ASAYİŞ - 26 Haziran 2025 Perşembe 13:17

Iğdır’da siber suç operasyonları: 1 tutuklama, 2 şüpheliye adli işlem

A
A
A
Iğdır’da siber suç operasyonları: 1 tutuklama, 2 şüpheliye adli işlem

Iğdır’da iki ayrı siber suç operasyonunda 1 şüpheli nitelikli dolandırıcılıktan tutuklandı, 2 şüpheliye adli işlem başlatıldı.


İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, savcılık koordinesinde yürütülen soruşturmalar kapsamında ilk operasyonda, sosyal yardım adı altında vatandaşlardan banka ve kripto para hesapları toplayarak bu hesapları yönettiği tespit edilen bir şahıs, yapılan teknik ve fiziki takip sonucu gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi. İkinci operasyonda ise, çocuklara ait müstehcen içerikleri izlediği ve bulundurduğu belirlenen 2 şüpheli hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 226/3. maddesi uyarınca "çocuk müstehcenliği" suçundan adli işlem başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Akran zorbalığından korumak istediği kızını şampiyon yaptı Kick boks antrenörü Sercan Akdeniz, akran zorbalığına maruz kalan kızını kick boks ile tanıştırdı. Yaklaşık 4 yıldır kick boks ile uğraşan Emine Serra Akdeniz, Türkiye 3.’sü oldu. Sivas’ta yaşayan ve yaklaşık 20 yıldır kick boks ile uğraşan Sercan Akdeniz’in kızı Emine Serra Akdeniz, henüz küçük yaşlarda akran zorbalığına maruz kaldı. Kızının kendisini savunması için 4 yaşında kick boksa başlatan baba Akdeniz, antrenmanlarında kızıyla özel olarak ilgilendi. Yıllar içerisinde kendisini geliştiren minik Emine Serra, şampiyonalara hazırlandı. Sivas birinciliği kazanan Serra, Türkiye şampiyonasında 3.’lük elde etti. Sercan Akdeniz: "Çocuğum akran zorbalığıyla çok erken tanıştı" Kızının kendisini koruyabilmesi için bu branşa başlattığını ifade eden Sercan Akdeniz, "Yaklaşık 20 yıldır kick boks ile ilgileniyorum. Çeşitli Türkiye derecelerim var. Dünya kupası ve Akdeniz Oyunları’nda 3.’lüklerim var. Şu anda antrenörlük yapıyorum. Çocuklarımın kick boks yapmasını istiyordum. Her zaman için hayalimdi. Serra’nın başlaması biraz daha erken oldu. Çocuğum akran zorbalığıyla çok erken tanıştı. Biraz daha erken başlaması gerektiğini düşündüm. Kendisini savunsun, özgüveni artsın diye başladık. Serra, kick boksa başlayalı 3 buçuk yıl oldu. Aksatmadan antrenmanlarına geliyor. Bu süreçte şampiyonalara katıldık. Orada 2.’liği, Sivas’ta 1.’liği var. Diyarbakır’daki Türkiye şampiyonasında da Türkiye 3.’sü oldu. Bizlere bu gururu yaşattı. Buraya gelen çocukların bir kısmı akran zorbalığı nedeniyle başlıyor. Özgüvenleri, sağlıkları ve telefondan uzak kalmaları açısından bu sporu tavsiye ediyorum" dedi. Serra Akdeniz: "Dünya şampiyonu olup bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum" Kick boks yapmaktan keyif aldığını söyleyen Emine Serra Akdeniz de, "4 yaşımdan bu yana kick boks yapıyorum. Babamın emekleriyle başladım. Kick boksta 1, 2 ve 3.’lüğüm var. Dünya şampiyonu olup bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum. Kendilerini korumak için kick boks yapabilirler" cümlelerine yer verdi.
Düzce Vali Makas "181 yıldır suçlularla mücadelede geri durmamıştır" DÜZCE(İHA) – Düzce Valisi Mehmet Makas, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve Polis Haftası mesajında Türk Polis teşkilatının 181 yıldır suç ve suçlularla olan mücadelesinde bir adım geri durmadığını söyledi. Vali Makas Polis teşkilatının kuruluşunun 181. yılı kutlama mesajı paylaştı. Mesajında "Aziz Türk milletimizin huzur ve güven içerisinde olması adına fedakarca ve kahramanca görev yapan Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümünü ve Polis Haftası’nı kutlamanın gururunu hep birlikte yaşıyoruz. Şanlı Türk bayrağımızın vatan topraklarında dalgalanması uğrunda canından vazgeçmeyi şeref sayan onurlu Türk Polis Teşkilatı; 181 yıldır suç ve suçlularla olan mücadelesinde bir adım geri durmamıştır. Bağrında yetiştiği Anadolu topraklarını kanlarıyla sulayan kahraman polislerimiz, birlik ve beraberliğin idamesinden bir an bile vazgeçmemiştir. Türk Polis Teşkilatı, vazifesini yürütürken gösterdiği hukuka uygun, temel hak ve özgürlüklere saygılı, ilkeli çalışma anlayışıyla dünyadaki benzer teşkilatlar arasında önemli bir yere sahip olmayı her zaman başarmıştır. İki asra yaklaşan tecrübesi, birikimi, teknik ve fiziki kuvvetiyle Türk Polis Teşkilatımız vatandaşlarımızı güvende tuttuğu kadar; terör, organize suçlar, düzensiz göç, bağımlılıkla mücadele, asayiş ve trafik düzenin sağlanmasında da milletimizin emrinde olmaya devam edecektir. Vilayetimiz Düzce’de huzur ve güven ortamını sağlamak adına büyük bir gayret göstererek; şehrimizde suç oranlarını düşürmek ve asayişi sağlamak için gece gündüz demeden çalışan emniyet mensuplarımıza görevlerinde başarılar diliyorum. Bu vesileyle, vatanı ve milletine hizmet uğruna şehadete eren polislerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. Kuruluş Yıl Dönümünü ve Polis Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerinde bulundu.
Ankara MSB: (C-130E Kargo Uçağı incelemesi) "İçerden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmamıştır" Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Gürcistan’da kaza-kırıma uğrayan C-130E Kargo Uçağı’nın incelemelerinde içerden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanmadığını açıkladı. MSB, haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerin gündeme dair sorduğu soruları yanıtladı. MSB tarafından yapılan açıklamada, Gürcistan’da düşen C-130E Kargo Uçağı’nın devam eden teknik incelemesindeki son duruma dair bilgi verildi. "Ortak çalışmalar yürütülmektedir" Düşen kargo uçağındaki son durum hakkında şu ifadelere yer verildi: "11 Kasım 2025 tarihinde 68-1609 Kanat Numaralı C-130E uçağının geçirdiği kaza-kırım sonrası Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın koordinesinde yapılan Teknik İnceleme Heyetinin faaliyetleri, önce Gürcistan’daki enkaz alanında, sonrasında da enkazın getirildiği 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Kayseri tesislerinde aralıksız olarak devam etmektedir. Detaylı incelemeler koordineli olarak icra edilmekte ve bu süreçte 1’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Eskişehir, 12’nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, TUSAŞ, MKE ve Jandarma Genel Komutanlığı ilgili uzman birimleriyle ortak çalışmalar yürütülmektedir." "Kayıt cihazında kazayı aydınlatacak ilave veriler bulunmadığı tespit edilmiştir" Uçuş Veri Kayıt Cihazı incelemesine ilişkin yapılan açıklamada, "Teknik Rapor çalışmaları devam etmekte olup kaza incelemesine yönelik mevcut durumda; Uçuş Veri Kayıt Cihazı kayıtları incelendiğinde, kaza anına kadar dijital veri kayıtlarında uçuş ekibinin konuşmalarında ve uçağın sistemlerinde her şeyin normal devam ettiği, bir aksaklık tespit edilmediği, olayın ani geliştiği, uçak kuyruk konisi bölgesinin uçak gövdesinden ayrılması nedeniyle FDR’a ait güç ve veri kablolarının kopması sonucu kaydın sonlandığı, dolayısıyla kayıt cihazında kazayı aydınlatacak ilave veriler bulunmadığı tespit edilmiştir" ifadeleri kullanıldı. "İçerden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmamıştır" Uçağın motor ve pervane sistemlerine ait teknik inceleme ile patlayıcı madde incelemelerine dair yapılan açıklamada, "Uçağın motorları ve pervaneleri üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonucunda, motor ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz bir şekilde çalıştığı tespit edilmiştir. Pervane kopmasından kaynaklı uçak gövdesinin hasarlandığına dair bir durum tespit edilmemiştir. Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından uçak enkazından alınan numunelerin incelenmesi sonucunda, içerden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmamıştır" açıklamasına yer verildi. "Çekme testlerinde malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediği tespit edilmiştir" MSB tarafından uçak enkazından alınan parçalar üzerindeki yapısal hasar ve izlere yönelik ilave metalurjik incelemeler ile analizlerin detaylı olarak devam ettiği belirtilerek, "Malzemelerde tespit edilen kırık-kesit analizlerinin raporlanması beklenmekte olup gelinen aşamada kırılmaların yorulma kaynaklı başlamadığı, ancak çekme testlerinde malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediği tespit edilmiştir. Basında çıkan azot tüpüyle ilgili haberlerin gerçekleri yansıtmadığı, aslında uçakta yangın söndürme mayisi bulunan ve uçak içinde sabitlenmiş 19 kilogramlık iki adet yangın tüpü olduğu, bunların uçak enkazında sağlam biçimde ve herhangi bir yere çarpma izi olmaksızın bulunduğu belirlenmiştir" ifadelerine yer verildi. "Bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler laboratuvarlarda devam etmektedir" Kargo uçağının arızasındaki muhtemel sebeplerin değinildiği açıklamada, şu ifadeler yer aldı: "Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yanıcı/patlayıcı olmayan CO2 gazı ile dolu tüpüyle beraber yuvasından çıkmış, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, tüpün vurmasıyla gövdeye, dikey ve yatay stabilizeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirilmiş olup bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler laboratuvarlarda devam etmektedir. Halkımızın ve kamuoyunun resmî açıklamalar dışındaki provokatif söylemlere itibar etmemesi önemlidir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai rapor, kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır" "KKTC’nin egemenliğine yönelik her türlü tehdit ve şiddet eylemi karşısında gerekli tedbirleri kararlılıkla alıyoruz" Terör örgütü EOKA’nın geçmişte Kıbrıs adasında yürüttüğü şiddet eylemlerinin tek taraflı ve çarpıtılmış anlatımlarla ‘özgürlük mücadelesi’ olarak sunulmasının, adadaki kalıcı çözüm çabalarına ve mevcut güven ortamına zarar verdiği vurgulanan açıklamada, "Bu çerçevede, EOKA terör örgütünün kuruluş yıl dönümünde yapılan açıklama ve etkinlikler, tarihi gerçeklerin çarpıtılarak yorumlanmaya devam ettiğinin açık bir göstergesidir. Söz konusu yaklaşımın, Kıbrıs Rum kesimindeki çocuk ve gençlere gerçeğe aykırı şekilde aktarılması, adadaki karşılıklı diyalog ve anlayış zeminini zayıflatmaktadır. Son dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki sivilleri hedef alan provokatif eylemler de bu çarpık zihniyetin günümüzdeki yansımaları olarak ortaya çıkmaktadır. Kıbrıs Türk tarafı, her zaman olduğu gibi adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün tesisi yönündeki yapıcı ve iyi niyetli tutumunu sürdürmektedir. Bu kapsamda, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenliğine yönelik her türlü tehdit ve şiddet eylemi karşısında gerekli tedbirleri kararlılıkla aldığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Adada gerilimi artırabilecek girişimlerden kaçınılması ve sağduyunun hakim kılınması, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile sağlanan barış ve huzur ortamının korunması açısından büyük önem arz etmektedir" açıklamasında bulunuldu.