaparsak yapalım aziz şehitlerimize şükran borcumuzu layıkıyla ödeyemeyiz" Samsun Valisi Orhan Tavlı, "Ne yaparsak yapalım aziz şehitlerimize şükran borcumuzu layıkıyla ödeyemeyiz" dedi. Vali Orhan Tavlı, eşi Ayşe Tavlı, AK Parti Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı, Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar, eşi Şule Altınpınar ve ilçe protokol üyeleriyle birlikte; Bafra Kaymakamlığı tarafından düzenlenen iftar programında Türkiye Muharip Gaziler Derneği Bafra Temsilcisi Rahmi Şahin, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Bafra Şube Başkanı Arife Gülal, Bafra Şehit Aileleri ve Gaziler Dayanışma Derneği Başkanı Mümine Ersin, şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi. Orhan Tavlı, iftar programında yaptığı konuşmada, "Yüce Türk Milleti, aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin emanetini muhafaza ederek, milli ve manevi değerlerimizden aldığı güçle her bakımdan müreffeh bir Türkiye Cumhuriyeti hedefine ulaşmak; Samsun’dan Ankara’ya, Edirne’den Kars’a, İzmir’den Van’a, Rize’den Diyarbakır’a, Hakkari’den İstanbul’a, Hatay’dan Ordu’ya birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu içerisinde, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için hep birlikte çalışmaya gayret ediyor. Bizim inancımızda ve kültürümüzde şehitlik ve gazilik mertebeleri çok önemli olduğu gibi aynı şekilde şehit yakını olmak da büyük bir gurur ve iftihar vesilesidir. Aziz şehitlerimizin, kıymetli şehit yakınlarımızın ve kahraman gazilerimizin aziz milletimizin kalbindeki müstesna yerleri elbette her zaman her türlü takdirin ve övgünün katbekat üzerindedir. Ne yaparsak yapalım, şehadet şerbeti içerek mertebelerin en yükseğine erişen aziz şehitlerimize şükran borcumuzu layıkıyla ödeyemeyiz. Aynı şekilde gazilik payesini kuşanarak, aziz milletimizin gönlündeki en büyük rütbelerden birine nail olan kahraman gazilerimize de minnettarlığımızı hakkıyla ifade edemez, sizlerin hakkınızı hiçbir zaman ödeyemeyiz" diye konuştu. Şehit aileleri ve gazilerin her zaman baş tacı olduğunun altını çizen Vali Tavlı, "Ancak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da millet olarak aziz şehitlerimizin emanetlerini ve uğruna fedayı can eyledikleri değerleri baş tacı etmeyi samimiyetle sürdüreceğimizi, sizleri daima bağrımıza basmaya devam edeceğimizi her fırsatta olduğu gibi bir kez daha huzurlarınızda özellikle ifade ederek, şükranlarımı da sizlere arz ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; Cumhuriyet’imizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kıymetli mensuplarını, Gazi milletvekillerimizi, ordumuzun kahraman askerlerini, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, Kurtuluş Savaşı’nda, Kore’de, Kıbrıs’ta, Pençe Kilit, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı gibi tüm harekatlarda, yurt içi ve sınır ötesi terörle mücadele operasyonlarında ve 15 Temmuz’da istiklalimiz ve istikbalimiz uğruna gözlerini kırpmadan şehadete koşan aziz şehitlerimizi, İstiklal Madalyalı Samsun Mavnacılar Loncası’nın yiğit ve kahraman evlatlarını, Samsunlu Milli Mücadele kahramanlarımızı ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi sonsuz minnet, şükran ve rahmetle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet, makamları âli olsun inşallah. Hayatta olan kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyor; sağlık, afiyet ve huzur dolu uzun ömürler diliyorum. Samsun’umuz, aziz milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olması, barış, huzur ve esenlik getirmesi temennisiyle on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’inizi can-ı gönülden tebrik ediyorum. Cenab-ı Allah’ım tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul eylesin inşallah. Cenab-ı Allah’ım sağlık, huzur ve afiyetle Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğu gibi bizleri bayrama da kavuştursun inşallah. Cenab-ı Allah’ım birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi daim eylesin; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin ve Aziz milletimizin yar ve yardımcısı olsun inşallah. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" şeklinde konuştu.
Uşak Uşak Belediyesi personeli, hasta iki kardeş için harekete geçti Uşak Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli, DMD hastası olan Can ve Berat Kozak kardeşler için duygulandıran bir yardım kampanyası başlattı. Hizmet İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras öncülüğünde hayata geçirilen kampanya, Uşak halkının vicdanına ve dayanışma ruhuna seslendi. DMD hastası olan Can ve Berat Kozak’ın anneleri Sibel Kozak’ın dokuz aydır İsmetpaşa Caddesi’nde yaptığı çağrılar nihayet karşılık buldu. Belediye çalışanları adına kamuoyuna açıklamada bulunan Hizmet İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras, toplumsal yardımlaşma kültürüne dikkat çekerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Toplumun geçmişten bugüne uzanan dayanışma mirasına vurgu yapan Aras, ihtiyaç sahiplerine destek olmanın ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Aras, kampanyanın büyük bağışlardan ziyade küçük ama sürekli desteklerle başarıya ulaşabileceğini belirterek, "İçmesem de olur diyebileceğiniz bir bardak kahve, almasan da olur diyebileceğiniz bir paket sigara, takmasan da olur diyebileceğiniz küçük bir takı Bunların her biri Can ve Berat için bir damla olacak" sözleriyle çağrıda bulundu. İsmetpaşa Caddesi’nde aylardır süren yardım arayışını hatırlatan Aras, tüm Uşaklıları kampanyaya katkı sunmaya davet etti. Açıklamada söz alan anne Sibel Kozak ise yaşadığı süreci duygusal ifadelerle anlattı. Dokuz aydır iki evladı için mücadele ettiğini dile getiren Kozak, kampanyanın hayata geçirilmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti ve Ramazan ayının dayanışma ruhuna dikkat çekti. "Bu Ramazan Can ve Berat’ı inşallah tedaviye gönderelim. Hep beraber vereceğiniz fitre iki evladıma umut olur musun?" ifadeleriyle destek isteyen anne, kampanyanın başarıya ulaşmasının Uşak halkının katkısıyla mümkün olacağını belirtti. "Sizler olmadan bu mücadeleyi kazanamayız" diyerek çağrısını yineleyen Kozak, destek veren ve dua eden herkese teşekkür ederek açıklamasını tamamladı.