SPOR - 10 Nisan 2026 Cuma 09:53

Babasının desteğiyle başladı, 14 yaşında Türkiye şampiyonluğuna uzandı

A
A
A
Babasının desteğiyle başladı, 14 yaşında Türkiye şampiyonluğuna uzandı

Antalya’da gerçekleştirilen Türkiye Karate Şampiyonası’nda 14 yaşındaki Mukaddes Feyza Yükselmiş, üstün performansıyla zirveye çıkarak Türkiye şampiyonu oldu. 7 yaşından beri karateyle ilgilendiğini söyleyen Yükselmiş, "En büyük hayalim Avrupa ve dünya şampiyonu olarak Türk bayrağımızı dalgalandırmak" dedi.


Antalya’nın Kemer ilçesinde bulunan Daima Biz Spor Salonu’nda, 24-29 Mart 2026 tarihleri arasında Yeşilay Metin Demir Minikler ve Yıldızlar Türkiye Karate Şampiyonası gerçekleştirildi. Şampiyonaya 59 ilden 468 kulübe bağlı toplam 5 bin 130 sporcu katılım sağladı. Yarışmada 14 yaşındaki Mukaddes Feyza Yükselmiş, gösterdiği üstün performansla Türkiye birincisi olmayı başardı. Yükselmiş, daha önce iki kez Türkiye üçüncülüğü elde ederken, uluslararası Boğaziçi Turnuvası’nda ise ikinci olarak dikkatleri üzerine çekmişti. Elde ettiği son şampiyonlukla birlikte yükselen grafiğini sürdüren genç sporcu, gelecekte uluslararası arenada da önemli dereceler hedefliyor.



Mukaddes Feyza Yükselmiş: "Babamın bizi buraya getirmesiyle başladım"


14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi Mukaddes Feyza Yükselmiş, yaklaşık 7 yıldır karate sporuyla profesyonel olarak ilgilendiğini belirterek, "Babamın bizi buraya getirmesiyle başladım. Öncelikle yavaş yavaş antrenmanlara geldim. Ardından babam bana ’Gerçekten bu sporu yapmak istediğine emin misin?’ diye sordu. Ben de ’Seve seve yaparım’ dedim. Bu ortamı zaten en başından beri çok sevmiştim" dedi.



"Aylardır o anı bekliyordum"


Şampiyonluğu elde etmeden önce iki kez Türkiye üçüncülüğü ve uluslararası Boğaziçi Turnuvası’nda ikinci olduğunu dile getiren Yükselmiş, "Öncelikle aşama aşama gittim, final maçını baştan düşünmedim. Önce ilk tur, sonra ikinci tur, üçüncü tur ve dördüncü turu geçtim. En son final maçına çok odaklandım ve aylardır o anı bekliyordum" şeklinde konuştu.



"Bir amaç uğruna bu kadar çalışmak gerçekten zorlayıcıydı"


Tataminin yerden yüksek olduğundan kaynaklı denge kaybı yaşayabileceğinden tedirgin olduğunu ifade eden Mukaddes Feyza Yükselmiş, "Tatami yerden yüksekti biraz korkmuştum, denge kaybı yapabilirim diye düşündüm. Ama maçta soğukkanlılığımı koruyarak denge kaybı yapmadan başarılı bir şekilde tamamladım. O an heyecanım biraz daha geçti. Maçın ardından önce Kadir hocama sarıldım, ardından babama ve aileme. Yenilip sonrasında tekrar antrenmanlara dönüp hiçbir şey olmamış gibi devam etmek ve bir amaç uğruna bu kadar çalışmak gerçekten zorlayıcıydı. En büyük hayalim Avrupa ve dünya şampiyonu olarak Türk bayrağımızı dalgalandırmak" ifadelerini kullandı.



Kadir Karakaş: "Kız çocuklarımıza da örnek olmasını istiyorum"


Isparta Karate İl Temsilcisi antrenör Kadir Karakaş, Mukaddes Feyza Yükselmiş ile 2019 yılında tanıştığını aktararak, "Mukaddes Feyza benim için çok farklı bir sporcu. Yetişme sürecini birebir gözlemlediğim analizini yaptığım, benim için yeri farklı olan bir sporcum. Mukaddes Feyza’nın görünen ve birde görünmeyen tarafı vardır. Aslında görünmeyen tarafı görünenden daha fazladır. Onun içinde çok müthiş bir sabır, sessizliğinin altında çok ciddi bir savaşçı vardır. Mesela Mukaddes’e dışarıdan baktığınızda bir savaşçı gibi asla görünmez. Çok sessizdir, çok naiftir. Ama aslında içinde büyük bir savaşçı vardır. Sabırlı bir savaşçı vardır, bekler. Zamanını bekler, çalışır, antrenman yapar. O yüzden Mukaddes benim için sabrın bir simgesidir. Onu ben sabrıyla ve sefahatiyle tanıdım. Yenildiğinde bile ertesi gün tekrar antrenmana gelip hiçbir şey olmamış gibi tekrar antrenman yaptığımız bir sporcumdur. Şu an gelmiş olduğu noktadan çok memnunum. Aynı zamanda LGS’ye hazırlanıyor. LGS sürecinde satrançla da çalışmalarını devam ettirerek, birçok sosyal aktivitesini aksatmadı. Bunun yanında antrenmanlarını da aksatmadı. Bu konuda ailemizin çok büyük desteği var. Müsabakalarda yendik, yenildik. Hiç kötü bir şey demediler. Sadece çocuklarının sürecine odaklandılar. Rabbim Avrupa, dünya şampiyonluğu nasip etsin diliyorum. Kız çocuklarımıza da örnek olmasını istiyorum" değerlendirmesinde bulundu.



Babasının desteğiyle başladı, 14 yaşında Türkiye şampiyonluğuna uzandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Yıkılmaya çalışılan bina sebebi ile zarar görenler artıyor Eskişehir’de kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı süren binanın yanındaki apartmanda bulunan bir evin mutfak duvarı yıkılıp başka bir odanın camları kırılırken, evde kiracı olarak oturan sahibi Dilara Nur Tuna, büyük korku yaşadıklarını anlattı. Duvarın yıkıldığı esnada içeride bulunan Dilara Nur Tuna ve ablası, deprem olduğunu düşünerek korkup aşağıya indiklerini anlattı. Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi üzerinde bulunan 8 katlı bir binanın kentsel dönüşüm kapsamındaki, çevresindeki birçok binaya zarar verdi. Yıkım esnasında dün bir dükkânın duvarı yıkılmış, esnaf duruma tepki göstermişti. Devam eden çalışmalar sırasında yıkımın gerçekleştirildiği binanın yanındaki apartmanda bulunan bir evin de mutfak duvarı, yatak odasının camları ve alt komşusunun balkon duvarı kepçe darbeleri ile yıkıldı. Duvarın yıkıldığı esnada içerde bulunan Dilara Nur Tuna ve ablası, deprem olduğunu düşünerek aşağıya korkarak indi. Çalışanlara duvarı göstererek tepki gösteren abla kardeş, yıkımın başından beri evlerinin sallandığını, şimdi evsiz kaldıklarını anlattı. "Ev resmen deprem oluyormuş gibi, beşik gibi sallanıyordu" Kirada oturduğu evin duvarı yıkılan Dilara Nur Tuna, "Olay anında aslında mutfaktaydım. Sonra bir anda çok değişik sesler gelmeye başladı. Korktum ve arka odaya, ablamın yanına koştum. Ablama içeriden çok acayip sesler geldiğini söyledim, ama ablam pek ciddiye almadı. Sürekli ses geliyordu, ev sürekli sallanıyordu ve biz artık bu duruma alışmıştık. Ancak ben sesler kesilmeyince buraya geri gelmeye korktum. Bir süre sonra ortalık biraz durulur gibi olunca tekrar mutfağa girdim. Girdiğimde üst tarafın bu şekilde yıkılmış olduğunu gördüm. Tabii o an çok korktum, hemen aşağı indim çünkü evin yıkıldığını sandım. Aşağı indiğimde sesler hala devam ediyordu. Muhtemelen yukarıda bir şeyler olmaya devam ediyordu. Biz aşağıdan seslendik, bağırdık, sonunda bizi duydular. Daha sonra görevlilerle birlikte hep beraber yukarı çıktık. Mutfak tam olarak bu haldeydi. Aslında biz evden çıkarken mutfak bu kadar kötü durumda değildi, olay devam ettiği için sonradan bu hale gelmiş. Sarsıntıdan dolayı muhtemelen yıkılmış. Ev resmen deprem oluyormuş gibi, beşik gibi sallanıyordu. Zaten sürekli bir sallantı vardı, ama bu seferki seslerle birleşince çok daha korkutucu oldu. Bu durum ayın 6’sından beri, yani başladığından beri bu şekilde devam ediyor. Yetkililerle görüştüğümüzde, onlar da böyle bir şeyin başlarına geleceğini bilmediklerini ve durumun kendileri için de şok edici olduğunu söylediler. Masrafları karşılayacaklarını belirttiler. Şu an için bekleyişimiz sürüyor" dedi. "Ayın 6’sından beri süren bu korku dolu bekleyişin bir an önce son bulmasını istiyoruz" Konuyla alakalı Dilara’nın anneannesi Şenel Ünder ise, "Bizi evimizden çıkardılar, dışarıda beklettiler, ama hiçbir bilgi vermediler. Sürekli bir belirsizlik içindeydik. ’Şimdi gireceksiniz, birazdan gireceksiniz’ diyerek bizi oyaladılar. Ancak her geçen dakika sarsıntılar daha da şiddetlendi ve korkumuz arttı. Kimse gelip net bir açıklama yapmadı, ne olacağını söylemedi. Kızım içeride o sesleri duyup korkuyla yanımıza geldiğinde durumu anladık. Mutfak tavanı resmen yarılmıştı. O an binanın çökeceğini düşündük. Kendimizi dışarı attık ama yetkililerin tavrı bizi daha çok üzdü. Biz burada can güvenliğimizden endişe ederken, bize sadece ’bekleyin’ denildi. Yetkililerle konuştuğumuzda ise olayın boyutunu tam olarak kavrayamadıklarını hissettik. ’Hallederiz, bakarız’ tarzı yaklaşımlar bizi tatmin etmiyor. Burada sadece bir ev hasar görmedi, bizim huzurumuz ve güvenliğimiz de yok oldu. Ayın 6’sından beri süren bu korku dolu bekleyişin bir an önce son bulmasını ve evimizin, hayatımızın eski haline dönmesini istiyoruz. Masrafları karşılayacaklarını söylüyorlar, ama bu psikolojik yıkımı nasıl karşılayacaklar, onu bilmiyoruz" diye duruma tepki gösterdi.
Manisa Parkinson’da erken tanı hayat değiştiriyor Manisa Şehir Hastanesi’nde, Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, Parkinson hastalığının belirtileri ve erken tanının önemi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Manisa Şehir Hastanesi’nde Dünya Parkinson Hastalığı Günü dolayısıyla düzenlenen bilgilendirme etkinliğinde, Nöroloji Hekimi Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz vatandaşlara Parkinson hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Parkinson hastalığının, beyinde dopamin üreten hücrelerin zamanla azalmasıyla ortaya çıkan ilerleyici bir nörolojik hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, hastalığın en sık görülen belirtilerinin titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertlik ve denge problemleri olduğunu ifade etti. Hastalığın yalnızca bu belirtilerle sınırlı olmadığını vurgulayan Göz, "Uyku sorunları, depresyon ve koku kaybı gibi farklı belirtiler de Parkinson hastalığında görülebilmektedir." dedi. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisi bulunmadığını ancak doğru tedavi ve destekleyici yaklaşımlarla hastalığın etkilerinin kontrol altına alınabildiğini belirten Göz, ilaç tedavileri, düzenli egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemelerinin hastaların yaşam kalitesini artırdığını kaydetti. Erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, "Erken tanı, düzenli takip ve güçlü bir sosyal destek, Parkinson ile yaşayan bireylerin hayatında büyük fark oluşturur. Bugün, onların yanında olduğumuzu hissettirelim." ifadelerini kullandı.