ÇEVRE - 24 Şubat 2026 Salı 10:18

Eğirdir’de yağış bereketi: Bahçeler göle çevirdi

A
A
A
Eğirdir’de yağış bereketi: Bahçeler göle çevirdi

Türkiye’nin elma üretiminde ilk sıralarda yer alan Isparta’nın Eğirdir ilçesinde, son haftalarda etkili olan yoğun yağışların ardından elma bahçeleri sular altında kaldı. Bölgede bulunan bazı köylerde elma ağaçlarının gövdelerine kadar suyla kaplandığı görüldü. Bu yıl yağışların sevindirici olduğunu belirten İl Genel Meclisi Üyesi ve aynı zamanda üretici Abdurahman Sinap ise, "Ağaçlarımız suya doydu. Bu manzarayı görünce çocuklar gibi sevindik" dedi.


Türkiye’nin önemli elma üretim merkezlerinden biri olan Eğirdir’de aralıksız devam eden yağışlar tarım arazilerini etkiledi. Boğazova bölgesindeki köylerde bulunan elma bahçelerinde su seviyesinin ağaç gövdelerine kadar yükseldiği gözlendi. Geçtiğimiz yıl kuraklıkla mücadele eden ve bahçelerini sulayabilmek için tankerlerle su taşımak zorunda kalan üreticiler, bu yıl yağan yağmurlarla rahat bir nefes aldı. Eğirdir’in kaliteli elmalarının yetiştirildiği Boğazova köylerinde, geçen yaz su sıkıntısı nedeniyle çiftçilerin yoğun mesai yaptığı ve bahçelerini ayakta tutabilmek için çeşitli önlemler aldığı belirtildi.


Elma üretiminde yağış sevinci


Eğirdir İl Genel Meclisi Üyesi Abdurrahman Sinap, Türkiye’nin yaklaşık yüzde 30-35’lik elma rekoltesinin karşılandığı Eğirdir’de bu yıl yağışların sevindirici olduğunu söyledi. Sinap, "Geçen yıl kuraklıkla mücadele eden Serpil ve Erbil köylerimiz büyük sıkıntılar yaşadı. Annelerimiz, babalarımız, çiftçilerimiz su bulmakta zorlandı. Tarlalara su taşımak için büyük çaba harcandı. Ancak bu yıl Allah’ın rahmetiyle yaklaşık 20 gündür aralıksız ve bereketli yağışlar alıyoruz. Ağaçlarımız suya doydu. Bu manzarayı görünce çocuklar gibi seviniyoruz" dedi.


Geçen yıl kuraklık, bu yıl su bolluğu


20 Temmuz’da kanallarda bir damla su olmadığını hatırlatan Sinap, bugün ise kanalların dolu olduğunu ifade etti. Sinap, "Geçen yıl büyük bir kuraklık vardı. Şimdi ise suyun bolluğunu yaşıyoruz. İnşallah bu yıl aynı sıkıntıları tekrar yaşamayız" diye konuştu.


Kapalı sulama sistemi çağrısı


Tarım ve Orman Bakanlığı’na 24 kilometrelik alanın kapalı sulama sistemine geçirilmesi yönünde proje sunduklarını belirten Sinap, kapalı sisteme geçilmesi halinde akan suyun güneş enerjisiyle tekrar Eğirdir Gölü’ne iade edilebileceğini söyledi. Sinap, "Böylece hem su israfı önlenir hem de çiftçimiz su sıkıntısı yaşamaz. Artık vahşi sulamayı bırakmamız gerekiyor. Vahşi sulama hem göle zarar veriyor hem de ağaçların ömrünü kısaltıyor. Tarım İl Müdürlüklerimizin vereceği eğitimlerle çiftçilerimizin tamamı modern sulama sistemine geçerse hem su tasarrufu sağlanır hem de verim artar. Bu konuda herkesin duyarlı olmasını bekliyoruz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi. ’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’ İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı. ’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’ Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu. ’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’ Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi. ’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’ Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu. Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.