GENEL - 19 Nisan 2021 Pazartesi 14:16

Tatlıcılarda ‘Ramazan ayı’ yoğunluğu yaşanıyor

A
A
A
Tatlıcılarda ‘Ramazan ayı’ yoğunluğu yaşanıyor

Iğdır kent merkezinde bulunan tatlı işletmelerinde Ramazan ayı dolayısıyla yoğunluk yaşanıyor.

Iğdır kent merkezinde bulunan tatlı işletmelerinde Ramazan ayı dolayısıyla yoğunluk yaşanıyor.


11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in gelmesiyle birlikte birçok işletmede olduğu gibi tatlı satan iş yerlerinde de yoğun bir mesai söz konusu. İftarını açan vatandaşların çayla birlikte ilk tercihi arasında tatlının yer alması vatandaşları tatlıcılara yönlendiriyor. Iğdır’da tatlı ustası olarak çalışan Ali Yeşilkaya, “Korona virüs her sektörde olduğu gibi tatlı sektöründe de olumsuz bir hava estirdi. Ancak Ramazan ayıyla birlikte bu olumsuz hava biraz daha olumlu yönde seyretti.” dedi.


Ramazan ayında vatandaşların en çok fahiş fiyatlardan şikayet ettiğine vurgu yapan tatlı ustası Ali Yeşilkaya, kendilerinin fahiş fiyat uygulamadıklarını söyledi. Ramazan ayında işlerindeki bu yoğunluğun devam etmesini umduklarını belirten usta Yeşilkaya, konuşmasının devamında ise şu ifadeleri kullandı:


“Korona virüs salgınıyla birlikte birçok sektör gibi biz tatlıcı esnafı da olumsuz etkilendik. Pandemiden önce tatlı satışlarımız çok iyiydi ancak pandemiyle birlikte ister istemez satışlarımızda düşüş yaşandı. Bizde Ramazan ayına umut bağladık. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte işlerimizde de beklediğimiz yoğunluk yaşanmaya başladı. Biz de bu süreçte vatandaşlarımızın taleplerine daha iyi cevap verebilmek adına yaklaşık 8-9 çeşit tatlı üretmeye başladık. Bunlar baklava, lokma, tulumba, halka gibi çeşitlerden oluşuyor. Ramazan ayıyla birlikte vatandaşlar tarafından en çok ilgiyi gören tatlı çeşidimiz halka tatlı oluyor. İş yerimizi sabah saat 08.00’de açıyoruz akşam iftardan yaklaşık 2 saat kadar sonra kapatıyoruz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli’de bilim fuarında öğrenciler projelerini sergilendi Nazilli Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen bilim fuarında 19 proje sergilendi. Nazilli Anadolu Lisesi’nin Bilim Fuarı yoğun katılımla gerçekleşti. Fuarda sergilenen 19 proje ve resim sergisi katılımcıların takdirini kazandı. Nazilli’nin önde gelen eğitim kurumlarından olan Nazilli Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencilerinin Bilim Fuarı okulun yan tarafında bulunan Turan Kapalı Pazar Yeri’nde yoğun katılımla gerçekleşti. Okul Müdürü Zakir Tali’nin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe Nazilli İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdinç Güner, Şube Müdürleri, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Bilişim Öğretmeni Betül Öztürk’ün proje yürütücülüğünü üstlendiği fuarda 9’u tasarım, 10’u araştırma olmak üzere toplam 19 proje sergilendi. Oyunlaştırma, STEM, sıfır atık ve geri dönüşüm temalarının işlendiği projelerde 19 danışan öğretmen ve 100’e yakın öğrenci görev aldı. Kurdele kesiminin ardından stantları tek tek dolaşıp projeler hakkında bilgi alan Müdür Güner ve katılımcılar, emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti. Fuar girişinde yer alan ve öğrenciler tarafından hazırlanan resimler ise büyük beğeni topladı. Birbirinden ilginç hikayeleri anlatan resimlerle birlikte kültürümüzü yansıtan kopuz konseri ve zeybek gösterisi de zevkle izlendi. Fuarda açtıkları stantlarla ilgili bilgi veren öğrenciler de geçmişin izlerini gelecek nesillere taşımak adına projeler hazırladıklarını belirtti.
İstanbul L’Oréal’den Türkiye ekonomisine 40 milyar TL’lik etki L’Oréal Türkiye, ülkemizdeki 40’ıncı yılını, güzelliğin bireylerden topluma, ekonomiden sürdürülebilirliğe kadar uzanan dönüştürücü etkisini/gücünü merkeze alan özel bir etkinlikle kutladı. "Dünyayı Harekete Geçiren Güzelliği Oluşturuyoruz" var oluş amacıyla hareket eden L’Oréal, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki oluştururken, 22 markası, yaklaşık bin çalışanı ve bugün Türkiye nüfusunun yaklaşık 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketiciye dokunan ekosistemiyle Türkiye güzellik sektörünün dönüşümüne katkıda bulunmayı sürdürüyor. Şirket bu kapsamda 40’ıncı yılını özel bir etkinlikle kutladı. Şirket faaliyet gösterdiği kategorilerdeki yüzde 25 pazar payıyla, gerçekleştirdiği etkinlikte, güzelliğin kültürel, ekonomik ve teknolojik boyutlarını tekno-güzellik vizyonu ve sürdürülebilirlik odaklı inovasyonlarıyla birlikte ele aldı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, "Yalnızca güzellik ürünleri ve hizmetleri sunmuyor; insanların hayatına, hayallerine ve geleceğine eşlik ediyoruz. Güzelliği görünenin ötesinde bireyleri güçlendiren, toplumsal kalkınmayı destekleyen ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç olarak ele alıyoruz. Bugün tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi olarak inovasyon, bilim ve sürdürülebilirliği işimizin merkezine koyuyor, geleceğin güzelliğini bugünden oluşturmaya devam ediyoruz" dedi. "Güzellik görünüşün ötesinde; özgüven, bakım ve toplumsal güçtür" Şirketin 40’ıncı yıl kutlamasında açılış konuşmasını gerçekleştiren Panayotova, "Güzellik sadece görünenle sınırlı değil; bireyleri güçlendiren, toplumsal fayda oluşturan ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç. Günlük bakım ritüellerinden bireylerin özgüvenli hissetmesine, toplumsal kalkınmadan ekonomik büyümeye uzanan geniş bir etki alanından söz ediyoruz. Tüketicilerimize her temas noktasında ‘Görülüyorsunuz, sizi anlıyoruz ve kendi benzersiz hikayenizde her zaman yanınızdayız’ mesajını veriyoruz. "Her Şey Seninle Güzel" diyerek şirket olarak insanların hayatı güzelleştirdiği her ana 40 yıldır eşlik etmekten gurur duyuyoruz. Bu güvenle, bilimi, teknolojiyi, inovasyonu ve insanı odağımıza alarak geleceğin güzelliğini bugünden oluşturma kararlılığımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. 40 yılda Türkiye’de güçlü büyüme: Türkiye nüfusunun üçte birine dokunan marka Şirket, 1986’dan bu yana güzelliği herkes için erişilebilir kılma vizyonuyla büyümeye devam ediyor. Bugün dört ana iş birimi; Tüketici Ürünleri, Lüks, Profesyonel Ürünler ve Dermatolojik Güzellik ile faaliyet gösteren şirket, 22 markası ve 8 bin 500’den fazla ürün çeşidiyle Türkiye genelinde yüz binlerce satış noktasında tüketicilere ulaşıyor. Yaklaşık 1000 çalışanıyla Türkiye nüfusunun 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketicinin hayatına dokunan şirket, bugün güzellik pazarının lideri konumunda bulunuyor. Şirket; dengeli marka portföyü ve inovasyon gücüyle her yıl pazar büyüme oranının yaklaşık 1.5-2 katı üzerinde büyümeyi hedefleyerek, bu başarıyı sürdürülebilir bir liderliğe dönüştürmeye devam ediyor. Güzellik ekonomisi: Her 1 istihdam, Türkiye’de 12 ek istihdam oluşturuyor Yapılan açıklamaya göre şirket, yalnızca güzellik sektörüne değil, Türkiye ekonomisine de güçlü katkı sağlıyor. Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki sağlarken, L’Oréal Türkiye’nin operasyonları doğrudan ve dolaylı olarak 10 binden fazla tam zamanlı istihdam oluşturuyor. Global bir araştırmaya göre şirket ekosisteminde oluşturulan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 12 ek istihdam oluşturuyor. Tedarikçilerden eczanelere, kuaförlerden perakende ortaklarına, STK’lardan start-up’lara kadar uzanan geniş ekosistem; büyümeyi ve sosyal kalkınmayı destekliyor. Tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi Açıklamaya göre şirket, bugün kendisini yalnızca bir güzellik şirketi olarak değil, "tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi" olarak tanımlıyor. Şirket, yıllık yaklaşık 1 milyar Euro Ar-Ge yatırımı, dünya genelinde 4 binden fazla bilim insanı, yılda 725 patent ve 5 bin 900 teknoloji ve veri uzmanıyla geleceğin güzelliğini bugünden inşa ediyor. İstanbul ise Grup’un dünya genelindeki 7 Açık İnovasyon Merkezi’nden biri. Türkiye’de ise 2014 yılında başlayan dijital güzellik yolculuğu, bugün 14’ü aktif olmak üzere toplam 22 dijital servis ile devam ediyor. Dijitalleşmeyi büyüme motoru olarak konumlayan şirket, 2025’te dijital servislerinde 7 milyon oturuma ulaştı. Kullanıcıların 6,3 milyon renk tonu denediği ve kişi başına ortalama 19 görünüm keşfettiği bu ekosistem, 1 dakika 8 saniyelik etkileşim süresiyle öne çıkıyor. Şirket, aynı yıl Avrupa Bölgesi’nde en yüksek ‘keşfedilebilirdik oranına’ ulaşarak başarısını uluslararası düzeye taşıdı. Bilim ve teknolojiden güç alan bu yapı; yapay zekâ ve artırılmış gerçeklik destekli servislerle tüketicilere ultra kişiselleştirilmiş güzellik deneyimleri sunuyor. Sanal cilt analizlerinden makyaj denemelerine, saç ve cilt bakım önerilerinden online güzellik danışmanlığına kadar uzanan bu ekosistem; e-ticaret, veri ve CRM gücüyle birleşerek tüketiciyle daha derin ve anlamlı bağlar kurulmasını sağlıyor. Güzelliğin geleceği sürdürülebilirlikte şekilleniyor Sürdürülebilirliği sadece çevresel bir hedef değil, iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak gören şirket; bu yaklaşımını 2020 yılında başlattığı ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 17 maddesinin 16’sını kapsayan "Gelecek İçin L’Oréal" programı üzerine kurguluyor. Türkiye’deki tesislerinde yüzde 100 yeşil enerji kullanan şirket, sürdürülebilirliği ürün geliştirmeden son kullanıcıya kadar uzanan bütünsel bir dönüşüm alanı olarak ele alarak, teknoloji ve bilimi yalnızca inovasyon için değil, sürdürülebilirlik için de kullanıyor. Şirket, İstanbul içi lüks ve profesyonel ürün dağıtımlarında yıllık 58 ton karbon emisyonunun önüne geçerken, direkt e-ticaret sitelerinden yapılan tüm teslimatlarda ise sıfır plastik kullanımıyla fark oluşturuyor. Mağaza teslimatlarında yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek yıllık 400 ton su tasarrufu elde ederken; müşterilerine sunduğu yeşil dönüşüm desteğiyle bugün yeşil salon ve yeşil eczane projelerine destek veriyor. Garnier Sosyal ve Çevresel Etiketleme sistemi ile tüketicilere ürünleriyle ilgili şeffaflık sunmaya devam eden şirket, Impact+ iş birliği ile dijital medya kampanyalarında 41 ton karbon emisyonu azaltımı sağlıyor. Tedarik zinciri aracılığıyla yüzde 61’i kadın girişimci ve yüzde 39’u KOBİ’lerden oluşan toplam 146 kişiye istihdam desteği sağlıyor.