EKONOMİ - 20 Ağustos 2025 Çarşamba 15:14

Zengezur Koridoru’nda tarihi adım

A
A
A
Zengezur Koridoru’nda tarihi adım

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı’nın temelinin 22 Ağustos Cuma günü atılacağını duyurdu. Bakan Uraloğlu, 224 kilometrelik hattın Zengezur Koridoru’nun önemli bir parçası olduğunu belirterek "Zengezur Koridoru’nun işlerlik kazanmasıyla birlikte Pekin’den Londra’ya kadar uzanan doğu-batı hattı daha verimli işleyecek" dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin doğusunda yük ve yolcu taşımacılığını güçlendirecek Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı’nın temelinin 22 Ağustos Cuma günü atılacağını duyurdu. Bakan Uraloğlu, hattın hem Türkiye’nin lojistik kapasitesini artıracağını hem de Asya’ya uzanan ticaret yollarında ülkenin jeostratejik güven adası olma özelliğini perçinleyeceğini söyledi.



Yıllık 5,5 milyon yolcu, 15 milyon ton yük taşıma kapasitesi


Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde proje için 2,4 milyar avroluk dış finansman sağlandığını hatırlatan Uraloğlu "Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolunu, 224 kilometre uzunluğunda, çift hatlı, elektrifikasyonlu ve sinyalizasyonlu inşa edeceğiz. Hattımız yılda 5,5 milyon yolcu ve 15 milyon ton yük taşıma kapasitesine sahip olacak. Projede 5 tünel, 19 aç-kapa tüneli, 3 viyadük, 10 köprü, 144 altgeçit, 27 üstgeçit ve 480 menfez yer alacak" açıklamasında bulundu.



Zengezur Koridoru’nun önemli parçası olacak


Temel atılacak hattın Azerbaycan ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasındaki bağlantıyı sağlayacak Zengezur Koridoru’nun önemli bir parçası olduğunu belirten Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu hat sayesinde Türkiye ile Azerbaycan arasında kesintisiz yeni bir demiryolu bağlantısı daha sağlanacak. Aynı zamanda Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun üretim potansiyeli dış pazarlara daha hızlı ulaşacak, Akdeniz’in turizm potansiyeli artacak. Ayrıca bu hat; Trans-Hazar ve Kuzey-Güney koridorlarını güçlendirerek Avrasya’nın tedarik ve lojistik ağlarını kuvvetlendirecek, Türkiye’yi bölgesel işbirliğinin merkezine yerleştirecek. Güney Kafkasya’daki ekonomik işbirliğini artıracak Zengezur Koridoru’nun işlerlik kazanmasıyla birlikte Pekin’den Londra’ya kadar uzanan Doğu-Batı hattı daha verimli işleyecek. Orta Koridor’un demiryolu ve karayolu yük taşıma kapasitesi artacak."



Zengezur Koridoru’nda tarihi adım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Okul öncesi gelişim, ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçiyor İstanbul Arel Üniversitesi tarafından düzenlenen "Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Çocuk Gelişimci Olmak" başlıklı çalıştay, ArelTekmer’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Arel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersin Göse’nin yaptığı çalıştaya, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dedeoğlu Demir, Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Prof. Dr. Hale Dere Çiftçi’nin yanı sıra farklı üniversitelerden akademisyenler ile anaokulu öğretmenleri ve kurum yöneticileri katıldı. Alanında uzman isimleri bir araya getiren çalıştayda, okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan çocuk gelişimcilerin rolü, sorumlulukları ve çalışma alanlarına ilişkin önemli konular ele alındı. Katılımcılar, çocuk gelişimcilerin okul öncesi eğitim sistemindeki yerinin güçlendirilmesi ve mesleki uygulamaların daha etkin hale getirilmesi için görüş alışverişinde bulunarak öneriler sundu. "Okul öncesi gelişim, ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçiyor" Projenin yürütücüsü, Arel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hale Dere Çiftçi, "Projemizde biz çocuk gelişimcilerin okul öncesi eğitim kurumlarında aktif çalışması ve okul öncesi öğretmenleriyle iş birliği yaparak çocukların gelişimini desteklemesine yönelik. Okul öncesi dönemdeki gelişim, çocukların gelişimsel düzeylerinin belirlenmesi, sonraki dönemde ortaya çıkabilecek gelişimsel gerilikler açısından çok önemli. Çünkü okul öncesi eğitim, kişiliğin temellerinin atıldığı dönemdir. Biz de bunun için bir okulumuzda ilk başta pilot uygulama olarak başladık. Bu okuldaki aileleri izin veren çocuklara gelişimsel tarama yaptık. Gelişimsel desteğe ihtiyacı olan çocukları belirledik. Ve bu çocuklara bireysel ya da küçük gruplar halinde desteklenmesi gereken gelişimine bağlı olarak eğitimler verdik. Bu eğitimler sonucunda gelişimlerini tekrar değerlendirdik. Bu alanlarda ne kadar ilerleme kaydettiklerini belirledik. Yaptığımız uygulamalar sonucunda çocukların, tipik gelişim gösteren akranlarıyla aynı düzeye ulaştığını gözlemledik" dedi. 8 hafta gibi kısa bir sürede bile olumlu sonuçların yansıdığını belirten Prof. Dr. Hale Dere Çiftçi, "Okul öncesi dönemde gelişim çok hızlıdır. Desteklendiği zaman çok hızlı bir şekilde ileriye doğru gidebilir. Desteklenmediği zaman gerileme olabilir. Bu çocukları yakalayıp destek verdiğimizde ileride ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçebiliyoruz. Asıl uygulama sonucunda da yaptığımız uygulamaların etkili olduğunu gözlemledik" ifadelerini kullandı. "Çocuk gelişimcilerin bu yaş grubuna sağlayacağı fayda çok önemli" Mustafa Pars Anaokulu Müdürü Birgül Berna Uysal ise, çocuk gelişimcilerin okul öncesi dönemdeki önemini vurgulayarak, "Çocuk gelişimcilerin okul öncesinde ne tür yetkinliklerini kanalize edebileceklerine ve alana ne kadar fayda sağlayacaklarına vakıf olduğum için, bu projede bizi seçmelerinden dolayı çok heyecanlandım. Projede asıl amaç okul öncesi biriminde olan 3-6 yaş çocuklarının gelişim değerlendirmelerinin gözlemlenmesi, erken müdahaleye ihtiyaç duyan çocuk varsa o çocukların doğru kanalize edilmesi ve tipik gelişen çocuk seviyesine yeniden eriştirilebilmesi. Projenin amacının içinde öğretmenlerle etkileşimli olarak çalışmak var. Çocuklara bir fiil dokunabilmek ve onların gelişimlerini desteklemek var. Aileleri bu konuda bilinçlendirmek ve doğru yönlendirmek var. Okul öncesi eğitim, 3-6 yaş çağı çok kıymetli. Çünkü bireysel gelişimin yetişkinlikte nasıl sergileneceği bu yaş grubunda belli oluyor. Sorumluluklarını alma, gelişimlerini sosyal duygusal olarak ifade edebilme becerilerini kazandıkları yaş grubu bu grup. Bu yaş grubu hiçbir şekilde göz ardı edilemeyecek bir yaş grubu. O yüzden biz de bu projenin uygulanması çok önemli ve çok da değerli" ifadelerini kullandı.
Samsun Balkan Türkleri Derneği Genel Kurulu: Adem Tuğral güven tazeledi Samsun Balkan Türkleri Derneği 20. Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Adem Tuğral, 2’inci kez başkan seçildi. Samsun Müzesi Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Genel kurulda tek aday olan Başkan Adem Tuğral, yeniden başkan seçilerek güven tazeledi. Genel kurul saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Ardından Yeniden Refah Partisi Samsun İl Başkan Yardımcısı Engin Ak, İYİ Parti Samsun İl Başkanı Hasan Aksoy ve CHP Samsun Milletvekili Murat Çan selamlama konuşmaları gerçekleştirdi. Ardından yapılan oylama ile divan heyetine Emin Sipahi başkanlığında Esra Aydoğdu, Erdoğan Şenol, Hüseyin Genç ve Aysun Yıldırım getirildi. Daha sonra faaliyet raporu ve gelir gider hesabı okunup onaylandı. Mevcut Başkan Adem Tuğral’ın konuşması sonrası seçim işlemine geçildi. Yapılan seçime tek aday olarak katılan Adem Tuğral güven tazeleyerek 2’inci kez başkan seçildi. Tuğral’ın yönetim kurulu asil üyeleri ise Ayhan Abacı, Sibel Arı, Harun Kordel, Engin Gök, Gökhan Göksu, Tarık Bozal, Emre Yılmaz, Doç. Dr. Esen Ersoy, Yüksel Çınar ve İbrahim Elmas’tan oluştu. Adem Tuğral seçim sonrası yaptığı açıklamada, "Bugün derneğimizin 39. yılındaki 20. genel kurulunu yaptık. Yani önümüzdeki ayın 7’sinde derneğimizin de kuruluş yıl dönümü. Bu sene genel kurulumuz böyle aynı haftaya denk geldi. Derneğimiz Samsun’un en önemli derneklerinden birisi. Kültürel faaliyetler ve üyelerimizle olan iletişimi sağlamak için kurulmuş bir dernektir. Bizim dönemimizde de bu iletişimi daha üst seviyelere çıkartarak, kültürümüzü ilimizde daha fazla yaşatarak devam ettik. İnşallah bundan sonraki iki yıllık dönemde de bu faaliyetlerimizi arttırarak sosyal sorumluluk projeleri olsun, kültürel faaliyetler olsun, üyelerimize yönelik farklı çalışmalar olsun, bunların sayısını arttırarak devam etmek istiyoruz. Kongremize katılan önceki dönem başkanlarımıza, siyasi parti temsilcilerimize, sayın milletvekilimize, üyelerimize ve yönetim listemizdeki bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bundan sonraki çalışmalarda inşallah hep beraber devam edeceğiz" dedi.
Mersin Mersin’de Frankofon Film Festivaline yoğun ilgi Mersin’de, Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Sinema Ofisi ev sahipliğinde, Fransız Kültür Merkezi iş birliğiyle bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Frankofon Film Festivali, 3-5 Nisan tarihleri arasında sanat dolu anlara sahne oldu. Türkiye’de yalnızca 19 ilde gerçekleştirilen festival kapsamında, Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Belleği Ofisinin tarihi binasında günde üç farklı seansta film gösterimleri yapıldı. Fransız sinemasının öne çıkan yapımlarını Mersinli izleyicilerle buluşturan etkinlik, kentte sanat rüzgârı estirdi. Festival kapsamında ’Quelques Jours Pas Plus’, ’Tout le Monde Aime Jeanne’ ve ’Les Parapluies de Cherbourg’ filmleri gösterildi. Farklı temaları işleyen yapımlar, izleyicilere hem duygusal hem eğlenceli hem de düşündürücü bir sinema deneyimi sundu. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığında Kent Katılımı ve Sivil Toplumla İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, Frankofon Film Festivalinin Fransızca konuşan ülkelerde çekilmiş seçkin yapımları izleyiciyle buluşturduğunu belirterek, "Festival bu yıl 19 farklı şehirde yaklaşık 30 farklı mekanda sanatseverlerle buluştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak Frankofon Film Festivaline ev sahipliği yapıyor olmaktan mutluyuz. Bu yıl etkinliğin Mersin Kent Belleği Ofisinin tarihi binasında gerçekleşmesi de bizim için ayrıca memnuniyet verici" dedi. SözYüzü Sanat ve Edebiyat Derneği yöneticisi Erdal Dalgıç ise festivalin kente önemli katkı sunduğunu belirterek, etkinliğin farklı filmleri izleyiciyle buluşturduğunu ifade etti. Festivale katılan Özgül Öztürk de Büyükşehir Belediyesinin etkinliklerini yakından takip ettiğini belirterek, Frankofon Film Festivalini her yıl izlediğini ve etkinlikten memnun kaldığını söyledi. Katılımcılardan Orhan Özpolat, Mersin Büyükşehir Belediyesinin kültür-sanat organizasyonlarının önemli olduğunu vurgulayarak, etkinliklerin kente değer kattığını kaydetti. Seher Dinç de belediyenin özellikle gençlere yönelik kültür ve sanat etkinliklerini artırdığını belirterek, festivalin sanatsal açıdan oldukça başarılı olduğunu dile getirdi. Kültürel ve toplumsal araştırmacı Tillie Kluthe ise bu tür etkinliklerin Mersin’e yakıştığını ifade ederek, "Mersin bir kültür denizi. Bu tür festivallerle kentin kültürel zenginliği daha görünür hale geliyor" diye konuştu.