POLİTİKA - 22 Haziran 2021 Salı 19:32

Bakan Pakdemirli, Iğdır’da kayısı hasadına katıldı

A
A
A
Bakan Pakdemirli, Iğdır’da kayısı hasadına katıldı

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Iğdır’da Melekli beldesinde vatandaşlarla birlikte kayısı hasadı gerçekleştirdi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Iğdır’da Melekli beldesinde vatandaşlarla birlikte kayısı hasadı gerçekleştirdi.


Iğdır’da bir dizi incelemelerde bulunmak üzere gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, beraberindeki heyetle birlikte Iğdır Valiliğinde ilk ziyaretine başladı. Daha sonrasında Meteoroloji 16. Bölge Müdürlüğü’nün açılışına katıldı. Daha sonrasında Akyumak köyüne giderek büyükbaş hayvan besiciliği işletmesini ziyaret eden Bakan Pakdemirli daha sonrasında Melekli Beldesi’nde bulunan kayısı bahçesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Burada vatandaşlara seslenen Pakdemirli, ardından eline aldığı sepetle kayısı topladı.



"Iğdır’da kayısı üretiminin önemli bir miktarını üretmiş durumda"


Kayısı bahçesinde çiftçilerle ve üreticilerle bir araya gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Çok değerli Valim, çok kıymetli milletvekillerimiz, değerli il başkanlarımız, sivil toplumun önde gelen başkanları, muhtarlarımız, üreticilerimiz, çiftçilerimiz, yetiştiricilerimiz ve besicilerimiz ben de sizi bu güzel ancak sıcak bir Iğdır gününde sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Burada bulunmaktan dolayı büyük memnuniyet duyuyorum. Şimdi Türkiye tabii ki dünyada önemli kayısı üreticilerinden bir tanesi. Kayısı ile ilgili hep Malatya ve Elazığ arasında bir çekişme olurdu ama görünüyor ki artık Iğdır’da bu işte iddiasını ortaya koymuş durumda. Iğdır kayısısı çeşitleri ile farklı bir noktaya geldiğini hakikaten bizlere gösteriyor. Baktığımız zaman Türkiye üretimde birinci sırada ihracatta, birinci sırada. Iğdır’da kayısı üretiminin önemli bir miktarını üretmiş durumda. 40 bin dekar alandan 400 bin ağaç ve yaklaşık 40 bin ton üretim var ve daha da fazlasını yapmaya aday. İnşallah bugün çok yoğun bir program için buraya geldik" dedi.



"Iğdır’da kayısı üretimini geliştirmek için ve üreticimizin gelirini arttırmak için her şeyi seferber edeceğiz"


Iğdır’ın konum itibariyle çok önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Bakan Pakdemirli, yaşanan su sorununa da dikkat çekti. Yaşanan kuraklık nedeniyle çiftçilere ve üreticilere tavsiyelerde bulunan Pakdemirli konuşmasının devamında ise şu ifadeleri kullandı:


“Memnuniyetle ifade etmek isterim ki bakanlığımızın ve benim de çok önem verdiğim bir birimi Iğdır’ımıza kazandırdık. Iğdır’a bir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü açtık. Bölge Müdürlüğü özellikle küçük illerde son derece önemli. Kamunun oralara yerleşmesi oraları bir çekim merkezi haline getiriyor. 3 tane ülkeye komşu bir il 4 tane ülkenin bir arada olduğu böyle bir toprak yok. Tabi ki Azerbaycan’daki ve Karabağ’daki son gelişmelerden dolayı da ister istemez Iğdır çok daha önemli olacak. Karabağ’la ilgili olan gelişmelerden sonra ben inanıyorum ki Iğdır’ımız çok daha farklı bir yere gelecek diye düşünüyorum. Bakanlık olarak Iğdır’da kayısı üretimini geliştirmek için ve üreticimizin gelirini arttırmak için her şeyi seferber edeceğiz. Iğdır’daki eskiyen sulama sistemlerinin yenilenmesi için biz de gerekli çabayı ve gayreti ortaya koyacağız. İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüze ben teşekkür ediyorum. Geliştirdikleri projelerle son üç yılda 2 bin 300 dekar yeni kayısı bahçesi üretime başladı. Buradan anladığımız üzere Iğdır’daki toplam kayısı bahçelerinin son 3 senede yüzde 5 büyümüş demektir. Bakanlık olarak birçok destek veriyoruz. Kısaca buradan tekrar edelim ki buradan kayısı bahçesi yapmak isteyenlere de ilham olsun. Fidan desteği dekarda 100 ile 300 liraya kadar, mazot ve gübre desteği 23 lira dekarda, organik tarım için dekarda 50 ile 100 lira arasında, iyi tarım için 20 ile 40 lira dekarda destek sunuyoruz. Bunun yanında çok sayıda desteğimiz yine bulunuyor. Siz yeter ki üretin. Destek bizden, üretmek sizden bereket ise Allah’tan. Bu sene kuraklığı yaşıyoruz. Hep birlikte bu kuraklığı yaşıyoruz. Birçok alanda bu kuraklığı yaşadık. Rabbim inşallah bir daha bu coğrafyaya kuraklık vermesin. Ama bunun anlamı da şu: ’Suya da eskisi gibi davranmayacağız. Sudan ucuz demeyeceğiz.’ Suya da çok daha farklı yaklaşmamız gerekiyor. Suyun parası az da olsa suya altın gibi mücevher gibi davranacağız. Devlet olarak bunu en başta biz yapacağız. Ama sizlerde suyun kullanımında özellikle tarımsal suyun kullanımında dikkat edeceksiniz çünkü tüm Türkiye’nin su kaynaklarına baktığımız zaman yüzde 70’ini bizler yani tarımın paydaşları kullanıyoruz. Daha az su kaybıyla daha fazla üretim oluşturacak şekilde hep beraber inşallah suyu kullanacağız. Iğdır kayısısının daha çok arttırmanın yolunu bulmamız gerekiyor. Coğrafi işaretimiz zaten var ama özellikle coğrafi işaretli Iğdır ürünlerini uzak coğrafyalara satmayı ve bunlardan da gelir elde etmeyi hepimizin öğrenmesi lazım. Bugün artık internet çağında yaşıyoruz. Bu anlamda da bizim bakanlık olarak ortaya koyduğumuz Dijital Tarım Pazarı diye bir projemiz var. Dijital Tarım Pazarını kullanarak Iğdırlı kardeşim Edirne’deki kardeşime kayısı satabilecek. Dijital Tarım Pazarına da ben tüm üreticilerimizi de davet ediyorum. Burada sözleşmeli üretim var. Tüm tarım paydaşlarımızın bir araya geldiği bir platform. Henüz bir yaşına yeni girdi. Dijital tarım Pazarını da bu şekilde hatırlatmış olalım. Çiftçimizin, üreticimizin, besicimizin, yetiştiricimizin sayesinde bu ülkeye senede 335 milyar lira üretim gerçekleştiriyor. Bunda en başta katkısı olan sizlere çok teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle hepinize yeniden çok teşekkür ediyorum. Bu lezzetli kayısılarla bizi buluşturduğunuz için tekrar teşekkür ediyorum.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Başkan Ekinci, gönüllü öğrencilerle trafik kurallarına dikkat çekti Sorgun Belediye Başkanı Erkut Ekinci, ilçedeki trafik bilincini artırmak ve çocuklara güvenli ulaşım alışkanlıkları kazandırmak amacıyla düzenlenen trafik etkinliğine katıldı. Agah Efendi İlkokulu önündeki yaya geçidinde gönüllü öğrenciler ve Sorgun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü personelinin katkılarıyla düzenlenen farkındalık çalışmasında öğrenciler trafik kurallarını yaşayarak öğrendi. Ayrıca Başkan Ekinci, minik öğrencilerle yakından ilgilenerek hem yaya hem de sürücülerin uyması gereken kurallar hakkında sohbet etti. Eğitim sırasında çocuklar yaya geçidi kullanımı, yaya ve sürücülerin uyması gereken temel trafik kuralları hakkında bilgi sahibi oldu. Öğrenci velisi Ümmühan Kodal, "Böyle olması bizim açımızdan da çocuklarımızın açısından da çok iyi. En azından içimiz rahat. Çünkü trafik yoğunluğu çok. Çocuklarımız okula güvenli geçebiliyor. Çok korkuyoruz her taraf trafik dört yol ağzı olduğu için. Bu konuda memnunuz" dedi. Öğrenci velilerinden İbrahim Karataş, "Uygulamamız güzel. Şoför ve vatandaşlarımızın biraz daha uygulama yapan görevlilere yardımcı olması gerekli. Sorgun’da bu sıkıntımız yok. Yolcularımız şoförlerimiz trafik kurallarına uyuyorlar" ifadelerine yer verdi. Eğitimin ardından açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Erkut Ekinci, "Agah Efendi İlkokulu’nda bu uygulama yaklaşık 2 aydır devam eden bir uygulama. Hem öğrencilerimizin hem velilerimizin hem de sürücülerimizin en azından okul giriş çıkış saatlerinde güvenli bir şekilde trafiği sağlama noktasında hem yaya geçidine olan özen itina sürücülerin bu konuda biraz daha hassas davranması hem çocukların güvenliği hem ailelerin güvenliği için iyi bir uygulama oluyor. Bu uygulamalar toplumun yetişmesini sağlıyor. Uygulamaya katılan çocuklar, onların velileri, bu çocukları gören sürücüler bundan sonraki süreçte bu uygulama olmasa bile biraz daha titiz ve dikkatli davranacaklarını düşünüyorum. Bu açıdan önemli. Okul müdürümüzü hem hocamızı hem de öğrencilerimizi kutluyorum, tebrik ederim" dedi.
Bursa Geleceğin veteriner hekimleri beyaz önlüklerini giydi Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Veteriner Fakültesi tarafından düzenlenen geleneksel Beyaz Önlük Giyme Töreni büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. BUÜ Veteriner Fakültesi’nin birinci sınıf öğrencileri için gerçekleştirdiği törene Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Şenlik, farklı fakültelerin dekanları, Gemlik Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkez Garnizon Komutanı Tank Albay Refai Eciroğulları, Gemlik Askeri Veteriner Okul Komutanı Veteriner Albay Murat Dülgar, meslek odalarının temsilcileri ile akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Fakülte 3 temel işleviyle öne çıkıyor Törende açılış konuşması yapan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitelerin araştırma-geliştirme, eğitim-öğretim ve toplumsal katkı işlevlerinin tamamında yüksek performans sergileyen Veteriner Fakültesi’nin müstesna bir konumda olduğunu vurguladı. Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın gururunu yaşadıklarını belirten Yılmaz, uluslararası akreditasyon başarısı ve 24 saat hizmet veren hayvan hastanesiyle fakültenin son derece seçkin bir yerde durduğunu ifade etti. Diseksiyon binası inşaatına yeniden başladıklarını ve fakülteye yeni bir uygulama çiftliği kazandırılacağını müjdeleyen Yılmaz, genç hekim adaylarının gözlerindeki ışıltının kendilerine büyük bir umut verdiğini dile getirerek yeni akademik yılın başarılarla dolu geçmesini diledi. "Hayatın her alanında var olan kıymetli bir meslek" Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Şenlik ise veteriner hekimliğin hayvan sağlığından gıda güvenliğine ve halk sağlığına kadar yaşamın her alanına dokunan stratejik önemine dikkat çekti. Öğrencilerin yarım asırlık bir çınar olan, ulusal ve uluslararası akreditasyonlarla kalitesini tescillemiş Türkiye’nin en köklü fakültelerinden birine adım attıklarını belirten Şenlik, beyaz önlüğün sadece bir kıyafet değil; büyük bir sorumluluk, mesleki vicdan ve etik duruşun simgesi olduğunu hatırlattı. Ailelere, evlatlarının artık kendilerine emanet olduğunu ve beş yılın sonunda donanımlı birer hekim olarak mezun edileceklerinin sözünü veren Dekan Şenlik, öğretim üyelerine de genç meslektaş adaylarına en iyi şekilde rol model olma çağrısında bulunarak konuşmasını tamamladı. Öğrenci temsilcisinden mesleki vicdan vurgusu Öğrenciler adına söz alan Veteriner Fakültesi Öğrenci Temsilcisi Şevval Öz, beyaz önlüğün saflığını koruyan asıl unsurun mesleki vicdan ve etik duruş olduğunu belirterek, bu yolculukta üst sınıflar olarak her zaman yeni arkadaşlarına destek olacaklarını ifade etti. Tören, protokol üyeleri ve öğretim üyelerinin öğrencilere beyaz önlüklerini giydirmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Diyarbakır 9 yıldır hayal ediyorlardı: Diyarbakırlı kızlar tarih yazıyor Diyarbakır Kayapınar Akşemsettin Ortaokulu Kız Futbol Takımı, namağlup şampiyonluklarla son 8’e kalarak Trabzon’da düzenlenecek Türkiye finallerine katılma hakkı elde etti. Diyarbakır’da önemli bir başarıya imza atan Kayapınar Akşemsettin Ortaokulu Kız Futbol Takımı, hem ilde hem de bölge maçlarında gösterdiği üstün performansla Türkiye finallerine katılmaya hak kazandı. İl genelinde oynanan müsabakalarda rakip fileleri tam 35 kez havalandırarak namağlup şampiyon olan ekip, Diyarbakır birinciliğini elde etti. Ardından Siirt’te düzenlenen çeyrek final karşılaşmalarında da tüm maçlarını kazanan takım, yoluna emin adımlarla devam etti. Erzurum’da gerçekleştirilen yarı final müsabakalarında da yenilgi yüzü görmeyen Diyarbakır temsilcisi, Türkiye genelinde son 8 takım arasına adını yazdırdı. Trabzon’da düzenlenecek Türkiye finallerine katılma hakkı elde eden genç sporcuların hedefi ise Türkiye şampiyonluğunu Diyarbakır’a getirmek. ’’Kızlara pozitif ayrımcılık yapıyorum’’ Antrenör Sadık Kaplan, 9 yıldır Akşemsettin Ortaokulu’nda görev yaptığını dile getirdi. Kaplan, "Pandemi hariç ilk geldiğim günden beri kız ve erkek futbol takımlarını çalıştırıyorum. Genelde her sene üç daldan katılıyoruz; yıldız kızlar, küçük erkekler ve yıldız erkekler. Kızlara biraz daha pozitif ayrımcılık yapıyorum. Çünkü erkeklerimizin başarısının yüzde 50’si kulüp hocalarına ait, yüzde 50’si bizim başarımız. Ama kızlarda okuma yazma öğretir gibi futbolu en baştan öğrettim kızlara. Pandemi dönemi hariç hep turnuvalara katıldık. Şurada gördüğünüz kupalar falan hepsi genelde kızların başarısı, erkeklerin başarısı. Kızlara hep önem verdik. Geçmişte okulumuzda çok güzel bir halı sahamız vardı. Sonradan okulumuzun öğrenci sayısı artınca, yetersiz bina kapasitesi olunca ikinci bir bina daha yapıldı. Halı sahamız o arada inşaat alanına döndü. Şu an okulumuzda geniş bir beton saha alanı var. Orada mücadelemizi sürdürüyoruz. Çevremiz genelde lüks siteler olduğu için antrenmanlarımızı bazen öğrencilerimizin sitelerine gidiyoruz. Bazen site sakinleri tarafından şikayet edilip sitelerden kovulduğumuz da oldu. Bu kızlarla 9 yıldır Türkiye finaline gitme hayalim vardı. Bu hayalimi gerçekleştirdim. Zaten ben yıllardır bunun için uğraşıyorum. Bu etkinliklerde hiçbir zaman egzersiz saati, ek ders bu tür şeyleri sorun etmedim. Haftanın her günü onlarla antrenman yapmaya çalıştım. Çünkü onlarla beraber bir hayalimiz vardı. Hala mezun olan öğrencilerimiz bile bizim bu hayalimize seviniyorlar. Biz orada şampiyon olamasak dahi bu hayalimizi gerçekleştirdiğimiz için çok mutluyuz. Orada da şampiyon olmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" dedi. ’’Tüm takımları yendik’’ Takım kaptanı İnci Genç ise 5 yıldır futbol oynadığını söyledi. Genç, "TToplamda 35 gol attık. Diyarbakır’da turnuvaya katılan tüm takımları yendik. Siirt’e gittik orada da 2 maç yaptık, onları da yendik. Daha sonra Erzurum’a gittik, orada da 4 maç yaptık, onları da yendik. Şimdi Trabzon’a gidiyoruz. İnşallah oradaki maçlarımızı da kazanıp şampiyon olacağız. Hedefimiz Türkiye şampiyonluğu. Türkiye şampiyonluğunu Diyarbakır’a ve okulumuza getirmek istiyoruz. Benim hedefim Milli futbolcu olmak" ifadelerini kullandı. Bir diğer takım oyuncu Ela Nur Sevgi de yaklaşık 3-4 yıldır futbol takımında olduğunu dile getirerek, "Sadık hocamızın bizlerin üzerinde çok emeği var. Diyarbakır’da hiç gol yemeden Türkiye finallerine çıktık. Umarım orada da şampiyon oluruz. Diyarbakır’a kupa getirmek istiyoruz. Heyecanlıyız çünkü çok güçlü rakipler ile oynayacağız. Umarım şampiyon oluruz" şeklinde konuştu.