EĞİTİM - 05 Ocak 2026 Pazartesi 12:02

Isparta’da komandolar mezun oldu, aileler gurur ve duygu dolu anlar yaşadı

A
A
A
Isparta’da komandolar mezun oldu, aileler gurur ve duygu dolu anlar yaşadı

Isparta’da 40’ıncı Komando Eğitim Tugay Komutanlığı’nda düzenlenen törende Uzman Erbaş, Sözleşmeli Er ve statü geçişi yapan personel mezuniyet sevinci yaşarken, aileler evlatlarını gururla izledi.


2025-2-5’inci Dönem Uzman Erbaş KTK, 76’ncı Dönem Sözleşmeli Er ve 2025-9’uncu Dönem Statü Geçişi Uzman Erbaş Mezuniyet Töreni, 2 Ocak Cuma günü saat 11.00’da Isparta 40’ıncı Komando Eğitim Tugay Komutanlığı’nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, mezun olan Uzman Erbaşlar ve Sözleşmeli Erler adına konuşma yapıldı. Program kapsamında bere takma merasimi icra edilirken, dönem birincileri tarafından yaş kütüğüne dönem plaketi çakıldı. Dereceye giren personele rütbe ve bröveleri takılarak belge ve hediyeleri verildi.


"Sorumluluğunuz ağır, göreviniz kutsal"


Törende konuşan 40’ıncı Komando Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Merdin Kışkan, mezun olan personele hitaben yaptığı konuşmada, "Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesi olan kahraman Türk ordusunun birer neferi olarak bugün aramızdan ayrılıyorsunuz. Sizleri buradan uğurlarken, Türk Silahlı Kuvvetlerine yeni niteliklerle donatılmış personel yetiştirmenin gurur ve mutluluğunu 40’ıncı Komando Eğitim Tugay Komutanlığı ailesi olarak yüreklerimizde hissediyoruz. Zorlu bir eğitim sürecini başarıyla tamamlamış olmanın haklı gururunu gözlerinizdeki ateşten anlıyorum. Unutmayınız ki bu ateş, düşmana korku, dosta ise güven vermektedir. Burada aldığınız eğitimler yalnızca bir başlangıçtır. Asıl olan, bu eğitimleri arazi şartlarında uygulayabilmek ve astlarınızı da bu doğrultuda yetiştirebilmektir. Sizler, dünyanın hiçbir ordusunda eşi bulunmayan; saf, temiz ve vatan sevgisiyle dolu bir milletin bağrından kopup gelen, vatanı için canını vermeye hazır kahraman komandolarsınız. Unutmayınız ki sorumluluğunuz çok ağır, göreviniz ise son derece meşakkatli olacaktır. Ancak aldığınız bu eğitimlerle tüm bu zorlukların üstesinden geleceğinize olan inancım tamdır. Kıymetli silah arkadaşlarım; bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, başta ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, sizlere görevlerinizde başarılar diliyorum. Kahraman komandolar, yolunuz ve bahtınız açık olsun" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından Türkiye Yüzyılı Marşı okundu, dağcılık gösterisi gerçekleştirildi. Komando Andı’nın okunması ve tören geçişinin ardından program sona erdi.


"13 yaşından beri asker olma hayali gerçeğe dönüştü"


Mezuniyet töreni boyunca aileler, evlatlarını büyük bir gururla izledi. Törenin ardından mezun olan Uzman Erbaşlar ve Sözleşmeli Erler aileleriyle bir araya gelerek hatıra fotoğrafları çektirdi. Uzun süren hasretin sona erdiği törende duygu dolu anlar yaşanırken, oğlu da mezun olan Fatih Yazar, yaşadığı gururu, "Bizim için çok gururlu bir gün. Allah tüm Müslüman evlatlarına bu kutsal görevi nasip etsin. Yapılan her şey Türkiye ve vatanımız için. Bugün çok mutluyuz, evladımızın mezuniyetine katıldık. Komutanlarımız da bizlere çok yardımcı oldu. Mezuniyet töreninin ardından oğlum, burada nişanlısına evlenme teklif etti ve yüzük taktı. Bu da bizim için ayrı bir sevinç oldu. Böyle anlar askerimize de büyük moral oluyor. Çok memnunuz. Biz Denizli’den geldik. Oğlum acemi birliğini de burada yaptı, rütbesini de burada aldı. Zaten 13 yaşından beri asker olmak hayaliydi. Bugün bu hayalini gerçekleştirdi. Onunla gurur duyuyorum" sözleriyle anlattı.


"Evladımızla gurur duyuyoruz, bu an bizim için çok anlamlı"


Bu törenin kendisi için de ayrı bir gurur olduğunu söyleyen Songül Yazar, "Zaten oğlumuzla her zaman gurur duyuyoruz. İkinci kez mezun olması bizim için çok anlamlı. Allah vatanımızdaki tüm gençlerimize böyle güzel, ülkemize hayırlı yollarda ilerlemeyi nasip etsin. Evlatlarımızın vatan için çalışması ve mücadele etmesi bizler için en büyük sevinç kaynağı. Oğlumun nişanlısına evlenme teklif etmesi bizi ayrıca mutlu etti ve bizim için güzel bir sürpriz oldu. Mezuniyet töreniyle aynı güne denk gelmesi ise bu anı daha da gurur verici hale getirdi" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valiliği’nden Resul Emre Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklama İstanbul Valiliği, İBB’ye yönelik ’Yolsuzluk’ davası kapsamında görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada, "Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" açıklamasında bulunuldu. "Doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir. İddialara konu edilen meselenin seyri ve gerçekliği ise şu şekildedir: Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan bahse konu arsa, Bulgar Vakfı’na aittir. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır. Şişli Belediyesi, avam projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını ’bilmediğimiz bir sebepten dolayı’ 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiş; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesi’nin keyfî uygulamaları hakkında şikâyetçi olmuştur. İçişleri Bakanlığı, yapılan şikâyet üzerine konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir. Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Valimiz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de, soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfı’nın her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir. Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı bir ’Özel Proje Alanı’ kapsamında, ruhsat ya da diğer işlemlerle ilgili bir ilçe belediyesinin idari tasarrufta bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek sözde ’çevreci direniş’ sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır. Valimiz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.